İyinin peşinde koşan sağlık neferi: Danone!

Türkiye pazarına 1998 yılından bu yana katma değerli sütlü ürünler sunan Danone’nin global vizyonu; dünyada mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırmak. 2021yılına kadar yatırımlarını artırarak pazar liderliğini sürdürmeyi hedefleyen marka, çevreye verdiği önemle su sarfiyatını yüzde 25 enerji sarfiyatını da yüzde 40 oranında azaltmış oldu. Perakende sektörünün en önemli tedarikçileri arasında bulunan Danone’nin Sütlü Ürünler Operasyon Direktörü Tolgahan Bakıcı’yla markaya dair birçok konuyu Perakende.org okuyucuları için konuştuk

İyinin peşinde koşan sağlık neferi: Danone!

Röportaj: Onur Kaya

 

Danone’nin Türkiye yolculuğundan ve yapı taşlarından kısaca bahsedebilir misiniz?

Danone olarak, Türkiye’de 1998 yılından bu yana katma değerli sütlü ürünler pazarında öncü konumda bulunuyoruz. Türkiye’de 500'ü aşkın çalışanımız, yaklaşık 9 bin çiftçimiz, bine yakın tedarikçimiz ve 80 bin noktaya hizmet götüren satış ağımızla büyük bir ekosisteme sahibiz. Direkt ya da dolaylı olarak yaklaşık 60 bin aileye ekonomik katkı sağlıyoruz. Tüm ürün gruplarımızın üretildiği Lüleburgaz fabrikamız, Avrupa’nın en etkin fabrikaları arasında gösteriliyor. Türkiye’de 2015 yılında “Sütlü Atıştırmalıklar” adını verdiğimiz pazarı oluşturduk. Atıştırmalık alışkanlığını daha sağlıklı kılmaya odaklanan bu stratejimizin Türkiye’de sağlıklı beslenme alanındaki gelişime de destek olacağına inanıyoruz. 1999 senesinde Danino’yu, 2000 senesinde ilk ambalajlı taze sütlü tatlı markası Danette’yi, 2005 senesinde ilk probiyotik sütlü ürünler markası Activia’yı ülkemize getirdik. Bu sebeple pazarda ilklerin markası olarak da biliniyoruz.

 

Sütlü ürünler kategorisinde büyük bir pazar payına sahipsiniz. Pazarı incelediğinizde geride bıraktığımız 2018 yılında nasıl bir grafik çizildi? Danone için nasıl geçti 2018?

Ülkemizde genel atıştırmalık pazarı ile sütlü ürünler kategorisini karşılaştırdığımızda sütlü atıştırmalıkların ifade ettiği potansiyeli çok net ortaya koymuş oluruz. Son üç yılda sütlü atıştırmalık pazarının üç kat büyüdüğünü görüyoruz. Oysa bu oran bütün atıştırmalık pazarı için çok daha düşük seviyelerde. Hane penetrasyonundaki farklar da göz önüne alındığında, sütlü atıştırmalıklar pazarının çift haneli büyümesini sürdüreceğini öngörüyoruz. Lokomotif ürünlerimiz ve getireceğimiz inovasyonlarla 2021 yılına kadar yatırımlarımızı artırarak pazar liderliğimizi sürdürmeyi hedefliyoruz. Yakalanan bu büyümede, tüketicilerin sağlıklı beslenme talebinin artmasının da payı var. Atıştırmalık ürünleri genel olarak kalorisi yüksek olduğundan sağlıklı beslenme talebi olan tüketiciler bu ürünlerden uzaklaşıyor. Bu noktada, sütlü ürünler tüketici tarafından daha sağlıklı görüldüğü için bu yöne doğru bir yönelme yaşanıyor. Dolayısıyla, pazara ilk çıktığı günden beri çocuk odaklı büyüyen sütlü atıştırmalıklar artık yetişkinler için de bir alternatif oluyor.




Hizmet verdiğiniz alanda özellikle çocuklara hitap ederek sağlıklı ürünler ortaya koyan ve gelişim açısından önemli gıda maddeleri barındıran ürünler tedarik ediyorsunuz. Bu kalite standardını nasıl sağlıyor ve sürdürülebilir hale getiriyorsunuz?

Danone’nin global vizyonu, tüm dünyada mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırmak. Bu bakış açısının içerisinde çocuklar büyük bir yer tutuyor çünkü çocuklarımızın geleceğimizin sigortası olduğuna inanıyoruz. Danone Türkiye olarak 2015 itibariyle rotamızı daha sağlıklı alternatiflere ve sütlü atıştırmalıklara çevirerek odağımıza tamamen bu kategoriyi aldık ve şirketimizde güçlü bir dönüşüm başlattık. Global inovasyon stratejisine sadık kalarak sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olan ara öğünlerde tüketime uygun, sağlıklı ve lezzetli ürün yelpazesini genişletmeye odaklandık. Sadece evlerde değil, okullarda da sütlü atıştırmalık tüketimi son derece önemli. Son dönemde, Türkiye’deki sağlıksız beslenme ve obezite çocuklarda giderek büyüyen bir sorun haline geliyor. Bu soruna karşı Milli Eğitim Bakanlığı da harekete geçti ve geçtiğimiz okul yılı itibari ile okul kantinlerinde yüksek kalorili, şeker ve yağ oranı yüksek atıştırmalıkların satışı yasaklandı. Bizim ürün portföyümüz genelgeye uygun ve kantinlerde satılabiliyor. Diğer yandan ara öğünlerde sağlıklı ve lezzetli bir atıştırmalık tercih eden yetişkinler için de sütlü atıştırmalık pazarında farklı ürünler sunuyoruz.

 

Böylesine büyük bir operasyonu yürütürken tedarikçilerinizde büyük bir öneme sahip oluyor. Tedarikçilerinizle nasıl bir iş süreci yürütüyorsunuz? Tedarikçi yönetimini nasıl sağlıyorsunuz?

Tedarikçilerimiz bizim en önemli iş ortaklarımızın başında geliyor. Bu sebeple tedarik süreci Danone için sadece satın almadan ibaret değil, “Tedarikçi ve Kaynak Geliştirme” olarak tanımladığımız ve sürekli geliştirdiğimiz bir sistem. Malzeme ve ürün kalitesinin paralel olduğu bilinci ile tedarikçilerimizin hem kalite hem de teknoloji açısından gelişimlerine destek oluyoruz. Tedarikçilerimizi düzenli olarak denetliyor ve aksiyon planlarımızı yakından takip ediyoruz. Global tecrübemiz ve networkümüz sayesinde, en yeni teknolojik gelişmeleri tedarikçilerimiz ile birlikte takip ediyor ve bu sayede sektörün de bu yeni teknolojilerden faydalanmasına ön ayak oluyoruz.

 

Özellikle büyük ölçekli fabrikaların sürdürülebilirliği ve çevreci anlayışa sahip olması yaşadığımız dünya için en önemli kriter. Danone’nin sürdürülebilirlik çalışmalarından ve çevreye verdiği önemden bahsedebilir misiniz?

Çevreye olan etkimizi en aza indirecek aksiyonları planlayarak, tüm faaliyetlerimizde hayata geçiriyoruz. Hammadde temininden ürünümüzü son tüketiciye sunana kadar geçen süreçte çevremizi korumaya yönelik sorumluluğumuzu yerine getirmek üzere birçok faaliyette bulunuyoruz. Çevreyi korumak adına yaptığımız tüm faaliyetlerimiz, küresel ısınmaya ve dolayısıyla iklim değişikliğine neden olan karbondioksit salınımını da en aza indirmeyi hedefliyor. Bu amaçla, ürünlerimize ve şirketimize ait çevre etkimizi, karbon ve su ayak izimizi hesaplayarak ölçüyoruz. Çevreye olan etkimizi en aza indirecek aksiyonları planlayarak tüm faaliyetlerimizde hayata geçiriyoruz. Her yıl 275 bin ton suyu arıtarak doğaya geri kazandırıyoruz. Son 7 yılda her birim üretim için su sarfiyatımızı yüzde 25, enerji sarfiyatımızı da yüzde 40 oranında azaltarak, aksiyonlarımızın ilk sonuçlarını almış olduk.

 

Günümüz iş dünyasının en büyük gerçeklerinden olan Ar-Ge ve inovasyon konusunda nasıl çalışmalar yürütüyorsunuz?

Şirketimizde Ar-Ge’nin en önemli hedeflerinin başında bireylerin sağlığına ömür boyu katkıda bulunmak geliyor ve ülkemizde yerleşik bir Ar-Ge ekibimiz bulunuyor. Türkiye’de faaliyet gösterdiğimiz pazarı yeni tüketim alışkanlıkları inşa ederek geliştirmek amacıyla, çalışmalarımızı hem ürün hem de ambalajda inovasyon üzerine yoğunlaştırmış durumdayız. 2015 yılından bu yana birçoğunu yenilediğimiz paketleme ve yeni üretim proseslerimizle 5 farklı markamızla, pazara 60’ın üzerinde yeni ürün sunduk. Yeni ürünlerimiz arasında; inovasyonda öncülük ettiğimiz çocuklar için milkshake ve yoğurtlu içecekler, probiyotik Activia markamız altında farklı ara öğün alternatifleri, yeni nesil tatlı sloganıyla pazara sunduğumuz Danissimo ve tüketicilerimize bambaşka bir deneyim sunduğumuz Danette Selection ürünlerimizi sayabiliriz.




Geleceğin perakendesi gelişen teknolojiyle birlikte bambaşka noktalara eviriliyor. Danone’nin gelecekteki öngörüsü ve tüketici kimliğine yüklediği misyonu öğrenebilir miyiz?

“Mümkün olan en fazla sayıda insana gıda yoluyla sağlık ulaştırma” misyonumuz ile daha sağlıklı bir dünyaya katkıda bulunmak için çalışıyoruz. Bu misyonu gerçekleştirmek için tüm iş birimlerimizdeki sağlık odaklı ürün portföyümüz ile gıda devrimini sahipleniyoruz. Bu anlayışımız doğrultusunda bireylerin yaptıkları gıda ve içecek seçimleriyle aslında nasıl bir dünyada yaşamak istedikleri ile ilgili oy verdiklerine inanıyoruz. Danone olarak dünyayı yiyecekler ve içecekler yoluyla değiştirme hareketinin bir parçası olan bu gıda devrimini, tüm dünyada gerçeğe dönüştürmek istiyoruz. Sorumluluklarımızın yalnızca fabrika kapılarıyla sınırlı olmadığını biliyor; ürünümüzle, insanımızla, doğamızla iyinin peşinde koşuyoruz.