Pandeminin pazarlama stratejilerine etkisi

Geçmişte yaşanan Veba, Salgını, Kuş gribi, Domuz gribi gibi pandemiler insanlığı derinden etkilemiş, alışkanlıkları ve güç dengelerini değiştirmiştir. Bugün yaşanan Covid-19 diye adlandırılan bazı kesimlerce yapay olduğu söylenen virüs pandemisinin de büyük, gerçek ve köklü değişiklikler oluşturma potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Covid-19 vakası dünyada ve Türkiye’ de görülmeye başladığı anda panik alışverişleri başlamış ve gıda ve temizlik ürünleri sektörleri başta olmak üzere belirli sektörlerde aşırı talep artışları yaşanmıştır.

Tüketici eğilimlerinin birden değiştiği bu dönemde fırsatlar ve tehditler bir arada bulunmaktadır. İşletmeler oluşan yeni duruma göre stratejiler geliştirerek oluşan tehditleri fırsata çevirmek için farklı stratejiler izlemektedirler. Yaşanan bu pandemi dijitalleşmenin de hızını arttırmış ve birçok işletmeye zorunlu olarak dijitalleşme projeleri geliştirmeleri yönünde baskı yapan unsur olmuştur. Devletlerle birlikte İşletmeler de oluşan ve oluşacak yeni duruma kendini adapte edebilmek için pazarlama ve yönetim stratejileri, işbirlikleri ve yeni ve yenilikçi ürünler geliştirmektedir. Gerek işletmeler, makro ölçekte düşünecek olursak gerekse de devletler için üretimde kullanılan hammadde, malzemelerde dışa bağlı olmanın getirdiği stratejik zayıflık kendini önemli ölçüde hissettirmiştir. Bu dönemde üretim yapan ülkelerin ve işletmelerin gücünün, üretim yapmadan marka gücü ile ürünlerini pazarlayan işletmelerin gücünden üretim ve organizasyonel açıdan daha fazla olduğu görülmüştür. Yeni dönem üretim yapan, ürünlerinde inavasyon yapan, dijital dünyaya entegre olan işletmeler için fırsat dönemidir.

Anahtar Kelime: Pandemi pazarlama stratejileri, COVİD-19’un İşletmeler için fırsat ve tehditleri, Değişimi yakalama

1.GİRİŞ

Dünyada yaşanan doğa olayları, savaşlar, teknolojik gelişmeler, hastalıklar, gibi gelişmeler, toplumların alışkanlarını, yaşam biçimlerini, kültürlerini değiştirebilme potansiyeline sahip olmuştur. Örneğin sanayi devrimi; şehirlerde nüfus artışını, yani şehirleşmeyi, sömürgeciliğin yayılmasını, işçi sınıfının doğmasını ve sosyalizmi, çevre sorunlarının başlamasını, genel refahın artmasını ve yaşam ömrünün uzaması gibi birçok sonuçlar doğurmuştur. Bu gelişmelerin toplumların alışkanlarını kültürlerini etkilemesi bir yana tarihte güçlü imparatorluklar bile bu gelişmelerden önemli ölçüde etkilenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımıyla dünyada eşzamanlı olarak yaygın bir şekilde çok fazla sayıda insanı tehdit eden bulaşıcı hastalık olarak tanımlanan pandemi  tarih boyunca farklı zamanlarda ortaya çıkmış ve insanlığa önemli zararlar vermiştir. Pandemide insanların kendilerini zorunlu olarak tecrit etmeleri gerekliliği nedeni ile sosyal hayat yavaşladığı için buna bağlı olarak tüm ekonomik faaliyetlerde yavaşlamıştır Ortaçağda insanlığa zarar veren veba salgını sonrasında Avrupa da sosyal ve ekonomik yıkımlara yol açmasının yanı sıra bazı değişimleri de beraberinde getirmiştir. Örneğin; Avrupa’ da steril olmayan ve hastalığa davetiye çıkaran yapı malzemeleri yaşanan pandemiden sonra iyileştirilmiş ve sağlıklı yeni yapı stokları üretilmiştir. Veba Hastalığı Avrupa’da mimariyi ve yapılarda kullanılan teknikleri ve temel yapı malzemelerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Bugün yaşanan ve pandemi ilan edilen Covid-19 virüsü ise birkaç ay içerisinde yaşam biçimlerini, alışkanları birden ve zorunlu olarak değiştirmiştir. Hızlı bir şekilde yaşanan bu değişimlerin bir kısmının kalıcı olacağı, yaşanan pandeminin insanların alışkanlarını değiştirmeye devam edeceği de belirtilmektedir. Sosyal ve ekonomik yaşamı baştan aşağıya değiştirebilen pandemi salgınları şirketlerin pazarlama stratejilerini de etkilemekte ve değiştirmekte etkili olabilmektedir. Dünyada değişim ve gelişim olgusu her zaman gündemde olmuş, değişim ve gelişimin yönünü ve hızını savaşlar, hastalıklar, buluşlar, yaşanan doğa olayları değiştirebilmiştir. Son yaşanmakta olan Covid-19 pandemiside bu anlamda tarihte yaşanan diğer pandemiler gibi tüm ülkelerin ekonomilerini olumsuz olarak etkilemektedir.  Covid-19 pandemisi makro ölçekte birlikleri, paktları, devletleri, sektörleri, mikro ölçekte ise firmaları ve bireyleri etkileme potansiyeline sahiptir. Tüm dünyada ekonomik ve sosyal yaşamda yıkıcı etkisi olan pandemi aynı zamanda işletmeler için fırsatlar oluşturabilmektedir. İşletmeler almış oldukları tedbirler ve dönüşümlerle krizi fırsata çevirebilmektedir. İnsanlığın yaşadığı zor dönemlerde işletmelerin yapmış oldukları uygulamalar ile gerek insanlığa fayda sağlamakta gerekse de kendi işletmelerine artı değer katabilmektedirler. Yoğun rekabet koşullarının bulunduğu günümüzde mikro ölçekte işletmeler bazında düşünüldüğünde işletmelerin büyüme oranları kısıtlı olabilmektedir. Buna bağlı olarak makro ölçekte ekonomilerdeki büyümeler de kısıtlı olmaktadır. Olağan üstü dönemlere ayak uydurabilen ve bu dönemlerde insan ihtiyaçlarının yöneldiği alanları önceden tahmin edebilen veya hızlı proje geliştirebilen ve uygulayabilen işletmeler bu dönemlerde çok yüksek büyüme hızları yakalayabilmektedirler. İşletmeler pazarlama stratejilerini döneme uygun şekillendirebildikleri ölçüde markalarını güçlendirebilmekte ve kalıcı olabilmektedirler.

2. LİTERATÜR TARAMASI

2.1. Tarihte Yaşanan Pandemiler ve Ekonomik Etkileri

Pandemi; dünyada birden fazla ülkede veya kıtada, çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklar olarak tanımlanmaktadır. Pandemi ilanı, yeni veya mutasyona uğramış virüs olması, insandan insana kolay bir şekilde geçiyor ve hızlı yayılıyor olması gibi önceden belirlenen kriterler gerçekleştiğinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılmaktadır.( Şeker, M, vd. , 2020, s. 19 ).  Bu nedenle pandemi ilan edilen salgın hastalıkların toplumları sosyal ve ekonomik açıdan etkileme potansiyelleri yüksek olmaktadır. Örneğin; 2000’li yılların başında pek çok ülkeyi etkisi altına alan kuş gribi nedeniyle Türkiye’ de kanatlı sektörü büyük maddi kayıplar yaşamıştır.  Yaşanan kuş gribi nedeniyle kanatlı sektöründe yaşanan krizi çözmek adına verilen desteklerin kamuya maliyeti 53,2 milyon TL olmuştur.( Orkunoğlu, I, 2009). Avrupa tarihine damgasını vuran insanların bugün bile olanları okuduklarında tüyleri ürperten veba salgınının Roma İmparatorluğunun çöküşüne neden olan önemli etmenlerden olduğu söylenmektedir. Veba salgınında köylülerin toplu ölümleri emek arzını azaltmış olup bunun sonucunda işsizlik sona ermiştir. Toraklarında çalışmak için işçi bulmakta zorlanan toprak sahipleri ücretleri iki katına çıkarmışlardır. Bazı bölgelerde işçi çok daha az bulunduğu için haftada iki gün çalışarak geçimlerini sağlayabilecek duruma gelmişlerdi. Bunun yanı sıra toprak sahipleri topraklarını bölmüşler işçilere kiraya vermişlerdir. Avrupa’da nüfusun azalması nedeni ile Avrupalı tüccarlar ürünleri için yeni pazarlara aramaya başlamışlardır. Veba salgını tüm Avrupa’ da ekonomik ve sosyal yıkıma yol açmıştır. Avrupa’ da vebanın olmadığı kentler dahi sosyal ve ekonomik yıkımdan payını almıştır. Örneğin vebanın olmadığı Floransa’da mağaza ve fabrikalar kapanmış, fiyatlar artmaya başlamıştır. Bazı doktorlar ise muayene karşılığında çok aşırı bir ücret talep ettikleri için birçok Floransalı yetersiz beslemeden ölmüştür. Demografik daralma bir açıdan gıda maddelerine olan talebi de azaltmış, kiraları ve fiyatları aşağıya çekmiştir. Bazı lüks malların ise fiyatları artarken yerel ve bölgesel ticaret hacmi de zayıflamıştır. Veba salgını bir yandan olumsuz etkiler oluştururken bir yandan da bazı olumlu gelişmelere kapı aralamıştır. Ekonomik faaliyetlerdeki değişimin yönü zorunlu olarak yeni dinamikleri oluşturmuş dolayısıyla yeni sosyal, siyasal ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine zemin hazırlamıştır. İngiltere’de ortaya çıkan sanayi devrimi, İngiltere’nin dokumacılıktaki merkezî konumunun devam ettirebilme ile ilgili endişeden doğmuştur. İngiltere’nin dokumacılıktaki merkezî konumuna sahip olması da vebanın boş bıraktığı tarımsal alanlarda var olan koyun yetiştiriciliğinin bu defa ana faaliyet hâline gelmiş olmasından kaynaklanmıştır. (Özden, K, Özmat, M, 2014 ).

2.2. Covid-19 Pandemisin Sektörlere Etkileri

Geçmişte yaşanan Veba, Salgını, Kuş gribi, Domuz gribi gibi pandemiler insanlığı derinden etkilemiş, alışkanlıkları ve güç dengelerini değiştirmiştir. Bugün yaşanan Covid-19 diye adlandırılan bazı kesimlerce yapay olduğu söylenen virüs pandemisinin de büyük, gerçek ve köklü değişiklikler oluşturma potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Covid-19 Virüsünün Türkiye’de Mart ayında görüldüğü ilk vakadan sonra panik alışverişi başlamış ve belirli ürünlerin satışlarını kısa sürede büyük oranda arttırmıştır. Koronavirüs öncesi dönem olarak tanımlanabilecek dönem olan yılın ilk iki ayında hem Toplam Türkiye genelinde hem de zincir marketlerde sigara ve alkol hariç toplam FMCG büyümesinin %19 olduğu belirtilmektedir. Bu rakamın, zincir marketler için pandeminin ilk 5 haftasında ortalama %50 olarak gerçekleştiğini görülmüştür. Türkiye’ de Pandeminin ilk haftası olan 11. Haftada zincir marketlerin satışlarında bir önceki yılın aynı haftasına göre toplam %69’luk artış yaşanmıştır.12. haftada ise % 124 lük artış gerçekleşmiştir.( Nielsen, 2020).

Kaynak: Nielsen Türkiye Kovid-19 Raporu Mayıs 2020

Kovid19 genel olarak tüm hızlı tüketim ürünlerinin satışlarını etkilese de bazı ürün gruplarının satışları daha fazla etkilenmiştir Zincir marketlerde pandeminin ilk 5 haftasında ciro artışı bakımından öne çıkan ilk 10 kategorinin Kolonya (%1.061), Maya (%403), Un (%305), Makarna (%181), Çamaşır Suyu (%160), Sabun ve Duş Jelleri (%144), Pişirme Yardımcıları (%123), -eldivenlerin de içinde yer aldığı- Kimyasal Olmayan Ev Temizleyicileri (%112), Konserve Balık (%111) ve Islak Mendil (%106) olduğu görülmektedir.( Nielsen ,2020). Nielsen ’in Mart ayında dünyanın 73 ülkesinde aynı anda gerçekleştirdiği Koronavirüsün Global Tüketiciler Üzerindeki Etkileri Araştırması, tüketicilerin evde daha fazla vakit geçirmesi ile birlikte evde yemek hazırlığının çok önemli bir aktivite haline geldiğini gösteriyor. İnsanların evde zaman geçirdiği bu süreçte işletmeler e ticaret uygulamalarını geliştirmiştir. Daha önce e ticaret uygulaması ile siparişi eve teslim eden Migros, Şok market gibi zincir mağazalar mevcut uygulamalarını yeni istihdam yaparak geliştirmiş A101 gibi bazı zincir mağazalar ise e-ticaret/eve teslim uygulamasına hızlı bir şekilde geçmiştir.

Kaynak: Nielsen Türkiye Kovid-19 Raporu Mayıs-2020

Kaynak: Nielsen Türkiye Kovid-19 Raporu Mayıs-2020

Türkiye’ de Ocak ve Şubat 2020 döneminde E-Ticaret kategorilerinde % 57 ciro büyümesi yaşanırken pandeminin yaşandığı ilk 5 hafta 2019 yılının aynı dönemine nazaran % 171’ lik büyüme yaşanmıştır. pandeminin ilk 5 haftasında en çok büyüme kaydeden ilk 5 kategorinin Saç Boyası (%709), Ağda ve Tüy Dökücüler (%574), Hijyenik Ped. (%562), Çamaşır Suyu (%482) ve Sabun ve Duş Jelleri (%443) olduğu görülmektedir.  Daha önce internetten gıda ve temizlik ürünü satın almayan tüketicilerinde bu dönemde bu alışveriş deneyimi kazandığı görülmektedir. Pandemi sonrası bu alışveriş deneyimin bir kısmının düzenli olarak devam edeceği beklenmektedir. Daha önce portföylerinde gıda ve temizlik ürünlerini bulundurmayan veya kısıtlı bulunduran E-Ticaret portallarının da portföylerine bu ürün gruplarını eklemeleri beklenmektedir.

Covid-19 pandemisinde gerek işletmeler, makro ölçekte düşünecek olursak gerekse de devletler için üretimde kullanılan hammadde, malzemelerde dışa bağlı olmanın getirdiği stratejik zayıflık kendini önemli ölçüde hissettirir oldu.  Çin, bakır, demir cevheri, metalürjik kömür ve nikel için küresel talebin yaklaşık yüzde 50 ila 70'ini karşılamakta idi. Yaşanan pandemi nedeni ile tedarik zincirinde bu bağımlılığın sonucu olarak sorunlar yaşanmış ve üretimlerde aksamalar oluşmuştur. Devam eden süreçte kriz anında yaşanan tedarik zinciri kırılmalarının sonraki dönemde de oluşturabileceği darboğazların önüne geçilebilmesi için işletmeler sanayi kuruluşların bölgesel ve yerel kaynaklara yönelmesi beklenmektedir. ( Mckinsey Covid-19 Briefing note, 2020).

2.3. Uygulanan Pazarlama Stratejileri

Üç ay önce yayınladığı raporda, 189 üye ülkesinden 160’ında kişi başına milli gelirin artmasını bekleyen Uluslararası Para Fonu (IMF), COVİD-19 pandemisi ile birlikte 14 Nisan 2020’ de yaptığı güncellemede 2020 içerisinde 170 IMF üyesi ülkede, kişi başına milli gelirin daralacağını öngörmektedir. Bu durum bize büyük bir ekonomik daralmanın olacağını göstermektedir.( TSKB Ekonomik Araştırmalar, 2020).1929 Büyük Buhrana benzetilen ve devam eden süreçte durumun hangi noktaya ulaşacağı tahmin edilemeyen günümüzde yaşanan COVİD-19’ pandemisininde tetiklediği ekonomik krizin etki alanı kestirilememektedir. Üretimde Sanayi 4.0’ ın tüketimde ise dijital bilginin hakim olacağı bir dünyada dijital çağa ayak uydurmak bu konuda tüm gelişmeleri takip etmek gelecekte var olmanın koşulu olmuştur.(Şen, Batı,  2020). Tüketici alışkanlıkların daha hızlı değiştiği bu dönemde işletmeler de uyguladıkları stratejilerle varlıklarını sürdürmeyi hedeflemektedir. Oluşan bu ani duruma işletmelerde hızlı bir reflex ile uyum sağlamaya çalışmış ve markalarını güçlendirmek için farklı stratejiler izlemişlerdir. Her bir sektörde oluşan durum ürün özelliklerine göre farklılık arz etmekle birlikte hızlı tüketim ürünleri, dayanıklı tüketim ürünleri, sağlık ürünleri kapsamında inceleyecek olursak işletmeler büyüme stratejilerinden; Yeni ürün, hizmet ve deneyimler geliştirerek büyüme, Güçlü Markalar yaratarak büyüme, Satınalma, birleşme ve müttefikler kurarak büyüme, Sosyal sorumlulukta ün kazanarak büyüme stratejilerini izlemektedirler.

2.3.1 Yeni ürün Hizmet ve deneyimler geliştirerek büyüme

Teknolojide hızlı yaşanan değişimler ve oluşan rekabet koşulları nedeni ile işletmeler piyasada var olan ürünlerinin yanında tüketicilerin beklentilerine uygun ürün geliştirmektedirler. Her işletmenin yeni ürün geliştirmeye ihtiyacı bulunmaktadır.(Arslan, C, 2018). Üç ay önce yayınladığı raporda, 189 üye ülkesinden 160’ında kişi başına milli gelirin artmasını bekleyen Uluslararası Para Fonu (IMF), COVİD-19 pandemisi ile birlikte 14 Nisan 2020’ de yaptığı güncellemede 2020 içerisinde 170 IMF üyesi ülkede, kişi başına milli gelirin daralacağını öngörmektedir. Bu durum bize büyük bir ekonomik daralmanın olacağını göstermektedir.

İşletmeler bu kapsamda üretmiş oldukları gerek mal gerekse hizmetlerde mevcut duruma göre tüketici ihtiyaç ve beklentilerini merkeze alarak yeni ürün ve hizmet geliştirmişlerdir. Bu kapsamda birçok temizlik ürünleri üreten firmalar antibakteriyel içerikli temizlik ürünleri üretimine başlamıştır. Antibakteriyel ürünleri üretmek için gerekli olan resmi izinlerin alımında kamu otoritesinin geliştirdiği yeni yöntemlerle ruhsatlandırma işlemleri kolaylaşmış ve bu sayede birçok firma kısa sürede antibakteriyel temizlik ürünleri üretimine başlayarak bu yönde artan talebi karşılamaya çalışmaktadır.  Sağlık alanında ise Acıbadem hastahanesi, hastalarının hastahanaye gelmeden tedavi olmalarını sağlayacak evde sağlık uygulaması başlatarak bu konuda öncü bir rol üstlenmiştir. Şok market’ in uygulamış olduğu cepte şok uygulamasını geliştirerek evlere servis yapması da yeni ürün geliştirme stratejilerine örnek olarak gösterilebilir. A101’ in ise Nisan ayında yeni oluşturmuş olduğu eve servis projesi de yeni hizmet geliştirme stratejilerine örnek olarak gösterilebilir. AVM ‘ de bulunan mağazalarını kapatan Kiğılı’nın kendi ürünleri için online sipariş almak adına hızlı tüketim ürünleri siparişleri de almaya başlaması da buna örnek olarak gösterilebilir. Bu kapsamda birçok online alışveriş sitesi geliştirmiş oldukları sistemlerle artan aşırı talebi karşılamaya çalışmışlar ve markalarına değer katmışlardır. Eğitim sektöründe ise Aydın Üniversitesi gibi birçok üniversite ve diğer seviyedeki okullar uzaktan eğitim modeline hızlı geçiş yaparak faaliyetlerine devam etmiştir.

2.3.2 Güçlü Markalar Yaratarak Büyüme Stratejisi

Online alışveriş hizmetleri veren getir, yemek sepeti gibi uygulamalar bu dönemde markalarını daha güçlü konuma getirmek için önemli bir fırsat elde etmişlerdir. Covid- 19 tedavisinde kullanılan ilaç üretimi için ar-ge çalışmaları yapan yerel ve ulusal markalar çalışmalarını başarıyla tamamlayabildiklerinde insanlık için önemli bir görevi yerine getirmek başta olmak üzere markalarının mevcut gücüne çok büyük güç katabileceklerdir. Bu konuda Türkiye’ de ilaç ve aşı üretim çalışmaları yapan Abdi İbrahim ve Acıbadem sağlık grubu örnek olarak gösterilebilir. Organize perakende sektöründe yerel markalar farklı nedenlerden dolayı ürünlerini raflara sokmakta zorlanmaktaydı. Gıda ve Temizlik ürünlerindeki yüksek talebi karşılamak için perakende mağazaları tüm yerel markaları raflarında satmaya başlamışlardır. Mevcut yoğun talep azaldığında da tüketiciler bu ürünleri kullanma fırsatı buldukları için yerel markalar da bu dönemde markalarını güçlendirme geniş tüketici kitlesine tanıtma fırsatı bulmuşlardır.

2.3.3. Satınalma Birleşme ve Müttefiklikler Kurarak Büyüme

Günümüzde yaşanan yoğun rekabet ortamı işletmelerin stratejik karar vermelerini gerekli kılmaktadır. Yoğun rekabet ortamında alınan büyüme amaçlı stratejik kararlar sürdürülebilir büyüme ve kar amaçlıdır. Son dönemde birleşme ve satın alma operasyonlarında makroekonomik nedenlerden ötürü düşüş gözlemlense de işletmeler birbirleri için avantaj imkânı olarak gördükleri birleşme ve satın alma seçeneklerini her zaman alternatifler arasında bulundurmaktadırlar. (Ayan, E,2015) Çin’ den ara mal tedarik eden üretim şirketleri, COVİD-19 risklerini minimize etmek isteyen firmalar ve oluşan yeni fırsatları değerlendirmek isteyen işletmeler önümüzdeki dönemde tedarikçilerini satın alarak veya müttefiklikler kurarak geriye doğru yatay büyüme veya dikey büyüme stratejilerini uygulayarak büyüme stratejileri uygulaması beklenmektedir. Bu anlamda işletmeler tarafından zaman kaybedilmeden hamleler yapılmaktadır. Londra merkezli Aon, çok uluslu bir şirket olan İrlanda merkezli risk yönetimi ve sigortacılık şirketi Willis Towers Watson'u yaklaşık 30 milyar dolar karşılığında satın alacağı belirtilmektedir. Birleşmeyle doğacak 80 milyar dolarlık yeni şirket sektörde Marsh & McLennan'ın liderliğine de son vererek dünyanın en büyüğü olacağı iletilmektedir.

2.3.4. Sosyal Sorumlulukta Ün Kazanarak Büyüme

İşletmelerin etkileşim içinde oldukları çalışan, tedarikçi, dağıtıcı ve tüm kamuoyundan oluşan tüm paydaşlarının işletme hakkındaki değerlendirmeleri ve tutumları işletmenin geleceği hakkında önemli bir yer tutmaktadır. Bireyler kurum imajı güçlü olan işletmelere karşı olumlu tutum ve davranış sergilemektedirler. Farklılıkların azaldığı günümüzde kurumsal imaj seçim nedeni olabilmektedir. Aygaz’ın, 1998’de gerçekleştirmiş olduğu “Aygaz Ev Kazalarına Karşı Uyarıyor” isimli sosyal sorumluluk kampanyası, işletmenin kurumsal imajını olumlu yönde geliştirmiş ve kurumun bilinirliğini % 32’e çıkarmıştır. Sonuç olarak da Aygaz’ın kurumsal değerine artı değer katmıştır. (Ülger, 2003: 129).

Bu dönemde yapılan sosyal sorumluluk çalışmaları bir taraftan topluma fayda sağlayabileceği gibi diğer taraftan da şirketlerin ün kazanarak büyümelerine katkı sağlayabilir. Bu konuda yerel ve ulusal birçok firma sosyal sorumluluk bilincinde hareket etmektedir. Buna örnek olarak Arçelik firmasının iki hattını Covid-19 sonrası solunum cihazı üretimi için ayırması, Koç holdingin holding bünyesinde hizmet veren eğitim platformunun bir aylığına herkese açılması sosyal sorumluluk uygulamaları ile büyüme stratejilerine örnek olarak gösterilebilir. Yine sigorta şirketlerinin pandeminin sağlık sigortası kapsamında olmamasına rağmen, kapsam dahiline alması da buna örnek olarak gösterilebilir. Avm Dışındaki mağazalarını kapatma kararı alan Gratis, Watsons, LCW firmalarının bu uygulamaları da sosyal sorumlulukla ürün kazanarak büyüme stratejilerine örnek olarak gösterilebilir.

2.3.5. Devlet ve Sivil Toplum Kuruluşları ile İşbirliği Yaparak Büyüme

İşletmeler bu dönemde devlet ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparak büyüme stratejilerini kullanabilmektedirler. Bu anlamda COVID-19 Türkiye Platformu" koordinasyonunda, “Aşı ve İlaç Geliştirme Sanal Konferansı” düzenlenmiştir. Devletin öncülük ettiği COVID-19 Platformu altında 7 farklı aşı projesi ile hem kimyasal hem de biyoteknolojik yöntemlerin uygulanacağı 7 farklı ilaç geliştirme projesi yürütülmektedir. Sanayi ve teknoloji bakanı Varank, yapılan sanal konferansta devletlerin ekonomiyi yönlendirmede daha öncü aktörler haline geleceğini belirtmiştir.( TÜBİTAK, 2020).  Eti maden’ in bor katkılı ürünlerinden bor içeren dezenfektan üretimini yapan temizlik ürünleri üreticileri de kamu kurumları ile işbirliği yaparak büyüme stratejilerini uygulamaktadırlar. Yine Kızılay’ın başlattığı askıda market ürünü kampanyasına destek olan Happy center marketler zinciri de bu stratejiyi uygulamaktadır.

3.SONUÇ

Değişim insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Değişim ve gelişim evren ve insanın doğasında bulunmaktadır.  İnsanlık tarihi boyunca bu değişim hep süregelmiştir. Bu değişim ve gelişimi anlayabilen yönünü tayin edebilen devletler, birlikler, işletmeler, bireyler yeni kurulan düzende yer edinebilmişlerdir. Bazı dönemler değişimde dönüm noktasıdır. COVİD-19  ‘ da yeni bir başlangıcın dönüm noktası olma potansiyeline sahiptir. Her tehdit kendi içinde fırsatlar barındırmaktadır. Devletlerle birlikte İşletmeler de oluşan ve oluşacak yeni duruma kendini adapte edebilmeli, pazarlama ve yönetim stratejileri, işbirlikleri ve yeni ve yenilikçi ürünler geliştirmelidir. Gerek işletmeler, makro ölçekte düşünecek olursak gerekse de devletler için üretimde kullanılan hammadde, malzemelerde dışa bağlı olmanın getirdiği stratejik zayıflık kendini önemli ölçüde hissettirmiştir. En düşük maliyetle en uygun fiyatlı ürünü üretip rekabet üstünlüğü sağlamak veya marka oluşturup hiç üretim yapmadan dünyanın farklı bölgelerindeki üreticilere ürün ürettirmek döneminin sonuna gelinmiştir.  Dünyanın dört bir yanında üretim yaptıran bir fabrikası olmayan koca koca markalar kendi insanları için maske yaptıramamıştır.  Bu aşamada üretim gücünün öneminin artması, üretim yapmayan marka gücü ile pazarda rekabet eden markaların zayıflaması beklenmektedir. Bu dönemde büyük markalara üretim yaparak bilgi ve deneyim kazanan, finansal ve organizasyonel olarak güçlenen üreticilerin üretim gücünün önemini artacaktır. Bu aşamadan sonra artık otomobil üreten ülkenin otomobil parçasını da üretmesi, kolonya üreten bir ülkede alkolünde üretilmesi, tüm sektörlerde tedarik zincirinde oluşan tüm zayıf halkaların güçlendirilmesi önemlidir. Çin Dünyanın tedarikçisi olma özelliğini kaybetme riski ile karşı karşıya iken Türkiye gibi ülkeler için önemli fırsatlar görülmektedir. Bugün doğru ve yerinde stratejiler üreten devletler ve işletmeler yarının küresel gücü haline gelinmesi için önemli bir rolü üstlenmiş olacaklardır.

 

KAYNAKÇA

Arslan, C. (2018). İşletmelerde Yeni Mamul Geliştirme Süreci ve Hızlı Tüketim Ürünleri Sektöründe Bir Uygulama (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Projesi)., Pamukkale Üniversitesi /Sosyal Bilimler Enstitüsü, Denizli. s.6

Ayan, E.( 2015) Şirketlerde Birleşme ve Satınalma Kararlarının İşletme Performansına Etkisi: AFM Örnek olay incelemesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Yüksek Lisan Programı ( Yayımlanmamış Yüksek Lisan Tezi). İstanbul, s 27

Köktürk, M. , Yalçın, A. , Çobanoğlu, E.,  (2008). Kurum İmajı Oluşumu ve Ölçümü,  İstanbul, Beta Basım Yayım, . s. 4

Şen, E. , Batı, G. ,(2020). ,  COVID-19 Pandemik Krizinin Yönetim ve Ekonomi Politik Üzerine Olası Etkileri, Journal of Management, Economic and Marketing Research, 4(2):71-84. DOI: 10.29226/TR1001. 2020.186.

Şeker, M. , Özer, A. ,  Tosun, Z., Korkut, C., Doğrul, M., (2020),  Covid-19 Pandemi Değerlendirme Raporu, Türkiye Bilimler Akademisi, Ankara http://www.tuba.gov.tr/files/images/2020/kovidraporu/Covid-19%20Raporu-Final+.pdf,  Erişim Tarihi 01.05.2020

Ülger, B. (2003). İşletmelerde İletişim ve Halkla İlişkiler, İstanbul, Der Yayınları. s. 129

TÜBİTAK, COVİD-19 Türkiye Platformu, https://www.tubitak.gov.tr/tr/haber/covid-19-turkiye-platformu-asi-ve-ilac-gelistirme-sanal-konferansi-duzenledi. Erişim: 02.05.2020

Orkunoğlu, I.(2009). ,Domuz Gribi Ekonomisinin Türkiye’ ye Maliyeti, Mevzuat Dergisi, 2009, http://www.mevzuatdergisi.com/2009/12a/02.htm. Erişim tarihi 02.05.2020

Özden, K. ,  Özmat. , M.(2014). , Veba Salgınının Avrupa’da Sosyal, Politik ve Ekonomik Sonuçları,  İdealkent Kent Araştırmaları Dergisi, 12,  60-87

Nielsen (2020). , Covid-19 Pandemisinin Türkiye’deki ilk 5 haftalık seyrine ilişkin fiziksel ve online satış verileri, https://plturkey.org/e-ticaret-kanallarinda-fmcg-satisi-artti/ Erişim tarihi 02.05.2020

MC KİNSEY (2020), COVID-19: Briefing note, Our latest perspectives on the coronavirus pandemic,https://www.mckinsey.com/business-functions/risk/our-insights/covid-19-implications-for-busines