Oksijen Tesisleri molalara yeni bir soluk getiriyor

08 Ekim 2018 Pazartesi

Son yıllarda hızlı bir çıkış yakalayan Oksijen Tesisleri, artık çoğu yolculuğun değişmez durağı haline gelmiş durumda. 3 yıl gibi kısa bir sürede her şeyin bir arada bulunduğu bir tesis haline gelen Oksijen Tesisleri Genel Müdürü Alp Gürdil’e bu konsepti nasıl tanımlayabileceğimizi sorduğumuzda ise, Oksijen Tesisleri’nin bir tanımı olmadığını söylüyor. Gürdil’in bizi büyük bir misafirperverlikle ağırladığı tesislerin sürecini kendisiyle tam da yerinde konuştuk..

oksijen-tesisleri-molalara-yeni-bir-soluk-getiriyor

Röportaj: Deniz Demir

 

Öncelikle, Oksijen Tesisleri ne zaman ve nasıl bir altyapıyla kuruldu?

2014 yılının Haziran ayında, Osmangazi Köprüsü’nü de içinde bulunduran İstanbul – İzmir Otoyolu devam ederken, otoyol üzerindeki tesis alanlarının planlamasına başladık. Projenin tasarım ve konsept aşamasında, Perakende Danışmanı ve Stratejik Pazarlama Danışmanı olmak üzere 2 arkadaşımız ile çalışmaya başladık. Bunu 1 buçuk ay gibi çok kısa bir sürede hazırladık. Yol tesisleri ve perakende tecrübemizden dolayı elbette bir öngörümüz vardı. Dolayısıyla planlanmayı çok kısa bir sürede sonuçlandırdık. Dünyadaki örneklerine baktığımızda, bağlantı yollarıyla birlikte 440 km üzerinde olan bir yolda böyle bir ticari proje örneği yok. Bu işin 4 basamağı var:

1)Tesislerin büyüklüklerini ve fonksiyonu kendimiz tasarlıyoruz. Mimari gruptan beklediğimiz ise dış cephe görünümü ve gusto. Kısacası konseptin ne hacimde olacağı vehangi hacimde iş yapacağıyla ilgili karar bizim.

2) Projenin inşaatını gerçekleştiriyoruz.

3) Kiralamalar yapıyoruz.

4) Son olarak da tesisin işletilmesi ile ilgili tüm süreçleri tanımlıyoruz. Örneğin, bütün temizlik grubunu, güvenliği biz kontrol ediyor ve denetimini biz yapıyoruz. Dolayısıyla jeneratörden trafosuna, suyundan elektriğine kadar bütün sorumluluğuana şirketimiz üstleniyor. Yol tesislerinde bu anlayışı getirmek çok zor, onun için çok büyük altyapı yatırımları yapıyoruz; yani şehir içlerindeki gibi “hadi sen şuradan elektriği al” gibi bir şey yok. Yolun henüz faaliyete geçmediği kısmında açılacak 22 Tesis projesinin tüm mimari projelerini bitirdik ve bir kısmının inşaatlarına başladık; Toplam 33 Tesisin, 11’ini faaliyete geçirdik.

 

Oksijen Tesisleri ne amaçla kuruldu?

Tek merkezden yönetilen, belli kurallara bağlı hizmet, temizlik, güvenlik ve her türlü bakım onarım, denetleme faaliyetinin sunulduğu, aynı zamanda Perakendeciyi ve son müşteriyi memnun eden bir sistem zinciri oluşturduk. Siz iyi bir şey sunuyorsanız eğer, muhakkak gelip sizde duracaklardır. Çünkü orada bir ihtiyaç var zaten. Bu ihtiyaç molasıyla da ortaya çıkabilir, çok özel bir yemekle de. Biz bazı tesislerimizde neredeyse beş yıldızlı otel kahvaltısı; bazılarında da standart Starbucks deneyimi yaşatıyoruz. Bunun dışında çok özel, yöresel tatları sunan konseptlerimiz var. Bu durum yolcunun profili ve beklentisiyle alakalı; bu beklentileri de Oksijen Tesisleri’nde buluyorlar. Bu beklenti bir kere karşılandığında daha sık gelmeye başlıyorlar. Birde frekans meselesi var tabii. Özellikle Bursa’yla İstanbul arasında artık trafik çok yoğun ve bunun temel sebebi yolun çok kolay kat edilebiliyor olması.

 

Bu konseptleri neye göre oluşturdunuz?

Bazı yerlerde bölge halklarına çok yakın olduğumuz için hedef kitleyi 3 farklı konseptle buluşturmak istedik. Konseptlerden bir tanesi “full” konsept...Bu konseptin içinde giyimden yiyeceğe, kozmetiğe, süpermarkete kadar her şey bulunuyor.2’nci  konseptimiz “mini servis” dediğimiz daha küçük çaplı, sadece yiyecek ve içeceğin olduğu bir konsept.  3’üncüsü ise “fenomenler” konsepti. Bu konseptteki tesislerimizde de bölgenin yöresel ürünlerini bulunacak. Tabii yöresel ürünleri sunan markaların yanında dünya markalarının da bulunması gerekir çünkü bölge halkının elbette yoldan geçenin de beklentisi çok yüksek. 80 civarında mağazamız, 48 tane markamızla bu şekildeki 3 grupta konumlamalar yaptık. Şu anda toplam 22 bin metrekare kiralanabilir kapalı alanımız var; bunlar 50 metrekare arasıyla 2 bin 500 metrekare arasında değişiyor.Her Oksijen’de farklı büyüklükte mağazalarımız mevcut.Oksijen’in yol üzerinde bulunduğu noktadaki, müşteri ihtiyacına göre konseptler şekillendi. Planlamalarımızın neredeyse hepsi tuttu, şuanda yüzde 76’lık bir doluluk oranımız varve talepler almaya devam ediyoruz. Projemizin ilerleme sürecinde markalarla olan birlikteliğimiz mükemmel bir sinerji üretiyor. Bugünden gelip yerini alanlar kendilerini çok şanslı sayıyorlar.

 

Bu tesisleri kurarken öncelikli odak noktanız ne oldu? Örneğin, yolculara mı odaklanmak istediniz yoksa karma bir ziyaretçi potansiyeli mi yakalamak istediniz?

3 tane hedef kitlemiz var bizim; tatile gidenler, iş insanları ve bölge halkı.Şuanda tatile gidenlerden de öte beyaz yakalılar bu yolu çok sık kullanıyorlar ve artık toplantılar da burada yapılıyor.Şöyle düşünün; toplantılar için bizden ofis bile talep ediliyor. Şimdi Gemlik’teki 68’incikm’de küçük küçük ofisler yapacağız. Oksijen’de yeme içme, çay ve kahve gibi ihtiyaçlarını karşılayacaklaraynı zamandatoplantılarını yapacaklar. İçinde bulunduğunuz (Oksijen O3) full konseptler bölge halkını da kapsadığı için biraz daha yoğun oluyor ama sahadan yani yoldan girişlere baktığınızda birbirine çok yakınlar. Tabii ki burada bir rakam vermek çok doğru olmaz ama ben size şöyle söyleyeyim;tesislerimize bir günde yaklaşık 25 -30 bin kişi giriyor. Yoldan geçen araba trafiğinin yüzde 20’si çeşitli nedenlere bağlı olarak tesislerimizde mola veriyor.

 

Tesisleriniz ciro ve ziyaretçi sayısı açısından bölgeden bölgeye nasıl bir değişim gösteriyor?

Ay bazında baktığımızda bazı konseptlerimizdeazami ciroyu zaten yapıyoruz. Daha fazla satış yapmak için daha fazla metrekareye ihtiyaç var. Örneğin şu an 200 adet işletmenin bulunduğu Bilişim Vadisi’ndeki potansiyelin 3 yıl içinde bin 200’e çıkması bekleniyor.

 

Bilişim Vadisi’nin konseptinden ve kurulma amacından kısaca bahseder misiniz?

Kısaca bahsetmek gerekirse, Bilişim Vadisi bütün dünya markalarının bir araya gelerek teknoloji ürettiği bir bölge. Bunun bir örneği Amerika’daki Silikon Vadisi ve Hindistan’da bulunan teknoloji merkezi. Kısacası, burası ciddi anlamda teknoloji üretecek bir bölge. Bilişim vadisinde mevcut 200 işletme faaliyette. Önümüzdeki 3 ile 5 yıl içinde bu işletmelerin sayısı 2 bin 200’e çıkacak ve toplam 150 bine beyaz yakalı çalışacak.

 

Oksijen Tesisleri kurulduğu bölgelerde istihdama nasıl bir katkı sağladı?

Öncelikle, uluslararası ve ulusal markaların gelmesiyle birlikte çevredeki eğitim ve kültür gelişmeye başladı. Çünkü zincir mağazaların burada çalışacak elemanlar için bir takım eğitim programları var. Rakam vermek gerekirse çalışan sayısı aileleriyle birlikte şuanda 10 bin kişilik ekonomik güç oluşturuyor.

 

Çok yoğun dönemlerinizde (tatil zamanları, bayramlar) verdiğiniz hizmeti koruyabilmek amacıyla bir strateji oluşturuyor musunuz?

Oksijen Tesisleri’nin bünyesinde bulunan ve temizlik ile güvenlik denetimlerini yapan 65 kişilik bir grubumuz var. Grubun belirlediği program dahilinde her dönem için belirli hazırlıklarımız var. Açıkçası hiçbir alışveriş merkezinin uygulamadığı teknolojik altyapıyı uyguladığımızı düşünüyorum. Şu anda bin adete yakın mekanik/tesisat işleri için uzaktan eriştiğimiz sensörlerle veri akışı sağlıyoruz. Hangi Oksijen’de su kesilmiş hangi vana açık, elektrik aksaklıkları dâhil anlık bilgisini alıyoruz. Dolayısıyla burada iş yapacak arkadaşların kesintisiz hizmet vermeleri için her türlü altyapıyı sunuyoruz. Ayrıca, her mağazanın güvenliğini fiili ziyaretlerde, el terminalleri vasıtasıyla 24 saat gözlemlemek üzerine bir sistemimiz var. Tesislerin tümü bittiğinde 2,1 milyon metrekarelik altyapıyı kontrol ediyor olacağız. 



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri