Show Market online kanala kendi kalesinde girdi!

06 Kasım 2018 Salı

1998 yılından bu yana perakende sektöründeki gelişimini büyüterek devam ettiren Show Market, günümüz şartlarından uzak kalmayı da ret ederek kendini online pazara da hazır hale getiriyor. Sağlam adımlarla ve oldukça dikkatli ilerlemeyi kendine misyon edinmiş firma, e-ticareti de şu an bu sebepten kendi kalemiz dediği iki bölge içerisinde gerçekleştiriyor. Türkiye’nin gıda tarafındaki e-ticaretinin her ne kadar globaldeki ülkelerden daha düşük seviyelerde olduğunu bilse de Show Market Genel Koordinatörü Bayram Taş, bunun kesinlikle büyüyeceğine de inanıyor. Yakın dönemde hem şirket genel merkezleri hem de lojistik alt yapısını daha kullanışlı bir noktaya taşıdıklarını dile getiren Taş, 2019’un bu sene yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen güzel geçeceğine inananlardan… Taş’la perakende.org okuyucuları hem sanal mağaza yatırımlarını hem de sektöre ait birçok detayı konuştuk

show-market-online-kanala-kendi-kalesinde-girdi

Röportaj: Onur Kaya

 

Geçtiğimiz günlerde sanal mağaza hizmeti vermeye başladınız. Bu kararı verirken süreç nasıl gelişti? Şuan ne durumdasınız, nasıl ilerliyor?

Dünya günümüzde artık her geçen gün daha fazla dijital hale geliyor. Perakende ve gıda sektöründe bir yavaşlama gözlense dahi birçok sektörde e-ticaret normal ticaretin önüne geçti. Özellikle kitap ticareti mesela online tarafta çok daha aktif şekilde kullanılıyor. Bizim sektörde e-ticaretin yavaş ilerlemesiyse bence insanların gıdaya çok rahat ulaşabilmesinden kaynaklı. Çünkü bir sürü alışveriş noktası var ve insanlar gıdaya çok kolay ulaşabiliyor. Ama bu şu demek değildir; gıda sektörü e-ticarette gelişmeyecektir. Mesela bebek bezi ve bebek maması kategorileri diğer kategorilerin oldukça önünde seyrediyor online kanalda. Bu süreçlerden ve dünyada gelişen e-ticaret hacminden dolayı biz de online kanala yatırım kararı aldık. 2018 başından başlayarak yaklaşık 8-9 aylık bir hazırlık süreci yaşadık. İlk örneğimizi Fatih bölgesi, Silivrikapı mağazamızda başlattık. Şuanda Silivrikapı mağazamızla Zeytinburnu ve Fatih ilçelerine hizmet verebiliyoruz.

 

Bu ilçeleri neye göre seçtiniz? Bu ilçelerin çoğalması için sizin ne gibi yol görmeniz gerekiyor?

Show Market’in kuruluş yeri ve merkezi Zeytinburnu’dur. Zeytinburnu’nda 5, Fatih’te de 4 mağazamız var. Yani Show Market’in kalesi Zeytinburnu ve Fatih diyebiliriz. Bizler de böyle bir işe başlayacaksak en güçlü olduğumuz bölgelerde başlamak istedik. Mağaza yaygınlığımız ve müşterilerimizin bizi bilmesinden dolayı orayı tercih ettik. Bu bizim için bir test, deneme sürecidir aslında. Hizmet kalitemizi belli bir seviyeye getirdikten sonra büyümeyi de düşüneceğiz tabi ki. Yol haritamızı da ona göre belirleyeceğiz. Şu an zaten önümüzdeki süreçte ilk 2 yıl bir karlılık gözetmiyoruz açıkçası. Sadece bilinirliliğimizi artırmak ve müşteri edinme süreci olarak görüyoruz. Mesela 20 senedir marketçilik yapıyoruz ve hala marketçiliği en iyi biz yapıyoruz diyemiyoruz, böyle bir iddiamız yok. Ancak sürekli öğreniyoruz ve geliştiriyoruz kendimizi. Bu süreçte biraz öyle, ilk 2 senede bir temel oluşturmak istiyoruz ve devamında zaten diğer bölgeler için de yatırım yapacağız. Özellikle İstanbul’un Avrupa Yakası’na hizmet verebilecek kadar mağaza yaygınlığımız da bulunuyor. Ancak bu süreci gelen talepler ve geri dönüşlere göre belirleyeceğiz.

 

Peki, işin lojistik tarafını nasıl sağlıyorsunuz? Özel depolar oluşturdunuz mu?

Yok, şuan lojistiklerimiz direk mevcut mağazalarımızdan yapılmakta. Ayrı bir depo organizasyonumuz yok. Bu işi yürütmesi için ayrı bir birim oluşturduk, süreç bu birim tarafından yönetilecek ancak dediğim gibi organizasyon mağazalardan sağlanacak.

 

Sanal market projeniz için ne kadar büyüklükte bir yatırım gerçekleştirdiniz peki? Şu an için cironuzdaki payı nedir sanal alışverişin?

Biz bu sürece başlayalı henüz 1 ayı yeni geçti.  Bundan sebep elimizde doğru düzgün bir veri yok açıkçası. Bugünkü cirolar da haliyle bizim için bir ölçü değil. Bir şeyler söyleyebilmek için de en az 5-6 ay beklemeliyiz bence. İlk yatırımlarımızı yaptık, süreci belli bir noktaya getirdik ancak henüz yatırım tarafını tamamlamadık. Yatırımlarımız bu anlamda devam ediyor. Broşürler, sitelere dahil olup ürünleri dağıtmak veya bilbordlara girmek gibi mesela. Örneğin daha sanal üzerinden reklamlarımız da başlamadı. Tüm bunları yaptığımız zaman ilk sene yatırımımız yaklaşık 600 bin TL’yi bulacak diyebilirim.

 

Yeni süreçte özellikle yerel perakende dediğiniz gibi e-ticarete yöneliyor. Hatta sektörden birkaç dostunuz da bu pazara girdi. Sizce e-ticaretin perakendedeki yeri nereye gidecek Türkiye’de? Şuan ne gibi ön görülerde bulunabiliyorsunuz?

Marketçilikte başarılı olan arkadaşlar var, sektörü bırakan arkadaşlar var. Bu tamamı ile sizin e-ticarete bakışınız ve fırsatları görmenizle alakalıdır. E-ticaret mutlaka gelişecektir Türkiye’de. Zannedersem Amerika’da yüzde 10 Avrupa’da yüzde 5-6’larda e-ticaret hacmi. Bizde daha yüzde 1 bile değil. Bu rakamları tabi ki gıda için konuşuyorum. Yine rakamlara baktığımda Türkiye’de hızlı bir gelişme olduğunu da görüyorum. Özellikle cep telefonunun hayatımıza girmesi ile beraber daha da hızlanmakta. En olmadık örneklerle karşılaşmaktayız. Bir bakıyorsunuz; aslında internetle işi olmayan bir insan çocuk bezini internet üzerinden aldım diyebiliyor. Bakıyorsunuz; çevresinde bir sürü market olmasına rağmen ben tıraş bıçağımı şu siteden aldım diyebiliyor tüketici. Burada temel başarı kriteri müşteriye fayda sağlamak. Fayda sağladığınız zaman müşteri zaten sizi bir şekilde tercih ediyor. Bugün birçok e-ticaret sitesi var. Müşterinin bizleri tercih etmesi için bir şeyleri farklı yapmamız lazım. Çünkü artık sadece e-ticareti kurdum, marketimde var demek yetmiyor. Başarının kriterleri; müşteriye bir değer sunabilmekten, zamanında ürün teminatı yapabilmekten, istediği ürünleri ona sunabilmekten ve fiyatını da beğendirebilmekten geçiyor.




Teslimat konusunda nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz? Hangi saatler arasında teslimat sunuyorsunuz?

Müşteri belirli bir saat dilimi seçiyor siparişinde, diyorki; ben öğlen 10-12 arası istiyorum o dilimde getiriyoruz. Siparişini tamamlamadan önce o dilimi seçiyor zaten. Bize sistemden “ben siparişimi bu saatte almak istiyorum.” diyor. Biz de mağazalarımızın çalışma saatleri içerisinde, yani sabah 10.00 akşam 22.00 saatlerinde siparişleri teslim ediyoruz. Bu süreler haricinde bir siparişimiz bulunmuyor.

 

Peki, bunun yanı sıra bir de yeni taşınmanızı konuşalım. Yeni bir binaya taşındınız lojistik merkeziniz ve genel müdürlüğünüzle birlikte. Bu karar ortaya çıktı ve gelişti? Neden bu bölge?

Sağ olun, bizim kuruluş yerimiz Fatih, Zeytinburnu. Onun haricinde biraz da Çağlayan, Mecidiyeköy, Avcılar ve Esenyurt bölgelerinde hakimiz. Aslında bu bölge, iki bölgenin tam ortası. Uzun yıllardır da zaten bu bölgedeydik. Eski depomuz Sefaköy’deydi. Oradan ayrılmayı istemiyorduk aslında çünkü çalışanlarımızın bile birçoğu o bölgeden geliyordu. Ancak yine aynı bölgeye yakın bir noktada kendimize uygun bir çalışma binası bulduk ve buraya taşındık. Bu kararı almamızdaki sebep de şöyle; artık eski depomuz ve ofisimiz bize yetmiyordu. Böyle yakın çevrede daha büyük metrajlarda bir yer bulunca da hemen taşındık. Şu an geldiğimiz yer diğer yere göre depo olarak 2 kat, ofis olarak ise 3 büyüklüğünde. Bu bizim için çok iyi oldu, şuandan itibaren meyve, sebze ürünlerimizi kendi depomuza almaya başladık. Bunu et ve biraz daha gıda kategorisinin bir kısmının daha merkez depomuz üzerinden dönmesiyle pekiştirmek istiyoruz. O yüzden bu nokta kendi lojistiğimizi, mağazalarımızı oluşturma adına önemli imkânlar, avantajlar sağlayacak. Ana hedefimiz bu süreçleri tamamlayıp daha fazla merkezi yönetimi güçlendirmek.

 

Türkiye son süreçte zor günlerden geçiyor. Döviz dalgalanmaları, kriz söylentileri, konkordato ilan etmeler vs derken bayağı hareketli bir süreçteyiz. Tam da bu süreçte Show Market 2018’i nasıl geçirdi? Üstüne üstlük böyle yatırımlar, yeni hedeflerde var, 2019’dan ne bekliyorsunuz?

Yani biz 2018’in böyle geçmesini beklemiyorduk. İlk 6 ay güzel geçti gayet, ancak dolar kurunun hareketlenmesi ile beraber maalesef işin gıda tarafında da olumsuz etkiler gözlendi. Süreç direkt gıda sektörünü etkilemese dahi, birçok sektörün dolar bazlı hareket edişi gıdayı da etkiledi dolaylı olarak. Zannedersem sene başına kadar bu süreç devam eder ve sene başından sonra taşlar hafif hafif yerine oturur. 2019’un ilk çeyreğinden sonra da biraz daha güzel günler bizi bekler diye düşünüyorum. Ben krizin aşıldığını düşünüyorum artık açıkçası. Dolar belli bir noktada oturmuş gibi şu günlerde. Bu pariteden sonra firmalar genel dengelerini kurup yollarına devam edecektir, bizim de hedefimiz aynı. 1’inci ayda inşallah Bakırköy mağazamızı açıp, 2019’da da yeni mağazalarla büyüyüp gelişerek yolumuza devam etmeyi hedefliyoruz.




Umarım çok başarılı olursunuz. Bunun haricinde söylemek istediğiniz bir nokta var mı?

Yani Show Market 1998’den beri bu sektörde, Allahın izni ile biz diğer krizleri de gördük, bu krizlerde de yolumuza devam ediyoruz. 2019’un bu seneden daha güzel bir sene olacağını düşünüyorum ben şahsen. Yeni çok olağanüstü durumlar beklemiyorum artık, zaten Suriye krizini az çok atlattık, başka krizleri atlattık. Önümüzdeki senenin bu seneden çok daha güzel olacağını düşünüyorum.


Firma Fotogalerisi Bulunmuyor
Firma Videosu Bulunmuyor

Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri