Migros 2018’i yüzde 15-18 bandında büyümeyle kapatacak

Son 11 yılın rekorunu kırarak 2017 yılını tam yüzde 39’luk bir büyümeyle kapatan Migros, Türkiye’nin en önemli perakendecileri arasındaki yerini git gide sağlamlaştırıyor. Farklı konseptleri ve satın alma hamleleriyle adından sürekli söz ettiren Migros, 2018’in ilk çeyreğinde 3.940 milyon TL’lik konsolide satışa ulaştı. Sadece bir günde 168 mağazayı bünyesine katan ve Kipa gibi bir markayı bünyesine katmasıyla birlikte uzun süre sonra kara geçiren Migros, önümüzdeki süreçlerde yine adından çokça söz ettirecek gibi. Bu anlamda 221’inci sayımızı hazırlarken Migros Genel Müdürü ve İcra Başkanı Özgür Tort’la önemli bilgiler edindiğimiz bir röportaj gerçekleştirdik…

Migros 2018’i yüzde 15-18 bandında büyümeyle kapatacak

Onur Kaya

 

Perakende sektöründe çok önemli bir yere sahip olan Migros için 2018 yılı ne ifade ediyor? Nasıl gelişmeler yaşadınız yarıyıla yaklaştığımız 2018’de?

2017 yılında yüzde 39’luk büyüme ile 15,3 milyar TL ciro yaparak son 11 yılın rekorunu kırdık. Müşterilerimiz 2017 yılında Migros’taki alışverişlerini 11 ilin toplam market harcaması kadar büyüttü. 2017’nin Migros için bir dönüm yılı olduğunu söyleyebilirim. Uyum Market’i devralmak için anlaşma imzalayarak 2018 yılına da hızlı bir giriş yaptık. Migros’un güçlü satış büyümesi performansı 2018 yılının ilk çeyreğinde de devam etti. 2018 ilk çeyrekte Migros’un konsolide satışları yüzde 26,5 mertebesinde arttı ve 3.940 milyon TL’ye ulaştı.

 

İlk çeyrekte 51 mağaza açtığınızı biliyoruz. Bu oldukça iddialı bir rakam aslında. Bu hızlı büyümeyi önümüzdeki süreçlerde de görecek miyiz?

Her yıl 120-150 arasında yeni mağaza açılışı yapıyoruz. 2018’de de bu devam edecek. Migros’un 2018 yılında konsolide satış büyümesinin de yüzde 15-18 mertebesinde olmasını bekliyoruz.



 

Sektörde var olan önemli birkaç markayı bünyenize dahil ederek gücünüze güç kattınız. Birleşme süreçlerinde yaşanan gelişmelerin detayından biraz bahsedebilir misiniz?

Kipa ve Tazedirekt’i bünyemize katarak son yıllardaki büyüme hızımıza daha da ivme kazandırdık. 4 yılda iki kat büyüme hedefimizin temellerini çok sağlam attık. Kipa hariç organik büyümemizle de dünya perakendesinde iyi örnekler arasında yer aldık. Başarılı Kipa entegrasyon sürecimiz ise çeviklik, hız ve verimlilik açısından ders konusu olacak niteliktedir. 168 mağazayı yalnızca bir günde bünyemize kattık. Kipa uzun zaman sonra bizimle birlikte yeniden ibresini karlılığa çevirdi. 2018 yılının henüz başında kendi büyüme gücümüz ve yarattığımız verimlilikle yeni bir devralma anlaşması imzaladık. 53’ü İstanbul, 3’ü Tekirdağ’da olmak üzere Türkiye’deki 56 tane Uyum Market’in ve Antalya’daki 17 Makro Market’in mağazalarını devraldık. Sürdürülebilir büyüme anlayışımızla yatırımlarımıza bundan sonra da devam etmeyi hedefliyoruz.



 

Perakende sektörü her geçen gün evriliyor ve başka bir yere gidiyor. Sizce önümüzdeki süreçte perakendenin geleceğinde ne var?

Perakendenin geleceğini belirleyecek en önemli unsurlardan biri verimlilik olacak. Perakendede var olmanın en önemli unsuru olan büyüme ve penetrasyonun devamlılığı için verimlilik olmazsa olmaz bir ilke.  Verimlilik ise ancak lojistik ve IT altyapısının birlikte ve uyum içinde çalışması ile sağlanabilir. Aksi takdirde verimlilikten söz etmek mümkün değildir. Perakendede verimlilik her kapıyı açar. Müşteri deneyimi ise perakendenin geçmişi ve geleceği. Deneyim, teknoloji ile zenginleştiğinde perakendenin geleceğinde yeni kapılar açılıyor. Bugün perakendede müşteriye anlamlı bir deneyim sağlamak, sektörün bir sonraki rekabet alanı olarak öne çıkıyor. Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik uygulamaları tüm müşteri deneyimini dijitalleştiriyor. Mobil alışveriş büyümeye devam ediyor. Biz de perakendenin geleceğini, sunulan hizmeti kişiselleştirmek olarak görüyoruz ve buna yönelik uygulamaları hayata geçiriyoruz. Geliştirilen son teknolojiler de perakendecilerin modern tüketicinin beklentilerini karşılayabilmesine büyük olanaklar tanıyor.  Burada önemli olan markanın kendine özel yeteneğini yakalamak ve korumak… Bunun yanı sıra dijital devrim, organize perakende sektörünü de benzersiz bir değişime zorluyor. Fiziksel ve dijital arasındaki keskin çizginin giderek yok olduğu günümüzde, fiziksel perakende ile dijital dünyanın kolaylık ve hızını bir arada sunduğumuz müşteri deneyimine odaklanmamız gerekiyor. Operasyonlarını dijital çözümlerle sadeleştiren ve daha verimli hale getirip, müşterilerinin beklentilerine odaklanmak için daha fazla zaman ve kaynak oluşturabilen perakendeciler gelecekte ayakta kalacaktır.

 

Peki, Migros olarak gelişen teknoloji ve değişen tüketici beklentilerini karşılamak için ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

Migros için müşteri memnuniyeti olmazsa olmazımız. Dünyadaki dijital dönüşümü yakından takip ederek 1996 yılında Veri Ambarı (data warehouse) sistemimizi kurduk ve 1998 yılında Türkiye’nin ilk sadakat programı olan “Migros Club”ı lanse ettik. Sadakat kart programımızın başladığı ilk günden itibaren müşterimizin kart ile yaptığı alışverişler sonucu oluşan datayı aktif olarak kullanacak insan kaynağı ve teknolojiye yatırım yaptık. Zaman içerisinde sadakat programımızı tüm formatlarımıza yayarak “Money Club” altında birleştirdik. Money Club, bugün Türkiye’nin en büyük sadakat programı olmayı sürdürüyor. Money Club, müşterileri ile iletişim kurma anlamında sektörde fark yaratan bir uygulama oldu. Ayrıca ortaya çıkan gelişmeleri hayata geçirmekte de öncü konumunda. Biz de sahip olduğumuz CRM altyapımız ile müşterimizi tanıyıp, beklentilerini anlıyor, ihtiyaçlarını duyuyoruz. Bugün perakende sektöründe kişiye özel kampanyalar sunabilen ilk gıda perakende şirketiyiz.



 

Peki, tüm bu gelişmelerin ışığında gelecek süreçte perakendeci nasıl bir Migros görecek?

Perakende sektöründe verimlilik odağımızla sürdürülebilir büyümeyi sağlarken sinerji yaratan yatırımlarımız sürecek. Sektörün öncü markası olarak geleceğin teknoloji ve perakende uygulamalarını bugünden Türkiye’de müşterilerimize sunmaya ve yeniliklerin öncüsü olmaya devam edeceğiz.