“Yerli Üretim Yerel Marketten Alınır”

19 Nisan 2019 Cuma

Türkiye Perakendeciler Federasyonu, geçen sene başlattığı Yerli Üretim Yerel Marketten Alınır kampanyasıyla, yerli üretimin üretici ve tüketici için yarattığı avantajları paylaşmaya, kamuoyunda farkındalık yaratmaya devam ediyor. Yerel Zincirler Buluşuyor sahnesinde, yerli üretim sektörünün paydaşlarıyla kampanya süreci ve sonrası masaya yatırıldı; üretim-tüketim zincirinin uluslar üstü bir hale geldiği bir ortamda küreselleşen arz ve talep, bu ortamda yerel ekonomiyi güçlendirmek için üzerinde durulması gereken konular ele alındı

yerli-uretim-yerel-marketten-alinir

Bu sene 11’incisi düzenlenen YZB 2019 sahnesinde; yerel işaretli ürünler, küresel talebe ayak uydururken yararlanılan fırsatlar, bilimselliğin yaşamsal önemi, ürüne ek olarak ülke markalaşması konuşuldu. Yeni üretim girişimleri için ilham veren “Yerli Üretim Yerel Marketten Alınır” oturumunun moderatörlüğünü gazeteci ve ekonomi yorumcusu Hakan Güldağ üstlenirken, konuşmacılar arasında ise Communication Partner Ajans Başkanı Kerem Ayırtman, Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, Düzgün Marketçilik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün yer aldı.

 

Yerli ürünün, yerli üretimin memleket meselesi olduğunu belirten Communication Partner Ajans Başkanı Kerem Ayırtman, geçen yıl eylül ayında hayata geçirilen proje ile ilgili olarak: “TPF için hazırladığımız kampanya iki kavram üzerine kuruldu. Birincisi yerli üretim, ikincisi yerel marketler. TPF, tüketicilerine Türkiye genelinde 4 bin zincir ile hizmet veriyor. Buradaki gücü düşündüğümüzde yapmak istediğimiz şey bir farkındalık yaratmaktı. Yerli üretim ve yerel zincirlerin DNA’sı aslında aynı. Yerel zincirler, bulundukları bölgenin bütün değerlerine, ekosistemine hâkim; o bölgenin ekosisteminde değer yaratan şirketler. Memleket meselesi olan yerli üretim konusunda, yerel zincirler Türkiye’nin perakendeciğinin kılcal damarları gibi işliyor. Çünkü bulundukları şehirlerde neyin iyi üretildiğini, nerede üretildiğini en iyi onlar biliyor. Bu ürünleri satacak olan kendileri olduğu için, kampanya çok hızlı sahiplenildi. Türkiye’nin dört bir yanında mağaza giydirmeden konunun yerelde kamuoyuna paylaşılmasına kadar her şey çok hızlı hayata geçirildi.” dedi.

 

Yerel zincirlerin hayata geçirdiği kampanyanın hedef ve amaçları ile birebir örtüştüğünü belirten Düzgün Marketçilik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün: “Yerel zincirler olarak üreticilerimize, iş ortaklarımıza, tüketicilerimize, bulunduğumuz bölgelere ve Türkiye’ye katma değer sağlamak için çalışıyoruz. Üreticilerimizin büyük bir özenle ürettiği değerlere hiç dokunmadan, ürünlerine daha fazla değer katarak tüketicilerimiz ile buluşturuyoruz. Başlattığımız proje ile amacımız yerli üretimde, yöresel ürünlerde yeni markalar, yeni başarı hikayeleri çıkarmak. Biz, yerelin, yerli sermayenin, yerli üretimin ve özellikle yöresel ürünlerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Başta coğrafi işaretli ürünler olmak üzere marketlerimizde daha fazla yer ayırıyoruz. Hazırladığımız haftalık yayınlarda, sosyal medya mecralarımızda bu ürünlere yer veriyoruz. Gıdada çok az değerli markamız var. Perakendeci, tedarikçi, tüketici ve devlet desteği ile önümüzdeki süreçte yeni markalar çıkaracağımıza inancımız tam. TPF üyeleri olarak yerli üreticilerimize kapımız sonuna kadar açık.” açıklamasını yaptı.

 

Konuşmasında yerli üretim ve süreçleri hakkında bilgi paylaşan Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis ise şunları kaydetti: “Yerli üretim için gerekli olan 3 nokta var. Birincisi toprak, ikincisi su, üçüncüsü bu ürünü ekecek insan gücü ve bu ürünlerin satılması için kanallar gerekiyor. Bizim her şeyden önce üzerinde düşünmemiz gereken konular tarım ve iklim değişikliği. Türkiye Akdeniz havasında yer alıyor. Yaşanan iklim değişikliği konusunda en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alıyoruz. Bu konuda kararlı olmalı, küresel anlamda çalışmalar yapmalıyız. Küresel iklim değişikliği öyle bir döngü ki, tarım alanları zarar görüp verimsizleşiyor. Kısa süre önce Paris'te yapılan önemli bir toplantıda dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyara çıkacağı, buğday, mısır, pirinç üretiminin yüzde 40 düşeceği açıklandı. Harvard Üniversitesi açıklamasına göre da karbondioksit gazı artması ürün besin değerlerini düşürüyor. Dolayısıyla bu çerçevede çevre konusu da bizim için hayli önemli bir madde. Ülkece toprağımıza, suyumuza ve tohumlarımıza sahip çıkmalıyız. Üreten toplumdan tüketen toplum modeline kısa sürede dur demeliyiz. Tarım sektörünü cazip hale getirmeliyiz. Ektiğimiz ürünlere dünya genelinde talep var. Bu talebi artırmalı, kırsal kalkınmaya destek vermeliyiz.”



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri