Organize perakende, pazarlar ve alışverişçiler

11 Şubat 2019 Pazartesi

2018 yılında yaşanan olaylar çerçevesinde ülke olarak zor günlerden geçtik ve haliyle perakende sektörü de bu süreçten oldukça fazla etkilendi. Bu süreçte konkordato ilan eden, havlu atan, yoluna büyüyerek devam eden, satın alma yapan v.s gibi bir çok konu gelişti. Bu anlamda da yazarlarımızdan ve sektörün tanınan isimlerinden olan Sinan Asılyazıcı, perakendeye fayda sağlayabilecek bazı süreçleri Perakende.org için anlattı…

organize-perakende-pazarlar-ve-alisverisciler

Geçen yıl konkordatoların çokça konuşulup uygulandığı bir yıl oldu perakende için.

Marketlerden ayakkabıya, giyimden iç giyime uzanan bir çizgide kendini gösterdi.

Umarım perakendedeki bu firmalarımız bu süreci atlatır ve sektörden ‘ekmek yemeye’ ve ‘yedirmeye’ devam ederler. Doğallıkla burada işini mağdur etmek üzerine kurmayanlardan bahsediyorum.

Giderek daha bir “zor zanaat” olan perakendecilikte kar etmek ve bunu sağlayarak ayakta kalmak zor ve zorlaşıyor. Ortalama işletme gider oranının oldukça yukarılara dayandığı bir süreçten bahsediyoruz. Bu elbette organize perakende açısından zorluklar barındırıyor. Ürün bazında karlılık azalıyor bu da kritik ürün ve kategorilerin düşük kar oranı ve/veya düşük fiyata satma durumu mağaza içi dengelerde azalan karlılık ‘kefesinin’ daha ağır basmasına neden oluyor.

Maliyet hesapları tutmayan ya da tutturulamayan, organizasyonel etkileri açısından süreci yönetemeyen veya yönetemeyecek duruma yaklaşan organizasyon, bu vasfından çıkma riski taşır ki bu o tip işletme açısından “havlu atma” ile sonuçlanabilir!

 

Daha açık söylemek gerekirse; organize perakende organize olamazsa bu saatten sonra zor ayakta kalır!

 

O halde organize perakendenin artılarının bazılarına bakalım:

Güçlü satın alma ile alırken kazanmak.

Mağaza formatları ve buna paralel ürün yönetimi.

Marka ve ürün çeşitliliğindeki seçenekler.

Promosyonlar ve merchandising uygulamaları.

Private Label (PL) uygulamaları.

Kalitede rakiplerden ayrışılabilen ürün yelpazesi; et, şarküteri, unlu mamul ve sebze meyve.

Peki, bu artılar zamanla belli açılardan avantajlarını yitirirlerse neler olabilir?

Daha az kar edilen ürün, daha az ürün alımına neden olabilir(mi?). Örnek; patlıcan biber.

Mağaza formatları ve ürün yönetimi önemli bir etken olarak kalmaya devam eder. Bu alışverişçinin “aradığım her şeyi bir satış noktasında bulmalıyım” beklentisine cevap vermesi açısından önemlidir! 

Çünkü doğru asortman ve müşteri deneyimi, perakendeciler arasındaki farklılaşmayı sağlayıcı temel iki etken olarak yer alıyor! Alışverişçilerin beklentileri, alışkanlıkları ve bunların karşılanması önemli!

Promosyon her zaman iş yapar, merchandising de bunu bir anlamda sağlar.

PL doğru kullanılmaya devam ederse iş yapar.

Kalitede ayrışılan ürün yelpazesi, işte iş orada biraz ayrışabilir.

Kırmızı ette kalite ve fiyat dengesi önemli! 

Tavuk fiyatlarındaki yükseliş et fiyatlarını yukarı doğru tetikler mi?

Şarküteri açısından ürün kalitesi ve güç önemini korur ama giderek daha küçük gramajlı ve ambalajlı ürünlerin yaygınlaşması ileriki vadelerde damak tadı ve ‘ustalığı’ bir anlamda geri plana atabilir(mi?).

Unlu mamul yükselen trend olarak yola devam eder. Yeter ki kaliteden ödün verilmesin. Tezgâhta ve üretimde iyi ustalar olsun ve istihdam edilebilsin.

Sebze meyve açısından bakıldığında iş farklı yol ayrımlarında!

Zincir mağazalar Pazar fiyatlarını elbette kontrol ederler, dikkate alabilirler ancak ‘rekabet’ kendi formatları ve bölgenin güçlü oyuncusunu baz alır nitelikte kurgulanır.

Pazar fiyatlarıyla rekabet farklı artılar ve zorlukları barındırabilir.



 

Pazarların bazı artıları;

·         Haftanın bir günü çok seçenek ve farklı fiyatlar.

·         Buna paralel farklı kalite ve fiyat farklılıkları taşıyan ürünlerin bir alanda olması.

·         Belli konuda alışverişçinin her hafta alım yaptığı esnaf olması.

·         Akşama duruma ve ürüne göre fiyatların düşme olasılığı.

·         Düşük genel gider.

·          

Gelelim organize perakendenin bazı artılarına;

·         Seç – Al avantajı. (ancak bu avantajın fireyi ve buna paralel zararı arttırıcı bir etkisi var!)

·         İstediğin an alışveriş ve mağaza yakınlığı.

·         Ürünlere insertlerde yer verebilme.

·         Kredi kartı ile alışveriş.

·         İklimlendirilmiş mağaza ortamı ve ürüne göre soğutuculu teşhir.

·         Organizasyonun boyutuna göre sezonluk alım avantajı. (yeni hal yasasından sonra bu nasıl olacak?)

·         Mağaza içi müşteri memnuniyet ölçülerinden yararlanma.

·         Buna paralel yüksek genel giderler ise eksi olarak dikkate alınmaktadır.

 

Bu açıdan bakıldığında iyi bir uygulama olan ürün künyesinde maliyet olarak sebze meyvenin rafa gelene kadarki aşamalarının toplanarak maliyet kalemi olarak yazılması daha gerçekçi olabilir (tarla veya halden nakliye, işçilik maliyeti, kalite, ayrıştırma, seçme vb.).

Gelelim işin alışverişçilerine. Fiyatlar, enflasyon, bölgesel gelir farklılıkları ve diğer etkenler.

Hepsinin farklı alışveriş sıklıkları, alışkanlıkları ve bunları temin ettikleri noktaları var.

Rekabetin geldiği boyut bazı alışverişçiler için doğallıkla avantaj olarak yer alırken, bazıları içinse mevcut alışkanlık ve davranışlarına devam etmek şeklinde kendini gösteriyor diyebilirim.

Bu kapsamda Tüketiciler Derneği Genel Başkanı Levent KÜÇÜK tarafından ortaya atılan ‘sebze ve meyvede KDV oranı üç aylığına yüzde 1’e insin’ önerisi her açıdan etkili olur. İyide olur. Yeter ki fiyatlar buna paralel düşsün ve herkes daha çok satsın ve satın alsın.

 

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Mustafa ALTUNBİLEK, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla; biber ve patlıcanın bir süre birçok mağazada satmayacakları ancak bunun her şube için geçerli olmadığı yönünde bir açıklama yaptı. Bu doğru ve zamanlama açısından da iyi oldu.

Bunun bir diğer yansımasını da 03.02 2019 Pazar günü CNN’de Cem Seymen’in programında Antalya Kumluca Halinde konuşan kişi: “Zincir marketlerin satmama kararından sonra Kumluca halinden patlıcan almadıklarını ve bu nedenle ürünün fiyatının düştüğünü, birinci kalite ürünü zincir marketlere sardıklarını.” söyledi.

 

Bu uygulama ürün bazlı yayılır mı?

Yayılırsa nasıl etkilere açık olur?

Diğer kategorilere yansır mı?

Yansırsa etkileri nasıl olur?

Tedarikçi firmaların yaklaşımı ne olabilir?

Alışverişçiler nasıl bir davranış sergiler?

Bu soruları çoğaltabiliriz. Yanıtlarını da.

Alışverişçilere bunu iyi anlatmak önemli!

Organize perakende bu konuda organizasyonunu organize bir şekilde anlatmaya devam etmelidir. 

Tüm zincir mağazalar olarak…

 

 

 

 



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri