Yerel zincirler daha ne kadar mağdur olacak?

08 Nisan 2019 Pazartesi

Ülkenin yapı taşlarından olan ve aslında ekonominin de önemli bir mihenk taşı halinde bulunan yerel perakende temsilcileri, tanzim fiyatlı satışların yapılacağı marketler zincirleri arasına dahil edilmeyerek bir kez daha mağdur bırakıldı. Konuyla ilgili olarak Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Mustafa Altunbilek bir açıklama yayınlamış olsa da, bizler hem yerel perakendenin gücüne inanan hem de onlarla birlikte daha güzel günler kurgulayan yayın organı olarak süreci yeniden ele almak istedik. Bu süreçte Mustafa Altunbilek’le ve İstanbul PERDER Başkanı Ramazan Ulu'yla sürecin detaylarını konuştuk

yerel-zincirler-daha-ne-kadar-magdur-olacak

Röportaj: Onur Kaya


Yerel perakende, ülkemizin en dinamik yapılarından. Ekonomik anlamda birçok dar boğazdan geçerken dahi ülkesine, tüketicisine ve genel ekonomiye can verebilmek için elini taşın altından hiç çekmeyen bir yapı taşı aslında. Ancak son süreçlerde hükümetin yaptığı ucuz et satış noktaları konusunda ve tanzim satışlarının 5 büyük zincir markete verileceğinin açıklanması kendilerini çok zor durumda bıraktı. Tarım Kredi Kooperatifleri’nin Migros, Şok, CarrefourSA, BİM ve A101’e ürün tedarik edeceğini açıklamasıyla birlikte yerel perakende temsilcileri zorlu süreç içerisinde daha da mağdur bırakıldı. TPF Başkanı Mustafa Altunbilek konunun sıcaklığı henüz geçmemişken “Bizler de tanzim satışa talibiz!” açıklaması yapsa da, gelinen süreçte henüz bu talebe yanıt gelmedi.

 

Konuyu yerel perakendenin yanında olmanın bilinciyle Perakende.org olarak ele aldık ve ilk etapta Mustafa Altunbilek ve Ramazan Ulu’yla süreçle ilgili olan durumu değerlendirdik. Kendilerinin aslında tek talebi var; “Haksız rekabet yaşanmamalı!”

 

Süreçle ilgili konuştuğumuz Mustafa Altunbilek’e, “Tanzim satışlarının ulusal çaptaki 5 markette devam edilmesi kararını yerel perakende zincirleri nasıl yorumluyor? Bu anlamda yerel zincirlerin talebi ve düşüncesi nelerdir?” diye sorduk:

 

“Rekabet açısından uygun bulmuyoruz”

Mustafa Altunbilek’in açıklaması şöyle: “Tarım ve Orman Bakanlığının almış olduğu karar, Tarım Kredi Kooperatifleri vasıtasıyla 5 zincir marketin 16 bin şubesinde aynı tanzim satış koşullarıyla satışa sunulmasını, Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) olarak rekabet açısından uygun bulmuyoruz. Anadolu'nun her köşesinde yer alan, başta istihdam olmak üzere birçok alanda katma değer yaratan yerli ve milli sermaye olan yerel zincirler olarak kendi öz sermayemiz ile bulunduğumuz bölgede kazanıp, yine aynı bölgeye yatırım yapıyoruz. Amacımız vatandaşımıza uygun sebze-meyve sunmaksa 4 bine yakın TPF üyesi ve bize üye olmayan bir 4 bin yerel işletmeci daha mevcut. Üretim bölgelerinde mevsim şartlarının normale dönmesi, sezonun gelmesi ile birlikte fiyatların da düşeceği, daha uygun hale geleceğini düşünüyoruz. Bakanlığımızın aldığı bu karar devam edecekse, yerel zincirlerin de dâhil edilmesini talep ediyoruz. 2 yıl önce kırmızı et fiyatlarının düşürülmesi için hayata geçirilen projede yerel zincirler kapsam dışında bırakılmış, çağrımız yanıtsız kalmıştı. Yerel zincirler olarak marketlerimizin hepsinde aile ekonomisine destek olacak bu proje için görev almak için hazırız. Umarız bu kez bu önemli projeye dâhil ediliriz.”

 

Aynı gündemi İstanbul PERDER Başkanı Ramazan Ulu’yla da istişare ettik. Tanzime ya da ucuz ürüne karşı olmadıklarının altını çizen Ramazan Ulu’ya, kırmızı et satışlarıyla daha önce de mağdur bırakılan yerel perakendenin, şimdi yaşanılan tanzim satış noktalarına da dahil edilmemelerini nasıl yorumladığını sorduk.




“Tanzime ya da ucuz ürüne karşı değiliz!”

“Bu konu bizim özellikle hassasiyet gösterdiğimiz bir konu. Sonuçta ticaretimizin içerisinde var olan ve özellikle yerel zincirleri de yakından ilgilendiren bir konu, hem et hem de meyve sebze konusu. Yerellerin can damarı hatta. Biz bu hizmet tezgâhlarımızla ayaktayız. Çünkü satış payımız bölge ve üyelere göre değişiyor ancak bazı üyelerimizde sebze ve meyve ciroya yüzde 20-25 bandında katkı yapıyor. Bazı üyelerimizde ise kasap reyonu ciroya yüzde 10-15 oranında etki ediyor. Tanzime ya da ucuz ürüne karşı değiliz. Halkın ürünleri ucuza almasından bizler de çok memnuniyet duyarız. Ancak bu bir hesaplama meselesi. 2 yıl önce başlayan kırmızı et satışı konusu da gerçekten yerelleri kötü anlamda etkilemişti. Ucuz etin bizler tarafından da satılabilmesini çok istedik. Gerçekleşmedi ve bizler o dönem bir şekilde sabır göstererek süreci atlattık. Biz de karlılıklarımızdan fedakârlık ederek tüketicimizi küstürmeden bir şekilde ucuza ürün satmaya çalıştık. Ancak bu yıl Şubat ayı itibariyle başlayan tanzim satış konusu, belediyeler eliyle de uygulanmaya başlayınca biz yereller olarak ciddi sıkıntılar yaşadık. Bir de bu durum belediyelerden alınıp discount mağazalara verilince bizleri müthiş derecede etkilemiş oldu. Bugün bizler TPF olarak Türkiye’nin her noktasında mağazası olan, üyeleri olan sivil toplum örgütüyüz ve 4 bine yakın mağazalarımız var Türkiye’de. Bu uygulamada bakanlığın bizleri de faydalandırmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Şuna da çok üzülüyoruz, maliyetin altına satış zorlaması doğru bir zorlama değil. Bu, rekabet ortamına da uygun değil. Haksız rekabeti oluşturuyor. Sadece biz de değiliz, pazarcı esnafımız var, hal esnafımız var, küçük esnafımız var. Hadi bizler binlerce ürün sunuyoruz pazara. Bir şekilde hayatımızı idame ettirebiliriz ancak istihdama çok da katkı sunduğumuzu düşünürken bu uygulamalarla karşılaşırsak maalesef personel çıkarmak durumunda kalacağız. Bu da bizi zorlayacak. Bu manada bu tür çalışmalardan yerel marketlerin faydalanmasını talep ediyoruz. Bununla ilgili olarak basın açıklamalarımız var, ticaret bakanlığımıza, gıda tarım bakanlığımıza, tarım kredi kooperatiflerine girişimlerimiz, taleplerimiz var, dilekçelerimiz var, iyi niyet mektuplarımız var. Seçimler seçimler diye konuşuyorduk ki şükür onu da atlattık. Bundan sonra bu tür uygulamalar yapılacaksa biz yerellerin de bu sürece dahil edilmesini istiyoruz. Zaten şu an piyasa seracılıktan çıkıyor, yeni üründe bolluğa doğru gidiyoruz. Fiyatlar otomatikman gevşeyecektir. Umarım iyi günler bizlerin olur.”

 

“Biz bu ülkenin gerçek esnafıyız”

Konuşmanın üzerine Ramazan Ulu’ya bir de: “Peki, bu konudaki asıl eksiklik nerede sizce? Hükümet yetkililerinin yerel zincirlerin ciddiyetinin tam anlamıyla farkında olmaması mı yoksa tekelleşme mantığındaki “büyük balıklar küçük balığı yemeli” düşüncesiyle hareket eden büyük zincirlerde mi?” sorusunu sorduk. Ulu bizlere şöyle cevap verdi: “Bu soru aslında bizim kendi içimizde de sorduğumuz soruların başında geliyor. Bu anlamda tam bir yetkiliyle oturup, işin özünü karşılıklı mütalaa edemedik. Bizi en çok üzen de bu. Biz bu ülkenin gerçek esnafıyız.  Kendi bölgemizde, kendi insanımızla ve yerli sermayemizle bu işleri yürütüyoruz. Biz discount denen markalardan daha iyi hizmet verebiliriz. Ancak seçim kaosuyla birlikte bizlerle tam anlamıyla bir muhatap konuşmadı ve açıklama yapılmadı. Ben İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesiyim. Orada da bu konuları işliyoruz. Bu uygulamanın tamamen kaldırılacağı, rahat bir fiyat yapısıyla, herkesin eşit bir dengede tutulacağı kanaatini taşıyorum. Seçim sürecini de atlattık. Ben Türkiye’nin eski güzel günlerine rahatça döneceğini düşünüyorum. Yapılan uygulamadan, discount, ulusal, yerel ayrımı yapmamaksızın herkesin eşit mesafede faydalanmasını İstanbul PERDER başkanı olarak talep ediyorum. Bunu da en iyi şekilde yerine getireceğimizi iletmek istiyorum.”


** Haber çalışmamızda bize görüşlerini, taleplerini iletmek isteyen her sektör temsilcisinin açıklamasına yer vereceğimizi dipnot olarak düşmek isteriz. Ulaşmaya çalıştığımız ancak ulaşamadığımız temsilcilerimizle de süreci konuştuktan sonra, haberin devamı olarak ekleme yapacağımızı belirtmek isteriz.



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri