Kesişmeler

20 Temmuz 2018 Cuma

Kararlarınıza bağlı kalın, ancak yaklaşımız da esnek olun. (Tony Robbins)

Türkiye’de perakende sektörü büyüyor.

Buna paralel istihdam artıyor.

Her açılan mağaza, satılan daha çok ekipman, tedarikçiden daha çok ürün almak demek bir anlamda.                     

Tabi satışlar ve karlılıkta bir o kadar önemli!

Rekabet derseniz artık bırakın caddeyi, sokak boyutuna varalı çok uzun zaman oldu.

Güçlü zincirler yüksek standartta mağazalar açıyorlar.

AVM’ler her geçen gün daha çok müşteri ağırlıyor. (büyük çoğunluğu)

Çünkü bir yaşam merkezi haline geldiler.

Üstelik çok ciddi oranda istihdam sağlıyorlar.

Ancak yatırım maliyetleri yüksek ve işler durumda tutmak kolay değil.

Bazıları beklenen işi yapmıyor gerçeği tümünü bağlamıyor. Kimse bile bile zarar edeceği bir yatırımı yapmak istemez diye düşünüyorum.

İndirim marketleri köşe bucak ülkeyi kaplıyor ve kendi aralarındaki rekabet de sertleşti.          

Private Label (PL) olarak elleri güçlü.

Alışverişçi tercihi açısından güçlüler ve daha da güçleniyorlar.

İş nerede durur ve nerede doygunluğa ulaşacak hep birlikte göreceğiz.

Peki, ya işin alışverişçi tarafı?

Alışverişçiye sordunuz mu?

Hiçbiri memnun olmadığı yer veya formattan alışveriş etmez diyebilirim.

Alışverişçi alışkanlıkları, tercihleri değişti ve değişim ile beklentiler de görmezden gelinemez boyutlarda.

Olmadı payı giderek yükselen e –  ticaret var.

Yurdumuzda organize perakendenin payının artmasına paralel, zorluklarda bir oranda artıyor!

İstihdam bir şekilde sağlanıyor, ama kalifiye eleman açığı kapatılamıyor.

Daha öncede birçok kez ya yazdım ya da değindim; bazı branşlarda istihdam edecek kalifiye personel bulamayacağız diye. (kasap, manav, balıkçı)

Daha fazla maaş veririz olur biter. Biterdi.

Halen uygulanıyor ama önündeki engelde giderek büyüyor! Azalan karlılık!

Kendi çalışanımızı kendimiz yetiştirmek. Uygulayanlar var ve sayıları artıyor.

İster dışarıdan alalım, ister yetiştirelim, aidiyeti bir şekilde sağlamalı veya arttırmalıyız. Bu çok önemli!

Yerel ve ulusal zincirler açısından yatırımlar devam ediyor. Evet, daha seçici hareket ediyorlar ve etmeliler de. Artık mağaza açmış olmak için mağaza açılmıyor. (bazı örnekleri tartışsak da)

Örneğin ulusal kategorinin öncülerinden Migros’un 2018’i yüzde 15 – 18 bandında büyüme oranı ile kapatacak başlıklı haberi yayınlandı. (18.07.2018 Perakende org.)

Verimlilik ve bu bağlamda büyüme bir gereklilik halinde. Herkes pastadaki payını arttırmak istiyor.  Ya rakiplerin güçlenmesi bunu gerektiriyor ya da çıkan yeni fırsatların değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu da uygun lokasyondaki mağazayı açmayı gerektiriyor.

Bu bağlamda da mağaza sayıları artıyor. 

E o zaman mağazayı açmayalım mı?

Sektörde etik ilkeler uygulanıyor veya bazı kulvarlarda uygulanmaya çalışılıyor.

Yeterli mi?

Daha alınacak çok yol olabilir, ama bu yapılabilir mi?

Ya bazı konularda kesişmeler sağlanır ve ciddi ilke kararları alınırsa?

Ancak bu ilkelere genelin uyması önemlidir! “Ben orada değilim” “Biz onlardan farklıyız” ile zor olur.

Bu saatten sonra belli dinamikler pazarda hedeflediği yeri bir ölçüde elde etti.

O nedenle; ne yereli, ne ulusalı, ne indirim marketlerini, ne alışveriş merkezlerini ne de bağımsız mağazaları bazı konularda ayrı tutamayız.

Farklı öncelikler bazen kesişmeleri zorlaştırır. Ortak paydada buluşma ise kolaylaştırıcı olabilir.

Öncelikleri biraz ayrı tutarsak, ortak sorunlarda ortak çözümü tartışmak daha olası olabilir mi?



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri