Fatih Kuran

Fatih Kuran

Finans Danışmanı
Kamu Özel Ortaklığı (PPP) ve Proje Finansmanı Uzmanı Fatih Kuran, eğitim ve danışmanlık şirketi olan Dinamo’nun da kurucu ortağıdır

3’üncü havalimanı ve ekonomisi

24 Eylül 2018 Pazartesi

29 Ekim gününde açılması planlanan 3’üncü havalimanın devreye girmesi ile birlikte dünyanın en modern ve işlek havalimanlarından biri olan Atatürk Havalimanı’nın kapatılacak olması milli varlıkların israfı olarak görülerek bazı eleştirilere maruz kalmakta. Oysaki halen yapım halinde olan dünyanın en pahalı ve en yüksek kapasiteli havalimanlarından biri olacak 3’üncğ havalimanının beklenen yolcu adedi performansını sağlaması Atatürk Havalimanı’nın kapanmasına bağlı. İstanbul Avrupa Yakası’nda tek havalimanı olarak kalacak olması dolayısı ile beklenen yolcu hedeflerinin gerçekleşme olasılığı arttırılmış olacak. 2013 yılında ihaleye çıkan 3’üncü havalimanı ihalesinde işletmeciye verilen 12 yıl süre içinde toplam 6.3 milyar avro yolcu gelir garantisi bulunmakta. Şartnameye göre yıllık gelirlerin garanti edilen tutarların altında kalması durumunda aradaki gelir farkı işletmeciye ödenmek mecburiyetinde. Gelirlerin beklenen düzeyde olması da direkt yolcu sayılarına bağlı. Yolcu başına dış hat giden yolcu için 20 avro, dış hattan gelip dış hata giden transit yolcu için 5 avro ve iç hattan gelip dış hata giden transit yolcu için 3 avro servis ücreti üzerinden hesaplama yapılmış durumda. Bu nedenle 3’üncü havalimanı projesinin başarılı olabilmesi için Atatürk Havalimanı’nın kapanmasından başka çare yok.

3’üncü havalimanı, “Yap İşlet Devret” modeli (YİD) ile gerçekleştirilen bir mega proje olma özelliği taşıyor. Bu tip projelerin finansal olarak başarılı olabilmesi için beklenen yolcu potansiyeline ulaşması zaruri. Aksi takdirde beklenen ile gerçekleşen arasındaki gelir farkı devlet bütçesine ekstra bir yük olarak yansıyacaktır. Olası bir kötü senaryoda ilgili bedel Türkiye’de vergi mükellefi olarak hepimizin cebinden çıkacaktır. Bu tip mega projelerdeki en önemli risklerden biri hemen her zaman yapılan gelir projeksiyonları ile reailitenin uyuşmamasıdır. 3. Havalimanı projesinin önemli avantajlarından biri halihazırda dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan Atatürk havalimanının kapanarak Avrupa yakasındaki uçak seferlerinin tamamının bu yeni havalimanına kaydırılacak olmasıdır. İhalede verilen gelir garantisi rakamlarına bakıldığında kademeli bir artış olduğu ve özellikle de 5. yıldan sonra verilen garanti tutarlarının büyük ölçüde arttığını gözlemliyoruz ki bu durumun nedeni de ilgili yıl itibari ile havalimanının yolcu kapasitesinde ve yolcu adetlerinde beklenen artıştır. Dolayısı ile gelir projeksiyonları itibari ile en riskli dönemin bu dönem olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

1.  Yıl  316.351.370 € (avro)      

2.  Yıl  333.847.140 € (avro)    

3.  Yıl  350.793.880 € (avro)     

4.  Yıl  367.279.855 € (avro)     

5.  Yıl  540.582.936 € (avro)     

6.  Yıl  563.060.583 € (avro)     

7.  Yıl  585.105.273 € (avro)

8.  Yıl  606.750.008 € (avro)

9.  Yıl  628.020.180 € (avro)

10.Yıl  648.935.580 € (avro)

11.Yıl  669.511.824 € (avro)

12.Yıl  689.761.373 € (avro)

 

3’üncü havalimanı projesi İstanbul’un coğrafi avantajlarından faydalanmak sureti ile dünyanın en büyük havalimanlarından birini Avrupa Yakası’na konumlandırmayı hedeflemiştir. Projenin başarıya ulaşması doğrudan hedeflenen yolcu sayısına ulaşılmasına bağlıdır. Yolcu sayısı denince Türkiye’ye gelen veya Türkiye’den yurt dışına çıkacak olan yolcular kadar İstanbul üzerinden bağlantılı sefer yapacak yolcuları da dikkate almak gerekir. Bu da yolcuların seçimleri kadar havayollarının da seferlerini yeni havalimanına kaydırıp kaydırmayacağına da çok bağlı olacaktır. Bu bağlamda bulunduğumuz coğrafyada en büyük rakiplerimizden biri de Dubai’dir. Son yıllarda Air France, Iberia, Swiss, Alitalia, Delta ve Air Canada gibi bazı önemli uluslararası havayolu şirketlerinin Türkiye’ye direkt uçuşlarını durdurmuş olması bağlantılı sefer yapmak isteyecek yolcu kapasitesi açısından olumsuz bir durum teşkil etmiştir. Yeni havalimanının açılması ile birlikte, özellikle 5’inci yıldan sonraki yolcu sayısı hedeflerin tutturulabilmesi için İstanbul’un havayolları için tekrar bir cazibe merkezi olmasını sağlayacak tedbirlerin alınması yerinde olacaktır. Aksi takdirde beklenen yolcu sayılarına ulaşılamaması durumunda beklenen gelirler gerçekleşmeyecek ve aradaki farklar devlet bütçesinden karşılanmak durumunda kalacaktır. Bu önemli projenin Türkiye’ye hayırlı uğurlu olmasını devlet bütçesine de yük olmak yerine ek kaynak yaratmasını diliyorum.



Online Güvenilir Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri