Kamu Özel Ortaklıkları – 3: Uygulama, Kamu Garantileri, Çevresel Faktörler

Kamu Özel Ortaklıkları – 3: Uygulama, Kamu Garantileri, Çevresel Faktörler

Kamu Özel Ortaklıkları (PPP) yazı dizimizin bu haftaki bölümünde sizlere PPP’nin uygulanma yöntemi, kamu garantileri ve çevresel faktörleri anlatacağım. Kamu Özel Ortaklıkları ile uygulamaya geçirilen projeler, bazı durumlardan ötürü, toplumun bir kesimi tarafından eleştirilirken, diğer kesimi tarafından da övülmektedir. Bu yazı dizisiyle Kamu Özel Ortaklıkları konusunda kavram kargaşası yaratan bazı önemli sorulara yanıt vermeyi hedefliyorum. 

Uygulama

Kamu bir projeyi PPP yöntemi ile finanse etmeye karar vermeden önce ilgili projeyi kendi imkanları ile finanse edip tamamlamış olsaydı projenin maliyeti ile faaliyet gelir ve giderlerini tahmin ederek bir finansal analiz gerçekleştirmesi gerekir. Unutulmaması gereken önemli husus bu takdirde proje ile ilgili inşaat ve faaliyet dönemindeki tüm risklerin kamu tarafından taşınacağıdır.

Kamu projeyi kendi başına yapmanın analizini tamamladıktan sonra projeyi PPP yöntemi ile finanse etmesi durumunda projedeki hangi riskleri özel sektöre devredeceği ile bu takdirde sağlayacağı avantaj ve dezavantajları dikkate alarak karşılaştırma yapmak durumundadır. Analiz nakit giriş ve çıkışlar üzerinden yapılması gerektiği gibi özel sektöre devir edilen risklerin parasal karşılığı da mutlaka dikkate alınmalıdır.  Akabinde her iki analiz karşılaştırılır ve PPP yöntemi ile projenin gerçekleşmesi için kamunun projeyi kendi başına yapmasına göre hangi farklı koşulların sağlanması gerektiği belirlenir. Amaç PPP yöntemi ile çıkılacak ihaledeki koşulların kamu yararına daha fazla fayda sağlıyor olmasını güvence altına almak olmalıdır.

Kamu ihaleye çıkmadan önce örneğin bir köprü ihalesi ise daha önce yaptığı analizlere göre verebileceği maksimum geçiş ücreti ile günlük geçiş sayısı garantisi miktarlarını ve garanti süresini hesaplamış olmalıdır. İhalede verilecek tekliflerin tespit edilen eşikleri aşıyor olması durumunda projenin kamu tarafından yapılması tercih edilebilir.  Gözlemlerime göre Türkiye’de bahsettiğim karşılaştırma ve hesaplama yapma ile ilgili kamu tarafında önemli bir gelişim alanı olduğunu ifade edebilirim.

PPP projeleri için çıkılan ihalelerin şeffaflığı, tüm katılımcılara eşit mesafede olunması ve son olarak ihale sonrası şartnamelerde ihaleyi alacak konsorsiyum lehine değişiklikler yapılmaması da kamu menfaati ile uzun vadeli başarılı ve sürdürülebilir bir ülke PPP programı için kritik önemdedir.

Kamu Garantileri

Türkiye’de kamu oyunda en çok eleştiri konusu olan hususlardan bir tanesi projelerin gerçekleşmesi için verilen garantilerdir. Garantiler daha çok inşaat aşamasında projenin tamamlanmaması durumunda borç üstlenimi ve faaliyet döneminde ise gelirlerin güvence altına alınması ile ilgilidir.

Daha önce bahsedildiği üzere bir proje için ekonomik analiz başta olmak üzere yapılabilirlik analizi pozitif tespit edilmiş ve alternatif diğer altyapı projelerinden daha öncelikli ise kamu menfaatine ilgili projenin gerçekleştirilmesi gereklidir. Proje Kamu Özel Ortaklığı modeli ile yapılmaz ise bu defa kamu kaynakları ile finanse edilmek durumundadır ve bu takdirde de kamunun cebinden para çıkışı olacaktır. Yapılabilirlik analizleri gerçekleştirilmiş ve kamunun kendi başına yapmasına göre PPP’nin daha avantajlı olduğu tespit edilmiş projelerin yine daha önce bahsettiğimiz gibi uygulaması da layıkıyla tamamlanmış ise projenin PPP yöntemi ile finansmanı kamu finansmanına göre daha fazla fayda sağlayacaktır diyebiliriz.

Unutulmaması gereken hususlardan biri de kamu tarafından verilen garantilerin önemli kısmının projeyi finanse edecek finansal kuruluşları rahatlatmaya yönelik olduğudur. Bu sayede projelere daha uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman sağlanması ile kredi kullanım koşullarının ihaleye katılacak şirketlerin daha rekabetçi fiyatlar vermelerine imkan sağlayabilecek daha uygun şekilde olması da sağlanabilir. Başka bir deyişle rekabetçi bir ihale ortamında kamu garantilerinin sağlanıyor olması projenin maliyetini kamu lehine azaltabilecektir.

Özetle kamu tarafından ev ödevi layıkıyla yapılmış, uygulamada ise şeffaf ve tüm katılımcılara eşit mesafede ihale ortamı yaratılmış projelere garanti verilmesinin kamu menfaatine olduğunu ifade edebiliriz.

Çevresel Faktörler

Kamu pek çok faktör arasında çevresel olanları da dikkate alarak hangi projelerin yapılacağına karar verir. 3. Köprü, Hasan Keyf, İstanbul Havalimanı ve son olarak da Kanal İstanbul projelerinin olumsuz çevresel etkileri ile ilgili kamuoyunda olumsuz yorumlar olsa da tepkiler PPP ile ilgili değil projenin kendisi ile ilgilidir. Unutulmamalıdır ki PPP sadece kamu tarafından uygulanabilecek tedarik yöntemlerinden bir tanesidir ve her hangi bir projenin yapılmasına veya yapılmamasına karar verilmesi ile direkt ilişkisi yoktur.

Fatih Kuran

Dinamo Danışmanlık Kurucu Ortağı, Kamu Özel Ortaklığı (PPP) ve Proje Finansmanı Uzmanı