Selfie

Selfie

Danışman
Selfie bölümü perakende.org için sektör profesyonellerinin serbest fikirlerini paylaştığı bir platformdur.

Perakendeci borsaya mı, dünya savaşına mı gidiyor?

03 Mayıs 2018 Perşembe

Bunca emek, özkaynak ve yaratıcılık yatırımından, bunca bilgi ve tecrübe birikiminden sonra, karamsarlık ve geri çekilme eğilimi, perakendeciye yakışmıyor. Borsaya değil, büyük zafere odaklanmak gerek...

Düğüm, düğüm üstüne

Büyük ölçekli 2001 defterleri yeniden açıldı.

Ortak bir federasyon çatısında birleşilmiş olmasına rağmen, perakendeciler döviz kurları için doğru tahminlerde bulunamayan, kira bedellerini avro üzerinden belirleyen alışveriş merkezlerini topa tuttular. Oysa alışveriş merkezleri perakendeciler için “ellerinden gelen yardımı yapmaya" gayret ediyorlardı.

Aslında alışveriş merkezi toplam mağaza alanı arzının yüzde 20'den fazlası boş durumda iken, boş alanın 2 katı kadar mağaza alanı “marka konut” projelerinde plansız ve denetimsiz olarak yaratılmıştı-ancak onlara tabii ki alışveriş merkezi denemezdi.

Üstüne üstlük, ülke genelinde toplam fiziki perakende alanının yüzde 75i hala TESK bayrağı altında “esnaf ve sanatkar” tarafından işletiliyor. Günümüz ekonomisinde esnaf-sanatkar diye bir meslek aslında yoktur; yine de TESK bayrağı altındaki işletmelerin yüzde 65 kayıt dışı operasyonu yetkilileri rahatsız etmiyor.

Şimdi, 30 yıllık organize perakende emeğinin ve birikiminin borsaya açılarak kurtuluş aramaya başladığı bir kilit dönüş noktasındayız.

Fırsat ufukları için doğru nişancılar gerek

Doğru akıl sahibi perakende savaşçılarımız geçen 15 yılda matematik ve cesareti doğru bir karma ile kullanarak, hayal edilmesi güç hedeflere ulaştılar. Bugün 20’den fazla ülkede sergiledikleri beceri, alınması gerekli (ve bedava) olan derslerle dolu.

Bu derslerden;

·       Birincisi, Türkiye’nin sunduğu fırsatlara ve bunların içinde gizli olan “çatapat” sorun çekirdeklerine tepeden bakabilmektir. Markanızı en baştan uluslararası resmin içinde yerleştirmek ve geleceğini planlamak, bunun gereğidir.

·       İkincisi, takım/marka/girişim üçgenini doğru formatlarda ve süreklilik içinde uygulayabilmektir. Uzun bir tarihi mirasın içinden gelen Türkiye’de yerel gelenekler ve ilişki ağları hem bir hazine hem de bir sorun kutusu olabilir. Özellikle temel tüketim ürünleri perakendeciliğinde ulusal ve uluslararası marka yaratılamamasının ve bugün yaşanan erimenin arka planı budur.

·       Üçüncüsü, uluslararası sektör sınıflandırmalarına ve matematik aklına yer verilmeden sektör örgütlenmelerine gidilmesi ve gelişigüzel mevzuat geliştirilmesidir. Bugün neden Türkiye’de NRF yoktur? Neden Güney Afrika’da alışveriş merkezi meslek örgütlenmesi bizden ileridedir? Temelinde, organize perakende sektörünün kendi işine bakarken bürokrasi ve siyasetten uzak durması vardır; istihdamın yüzde 20'si, cironun yüzde 40'ı ile perakendede toplam verginin yüzde 80’ini ödeyen bir sektör, mecliste temsil edilmiyor ve ticaret bakanını belirleyemiyor.

 

İnsan, insan ve (doğal olarak) sistem

Organize perakendenin ergenlik, ilk gençlik dönemi bitmiştir.

Erken seçimin ardından başlayacak olan kriz yönetimi ve yakın geçmişin atıklarının toplanması dönemi, organize perakende için aynı zamanda geleceğine el koyma zamanıdır. Bunun yolu, borsaya açılmaktan önce, meclise en az 60 milletvekili sokmaktan geçiyor.

Ardından, gündemin birinci maddesi TÜİK istatistikleri dahil olmak üzere en yüksek uluslararası standartlarda mesleki örgütlenme, lisanslama ve denetim sistemi olmalıdır.

Bunu yapabilmenin birinci adımı, esnaf ve sanatkar tanımının yerine bağımsız perakendeyi koyarak, tanımlanacak perakende işlem bölgeleri bazında mesleki örgütlenme ve insan kaynakları çözümlerini uluslararası standartta geliştirmektir.

Ondan sonrası, bir 10 yıllık sektör planı hazırlanması için konferanslar dizisi gerektiriyor.

Nasıl yapılacağını biliyoruz; başaranlar zaten aramızdadır.

 

Özet

Erken seçim ortamıyla tanımlanan soru düğümleri, organize perakende sektörü için yepyeni bir gündem maddesidir. Artık “yetişkinlik” dönemine girdiğimizi kabul ederek geleceğimize el koymak, buna göre mesleki örgütlenmeye gitmek, mecliste güçlü bir varlık kurmak zamanıdır.

Son 15 yılda doğruları yapan ve bilenler aramızda zaten var. Bundan sonraki 10 yıl için, perakendeciliği meslek olarak en güçlü şekilde kurmak, bunun için de mecliste gerekli ağırlığı edinmek zorunludur.

Sonrasında, biz borsaya gitmeyiz; fonlar bize gelir.

 

Saklanma değil, saldırı zamanı

Perakendeyi zevk ve dava edinmiş savaşçılarınızı belirleyin ve onları meclise sokun. Hangi yönde ve boyutta olursa olsun, uluslararası pazarlarda yolumuz açık. Önce evimizde gerekeni yapmak şartıyla.



Güvenilir Online Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri