Üretimimizi, havaya ve yeraltı sularına zarar vermeyen ve atık üretmeyen fabrikamızda yapıyoruz

Üretimimizi,  havaya ve yeraltı sularına zarar vermeyen ve atık üretmeyen fabrikamızda yapıyoruz

Bize Glohe’den biraz bahseder misiniz? Glohe ismi nereden geliyor?

Yeşile ve doğaya önem veren Glohe, Global ve Herbal kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Glohe’yi 2016 yılında arkamızda çok güçlü bir Ar-Ge ile bilime inanarak hiçbir canlıya zarar vermeden üretim yapabilme hedefiyle kurduk. Doğa bizim en önemli müşterimiz. Bu doğrultuda doğanın sunduğu eşsiz mucizeleri, bilimsel verilerle harmanlayarak en doğal reçete ulaşmayı amaçlıyoruz. 

Glohe olarak ürünlerimizde bulundurduğumuz hammaddelerin kontrollerini ileri bir teknoloji ile gerçekleştiriyor ve içeriklerimizde %100 doğal olmayan hiçbir hammaddeyi kullanmıyoruz. Üretimimizi, üretim patenti bize ait olan Plantraction yöntemi ve Sbase v-Super fat teknolojileriyle, soluduğumuz havaya ve yeraltı sularına zarar vermeyen ve atık üretmeyen fabrikamızda yapıyoruz. Kendi geliştirdiğimiz yüksek üretim teknolojileriyle ürettiğimiz ürünlerimizi doğa dostu ve geri dönüştürülebilir ambalajlarımızda müşterilerimize sunuyoruz.

Üretim teknolojimizden kullandığımız hammaddelerin içeriği ve ambalaj malzemelerine kadar doğa dostu bir ilkeyle tüm süreci doğanın yanında, onun istediği gibi tamamlıyoruz. %100 doğal içeriklerden oluşan flora dostu cilt bakım, kişisel bakım, ev bakım & temizlik ve bebek ürünlerimizi kendine, sevdiklerine ve doğaya önem veren tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızı üç yıldır BioArge laboratuvarları ile birlikte gerçekleştiriyoruz. Ürünlerimizde kullandığımız hammaddelerin doğallığından başlamak üzere tüm üretim süreçlerini testlere tabi tutarak insana ve doğaya gösteren ürünlerin geliştirilmesini sağlıyoruz.

“Bütün ürünlerimiz” tamamen doğal diye bir söyleminiz var. Bunu yaparken Ar-Ge departmanınız sizi nasıl destekliyor? Ar-ge tam tersi biraz daha “doğal olmayan” bir durum katmıyor mu?

Doğallık Ar-ge ile birlikte başlıyor. Ar-Ge bugün ürettiğimiz doğal ürünlerin doğduğu yer. Ar-Ge'nin misyonu insan sağlığına ve çevreye zarar vermeden %100 doğal ürün geliştirmek üzerine kuruldu. Biz bu yola bilimi arkamıza alarak çıktık ve geldiğimiz noktanın başarısının büyük kısmını Ar-Ge’ye borçluyuz.  

Firmanızın altında 2 adet marka bulunuyor. Bu markalara tüketicinin ulaşımı nasıl oluyor?

İki farklı kanala yönelik INCIA ve Siveno olarak iki markamız bulunuyor. INCIA, astım, alerji gibi solunum yolu rahatsızlıkları ve cilt hastalıklarında reçete ile de yazılan ve satışını seçkin eczanelerde ve incia.com’da gerçekleştirdiğimiz markamız. Doğanın iyileştirici gücünü ve saflığını yüksek teknoloji ile birleştiren INCIA’nın ev-temizlik, kişisel bakım ürünleri, anne ve bebek bakım ürünleri ve Aromaterapi serileri gibi geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor. Sürdürülebilir bir doğallık vadeden market ve ulusal zincir markamız Siveno ise kişisel bakım, ev temizlik ve bebek bakım ürünleri gibi geniş bir ürün gamına sahip. İkisinin de vazgeçilmez noktası tamamen doğal olması. 

Çevre dostu INCIA ve Siveno ürünlerimizde sentetik koku ve boya, petrokimyasal, paraben, SLS ve sentetik köpürtücüler kullanmıyoruz. Ürünlerimizi hayvanlar üzerinde test etmiyor, ürün geliştirme aşamasında kontrollerimizi hücre kültürü laboratuvarlarımızda yapıyoruz. Çünkü içinde yaşadığımız çevreyi, sizin ve sevdiklerinizin sağlığını önemsiyoruz.

Bu yıl kimsenin planlarında olmayan bir “Koronavirüs” girdi hayatımıza, bu virüs için önerilen en önemli önlem ellerimizi 20 saniye yıkamak. Peki sizin ürünlerinizle yıkamanın daha fazla artısı var mı? Bir farkı var mı?

Koronavirüs’ün hayatımıza girmesiyle birlikte el hijyenimize göstermemiz gereken önem çok daha fazla arttı. El yıkama, Koronavirüs’e karşı en doğal korunma yollarından biri olma özeliği taşıyor. Bu noktada da ellerin sıklıkla en 20 saniye boyunca yıkanması kadar kullanılan sabunun içeriği de çok önemli. Özellikle ellerin sıklıkla yıkanması sonucu kimyasal ürünlerin ellere verdiği tahribatın somut bir şekilde görülmeye başlanmasıyla doğal sabuna gösterilen ilgi de artış gösterdi. Elini sentetik sabunla yıkayanlar ile doğal sabunla yıkayanlar arasındaki fark bariz olarak görülmeye başladı. Kimyasala daha sık maruz kalma sonucu egzama gibi cilt problemleri de kendini hissettiriyor. Eller, sabunlarımızla ne kadar sık yıkanırsa yıkansın böyle bir sonucun oluşmadığını biliyoruz. 

Kullandığımız sabunların cildin doğal florasını koruyan ve %100 doğal içeriklerden oluşan sabunlardan tercih edilmesi gerekiyor. Hem INCIA hem de Siveno markalarımızın sabunları %100 doğal içerikleriyle cilt bütünlüğünü korurken, elleri derinlemesine arındırarak virüs ve bakteri enfeksiyonlarına karşı etkili bir koruma sağlıyor. Sabunlarımız, formüllerinde bulunan özel doğal yağlar sayesinde etkili bir nemlendirme sunarak çok kuru ve hassas ciltler için de güvenle kullanılabiliyor. INCIA ve Siveno ürünlerimiz hiçbir kimyasal aktif madde, sentetik kıvam arttırıcı, sentetik koku ve koruyucu içermiyor. 

Markamızın bu yılki hedefleri nelerdir? 

2020 hedeflerimiz arasında Glohe’yi global bir marka olarak konumlandırmak yer alıyor. Umman, Kuveyt, Dubai, Almanya, Çekya, Slovenya, Malezya, Brunei olmak üzere aktif olarak 8 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde bu sayıyı daha da artırarak ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunmayı hedefliyoruz. 

5 yıllık olarak oluşturduğumuz Ar-Ge planımızı Koronavirüs gündemi nedeniyle yenileyerek güncelledik. Bu kapsamda anti-bakteriyel ile dezenfektan ürünler ile birlikte çok fazla talep aldığımız hijyen suyunu da planımıza dahil ettik. Bundan sonraki süreçte gündemimiz hem kendi ilkelerimizden sapmadan hem de değişen kullanıcı alışkanlıklarına göre inovasyonlarımızı ilerletmek olacak.