Didem Moralıoğlu

Didem Moralıoğlu

Marka Strateji Danışmanı ve Yazar
2010 yılından itibaren ulusal ve uluslararası birçok firmaya marka konsepti ve pazarlama konularında danışman olarak hizmet veren Didem Moralığlu, marka ve pazarlama üzerine yazdığı kitabı “Ben Marka Olsam” 2014 yılında Epsilon yayınevi etiketiyle basıldı

İnovasyonun pusulası

29 Mart 2018 Perşembe

Günbegün daha da küreselleşen dünya üzerinde bugün; ürünler, bilgi ve hizmetler, artan yayılım hızlarına paralel olarak gitgide daha çok birbirine benzer hale geliyor. Bu durum ise kurumlar için mevcut rekabet ortamını iyice sertleştiren bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Bununla beraber tüketici ihtiyaçları da farklılaşma eğilimi gösteriyor. Neticede ise marka ve kurumlar var olabilmek için yenilik ve değişime ihtiyaç duyuyorlar. İşte inovasyon tam olarak bu noktada kendini ve önemini belli ediyor.

Gün geçtikçe daha çok birbirine benzeyen ürün ve hizmetlerin tüketicinin algı ve ilgisini çekebilmesi için üretim, pazarlama, müşteri ilişkileri gibi pek çok alanda yeni ve fark yaratacak stratejilerin ortaya konması gerekiyor. İnovasyon merkezli yaklaşımları sürekli ve canlı tutan üreticiler, bu farklılığı yakalamayı başararak rakiplerinin bir adım önüne geçiyor. En iyi ve en uygun ürün, hızlı ve sorunsuz teslim ile kaliteli hizmet gibi kriterler bu aşamada devreye giriyor. Sonuçta değişimin, hayatın her alanına sirayet ettiği bir ortamda yüzlerce benzerinizden sizi ayırt edecek niteliklere sahip olmak, bu nitelikleri öne çıkarabilmek ve tüketici tarafından seçilen olmak için inovasyonu, üretim ve yönetim anlayışınızın merkezine oturtmanız gerekiyor.

 

Marka - İnovasyon iş birliği

Bir kere bunu yapmayı başaran kurumların, markalaşma sürecini de aynı doğrultuda ve çok daha kolay bir biçimde tamamlaması mümkün hale geliyor. Piyasaya sunulan ürün veya hizmetin değerini artırmak ve onu, benzerlerinden ayrıştırmak gibi hedefleri olan markalaşmanın, kuruma rekabet gücü kazandırma işlevi de net bir biçimde ortaya çıkıyor. Marka olmak, tüketici algısını, pazarlanan ürün lehine değiştirebilmek noktasında hayata geçiyor. İnovasyondan destek alan bir markalaşma sürecinden bu anlamda çok daha başarılı ve kalıcı neticelerle çıkmak mümkün.

 

İnovasyon, küresel dünyada faaliyet gösteren her türlü kurum ve kuruluşun, benimsemesi gereken bir kavram olmasına ve hayata geçirmesi gereken uygulamaları içermesine karşın bazı üretici ve liderler tarafından ısrarla reddedilebiliyor. Nispeten muhafazakar yapıya sahip olan, var olan üretim ve yönetim anlayışını koruma içgüdüsüyle hareket eden bu kurumların başarıda sürekliliği yakalaması ne yazık ki mümkün olamıyor. Uzun vadede tüketici ve kurum içi çalışan ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelirken kurumsal kültür oluşturma çabaları da sonuçsuz kalıyor. Tüm bunlar ise markanın varlığını doğrudan tehlike altına sokuyor.

 

Rotanızı iletişim ve liderlikten yana çevirin

İnovasyon karşıtlığını bertaraf etmenin yolu temel olarak iki araç üzerinden gelişiyor: Güçlü iletişim ve etkili liderlik anlayışı. Bu iki kavram tam manasıyla hayata geçirildiğinde inovasyonun önündeki bariyerler büyük oranda ortadan kaldırılabilir. Farklı işlevlere sahip kurumsal birimler, uygun ve etkin bir kurumsal iletişim kültürü sayesinde ortak ve yeniliğe açık bir anlayışla aksiyon alabilir, kendi işleyiş sistemlerine ve üretim biçimlerine inovasyonu dahil edebilirler. Yeni ürün veya hizmet keşfi, mevcut ürün ve hizmeti geliştirme, pazarlama aşamaları, müşteri ilişkileri gibi alanlarda inovatif yaklaşımların esas alınması, temiz ve net bir iletişim ile mümkün. Bu noktada kurumsal iletişim kanallarının sürekli manada açık kalmasının önemi hayli büyük.

 

Liderlik de tüm bu süreçlerin başlatılması, işletilmesi ve başarılı bir şekilde sonuçlandırılması için etkili olarak hayata geçirilmesi gereken hususlar arasındaki yerini alıyor. Liderler, yönlendirici, rehberlik edici rollerini, geniş bir kurumsal vizyon eşliğinde, iyi ve doğru olandan yana kullanmayı başardığında, inovasyon anlayışının kurumsal kimliğe entegre olmaması mevzu bahis olmaktan çıkıyor.

 

Değişime ayak uydurmayı bilen, yeniliğe, yenilenmeye açık kurumlar, kısa süre içinde markalaşmayı başararak, sektörlerinde kalıcı ve etkileyici bir pozisyona sahip olabilir. Ancak yenliğe karşı direnç gösteren kurumların hayati tehlikesi hiçbir zaman ortadan kalkmıyor.

 

Doğru hamleleri yapmak ve oyunun kazananı olmak için inovasyondan şaşmamalı, bunun için de iletişim, liderlik ve markalaşma kavramlarını kendinize araç kılmalısınız.



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri