Elalem ne der?

08 Ekim 2018 Pazartesi

“Yabancı yatırımcı hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, demokratik yönetim gibi temel ilkelerin varlığını şart koşar.”

Sevsinler bu yüce ruhlu yabancı yatırımcıyı. Güldürmeyin beni. Birisi de bana dünyanın en değerli şirketlerinin, en rezil, en acımasız, en vahşi yöntemlerle yeraltı zenginlikleri sömürülen ülkelerden elde edilen koltan gibi madenler sayesinde kurdukları imparatorlukları izah etsin.

 

Çıkıp koca koca üniversitelerde bir de “başarı hikâyelerini” anlatmıyorlar mı? Hayallerinizin peşinden gidin, babamın garajında başladım... Bu pek güzel pek amatör pek cesur girişimci hikâyelerinin heyecan veren ilk cümlelerine saygım sonsuz ama lütfen kimse emeğin ve alın terinin sömürülmediği, milyonlarca insanın fakirliği, ezilmesi ve hatta katli üzerine kurulmuş en değerli şirket hikâyelerini allayıp pullayıp da anlatmasın.

 

Dünyanın yeraltı cevherleri ve yerüstü verimlilikleriyle en zengin ülkeleri olması gereken pek çok Güney Afrika, Güney Amerika, Asya ülkesinin neden açlıkla boğuşmak zorunda olduğunu da izah etsin arada.

 

İzninizle açılış cümlemi şu şekilde tashih etmek isterim; Yabancı yatırımcı yatırım yaptığı ülkeyi kontrol edebilmeyi şart koşar. Kendi ali menfaatlerinin ne kadar süreyle garanti altında olduğuyla ilgilenir. Söz konusu yatırımın, maksimum karlılığının şartlarıyla ilgilenir. Ve yatırımdan çıkacağı andan sonrası da umurunda olmaz. Geriye kalan, yoksulluk, açlık, adaletsizlik, yok kuvvetler ayrılığı, yok demokrasi, yok yönetim biçimi onu ırgalamaz ki zaten geriye kalan da genellikle açlık ve savaştır.

 

On binlerce çocuk askerin elinde en teknolojik silahlarla birbirini vurmasını, kadın, adam ve çocukların tecavüze uğramasını, çalışkanlığını sürdürmesine anca yetecek bir gıda ile yaşatılan insanlar olmasını, emeğin sömürülmesini sorgulamayan ‘yabancı yatırımcı’ dan böyle yüce beklentiler içinde olmayın.

 

Ülkede tek adam rejimi varmış, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı yokmuş da o yüzden yabancı yatırımcı kaçıyormuş. Hay Allah ya, şu yabancı yatırımcı ne imiş birader. Hani şu her şeye burun kıvıran kim olduğu bir türlü tam tespit edilemeyen “elalem ne der?” cümlesinde parıldayan, elalem gibi bir şey her halde.

 

Bir de hani kendimizi şu elaleme beğendirmek üzerine kuruyoruz ya bu olmayan şeyleri bina etme talebimizi. Yabancılar bizi beğenmiyor. Ama yabancılar, ülkeye girdikleri anda pasaportlarına el konup, 50 derece sıcakta günde 14 saat çalışmaya zorlanan göçmenlerin olduğu, ev işlerinde sömürüye ve istismara uğrayan kadınların konuşmaya bile korktuğu falanca ülkeyi pek bi beğeniyor. Bir bakıyorsunuz körfeze dikiyor gözünü.

 

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü’nün 2016 dünya yatırım raporuna göre, uluslararası doğrudan yatırımı çeken ilk 20 ülke arasına, Türkiye 17 milyar dolar ile giriyordu. Singapur 65 ve Meksika 30 milyar dolar ile yer alıyordu bu listede. Şu elalem neyin peşinde acaba da ülke şu anda yatırım yapılamaz hale geldi?

 

Bu vahşi kapitalizmin bir oyunu olmasın?

Biz de bir âlemiz yahu, hem tanımı vahşi kapitalizm üzerinden yapıyoruz ve hem de bu vahşilerin, hak, hukuk, adalet, özgürlük, eşitlik, demokrasi, kuvvetler ayrılığı peşinde olduğuna inanıyoruz. Bu elalem biraz vahşi.

 

*Meraklısı için ek bilgi, Kongolu Aktivist Bandi Mbubi, İranlı fotoğrafçı Farhad Berahman, UNCTAD 2016 Dünya yatırım raporu

 



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri