Satış tükenmişliğinin belirtileri ve çözüm önerileri

Satış tükenmişliğinin belirtileri ve çözüm önerileri

Satış rollerinin, oldukça sosyal, insan ilişkilerinin kesintisiz içinde olan, ikna ve iletişimi derinden kullanan işler olduğunu hepimiz biliriz. Peki, açık, net, kısa, orta uzun vadeli hedeflerinin olmasının onları kurum içinde oldukça görünür kıldığını, bunun satış rollerinde çalışanlar üzerinde yüksek stres yarattığını, işlerini kaybetme korkusunu diğer bölümlerde çalışanlardan daha fazla hissettiklerini biliyor muyuz?

Bu yüzdendir ki, size satış tükenmişliği denen bir kavramdan bahsetmek istiyorum. 

Tükenmişlik sendromu iş yaşantısı gereği yoğun duygusal taleplere maruz kalan ve devamlı olarak insanlarla yüz yüze olan bireylerde görülen fiziksel bitkinlik, uzun süren yorgunluk, çaresizlik ve umutsuzluk duygularının, yapılan işe, hayata ve diğer insanlara karşı olumsuz tutumlarla yansıması ile oluşan bir durumun adıdır. Kısacası tükenmişlik iş hayatının ortaya çıkardığı bir olgudur ve başımızı döndürerek hızla akıp giden yeni dünyada sıkça ortaya çıkabilen, çoğunlukla yavaş yavaş ve sinsice ilerleyen ve genelde belirtilerini göz ardı ettiğimiz bizi derinden sarsabilecek olumsuz bir durumdur.

 

Peki “satışta tükenmişlik” ile ilgili göstergeler nelerdir?

 

Ne kadar uyusanız da hep yorgun hissetmek
Bedenin uykuda olması çok önemli olsa da zihin eğer dinlenemiyorsa yorgunluk kaçınılmaz olur. Gün içinde maruz kalınan stres seviyesi kortizol hormonunu tırmandırır ve bu hormon 12 saate kadar yukarda seyredebilir, bu da uykunun kalitesini derinden etkiler.

 

Kolay olan detayların bile gittikçe zor görünmesi
On dakikada hallettiğiniz işlerin uzaması, çok kolay hallettiğiniz bir satış anlaşmasının size zor görünmesi, tüm idari işlerin gereksiz yorucu detaylar olarak algılamaya başlamanız ve bunların sürekli olması ilk belirtiler olabilir.

 

İştah azalması veya artması
Tükenmişlik sendromu genelde bizi duygusal ve zihinsel olarak “savaş veya kaç” statüsüne sokar. Bu da normal yemek yeme düzenimizi artı veya eksi olarak etkileyebilir.

 

Odaklanma zorluğu
En fazla görülen stres semptomlarından biri odaklanamamadır. Okuduğunu defalarca okumak, karşı tarafı dinlememek, toplantılarda zihni sıklıkla farklı yerlere kaçmış bulmak bunun tipik örnekleri olabilir. Bunun temel sebebi fiziksel ve zihinsel olarak yorgun ve bitkin düşmek, merak ve ilginin azalmasıdır. 

 

Sigortaların sık sık atması
En küçük olaylara kolayca sinirlenmek, öfkelenmek, olumsuz tepkiler vermek, aşırı tepkisel olmak da muhakkak dikkate alınması gereken belirtilerdir. Örneğin, kendinizi yazıcıyı beklerken, kağıtları buruşturuyor veya bir yerleri hafifçe tekmelerken buluyor musunuz?

 

Kurban psikolojisine girmek
Özellikle satış işinde olumsuzluğa kapılıp gitmek çok kolaydır. En ufak ekonomik sarsıntı, satışta deprem yaratabilir. Ancak kendinizi sürekli olumsuz zihinsel statü içinde bulmak, kurban hissetmek, senaryoları felaketleştirmek, karamsarlığa kolay kapılmak, mesleki özgüveni yitirmek de yine popüler göstergeler arasında yer alır.    

 

Peki, bu semptomların farkına vardığımız zaman, neler yapabiliriz? Bu konunun bir reçetesi var mı? 

 

Öncelikle farkındalık
Bedeninizde, duygularınızda oluşan farklılıkların farkına varmak, zorlu yaşam koşulları ile mücadele etmek durumunda olduğumuz için bu duyguları hayatın normal bir parçası ve kaçınılmaz bir durum olarak görmekten kaçınmak ilk adımdır.  

 

Günlük planlama yapmak – akış ile ilgili bir ritim tutturmak
Günlük planlamalar yaparak hayatınızın akışını gözden geçirmek, gereksiz enerjinizi alan işleri tanımlamak ve hayatınızın bu döneminde sizi iyi hissettirecek, zinde kılacak belirli bir hayat akışını uygulamaya başlamak ikinci adımdır.

 

Sevdiğiniz şeyleri araya serpiştirmek
Günlük hayat akışı içine sevdiğiniz şeyleri kısa da olsa aralara yerleştirmek ruh halinize iyi gelecektir. Sevdiğiniz birini aramak sesini duymak, sevdiğiniz müzikleri dinlemek, sevdiğiniz kokuları ofise getirmek bunlardan sadece birkaçı. Kendinize yeterli seviyede vakit ayırmaya, hobiler edinmeye ve bunları hayatının bir parçası haline getirmeye özen gösterebilirsiniz. Fırsat buldukça doğada vakit geçirmek, bedensel aktiviteler yapmak tükenmişlik için çok etkilidir.

 

Başarılarınızı gözden geçirmek
Eski başarılarınızı, hayatın zorlukları içinde hallettiğiniz sorunları, ikna ettiğiniz müşterilerinizi, uykusuz geçen ama sonunda gülümsemeyle biten zorlu projeleri tekrar zihin gündeminize getirmek, oradaki özgüveni, rahatlığı tekrar hissetmek ve hissedebileceğinizi bilmek de sizi destekler.

 

Mentorluk almak, akıl sormak
Her zaman her şeyi bilmemiz, çözmemiz mümkün değil olamaz da. Sağlıklı olmayan bir zihinle çözümlere ulaşmak da mümkün değildir.  Böyle zamanlarda konu uzmanlarından, iş yaşamında kıdemli bilgili dostlardan akıl almak, bizi sabit zihinden kurtarır ve farklı bakış açılarıyla tanıştırır.

 

Sakinlik anları yaratmak, molalar vermek
Klişe gibi gelebilir ama zihni zaman zaman durdurmak, beş on dakikalık molalar almak, o molalarda bir şey yapmamak, meditatif bir zihin düzeyine geçmek, vakit bulduğunuzda meditasyon, mindfulness gibi pratikleri uygulamak tükenmişlik için çok geçerli bir reçetedir.

 

Sosyal ilişkilere önem vermek
Bu dönemlerin en önemli ilacı sevdiğimiz güvendiğimiz insanlarla vakit geçirmek, sorunları dertleri paylaşmak, gülmek ve mizah duygusunu hayatımıza taşımak olabilir. 

 

Kendinize şefkatle yaklaşmak
Ve sorunlar ne olursa olsun, hayatınızdaki en önemli kişinin kendiniz olduğunuzu, yapabildiklerimiz veya yapamadıklarımızla bir bütün olarak insan olduğunuzu hatırlamak, her sabah kendinize “bugün nasılsın” “senin için ne yapabilirim”i sormak, olan halinize sevgi ve şefkatle yaklaşmak en güzel reçetelerden biridir. Son olarak, tükenmişlik sendromunun aşırı şekilde şiddetlenmiş ve ilerlemiş olduğu, kişinin iş yaşantısına veya günlük hayatına devam edememesine neden olduğu durumlarda tıp uzmanlarına, klinik psikologlara başvurması nihai ama kalıcı bir çözümdür.

 

Önemli olan çukurlara düşmek değil, düştüğümüzün farkında olmak ve çıkabileceğimizi bilmektir, gerektiğinde “imdat” demeyi de bilerek…

 

Sibel YÜCESAN

SiZe Bütünsel Yaklaşım Kurucu Ortağı