Merkez Bankası faizi sabit tuttu

Merkez Bankası faizi sabit tuttu

Merkez Bankası Para Piyasası Kurulu, haftalık repo faizini (politika faizi) yüzde 14’te sabit bıraktı.

Reuters anketine katılan 20 kurumun tümü faizlerin sabit tutulmasını beklediğini bildirmişti.

 

MB kur krizini tetikleyen 500 baz puan faiz indirimiyle politika faizini yüzde 14’e çektikten sonra indirimleri ocak ayında durdurmuştu. Daha sonra yıl sonu enflasyon tahminini yukarı yönlü yüzde 23,2’ye güncelleyen MB, politikaların tamamının liralaşmayı öncelik haline getireceğini belirtmişti.

Ekonomi yönetiminin yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 24 civarında şekillenirken, şu an bu beklenti piyasa tahminlerinden çok uzak. TÜİK’in verilerine göre ocakta yıllık enflasyon 48,69 kaydedilmişti.

Son yıllarda Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminde sık sık değişikliğe gidilmesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın düşük faiz istemi ve Çin’den feyz alınan yeni ekonomi modeline yönelik endişeler sebebiyle 2021’de TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 44 seviyesindeydi.

Dolar/TL 13,5 etrafında dar bantta yılbaşından beri yatay seyir izleniyor. Bu yatay seyir, dolar/TL’nin aralıkta tek haftada 18,4’ten 10,25’e sert geriledikten sonra başladı ve yaklaşık iki aydır sürüyor.

Bankacılar aralıkta 20 milyar dolar, ocak ayında 3 milyar dolar olduğu tahmin edilen MB rezerv kayıplarının şubat ayının ilk iki haftasında görülmediğini ya da çok düşük tutarda olduğu için fark edilmeyecek kadar az olduğunu hesaplıyor.

MB ocak ayı itibariyle döviz rezervlerinde hem düşüş hem artış yönlü etki eden daha aktif bir politika izlemeye başladı. Analistler yeni düzeni kamu kontrolünün daha çok olduğu bir kur politikası olarak tanımlıyor.

 

Reuters anketinde yıl sonu politika faizi sorusuna cevap veren dokuz kurumun medyan (ortanca) tahmini yüzde 14’te şekillenirken, tahminler yüzde 9-14 bandında yer alıyor.

PPK’nın karar metni şöyle:

“Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 14 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

Salgında varyantlar ve artan jeopolitik riskler, küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin artmasına yol açmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviye uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını halen sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir.

Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vermesi öngörülmektedir. Cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin güçlenerek devam etmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kurul, bu hedefe ulaşmak için uzun vadeli Türk lirası yatırım kredilerinin önemli bir rol oynayacağını değerlendirmektedir.

Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumları, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülmekte olan adımlar ile birlikte, enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülmektedir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.