"2020 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre e-ticarette %400’lük büyüme"

PepsiCo Türkiye Yiyecek Kategorisi Pazarlama Direktörü Osman Dilber merak edilen soruları cevapladı.

"2020 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre e-ticarette %400’lük büyüme"
  1. Bize kısaca PepsiCo’dan bahseder misiniz?

PepsiCo, 200'den fazla ülke ve bölgede satılan ürünleri ve her biri yıllık 1 milyar doları aşan perakende satışına sahip 23 ayrı markasıyla dünyanın önde gelen şirketlerinden biri. PepsiCo aynı zamanda dünyanın en büyük tarım işletmeleri arasında yer alıyor. Türkiye’de yiyecek ve içecek sektöründe faaliyet göstermekteyiz. Yiyecek kategorisinde Lays, Ruffles, Doritos, Cheetos, Çerezza ve Rocco markalarımızla, içecek kategorisinde ise Pepsi, Yedigün, Fruko, 7UP, Lipton Ice Tea, Tropicana markalarımızla sektörünün perakende ticarette büyümesine en fazla katkı veren lider firmalardan biriyiz. PepsiCo Türkiye olarak içecek alanında İzmir, Çorlu ve Adana’da, yiyecek alanında ise İzmit, Mersin ve Manisa’da yer alan toplam 6 fabrikamızla 3 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyoruz.

Türkiye’deki cipslik patates üretiminin yüzde 60’ını gerçekleştiriyoruz. Bu alandaki faaliyetlerimizi tarımsal ve çevresel sürdürülebilirlik vizyonuyla devam ettiriyoruz. Bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmalarımız sayesinde Türkiye’nin en büyük sanayi cipslik patates üreticisi konumundayız. Hayata geçirdiğimiz tarım uygulamaları ile çiftçilere birçok alanda verimlilik artışı sağlıyor, yürüttüğümüz tarım faaliyetlerinin de katkısıyla Türkiye’de doğrudan ve dolaylı olarak 40 binden fazla kişiye istihdam imkânı sunuyoruz. Ortaya koyduğumuz tüm bu çalışmalarla PepsiCo olarak küresel ölçeğimizi iyilik ve fayda sağlamak adına kullanmaya çalışıyoruz.

  1. Türkiye’de PepsiCo sadece bir içecek markası değil aynı zamanda bir yiyecek markası da… Yiyecek kategorisindeki ürün ve hizmetleriniz, yatırımlarınız nelerdir?

PepsiCo'da amacımız, müşterilere farklı alternatifler sunmak. Yiyecek ve içeceklerden oluşan ürünlerimizle dünyanın herhangi bir yerinde, ne zaman olursa olsun bir gülümseme yaratmak için tasarlanmıştır. 200'den fazla ülke ve bölgede yerel müşterilerimizin damak zevklerine uygun olarak geliştirilmiştir. Yiyecek markalarımız arasında Türkiye’de hizmet veren Doritos, Lays, Cheetos, Ruffles ve Çerezza bulunuyor. Makro çerez pazarında top 5 markadan ciro olarak en büyük 3 marka bizim portföyümüzde bulunuyor.

PepsiCo olarak, Türkiye pazarını önemsiyor ve yatırımlarımızı bu ülke insanına duyduğumuz güvenle gerçekleştiriyoruz. Son olarak Manisa’da yiyecek kategorisinde 3, toplamda ise 6’ncı fabrikamızı üretime açtık. Manisa Fabrikası, 47 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 100 bin metrekarelik bir alana inşa edildi. Fabrikanın inşaatında 500 kişi görev aldı ve fabrika faaliyete geçmesiyle birlikte 300 kişiye iş olanağı yaratıldı. Manisa Fabrikası PepsiCo’nun Türkiye’de “Yalın Üretim” uygulamalarına göre tasarlanıp faaliyete geçen ilk fabrikası olma özelliği taşıyor. Bu yatırım aynı zamanda Türkiye’deki üretim kapasitesini ciddi bir şekilde arttırdı. Yatırımın beraberinde gelen kapasite artışıyla birlikte, fabrikanın Türkiye’deki toplam yiyecek üretim hacmimizin %25-30’unu oluşturuyor.

  1. Türkiye’de tarımda bazı sıkıntılar mevcut. Siz bu sıkıntılardan etkilenmeden üretiminize ara vermeden nasıl devam edebiliyorsunuz? Bazı firmalar kendi tohumlarını ektirerek ileriki dönemde sorun yaşamamaya çalışıyor siz de bu durum nasıl ilerliyor?

PepsiCo olarak, Pozitif Tarım stratejimizle, 60 ülkede ürün tedarik ediyor ve tarımsal tedarik zincirinde 100.000'den fazla işi destekliyoruz. Türkiye’de de toplam 10.000 hektar üzerinde patates, mısır ve mısır irmiği üretiminin yapılmasını sağlıyoruz. 20 şehirde, yüzlerce çiftçiyle sözleşmeli tarım uygulaması ile ülkemizin cipslik patates üretiminin %60’ını gerçekleştiriyoruz. Sözleşmeli tarım uygulamamız sayesinde çiftçilerin en büyük problemi olan ‘Mahsulümü satabilecek miyim’ endişesini ortadan kaldırıyoruz. Çiftçilerimiz, bugün tohum satın almak üzere bankalardan kredi almak için bizimle olan sözleşmelerini teminat olarak kullanabiliyor. Sürdürülebilir Tarım Girişimi projesiyle birlikte çalıştığımız çiftçilerin çevreye duyarlı tarım yöntemleri kullanmalarının, ürün verimliliğinin artmasının ve çiftçilerin yaşam koşullarının iyileşmesinin teşvikine ve insan haklarına saygı gösterilmesine yoğunlaşıyoruz.

Bugüne kadar yenileyici tarım uygulamaları başta olmak üzere birçok çalışmaya imza attık. Damla sulama ve mini yağmurlama sistemlerinin kullanımını yaygınlaştırarak su kullanımını %45 azaltma ve ürün verimini artırmak için çiftçilerimizle birlikte yürüttüğümüz çalışmalarla yaklaşık 13 milyon ton su tasarrufu sağladık. Bununla birlikte Naturalis gübremiz, cips üretiminde kullandığımız patateslerin organik atıklarından üretiliyor. Organik atıklarımızdan toprağa mineraller geçiyor, böylece bu ürün patates yetiştirmek için kullanılabiliyor. Geleneksel bir gübreye kıyasla Naturalis, %40 daha az kimyasal içeriyor ve organik içeriğin yanı sıra besin de sağladığı için toprakta etkili sonuçlar veriyor. Diğer taraftan çiftçilerimizi 15 yıldır, her yıl tekrarlanan bir tedarikçi eğitim ve iletişim platformu olan PepsiCo Agro Akademi ile destekliyoruz. Bu platform aracılığıyla bugüne kadar yaklaşık 20.000 saatin üzerinde eğitim verilmiş bulunuyor. Diğer taraftan gübre ve tohum satın alımında çeşitli gelir kaynakları ve ön ödeme imkânı sağlayarak patates tedarik ettiğimiz yetiştiricileri finansal olarak da destekliyoruz. Pozitif Tarım stratejimiz doğrultusunda önümüzdeki dönemde sürdürülebilir ve yenileyici tarım çalışmalarımızı daha da ölçeklendirerek geliştirmeyi sürdüreceğiz.

  1. PepsiCo olarak büyük sürdürülebilirlik hedefleriniz mevcut. Bu konuda ne tür çalışmalarınız var?

PepsiCo olarak sürdürülebilirlik kapsamında, karbon emisyonu konusunda en önemli etkiyi yaratabileceğimize inandığımız alanlara odaklanmış durumdayız. Bunları; pozitif tarım (sağlıklı toprak), pozitif tedarik zinciri, (su kullanımı ve karbon salınımını azaltma, yenilenebilir enerji, sıfır atık), ve topluma pozitif katkı (ürün seçenekleri, toplumsal destek) olarak sıralayabiliriz. Bu doğrultuda PepsiCo olarak 2030'a kadar doğrudan operasyonlarımızda mutlak sera gazı emisyonlarını %75 oranında azaltmayı hedefliyoruz. Yine aynı dönemde doğrudan operasyonlarımıza ek olarak tüm değer zincirimiz genelinde mutlak sera gazı emisyonunu %40’tan fazla düşürmeyi hedefliyoruz. Ayrıca 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşılacağının sözünü verdik. Koyduğumuz bu hedefler; 26 milyon metrik tondan fazla sera gazı emisyonunun azaltılmasına veya beş milyondan fazla otomobilin bir yıl boyunca trafikten kaldırılmasına eşdeğer. Bu hedefler kapsamında emisyon azaltımına yardımcı olmanın yanı sıra dünyanın en büyük tarım işletmelerinden biri olan PepsiCo global olarak; toprak sağlığını ve biyo-çeşitliliği iyileştirmeye, orman kesimlerini azaltmaya ve çiftçiler için daha fazla verim sağlamaya yardımcı olan sürdürülebilir ve rejeneratif tarım çalışmalarını daha da ölçeklendirmeyi planlıyoruz. Patates atıklarından yapılmış düşük emisyonlu gübre üretme teknolojisinin yanı sıra, hassas tarım teknolojisinden daha fazla yararlanma, çiftçiler ve tarımsal bileşenlerin tedarikçileri ile yenilenebilir enerjiye geçişi de bu planlar arasında yer alıyor.

Tüm bunların yanı sıra yenilenebilir enerji konusunda PepsiCo global olarak çok ciddi çalışmalar yapıyor. PepsiCo’nun Avrupa bölgesindeki 12 ülke hâlihazırda %100 yenilenebilir elektrik sağlıyor ve bölgedeki rüzgar gülleri, güneş enerjisi, fotovoltaik paneller veya biyokütle jeneratörleri gibi bölgedeki 13 tesiste kurulu yenilenebilir enerji kaynaklarına sahip. Ek olarak dağıtımdaki emisyonları azaltmak için daha iyi rota planlaması sağlamak için yapay zeka teknolojisi kullanımını genişletme yönünde çalışmalar bulunuyor. “Başlangıçtan İtibaren Sürdürülebilir" programı kapsamında global olarak; çalışanların iş amaçlı havayolu seyahatlerinin karbon etkisini ortadan kaldırmayı ve üçüncü taraf lojistiği için taşıyıcı seçiminde olumlu karbon etkisini oluşturmayı amaçlayan iki dahili karbon fiyatlandırma programı başta olmak üzere yenilikçi iş süreçleriyle de sera gazı emisyonlarının azaltılmasına odaklanıyoruz. Bu anlayışla PepsiCo olarak çevre etkisi, karbon ve su ayak izini, bir ürünün ambalajının geri dönüştürülebilir olup olmadığını en başından itibaren değerlendiriyor ve ona göre bir aksiyon alıyoruz. Karbon salınımını azaltmak için doğrudan operasyonlarımızdaki yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya devam ediyoruz. Fabrikalarımızda yenilenebilir enerji kullanımını her geçen gün daha da artırıyoruz. Bugün, Suadiye ve Tarsus’ta yer alan yiyecek fabrikalarımızda, elektrik tüketimimizin %50’lere varan bölümünü organik atıklarımızdan elde ettiğimiz biyogaz ve solar enerjiden elde ediyoruz. Manisa ve Adana tesislerimizde güneş enerjisi yatırımlarımızın ilk aşamasını tamamladık. 2021 yılı itibariyle tüm fabrikalarımızda elektrik ihtiyaçlarımızı “yenilenebilir enerji” sertifikasyonu olan kaynaklardan kullanıyoruz. Bununla birlikte karbon salınımını azaltmak için tedarik zincirimizde önceliğimiz her zaman yerel işletmelerden yana oluyor.

  1. Pandemi ile birlikte dijitalleşme çok daha fazla ön plana çıktı. Bu konuda siz neler yapıyorsunuz? Ne tür çalışmalarınız mevcut?

Dijitalleşme aslında uzun süredir ajandamızın en önemli başlığı olmayı sürdürüyor. “Dükkân Senin” ve “Kazandirio” gibi hem müşterilerimizin hem de çalışanlarımızın hayatını kolaylaştıran birçok yenilikçi uygulamamız var. Online bir platform olan “Dükkân Senin” uygulaması, geleneksel kanaldaki müşterilerimiz olan bakkal ve marketlere yönelik bir uygulama.  Bu uygulama müşterilerimize ürün alımları ve portal üzerindeki çeşitli aktiviteler sayesinde yüzlerce hediye kazanma fırsatı sunuyor. Uygulama, Türkiye’de 10 bin bakkalın yanında olarak, onların hayatını kolaylaştırıyor. “Dükkân Senin”, PepsiCo’nun global yapılanması içerisinde örnek uygulama olarak seçilirken, şimdiden 5 ülkede aynı şekilde uygulanmaya başladı. “KazandıRio” ise müşteri ve çalışanlarımızı kapak, kupon toplama zorluklarından kurtaran, promosyon süreçlerini dijitalleştirdiğimiz bir uygulama. Bu uygulama, 2. yılını doldurdu ve şimdiye kadar 14 milyon indirme sayısına ulaştı. Kullanıcı nezdinde büyük beğeniyle karşılanan KazandıRio, bir alışveriş uygulaması olmamasına rağmen top 10 uygulama listesinde yerini aldı. Bu pandemi sürecinde de bu uygulamaları aktif bir şekilde kullanmaya devam ederek müşterilerimizin hayatını kolaylaştırdık Bununla birlikte e-ticarete de ciddi yatırımlar yapıyoruz. PepsiCo global olarak bu işe stratejik bir konu olarak bakıyor ve on yıldır e-ticaret için özel çalışmalar yürütüyor. PepsiCo Türkiye olarak da bu konuda 2018’den bu yana çok önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Pandemi döneminde bu konuda ciddi bir sınavdan geçtik.  2020 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre e-ticarette %400’lük bir büyüme kaydedildi.

  1. Pandemi sizin iş süreçlerinizi özellikle Pazarlama ve Satış süreçlerinizi nasıl etkiledi?

Küresel bir firma olarak 200’ün üstünde ülke ve bölgede faaliyet gösteren PepsiCo her zaman çalışanlarının ve başta tüketiciler olmak üzere paydaşlarının sağlığına ve güvenliğine öncelik veren bir şirket olmuştur. Bu da bize olağanüstü gelişmeler karşısında hızlı refleks gösterme olanağı sağlıyor. Covid-19 ile ilgili gelişmeleri en başından beri dikkatle izliyor ve gerekli önlemleri alıyorduk. PepsiCo Türkiye olarak virüsünün ülkemizde ilk görüldüğü tarihten itibaren faaliyetlerimizi yeniden düzenledik ve tüm ekip arkadaşlarımızın sağlığını güvence altına alacak bir dizi önlemi hayata geçirdik. Öncelikle birçok departmanda uzaktan çalışma iş modeline geçtik ve operasyonlarımızın aksamadan devamlılığını sağladık. Yüz yüze gerçekleştirdiğimiz toplantıları dijital platformlara taşıdık.

  1.  Ruffles olarak sporun sizin için önemi ne? Bu sene spor özelinde nasıl bir iletişim yapıyorsunuz?

İki yüzün üstünde ülke ve bölgede faaliyet gösteren küresel bir firma olarak, sporu tüm dünyada destekliyoruz. Ruffles ve Pepsi markalarımızla dünyanın en çok takip edilen ve en prestijli liglerinden biri olarak kabul edilen UEFA Şampiyonlar Ligi’nin sponsorları olarak futbola katkı sunmaya devam ediyoruz.  Kulüp futbolunun zirvesi olan UEFA Şampiyonlar Ligi sponsorluğumuzla futbolseverlerin heyecanına ve tutkusuna ortak oluyoruz. Maçları takip eden futbolseverle duygusal bir bağ kuran Ruffles ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nin mükemmel birlikteliği, tüketicilerimiz için futbol ve eğlenceyi bir araya getirirken aynı zamanda bu tutkuyu paylaşabilme fırsatlarını da sunuyor. Futbol coşkusunu her daim futbolseverlere yaşatan markamız Ruffles ile bu yıl ayrıca Avrupa’daki gururumuz ünlü futbolcu Cengiz Ünder ile çok keyifli bir iş birliği gerçekleştirdik.

Cengiz Ünder ile üç reklam filmine imza attık. Önümüzdeki yıl da iş birliğimiz devam edecek. Birbirinden eğlenceli reklam filmlerimiz futbolseverlerin beğenisini kazandı. İlk filmimizde Ruffles marka yüzümüz Cengiz Ünder ile birlikte sponsoru olduğumuz dünyaca ünlü futbolcular Messi ve Pogba da yer aldı. Kızlar Sahada ile gerçekleştirdiğimiz ortak projemizle hem kadın futbolunu güçlendirecek hem de toplumsal cinsiyet eşitliği için bir adım daha atmış olduk.  Ruffles olarak futbol sevgisinin yayılmasına katkıda bulunacak olmaktan memnuniyet duyuyoruz.

  1. Kızlar Sahada projesi ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Ruffles olarak Kızlar Sahada ile gerçekleştirdiğimiz ortak projemizle hem kadın futbolunu güçlendirecek hem de toplumsal cinsiyet eşitliği için bir adım daha atmış olduk.  Kızlar sahada ile olan iş birliğimiz bu yıl da devam ediyor.   Futbolda toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen ve kadınların futbol aracılığıyla güçlenmesine katkı sağlayan “Kızlar Sahada” ile ortaklaşa geliştirilecek sürdürülebilir futbol sahasının yapımında kullanılmak üzere cips ambalajları yıkanıp, sıkıştırılarak geri dönüştürülecek.  Önümüzdeki haftalarda elde edilecek sonuçlar ile proje, kadın futbolunu ve yerel topluluğu güçlendirirken çevre üzerinde de olumlu bir etki yaratacak gibi görünüyor.