2 asra yakındır perakendenin yapı taşı: P&G

29 Aralık 2017 Cuma

Ulusal ve yerel marketlerin raflarına baktığınızda belki de en sık rastladığınız ürün gamı Procter and Gamble’a yani daha aşina olduğumuz P&G’ye ait. 180 yıllık bir geçmişe sahip olan şirket, gerçekten sektör temsilcilerinin tümünde varlığını gösteren özel bir tedarikçi. DNA’sına inovasyonu yerleştiren ve tüketicilerin ne düşündüklerini fazlasıyla önemseyen şirket, Türk tüketicisinin beklentilerini de oldukça yakından takip ediyor. Sizler için konuştuğumuz P&G Türkiye & Kafkaslar Satıştan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Celal Artüz, P&G’ye dair merak ettiklerimizi içtenlikle yanıtladı…

2-asra-yakindir-perakendenin-yapi-tasi-pg

Röportaj: Onur Kaya

 

P&G’nin hikâye başlangıcı 1800’lü yıllara dayanıyor ve bugünün en önemli tedarikçileri listesinde de ilk sıralarda yer alıyor. Böylesine önemli bir misyona sahip şirkette süreçler nasıl işliyor?

P&G, 180 yıllık geçmişe sahip bir şirket. Kat ettiğimiz bu uzun yolda, çok hızlı değişimlerin yaşandığı sektörümüzde sürdürülebilir başarıyı yakalayabilmek için şirketimizin yapı taşlarını oluşturan süreçlerimizle ilgili önemli tecrübeler edindik. Hedeflerimize ulaşmak ve katma değerli işler yapabilmek adına iş yapış şekillerimizi sürekli analiz ediyor ve geliştiriyoruz. Yaptığımız analizlere teknolojik gelişmeleri entegre ederek daha iyi performans elde edebilmek için iyileştirmeler yapıyoruz. Yöneticilerimiz ve çalışanlarımız, bağlı oldukları departmanların dışındaki birimlerle de entegre olarak çalışıp bütün sürecin geliştirilmesinde rol oynuyorlar.

 

Sektörde büyük söz sahibi bir firma olarak FMCG’nin geleceğinde neler göreceğiz sizce? P&G geleceğe nasıl hazırlanıyor?
P&G olarak DNA’mızda inovasyon bulunuyor. Yeni ürün geliştirmedeki gücümüz; tüketicilerimizin ihtiyaçlarını doğru anlamamızdan, geniş ürün yelpazemizdeki ürünlerimiz için yeni teknolojiler geliştirmeye odaklanmamızdan ve tüketicilerimizin istekleri ile teknolojinin sunduğu yenilikleri buluşturabiliyor olmamızdan geliyor. Tüketicilerimizin ihtiyaçlarını dinleyerek çözüm üretmeyi ve “tüketiciler için değer yaratan inovasyon” anlayışını tüm çalışmalarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Gelecekte dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hem tüketicilerin hem de toplumun hayatını iyileştirmek için çalışan şirketler arasında yer almaya devam edeceğiz. FMCG sektörü 2017 yılında yüzde 14 büyüme ile ilerliyor. Çift haneli veya yüksek tek haneli büyümeleri önümüzdeki senelerde de görmeye devam edeceğiz. Özellikle e-ticaret, parfümeri ve indirim mağazalarında daha yüksek büyümeler olacağını tahmin ediyoruz. Hane penetrasyonu daha düşük olan ağız bakım ve kozmetik gibi kategorilerde ise ülkenin ekonomisinin büyümesi ve eğitim seviyesinin yükselmesi ile birlikte daha hızlı büyüme olacağına inanıyoruz.

 

Her yerde her firma endüstri 4.0’ı konuşur oldu. Gelecekte de anladığımız kadarıyla büyük söz sahibi olacak bu unsur. Endüstriyel devrim P&G’yi nasıl etkiliyor?
Fiziksel, biyolojik ve dijital alanların birbirinin içine girdiği 4. Endüstriyel Devrim’de tüketicilerimizin ürünlerimiz ve markalarımızla olan etkileşimi büyük bir hızla değişiyor. Bizler, birbiriyle bağlantılı olan araçlar sayesinde edindiğimiz veri ile ürünlerimizin nasıl kullanıldığı ve tüketicilerimizin ürünlerimiz hakkında ne düşündüğünü daha rahat bir şekilde öğrenebiliyoruz. P&G olarak ürünlerimizin kullanım alanları ve yaşattığı deneyimler konularında anlayışımızı geliştirmeye devam edeceğiz.



    

Global ölçekte de kendisini ispat etmiş bir firma olan P&G, Türkiye pazarı hakkında ne düşünüyor? Nasıl bakıyor Türkiye’ye?
Perakende sektörünün teknolojinin gelişmesi ile yaşadığı dönüşüm ülkemizde de etkilerini gösteriyor. İnsanlar günde ortalama 4,5 saatlerini ekran başında geçiriyorlar. Erişilebilirliğin bu kadar kolaylaşması tüketicilerin satın alma öncesi daha kolay karşılaştırma yapıp satın alma kararını her an her yerde verebileceği bir dünya sunuyor. Ülkemizde insanların yüzde 50’sinin internet erişimi var (AB’de yüzde 73) ve canlı bir sosyal ağ mevcut. Yaklaşık 10 milyon kullanıcı internetten alışveriş yapıyor ve bu pazarın büyüklüğü 14 milyar TL’ye ulaştı. Değişen tüketici davranışlarından birisi de artık uzun aralıklarla toplu alımlar yerine çoğunlukla günlük alışverişlerin tercih ediliyor olması.Türkiye’de sigara hariç Hızlı Tüketim Malları Sektörü (FMCG) 59 milyar TL ve bunun yüzde 54’ünü daha sık alışveriş yapılan bin metrekarenin altındaki küçük mağazalar oluşturuyor.Aslında dünyanın her yerinde tüketici davranışları ortak özellikler gösterebiliyor ancak faydalı ve başarılı bir inovasyon yapıyorsanız Türk tüketicisi bunu asla karşılıksız bırakmıyor. Buna iyi örneklerden biri “Gillette Oynar Başlıklı Traş Bıçağı” serimiz. Yüz hatlarına göre hareket ederek kesiklerin önüne geçen inovatif ürünümüz, Türk tüketicisi tarafından oldukça sevildi. Çok kısa sürede büyük satış rakamlarına ulaştı. İddialı olduğumuz bu inovasyona Türk tüketicisi de ilgisiz kalmadı. Ayrıca Türk tüketicisinin niteliği niceliğe tercih ettiğini söylemem gerekiyor. Kalite, deneyim, fiyat ve basitlik önemli. Yapılan araştırmalar; “güven, kişisel ilişki ve değer”in eşit derecede önemli olduğunu gösteriyor. Perakendeciye kurumsal olarak güvenilmesi, mağazada sağlıklı ve güvenilir ürünlerin olması ve hizmet kalitesi güven unsurunu güçlendiriyor.

Yakın zamanda Türkiye’de bir “Girişim Ofisi” faaliyete geçirdiniz. Bize biraz bunun içeriğinden bahsedebilir misiniz? Böyle bir ihtiyaç neden doğdu?
Çalışanlarımızın yüzde 80’ini Y kuşağı gençler oluşturuyor. Y kuşağının çalışma ortamı konusundaki beklentilerini karşılayabilmek ve aynı zamanda teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanarak verimliliğe odaklanmak için P&G Türkiye olarak daha özgür bir ofis ortamına geçtik.  Yeni ofisimizi bir kampüs gibi hayal ettik ve bu şekilde tasarladık. Sandalyesinden masaların şekline kadar her şeyi çalışanlarımıza sorarak belirledik ve istedik ki, ofisimizin her noktası rahatlıkla çalışabilecek, çalışanlarımızın hızlıca bir araya gelebildiği ve yaratıcılıklarını ortaya çıkarabildikleri bir ortam olsun. Yeni ofisimiz aynı zamanda engelli dostu tasarımı, sahip olduğu geniş ortak kullanım alanları, konforlu koltukları ve yüksek teknoloji desteği ile farklı çalışma tarzlarını da destekliyor. Kişiye özel masa ve odaların olmadığı yeni ofisimizde bölüm veya görev farkından dolayı oluşan iletişim engelini de ortadan kaldırmış olduk. Artık iş arkadaşlarımızla daha kolay ve hızlı iletişim kurabiliyoruz. Y kuşağının en çok çalışmak istediği şirketlerden biri olarak Türkiye’de sadece yeni bir çalışma ortamı değil, aynı zamanda yeni bir felsefe ve yeni bir çalışma kültürü yarattığımıza inanıyoruz. “Tutku, İş Birliği ve Hız” mottosu etrafında bir çalışma kültürünü yansıtacak en iyi ortamı yaratmaya çalıştık.

 

Perakende direkt insana temas ederek büyüyor ve böyle de olmaya devam edecek gibi görünüyor. P&G insana temas etme noktasında nasıl çalışmalar yapıyor?
P&G olarak yaşamları iyileştiren çözümlerimiz ve farklı alanlarda hayata geçirdiğimiz projelerle içinde bulunduğumuz topluma katkı sunmak için çalışıyoruz. Daha sürdürülebilir bir yaşam için “Tüketici patrondur” anlayışıyla hareket ederek, tüketicileri anlamak için her yıl yaklaşık 60 ülkede 5 milyondan fazla tüketiciyle görüşerek 15 binden fazla araştırma gerçekleştiriyoruz.




Son zamanların en çok kullanılan ifadelerinden birisi de big data, siz bu ifadeyi nasıl yorumluyorsunuz? Stratejilerinizi nasıl geliştiriyorsunuz?
Tüketiciler artık markalardan çok daha fazlasını bekliyor. İhtiyaçlarına yönelik ürünlerin ve hizmetlerin istedikleri zaman ve istedikleri yerde kendilerine özel çözümler ile basit bir şekilde kendilerine sunulmasını istiyorlar. Kısaca, tüketiciler markalardan günlük hayatlarını küçük ama anlamlı dokunuşlarla kolaylaştırmalarını bekliyor. Bu noktada Big Data’nın, sektörümüz için geleceğe yön veren bir gelişme olduğunu düşünüyoruz. Tüketicilerimizin eğilimlerini analiz ederek en doğru ürünleri pazara sunabilmek ve ihtiyaçları doğru anlayıp ürün geliştirme süreçlerimizi buradan çıkan sonuçlara göre yönlendirmek için büyük veriyi anlamlandırabilmek kritik bir önem taşıyor.


Özellikle sosyal sorumluluk projelerinde sıkça duyuyoruz P&G’yi, bize biraz yaptığınız projelerden bahsedebilir misiniz?
Olimpiyat Oyunları global sponsorluğuna paralel olarak Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) işbirliği ile 2014 yılı sonunda başlattığımız Olimpik Anneler projesini, 2020 yılına kadar devam edecek bir Olimpiyat yolculuğuna dönüştürme kararı aldık. Çocuğuna spor yaptıran her anne, bir Olimpik Annedir” mottosuyla yürütülen Olimpik Anneler projesi kapsamında eskrim, judo, bisiklet, okçuluk, yelken gibi farklı Olimpik spor dallarında yarışan 30 sporcumuza sponsor olduk. Ayrıca hayata geçirdiğimiz sağlık, hijyen ve bağış projeleriyle de topluma katkı sunmak için çalıştık. Türk Kızılayı ile yaptığımız işbirliğiyle1 milyon hijyen ve bakım ürününün ihtiyaç sahiplerine ve mültecilere ulaştırılmasını sağladık. Bu çalışmamız kurum tarafından 2 altın madalya ile ödüllendirildi.


Firma Fotogalerisi Bulunmuyor
Firma Videosu Bulunmuyor

Güvenilir Online Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri