Fatih Kuran

Fatih Kuran

Finans Danışmanı
Kamu Özel Ortaklığı (PPP) ve Proje Finansmanı Uzmanı Fatih Kuran, eğitim ve danışmanlık şirketi olan Dinamo’nun da kurucu ortağıdır

Şirketinizi bankanız mı yönetiyor siz mi?

01 Haziran 2018 Cuma

Finans piyasalarının çalkantılı olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Kurların her geçen gün yeni rekorlar kırdığı ve iş hayatında belirsizlikler ile buna bağlı tedirginliklerin tavan yaptığı zor zamanlardan birini yaşıyoruz. Böyle bir dönemde özellikle geliri döviz cinsinde olan işletmeler rahat buna karşın giderleri döviz cinsinden olup TL cinsinden gelir yaratanlar ise nakit akışlarının her geçen gün zayıfladığına belki de negatife geçtiğine şahit oluyor. İşte bu zor dönemlerde yöneticiler gemiyi karaya oturtmadan bu zorlu fırtınayı atlatabilmenin yollarını arıyorlar. Şirket içinde bir takım tedbirler alınıp krizin etkisi hafifletilebilse dahi çoğu zaman bunlar tek başına yeterli olmayabiliyor. O zamanda çözüm için ilk akla gelen alternatif mevcut borçların finans kurumları nezdinde yeniden yapılandırılması şeklinde oluyor.

Bankalar başta olmak üzere finans kurumları yeniden yapılandırma için pek çok kriteri dikkate alırlar ama bunların içinde 2 tanesi özellikle önemlidir. 1’incisi yeniden yapılandırılacak olan şirketin nakit akışının yapılandırma sonrası kredi geri ödemelerini belli bir emniyet marjını da dikkate alacak şekilde karşılıyor olması ve 2’ncisi yapılandırma sonrası kredi teminat altyapısının öncekine göre kuvvetlendirilmiş olması.

 

Doğal olarak bir banka yapılandırma sonrasında geri ödemelerin yapılacağına emin olmak ister ki bu ilk maddeyi açıklamaktadır. Bunun yanı sıra yeniden yapılandırma demek şirketin nakit akışının zayıfladığının ve önceki döneme göre nispeten güç kaybettiğinin bir delaletidir. Dolayısı ile 2’nci maddede belirttiğimiz gibi bankalar bu yeni dönemde kendilerini güvence altına almak için daha fazla teminat almak isterler. Yanı sıra şirketler açısından yeniden yapılandırma neredeyse istisnasız olacak şekilde daha fazla finansman maliyeti demektir. Borçlar daha uzun vadeye yayılmıştır ve ötelenmiştir ki bu daha fazla faiz tahakkuku anlamına gelir. Öte yandan bankada riskin artması nedeni ile yeniden yapılandırma yapmak için risk priminin faize yansımasını ister. Dolayısı ile yeniden yapılandırmaların hemen tamamında faiz artırımı da söz konusudur.

 

International Finance Corporation (IFC) Dünya Bankası’na bağlı bir alt kuruluş olarak onlarca yıldır dünya genelinde özel sektör ile birlikte yüzlerce değişik proje finansmanı gerçekleştirmiştir. IFC tarafından projelerin neden başarısız olduğu ile ilgili yapılan bir araştırma 2 adet major nedeninin yüzlerce diğer sebep arasında ön plana çıktığını göstermektedir. Bunlar I. Yönetim zafiyeti II. Satış ve/veya gelir projeksiyonlarında sapma şeklindedir. Türkiye’de bankalar ve yatırımcılar ile yaptığım yüzlerce çalışmada IFC tarafından yapılan bu tespitin Türkiye’deki durumu yansıtmak itibari ile de son derece geçerli olduğuna şahit oldum. Maalesef Türkiye’de özellikle planlama ve yönetim kalitesi ile ilgili sıkıntılar yaşıyoruz ve risk yönetim tekniklerini kullanmak bizler için bir gelişim alanı. Çoğu yatırımcı için mantalite “Kervan yolda düzülür” şeklinde olabiliyor maalesef. Yaşadığımız krize bir de bu perspektif dahilinde aktığımızda şu an yeniden yapılandırma yapan veya yapmak isteyen şirketler ile sorunlarına başka surette acilen çözüm yaratmaya gayreti içinde olan diğerleri için “Kriz öncesi ev ödevlerini gerektiği şekilde yaptılar mı? Buna rağmen sorun mu yaşamaktalar?” sorusunu sormak gerekiyor. Kimi şirketin projeleri ile ilgili fizibilite çalışması dahi yapma gereği görmediği Türkiye’mizde şirketler olası krizler ile ilgili senaryo çalışmalarını işler yolunda giderken yapmış olsalardı bu sıkıntıları yaşamıyor olurlardı veya derecesi bu denli yüksek olmazdı. Çoğu şirket yeniden yapılandırma yapmak ve ekstra finansman maliyetlerine katlanmak durumunda olmazdı. Aynı şekilde teminat alt yapısını kuvvetlendirmek amacı ile mal varlıkları uzun vadeli taahhüt altına sokulmak durumunda kalmazdı. Bu durumdan çıkartılacak ders zor zamanları beklemeden ve sıkıntıya düşmeden planlamayı ve özellikle de nakit akışı ile ilgili olası zor durumları da dikkate alan çalışmaları zamanında yapmaktır. Yapılan fizibilite çalışmaları risk analizi yapmak amacı ile de kullanılmalı ve tedbirler hava güneşli iken alınmalıdır. 



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri