Hilal İnan

Hilal İnan

Kişisel Gelişim Danışmanı
Hilal İnan, moda ve kozmetik alanındaki 30 yıla dayanan bilgi ve deneyimlerini, kişisel gelişim alanında 10 yıl boyunca aldığı eğitimi özel vizyonla harmanlayarak, kişisel ve kurumsal alanda verdiği eğitimler ve workshoplarla geniş kitlelerle buluşturuyor

Pazartesi sendromundan nasıl kurtulursunuz?

04 Temmuz 2018 Çarşamba

Her pazartesi günü iş hayatında olanların dilinden düşürmediği “pazartesi sendromu”nu hayatınızdan çıkarmaya ne dersiniz?

Pazartesi sendromu pazar günü saat 18.00 gibi başlayan ve pazartesi günü devam eden birçok kişi tarafından stres yaratan bir durum. Cumartesi ve pazar gibi bir tatil gününün ardından gelmesi, pazarın ertesi olarak tatili bitiren olarak suçlanmasına neden olduğunu, bunun da haftanın başlangıcı olan pazartesine haksızlık olduğunu düşünürüm. Genelde hepimizin etrafında pazartesi gününü mutsuz, keyifsiz o gün hemen bitsin diye etrafımızda dolaşan iş arkadaşları vardır.


Benim için pazartesi günü ise şükretmekle başlıyordu. Çok sevdiğim bir işim olduğu için yeni bir haftaya başladığım için şükrediyordum. Şükretmek ardında mutluluğu barındırıyordu.  Her gün işime koşarak gidiyor, yolda her zaman işim, şirketim canlı olsaydı gittiğimde ona sıkıca sarılsaydım diyordum. Bu en zor anlarımda da değişmedi. Stres yaşadığım günler oldu. Stresin aşırı olmamak koşuluyla kritik başarı faktörlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Kendimi gözlemliyor, stresin kaynağını buluyor, bu noktada kendimle ilgili çalışmalar yapıyordum.  Bu işi ben seçtim, yaşadığım olumlu olumsuz her şey benim seçimim diye düşünüyordum.

 

Sevmediğim işleri yaparken mutlu olmadığımı düşündüm ve beni mutlu eden işin renkli bir iş olduğuna karar verdim. Kozmetik sektöründe rengârenk bir işim oldu. 30 yıl aktif kurumsal yaşamda hobisini işinde yaşayan biri oldum. Herkes bu şansı elde edemeyebilir. O zaman sahip olduğunuz işi sevmek mümkün mü? Bence mümkün.

 

Pazartesi gününü bilinmezlerin olacağı bir gün değil, yeniliklerin olacağı, yeniden başlangıçların olacağı bir gün olarak değerlendirmek mümkün. Güne hedefinizle başlamak, yaşam hedefinizi düşünerek uyanmak koşarak işe gitmenizi sağlayacak. Japonya’da herkesin ikigai yaşam hedefi ile güne başlaması nedeniyle her 100 bin kişiden 24 bininin 100 yaş üzeri olması da bunun önemini gösteriyor.

 

Sendromsuz pazartesi için erken saatte, mesai başlamadan işe gidip, cuma akşamından hazırlanan to do list’i gözden geçirmek sizi rahatlatır. İş hayatında anda olmak, AnLine olmak çok önemli. Anda olduğunuzda daha iyi dinliyor, daha doğru geri bildirimde bulunabiliyor, işinize konsantre oluyorsunuz.

 

İşi sevmek, hedefi bilmek dışında iletişimin önemini unutmamak gerek. Yöneticinizi, iş yeri sahibini, ekip arkadaşlarınızı olduğu gibi kabul etmek, söylenen bir sözü kesinlikle kişisel algılamamak da sendromu yaratan faktörleri ortadan kaldırır.

 

Benim gibi kendinizi yöneticisi olduğunuz markanın sahibi, şirketin ortağı gibi hissederseniz iş hayatında mutluluğa ulaşır, bırakın pazartesi sendromu yaşamayı, hafta sonu tatilinde bile işe gitmeyi ya da evinizde çalışmayı tercih edebilirsiniz.

 

Pazartesinin bir sendrom değil, sadece bir gün olduğunu unutmayın.



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri