Ramazan Başan

Ramazan Başan

Yazar - Danışman
Ramazan Başan, 1970 Bursa doğumlu, Uludağ Üniversitesi İşletme lisans mezunu. 25 yıldan bu yana perakende, gıda ve gastronomi alanında çalışmıştır. Gastronomi Turizmi Derneği Yönetim Kurulu üyesi. Sektördeki birçok işletmeye danışmanlık vermektedir.

Biz hiçbir şeyi yanlış yapmadık

05 Kasım 2018 Pazartesi

Perakende sektörünün önde gelen üyeleriyle bir araya gelen, 150 milyar TL ciro ve sağladığı 400 binin üzerinde istihdam ile ekonomiye büyük bir katma değer sağlayan Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), “GPD – Ortak Gelişim Kongresi” ile 5’inci kez sektörün sorunlarını ve çözüm önerilerini geçtiğimiz günlerde masaya yatırdı.

3 yeni, 3 değişim

Benim de katıldığım bu güzel organizasyonda Nielsen Türkiye Araştırma Şirketi, perakende sektörüne ışık tutacak, yatırımlarına yön verecek, büyük bir dikkat ve titizlikle hazırlanmış raporlarını sundular. Nielsen Türkiye, Dünyayı ve Perakende’yi “Yeniden” anlayabilmek için perakendenin üçlü saç ayağı dediğimiz; ürünleri tüketicilere ulaştırılmasında en önemli görevi yerine getiren perakendecilerin, bunları üreten perakende üreticisinin ve tüm bunların nihai sonucunu ve temel amacını üstlenen perakende tüketicisinin nasıl evrimleştiğini ve değiştiğini araştırma sonuçları ile bizlere aktardı. Buna göre modern kanal diye tabir ettiğimiz pazarın, Türkiye’de hızla büyüdüğünü, son 10 yılda 3 kat arttığını görüyoruz. Elbette daha henüz bir İtalya, bir Yunanistan kadar değiliz. Biliniz ki, yüzde 41’e ulaşan modern kanal ağırlığımızın yüzde 70-80’lere ulaştığı günler çok uzak değil. Teknoloji ve yeni neslin tüketim alışkanlıkları bunu tahminlerin ötesinde hızlandıracaktır.

 

Ulusal ve yerel zincirlerin gelişimleri yerinde sayar iken, indirim marketlerinin ülkemizdeki gelişimi yüzde 34 seviyesine çıktığını gördüğümde, Nokia CEO’sunun ağlayarak tamamladığı basın toplantısı aklıma geldi. CEO Rajeev Suri: “Biz hiçbir şeyi yanlış yapmadık.” diyerek aslında rakiplerini izlemediğini, gelişen perakende alışkanlıklarını görmediğini de itiraf ediyordu.

 

Ulusal ve uluslararası zincirler bir gün bir fona, diğer gün başka fona satılır, burada olmadı gelişmekte olan başka ülkelere dükkânı taşır da “Yerel Zincirler” kafasını kumdan çıkardığında değişen dünyayı gördüğünde iş işten geçmiş, atı alan Üsküdar bir yana Mars’a ulaşmış olur.

 

Nielsen verilerine göre, yeni perakende oyuncularının en önemli değişimini “küçülmesi” ve “alışverişi online pazar”dan yapmaya başlaması olarak görebiliyoruz. Küçülen metrekarelerde maliyetler azalıyor, küçük format marketçiliği ile mağaza sayısı artarken, müşteriye yakınlık da artıyor.

 

Online pazar büyüyecek

Online Pazarında Türkiye olarak yüzde 4.1 pay aldığımızı (Çin’de yüzde17, ABD’de yüzde 12) online alışveriş penetrasyonumuzun da yüzde 43’e ulaştığını (ABD’de yüzde 70, Polonya yüzde 55) görüyoruz.

 

Yeni Perakende Üreticilerin ise sürekli “değişim” yönünde olduğunu, ürünlerin pazarlama önceliğinde artık “sağlıklı” vurgusunun öne çıktığını görüyoruz. Kısa bir Google Trends araştırmasını siz de yaparsanız bunu görebilirsiniz. Müşterinin önceliği artık soğuk sıkım zeytinyağında, çiğ bademde, kefirde, sağlıklı atıştırmalıkta ve organik ürünlerde.

 

Perakendecilerin öncelikle işlerini yönetmede değişimi başlatmalarını öneriyorum. Kuru gıda, içecek, deterjan ile başlayan kategori yönetimlerine “organik gıda ve atıştırmalık kategorisi”ni acilen eklemeliler. Kriz ortamında belki bugünün konusu değildir bu konu ama krizler sizlerin uzun vadeli planlarınızı ertelememelidir. Türk insanının gündemimde kriz üç gündür, üç beş aydır, krizle yaşar sürekli.

 

 Yeni pazar: Atıştırmalık pazar 

Atıştırmalık pazar Türkiye’de olduğu kadar dünyada da artıyor. Karlılık ve müşteri sadakatinin yüksek olduğu bu pazara “Anadolu Gastronomisinin küçük dokunuşlarını”da eklerseniz müşterilerinize ve markanıza çok önemli faydalar yaratırsınız.

 

Türkiye nüfusunun yüzde 58’ni oluşturan Z Kuşağı (23 yaş ve altı/ 29,4 milyon ) ve Y kuşağı (24-36 yaş aralığı/17,1 milyon ) tercihlerini, alışkanlıklarını görmezden gelmemelisiniz. Bu iki yaş aralığının internette geçirdiği sürenin günde ortalama 6 saat olduğunu, Türkiye’de akıllı telefon sahiplik oranının %98 olduğu bir ortamda alışverişlerinizi telefona taşımamak, internette henüz yokuz demek trenin önünüzden yavaş yavaş geçtiğinin resmidir aslında.

 

Olmakla olmamak arasındaki kararınızı verecek en önemli süreç “teknolojinin baş döndürücü hızı” ve “değişimi anlama ve uygulama hızınızdır.”  Bunu sizlerin kulağınıza fısıldayanları iş işten geçmeden dinlemenizi öneririm.

        



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri