Polifloral balın merkezi Türkiye

Polifloral balın merkezi Türkiye

Çeşitli çiçeklerden elde edilen nektarlar ile oluşan poliflora bal, Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konumu ve genç kuşak toprak yapısı sayesinde dünya çapında gittikçe ünleniyor. 35 yıllık bal gurmesi Ahmet Bağran Aksoy, polifloral Türk balının dünyada gittikçe artan önemine ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye’nin uygun iklimi ve çeşitli endemik bitkilere sahip oluşu, zengin içeriklere sahip bal tüketmemizi sağlıyor. Türkiye, genç kuşak toprak yapısı sayesinde dağlık alanlara sahip ve bu da endemik zenginliğimizin en büyük faydalarından biri.

 

Arılar yüksek rakımlı yerlerde çeşitli ballardan nektar alarak içerik bakımından zengin ballar tüketmemize zemin hazırlıyor.”

 

İhracat hacmi yıldan yıla artan Türk balı, dünyada hızlı adımlarla zirvede yer ediniyor. Dünya çapında adından sıkça söz ettiren Türk balı; uygulanan doğal yöntemler, köklü arıcılık kültürü ve doğal yapısı ile itibar kazanmaya devam ediyor. Geçmişten gelen arıcılık kültürü ve Türkiye’nin uygun coğrafik özelliklere ev sahipliği yapması, uzmanların ilgisini Türk balına çevirdi. Uygun iklimi, zengin endemik bitkilere ev sahipliği yapması ve yüksek rakımı sayesinde Türkiye’nin coğrafi konumu; köklü arıcılık uygulamalarını asırlardır devam ettiriyor. Konu hakkında 35 yıllık bal gurmesi Ahmet Bağran Aksoy: “Türkiye, 4 mevsimi doya doya yaşayan bir iklime sahip. Bu da çeşitli endemik bitkilere ev sahipliği yapmamızın en büyük sebeplerinden biri. Özellikle Türkiye, genç kuşak toprak yapısı sayesinde dağlık alanlara sahip ve bu da endemik zenginliğimize zemin oluşturan bir diğer olumlu özelliğimiz. Arılar, yüksek rakımlı yerlerde çeşitli ballardan nektar alarak içerik bakımından zengin ballar tüketmemize zemin hazırlıyor. Bu durum, dünyada tek tür çiçeklerden meydana gelen monofloral bal tüketen ülkelerde bizi cazip gösteriyor.” açıklamalarında bulundu.

 

Bal Korsanlarına Karşı Milli Servetimiz

 

Türkiye, son yıllarda artış gösteren sahte bal üreticileri ile kendi içinde ve dünyada adeta itibar savaşı veriyor. Bunun en zor kısmı ise, sahte bal ile gerçek balın gözlem yoluyla neredeyse ayırt edilememesinden kaynaklanıyor. Sahte bal sebebiyle hem yerel hem de global olarak imajı zedelenme riskiyle karlı karşıya kalan Türk balı, sıkı denetimler ile hak ettiği eski ününe hızlı bir şekilde kavuşmaya başladı. İhracat hacminde ciddi artış yakalayan polifloral Türk balına olan ilgide Almanya başı çekiyor. Amerika ve Suudi Arabistan’ın takip ettiği bu ihracat sıralamasında Türk balı, ilk 6 aylık zaman diliminde 10,4 milyon dolarlık gelir sağladı. Dünya çapına toplamda 2 bin 445 Ton Türk balı satan Türk bal üreticileri; geçen yıl ihracat yapılamayan Çin, Libya, Bulgaristan, İsveç, Bosna-Hersek, Malezya, Somali, Yunanistan, Afganistan, Moğolistan ve Fas’a bal satışı gerçekleştirdi.  Toplamda 41 ülkeye ihraç edilen Türk balı, sahip olduğu kültürel değeri ve polifloral yapısı sayesinde ününü korumaya devam ediyor.

 

“Kolay yoldan para kazanma hırsı, Türk balının itibarını sarstı!”

 

Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan 35 yıllık bal gurmesi ve Etabal Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bağran Aksoy, “Türk balı, Anadolu coğrafyasında geçmişten beri süregelen bir öneme sahip. Bulunduğumuz coğrafi konum itibariyle asırlardır bu topraklara gelen medeniyetler, endemik çeşitlilik ve iklim uygunluğu ile arıcılıkla uğraşmışlar. Bu köklü arıcılık geleneği ise birikimli olarak günümüze kadar en yüksek standartlarda bizlerle devam ediyor. Adeta milli servetlerimizden biri olan Türk balı, korunması gereken maddi ve manevi değerlerimizden birisidir. Günümüzde kolay yoldan para kazanma hırsı, Türk balının içeride ve dışarıda olan itibarını sarstı. Para hırsı, Türk balına adeta sabote etti. Yapılan önlemlerle hak ettiği üne kavuşan Türk balı, inanıyorum ki dünyada kısa sürede daha fazla adından söz ettirecek.”