Fatih Kuran

Fatih Kuran

Finans Danışmanı
Kamu Özel Ortaklığı (PPP) ve Proje Finansmanı Uzmanı Fatih Kuran, eğitim ve danışmanlık şirketi olan Dinamo’nun da kurucu ortağıdır

Doğru finansal danışman nasıl seçilir?

07 Ağustos 2018 Salı

Çoğu şirket, işler kötü gitmeye başladığı zaman daha da kötüsü yumurta kapıya dayandığı zaman danışmanlık almalıyım diye düşünmeye başlıyor. Bu da finansal danışmanın yapabilirliklerini çok sınırlayan bir ortamda fark yaratmasını gerektirmesi bakımından zorlayıcı bir durum oluyor. Oysaki işler iyi giderken orta ve uzun vadeli planlar yapmak sureti ile şirketin önünü açmak ve kriz ortamlarından en az etkilenmesini sağlayacak formüller üretmek çok daha kolay. Aslında bir şirket için danışmanlık almak için en doğru zaman en ihtiyacı olmadığını düşündüğü dönemdir.

Türkiye’de büyük ölçekli şirketler uzmanlığın değerini daha iyi kavrıyor ve işini daha iyi yapabilmek için konusunda uzman danışmanlar ile çalışmayı tercih ediyor. Küçük ölçekli şirketler ise genelde zora düştükleri zaman danışmanla çalışmayı akıl etmeye başlıyorlar. Oysa küçük ve orta düzeydeki şirketlerin nitelikli eleman istihdamları daha kısıtlı olduğu için danışman ile çalışmaya daha fazla ihtiyacı var.


Bünyelerinde finans konusunda uzmanlaşmış onlarca yetkin personel çalıştıran büyük holdingler bile yeni bir alana girmeyi düşündüklerinde ilgili konudaki uzmanlarla çalışıp perspektif kazanmaya çalışıyorlar. KOBİ düzeyindeki şirketler de ise danışmanla çalışıldığı zamanki gelişim alanı çok daha fazla. Finansın sadece bankacılık operasyonları ile sınırlı olmadığı nakit akış yönetimi, risk yönetimi ve ileriye yönelik projeksiyon yapılmasının ne kadar önemli olduğu maalesef pek çok şirket tarafından iş işten geçene kadar yeterince anlaşılmıyor.

 

Peki, doğru danışmanı nasıl seçeceğiz? Öncelikle ihtiyacın ne olduğundan yola çıkmak ve bu ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte uzmanlığa sahip olan danışman tercihi yapmak gerekiyor. Finans bünyesinde birbirinden çok farklı uzmanlıkları barındıran bir çalışma alanı olduğu için tüm alanlarda uzmanlık ve tecrübeye sahip bir danışman bulmak mümkün değil. Bir örnekle açıklamak gerekir ise nasıl bir göz doktoru beyin ameliyatına giremez ise finans alanında ihtiyacınız olan alanda teori ve pratiği harmanlamış danışmanlar ile çalışmak gerekiyor.

 

Bir finansal danışmanın görevi şirketin işleyişine hâkim olduktan sonra şirket karlılığını arttırmak ve nakit akışını en doğru şekilde yönetmeye yönelik tedbirlerin alınmasını sağlayacak öneriler getirmektir. Çoğu şirket mali tablo denince bilanço ve gelir tablosu ile sınırlı bir finansal raporlama çalışması yapmaktadır. Bilanço şirketin varlıklarının ve borçlarının fotoğrafını çeker. Gelir tablosu da ilgili dönemdeki kar veya zararı gösterir. Oysaki şirketlerin geleceğini görme ihtiyacı da vardır ki bu da nakit akış çalışması ile mümkündür. Türkiye’de iş yapan şirketlerin yüzde 90’ından daha fazlasında nakit akış tablosu ve projeksiyonu yoktur. İleride nakit fazlası mı vereceklerini yoksa ihtiyaç mı söz konusu olacağını net bir şekilde hesaplama kabiliyetleri de doğal olarak bulunmamaktadır. Dolayısı ile özellikle ihtiyaç söz konusu ise önceden tedbir alma imkânları da sınırlıdır.

 

Danışman öncelikle şirketin mevcut durumunu net bir şekilde ortaya koyup ileriye yönelik projeksiyonlar yapmak sureti ile şirketin önünü görmesine imkân sağlamalıdır. Projeksiyonları yaparken de farklı senaryolar üretmek sureti ile en kötü koşullarda bile gerektli tedbirlerin ve hazırlıkların yapılması için çözümler üretip öneriler getirmelidir.  



Güvenilir Online Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri