Çin seyahatim ve gözlemlerim

11 Aralık 2018 Salı

Kısa bir süre önce Çin’in en büyük teknoloji devlerinden Huawei’nin davetlisi olarak Hong Kong üzerinden Çin’in Silikon Vadisi olarak da bilinen Shenzhen’e, Huawei Üniversitesi’ne gittim. Kıdemli Ülke Eğitim Müdürü olarak Türkiye’yi temsilen çok keyifli bir eğitim programına katıldım ve katılımcılara bir seminer verdim. Bunun yanı sıra Opening Doors To Success (Başarıya Açılan Kapılar) isimli İngilizce kitabımı imzalayıp Çin’den de bir başarı belgesi alarak Türkiye’ye geri döndüm.

 

 

Değerli okurlarım, Dubai, Katar, Mısır, İspanya, İtalya, Danimarka, Almanya, Avusturya, Bosna-Hersek, Sırbistan, İran, Nijer, Polonya ve Amerika seyahatlerimden sonra bambaşka bir coğrafyaya ve kültüre daha seyahatim oldu ve Hong Kong’a uçarak ardından Çin’e yol aldım. Bu seyahat adeta başka bir ülkeye değil, başka bir gezegene gidiyormuşçasına heyecanlandırdı beni.

 

THY ile Hong Kong’a seyahat etmek oldukça keyifliydi. (Hong Kong gözlemlerimi başka bir yazımda paylaşmayı düşünüyorum, şimdilik sizi bu kısa yazımla doğrudan Çin’e götüreceğim.) Ardından Çin ve Hong Kong arasındaki muhteşem köprüyü geçtikten sonra Çin’in teknoloji şehri Shenzen’e vardım.

 

Shenzhen, doğrudan Hong Kong’a sınırı olan Çin’in güneyinde Guangdong Bölgesin'de bir şehir. Yaklaşık 30 yıl önce Çin’in dünyaya açılmasıyla beraber önemli bir ekonomi ve teknoloji merkezi olarak planlanan bu ilginç şehir, Çin’in başlıca finans ve liman merkezi olarak büyümeye devam ediyor. Shenzhene ulaşımı sağlayan en uygun havaalanı SZX (Shenzhen Havaalanı) Para birimi ise Yuan Renminbi.

 

Hong Kong’a vizesiz girmek mümkün olsa da Hong Kong’dan Çin’e girişte Türkiye’de aldığınız vizenizi beyan etmeniz gerekiyor. Hava oldukça nemli Shenzen’de, her yer yemyeşil ve çevre oldukça temiz. Ancak nem seviyesindeki yükseklik alışkın olduğumuz bir durum değil. Çin'e girdiğiniz an İngilizce kullanan insan sayısı azalıyor ve her yerde Çince alfabe kullanılıyor. İnsanlar biraz çekingen dursalar da yardımseverler, Y kuşağı teknoloji meraklısı birkaç genç görürseniz İngilizce olarak da iletişim kurmanız ve bir şehir haritası ile kendilerinden en kolay yolları öğrenmeniz mümkün. Çin’de trafiğin yönü de Hong Kong’dan farklı olarak değişiyor, tıpkı Türkiye'deki gibi sağdan akıyor. Yollar geniş ve düzgün, araçlar temiz. Raylı ulaşım oldukça gelişmiş. Çin’deki refah seviyesinin ilk işaretlerini görmek zor olmuyor. Ancak dil bariyerini avantaja çevirmeyi çok iyi bilen taksicilere dikkat edin ve telefonunuzda translater varsa işiniz kolay, pazarlık etmenin bir yolunu mutlaka bulun. Taksi kuyrukları uzun olsa da duraktan taksiye binin.

 

Özellikle Çin’deki AVM’lerin yüksek standardı dikkatimi çekti diyebilirim. Sadece içerisi değil, AVM’lerin dış düzenlemesi ve peyzajı da doğa ile ve Çin kültürü ile uyumlu; ağaçlara, çiçeklere ve akan sulara yer verilmesi çok hoş. Gökdelenlerin sayısının oldukça fazla olduğu Schenzen’de bu yeşil yaşam alanları sayesinde kendinizi şehrin büyüklüğüne kaptırmayabiliyorsunuz.

 

Türkiye’de büyük beğeni toplayan Satış Psikolojisi isimli kitabımın projeksiyonu ile Çin mağazalarını tetkik ettim. AVM’lerdeki yerel markaların inovatif uygulamaları, harikulade vitrin ve teşhir çalışmaları, perakende alanında çalışan yöneticiler ve danışmanlar için ilham verici nitelikte. Ancak çoğu mağazada, markette ve restoranda salt Çince kullanımı beni düşündürdü diyebilirim, dünyaya sadece üretilen mal değil, kültür de ihraç etmek gerekiyorsa diğer kültürlerden gelen insanların anlayabileceği dillerden de konuşmak lazım gibi… Ayrıca Çin şu anda dünyanın en çok turist çeken ilk beş ülkesinden biri.

 

Yemek kültüründen bu yazımda çok fazla bahsetmeyeceğim lakin biz Türkler için çok da fazla sayıda uygun yemek yok gibi… Balıklı burger, Çin’de kurtarıcı oldu. Yemek işi biraz sıkıntılı.

 

Çin halen konservatif bir ülke ve yavaş yavaş dışa açılmaya devam ediyor. Hong Kong'ta Google, Facebook, Instagram ve Twitter'a kolaylıkla kullanabilseniz de, Çin’de Whatsapp’da dahil olmak üzere çoğu sosyal medya ve iletişim imkanı devre dışı kalıyor. WeChat ile iletişim kurmak ise kolaylıkla mümkün. Çin global sosyal medya kullanımı konusunda bir parça kapalı görünüyor. Ancak kendi alternatiflerini üreterek dünyaya yayma konusunda da boş durmuyor.

 

Evet, çok eski ve kadim bir ülke olan Çin, teknolojik sahalar başta olmak üzere her alanda büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Şirket eksenli yatırımlarla ivme kazanan ekonomik büyüme yanı sıra özellikle teknoloji sahasındaki eğitim faaliyetleri Çin’in en önemli dinamolarından biri. Çin, onlarca milyar dolar kaynağını eğitim alanında kullanılıyor. Kısacası dünyada en yüksek seviyedeki eğitim yatırımını Çinliler yapıyor.

 

Tükettiğinden fazlasını üretebilen ve teknoloji eksenli projeleri ile Dünya ekonomisine yön veren bu ülke, iyi bir şekilde dengelenmiş arz ve talep ile kendi lehine ciddi bir kar marjının gerçekleşmesini sağlayabiliyor ve dışa bağımlılığını en düşük seviyede tutabiliyor.

 

ABD ekonomisinin sistemine ciddi bir rekabet ve mukavemet sağlayan Çin, insan kaynaklarındaki zenginliğini ve istihdam sahalarının genişliği ile büyümeye devam ediyor. Dünya ürettiğinden fazla tüketirken, Çin tükettiğinden fazla üreterek başarıya koşuyor. Geleceğin en büyük süper gücünün Çin olacağını düşünen çok sayıda akademisyen, iş adamı ve de uzman var.

 

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD ile ciddi bir rekabet halinde olan Çin, büyük bir ivmeyle büyümeye devam ediyor. Bu ülke ile ticareti, kültürel ve ekonomik iş birliklerini arttırmak Türkiye’nin de yararına olacaktır. Uluslararası bir eğitmen olarak, ülkemizin Çin ile eğitim konularında da birçok iş birliği fırsatı bulabileceğine de inanıyorum.

 

 

 

 



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri