Meyve Suyu Sektörü Gelecek Vaat Ediyor

Bir tarım ülkesi olan Türkiye, meyve üretimi, meyve suyu işlemesi ve ihracat alanlarında dikkati çeken bir potansiyele sahip. Kişi başına tüketim miktarı 2000 yılından bu yana yaklaşık üç kat artarak 10 litreyi aştı ve sektörün büyüklüğü 1 milyar TLye ulaştı

Eklenme Tarihi : 24 Haziran 2009 Çarşamba
meyve-suyu-sektoru-gelecek-vaat-ediyor
Özlem ElgünTürkiyedeki meyve suyu sektörü ve tüketimi diğer pazarlarla karşılaştırıldığında oldukça yüksek bir potansiyele sahip. Türkiyede kişi başına tüketim 11 litre civarındayken, AB ülkelerinde bu rakam ortalama 23 litre civarında seyrediyor. Bu eğilim, yine Türkiyedeki gibi meyve suyu ve meyve nektarı kategorilerinde etkili olurken, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde meyve suyu tüketimi, toplam tüketimin yüzde 70ini oluşturuyor. Türkiyeye bakıldığında ise nektar tüketimi benzer bir yüzdede. AB ülkelerinde en çok tüketilen meyve suyu tatları portakal ve elma iken Türkiyede şeftali, vişne ve kayısı ilk üç sırayı paylaşıyor.Türk Gıda Kodeksine göre, sadece meyve oranı yüzde 100 olan içecekler meyve suyu kategorisine giriyor. Meyve oranı yüzde 25-99 olanlar meyve nektarı, yüzde 10-24 olanlar meyveli içecek, yüzde 0-9 olanlar aromalı içecek ve yüzde oranı 0 olanlar ise toz içecek olarak sınıflandırılıyor. Türkiye ve AB ülkelerinde bu kategori farklılığı ambalaj üzerindeki etikette yer alıyor ve tüketicilerin bu bilgilere dikkat etmesi gerekiyor. Dünya meyve/sebze suları pazarı ve yeni eğilimler (*)Sebze suyu pazarı dünyada meyve suyu ile birlikte incelenmektedir. İçecek kategorisi içinde dünyada en çok perakende satışı artan ürün grubudur, son yıllarda tüketimi giderek artış göstermektedir. Birçok uluslararası içecek markası, bu tüketim talebine paralel olarak, yatırımlara başlamış ve ürün çeşitlendirmesine gitmiştir. Dünyadaki sağlıklı ürün tüketim trendi çerçevesinde, birçok tüketici gazlı içecekler yerine meyve veya sebze sularına yönelmiştir. Bunlar arasında da konsantreden üretilmeyen meyve/sebze sularının talebi önemli ölçüde artmıştır. Özellikle konsantreden üretilmeyen meyve/sebze suları tüketiciye daha kaliteli bir ürün imajı vermeyi başarmış ve daha sağlıklı bir ürün olarak algılanmıştır. Sağlıklı tüketim eğilimleri ve dünyada artan obeziteye yönelik kaygılar çerçevesinde, meyve/sebze sularında bulunan şeker miktarı da önem kazanmış, daha düşük şeker ihtiva eden ürünler göreceli daha düşük kalorisi nedeniyle tercih edilmeye başlanmıştır.Gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan bir başka eğilim de vitamin/mineral takviyeleri bulunan içecekler olmuş, özellikle narenciye suları bu takviyelerle tüketiciye sunulmaya çalışılmıştır. Ayrıca üretici firmalar, ürünlerinin doğallığını vurgulamak amacıyla tüketici ile yakın iletişim halinde bulunmaktadır. Sağlığa yönelik tüketim eğilimlerinin daha da yaygınlaşacağı tahmin edilmekte ve üretici firmaların bu noktaya gelecekte daha fazla vurgu yapması beklenmektedir.Ayrıca yüksek antioksidan miktarına sahip olan meyve/sebze suları özellikle yaşlanan toplumlarda rağbet görmektedir. Yine organik yollarla üretilmiş meyve ve sebze suları da her geçen yıl pazar payını artıran bir ürün grubu haline gelmiştir.Bu bağlamda dünyada meyve/sebze suyu üreticileri daha düşük şeker oranına sahip ürün çeşitlerini satışa sunmaya başlamışlardır. Organik yollarla üretilmiş ürünlerin maliyetlerinin daha yüksek olmasına karşın, tüketicilerin bu ürünleri daha fazla tüketmeye başladıkları gözlenmiştir. Yine organik yollarla üretilmiş meyve/sebze sularının dağıtım kanalları gelişmeye başlamış, daha önce küçük marketlerde satışa sunulan ürünlerin sadece hipermarketler tarafından da tüketicilerin beğenisine sunulmaya başlanmıştır. Katkılı meyve/sebze suları içinde vitamin/mineral ve kalsiyum eklenmiş ürünler en çok tercih edilen ürünler olmakla birlikte, önümüzdeki dönem Omega 3, aloe vera, amino asit, lif ve probiyotik maddeler içeren ürünlere yönelik talebin de artacağı tahmin edilmektedir.Yine önümüzdeki dönemde tropik ortamlarda yetişen ve sağlıklı olduğu düşünülen meyve sularına yönelik talebin artacağı, bu çerçevede açai, mangosteen vb. ürünler içeren meyve/sebze sularının revaçta olacağı tahmin edilmektedir. Sağlıkla ilgili bilinçlenmelerle birlikte tüketiciler günlük aldıkları sebzelerin yeterli miktarda olmadığını düşünmeye başlamıştır. Bu durum son dönemlerde sebze suyu ürünlerinde önemli gelişmelere yol açmıştır. Bu ilerlemenin 2005-2010 döneminde de devam etmesi beklenmektedir. Üreticilerin sadece günlük ihtiyacı karşılayan sebze karışımlarıyla değil diyet lifi eklenmiş olan ürünleri piyasaya sürmeleri muhtemeldir. Datamonitor verilerine göre dünya meyve ve sebze suyu pazarı 2008 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,4 artarak 63,8 milyar dolara ulaşmıştır. Pazarın 2013 yılında 75,4 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. 2008 yılında hacimsel olarak yüzde 3,8 artışla pazar 42,6 milyar litreye ulaşmıştır. Aynı şekilde pazarın 2013 yılında 51,4 milyar litreye ulaşması beklenmektedir.2008 yılı dünya meyve ve sebze suyu pazarında sebze suyunun payı yüzde 6,9dur. Dünya meyve ve sebze suyu tüketiminin yaklaşık yarısı AB ülkeleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Ardından ABD ve Asya-Pasifik ülkeleri gelmektedir. Örneğin 2008 yılında pazara sunulan sebze içeceklerinin yarısı Asya-Pasifik ülkelerindedir. Bu ürünlerin çoğunluğu da Japonyada piyasaya sürülmüştür. Japon tüketiciler yeterli miktarda sebze tüketmedikleri düşüncesiyle günlük tüketilmesi gereken sebzeyi yeterli derecede ve daha kolay tüketmelerini sağlayacak sebze içeceklerini tercih etmektedirler. Örneğin ABD ve Avrupada sebze suları genellikle meyve sularıyla karıştırılarak piyasaya sürülmektedir. Bunun nedeni bu ülkelerde tat unsurunun içeceğin fonksiyonundan daha önemli olmasıdır. Batı tarzı sebze suları genellikle meyve suyu ile karıştırılmış havuç ve domates sularıdır.Sebze suyu tüketimi için, üreticiler yoğun çalışan tüketicilerin iş başındayken bile kolaylıkla içebilecekleri poşet ambalajlarda sebze içecekleri üretmişlerdir. Karışık sebze suları başta olmak üzere sebze sularında en çok tercih edilen ürünler; havuç ve domates sularıdır. Ardından kereviz ve balkabağı suları tercih edilen sebze suları arasındadır. Sebze suyuna ek olarak egzotik meyvelerle karıştırılarak yapılan sebze suları da pazarda talep görmektedir.Dünyada durum Dünya Meyve Suyu ve Konsantresi ihracatında 2007 yılı itibariyle diğer portakal suları (yüzde 25) en fazla paya sahiptir. Elma suyu (yüzde 20), dondurulmuş portakal suları (yüzde 16,7) ve diğer meyve/sebze suları (yüzde 15) da dünya ticaretinde öne çıkan meyve suyu çeşitleridir. Dünya ticaretinde HS Kodu (Harmonized System Code) bazında takip edilebilen tek sebze suyu domates suyudur. 2007 yılı itibariyle dünya domates suyu ihracatı 51 milyon dolardır. (Tablo 1)Tablo 1. Ürünler İtibariyle Dünya Meyve Suyu ve Konsantresi İhracatı (1.000$) Kaynak: ITC (International Trade Centre) Trade MapBrezilya, Çin, Belçika ve Hollanda dünyadaki önemli ihracatçılardır. Bu ülkeler, değer olarak dünya meyve suyu ve konsantresi toplam ihracatının 2007 yılında yüzde 43ünü gerçekleştirmiştir. Brezilya tek başına dünya ihracatı içinde yüzde 16,7, Çin yüzde 9,5, Belçika yüzde 9, Hollanda yüzde 8lik paylara sahiptir. Brezilyanın ihraç ürünleri arasında başta dondurulmuş portakal suyu olmak üzere diğer portakal suları, diğer meyve/sebze suları ve elma suyu gelmektedir.Almanya, ABD ve Belçika dünya ihracatında olduğu kadar ithalatında da önemli bir yere sahiptir. Bu ülkelerin ithalatı daha çok konsantre meyve suları üzerine olmaktadır. ABD ve Almanya dünya ithalatında sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 11,8lik payları ve İngiltere ve Fransa yüzde 7lik payları ile büyük ithalatçı konumundadır.Türkiyede durumTürkiyenin meyve/sebze suyu ve konsantreleri ihracatı 2008 yılında 131 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İhracatta en önemli kalem elma suyu iken 2008 yılında diğer meyve/sebze suları (70 bin dolar) ihracatta ilk sırayı almaktadır. Bu grupta vişne, şeftali, kayısı suları ve sebze suları gibi ürünler bulunmakta ve toplam ihracatta yüzde 53lük bir paya sahiptir. Yıllar yılı ihracatta en önemli yeri tutan elma suyunun toplam ihracattaki payı ise 2008 yılında değer olarak yüzde 34e gerilemiştir (Tablo 2). Tablo 2. Türkiyenin Yıllar İtibariyle Meyve /Sebze Suyu ve Konsantresi İhracatıKaynak: Dış Ticaret Müsteşarlığı Bilgi SistemiTürkiyenin meyve suyu ihracatında Almanya en önemli pazardır. Türkiye meyve suyu ve konsantreleri ihracatında 2008 yılı itibariyle Almanya yüzde 19,6, Hollanda yüzde 12,6 ve İngiltere yüzde 7lik paya sahiptir.2008 yılında en çok ihraç edilen ürün olan diğer meyve/sebze suları, başta Almanya ve ABD olmak üzere Japonya, İngiltere, Güney Kore Cumhuriyeti, Fransa ve Hollanda gibi çeşitli ülkere ihraç edilmektedir. Bugün Türkiye 100den fazla ülkeye meyve suyu ve konsantreleri ihraç etmektedir. * Bu makale (İGEME) İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi Uzman Yardımcısı Nilüfer Yılmaz tarafından kaleme alınmıştır.Sektörün itici gücü: MEYED1993 yılında kurulan MEYEDin (Meyve Suyu Endüstrisi Derneği) bünyesinde 35 üye firma bulunuyor. Sektördeki firmaların tümünü buluşturan MEYED, 1997 yılından bu yana IFU (Uluslararası Meyve Suyu Üreticileri Federasonu) ve 2005 yılından bu yana AIJN (Avrupa Meyve Suyu Birliği)nin üyesi. Derneğin başlıca amaçları; meyve suyu kavramını kamuoyuna doğru tanıtmak, sektör içi işbirliğini geliştirmek, firmalar arasındaki bilgi değişimini hızlandırmak, konu ile ilgili araştırmaları desteklemek, kamuoyunu ve ilgili kuruluşları meyve suyu faydaları konusunda bilgilendirmek.Teknolojiden yönetmeliğe her türlü konuda AB standartlarının yakalanması için çaba gösteren MEYEDin Başkanı Alaaddin Güç ile bir röportaj gerçekleştirdik...Sektörün büyüklüğü ve yarattığı istihdam hakkında bilgi verebilir misiniz? Son yıllarda ihracat ne durumda?Sektörün parasal büyüklüğünün yaklaşık 1 milyar TL düzeyinde olduğunu söyleyebiliriz. Türkiyede 1960larda başlayan ilk ticari üretimden sonra, 702lerde meyve suyu alanında yatırımlar yaygınlaştı. 1980lerde ise yaşanan ekonomik çalkantılardan sonra 90lı yıllarda sektör yeniden canlandı ve 2000lerle birlikte önemli bir ivme kazandı. Bugün meyve suyu sektörüne baktığımızda, başlıca 35 firmanın rekabet ettiğini görüyoruz. Bu firmalar aynı zamanda 150nin üzerinde ülkeye ihracat yapıyor. Şu anda üretilen toplam meyve suyunun yüzde 30u ihraç ediliyor. 1970de 6 bin ton gibi sembolik bir rakam ile başlayan meyve suyu ihracatı, 2007 yılında hacimsel olarak 81 bin tona ve değer olarak da 160 milyon dolara kadar yükseldi. Türkiyenin en önemli ihraç kalemi olan elma suyu/konsantreleri 2007 yılında toplam ihracatın yaklaşık yüzde 53ünü oluşturdu. Vişne, kayısı, şeftali gibi çeşitlerin bulunduğu diğer meyve/sebze sularının payı ise yüzde 38 olarak gerçekleşti. İhracatta 3üncü sırayı ise karışık meyve/sebze suları alıyor. Sektörün doğrudan ve dolaylı olarak (yan sanayiler, hizmet sektörleri, tarım işçiliği) yarattığı istihdam ise 600 bin kişi civarında.Meyve suyu tüketimi diğer ülkelere göre hangi düzeyde?2007 yılında kişi başına düşen meyve suyu ve benzeri ürünler tüketimi ilk defa 10 litre barajını aştı ve 2000den 2007ye kişi başına tüketim 2.3 kat arttı. Bu toplamın 7.12 litresi meyve nektarına, 0.9 litresi ise yüzde 100 meyve suyuna ait. Kişi başına tüketimde 2000-2007 yılları arasında 30 kat artan yüzde 100 meyve suları geleceğin potansiyel yıldızı olarak görülüyor. Tüketimdeki ciddi oransal artış, tüketicilerin bilinçleri arttıkça doğal meyveye yöneldiğinin göstergesi. Büyüme hızlı da olsa, miktar dünya ile karşılaştırıldığında henüz oldukça düşük. ABde kişi başına ortalama meyve suyu ve nektarı tüketimi 23 litre iken, Türkiyede 10 litre civarında. Almanya, Hollanda, Norveç, Avusturya, Rusya, Fransa, İspanya, İsveç gibi ülkeler ise ortalamanın üzerinde. Örneğin, Almanyada tüketim 39 litre civarında. Ayrıca bu iki kategori arasındaki tüketim dağılımına bakıldığında, Batı Avrupa ülkelerinde tüketimin yüzde 70inin meyve suyu, yüzde 30unun ise meyve nektarı olduğu göze çarpıyor. Yine Doğu Avrupa ülkelerinde bu oran yüzde 52ye yüzde 48. Türkiyede ise tam tersine, meyve nektarı tüketimi yüzde 89luk payla meyve suyu tüketiminin oldukça üstünde. Türkiyede meyve suyu ve benzeri ürünlerin yüzde 46sı Marmarada, yüzde 17si İç Anadoluda, yüzde16sı Egede ve yüzde 12si Akdenizde tüketiliyor. Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de sanayileşme ve eğitimin daha gelişmiş olduğu bölgelerde bu ürünlerin tüketimi de artıyor. Avrupalıları tüketime iten en önemli unsurların sağlık, zindelik, keyif, uygunluk/kolaylık ve etik bir şekilde üretilmesi olduğu göze çarpıyor. Diğer bir deyişle organik ürünler, meyve-sebze karışımları, meyve suyu ile çay karışımları (özellikle nar, elma, ananas) tüketicinin ilgisini çekiyor. Son 5 yıllık döneme baktığımızda Avrupa ülkelerinde, kolaylık trendine en çok uyum sağlayan plastik şişelerin tercihinde pazar payının hızla artarak 2007 yılında yüzde 17 oranına yükseldiği dönemde karton ambalajlar yüzde 11.3 pazar payı kaybetti. Türkiyede ise, 1970li yılların başında kişi başına 0.4 litre olan meyve suyu tüketimi 30 yıl içerisinde 16 katına çıktı ve 2006 yılı itibarıyla 6.4 litreye ulaştı. Bu rakam, Türkiye meyve suyu sektörünün çok önemli gelişme gösterdiğinin habercisi olmakla birlikte, Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında, daha almamız gereken çok yol olduğunu gösteriyor. Örneğin, 2007 yılı verilerine göre sadece Almanyada kişi başına tüketim 38.8 litre. Meyve suyu tüketimini etkileyen bir unsur olarak da, yaş meyve tüketimi oranının diğer ülkelere göre oldukça yüksek olmasını gösterebiliriz.Tüketim en çok hangi sezonda artıyor?Sıcak içeceklerin dışındaki tüm içecekler gibi yaz aylarında tüketim en yüksek seviyeye ulaşıyor.Peki, en çok hangi meyvenin suyu tüketiliyor?2007 yılında toplam meyve suyu, nektarı, meyveli ve aromalı içecek tüketimi yaklaşık 710 milyon litreye ulaştı. Tüketimin ise yaklaşık yüzde 71ini meyve nektarları oluşturdu. Meyve nektarı kategorisinde en çok tercih edilen ilk üç ürün sırası ile şeftali (yüzde 35.6), vişne (yüzde 23.5) ve kayısı (yüzde 17.8). Bunları karışık ve portakal izliyor. Son dönemlerin en hızlı büyüyen kategorisi yüzde 100 meyve sularının tüketim payı ise yaklaşık yüzde 9 civarında. Tüketicilerin yüzde 100 meyve suları arasında en çok sevdikleri tatlarda ilk iki sırayı yüzde 30luk payla karışıklar ve yüzde 21lik payla elma alıyor. Sağlık trendinin etkisiyle son yıllarda dünya çapında adından çokça bahsettiren nar ise yüzde 19luk pay ile 3üncü sırada yer alıyor. Narı portakal, üzüm ve domates izliyor. 2008 yılında, krizin etkisiyle yüzde 100 meyve suyu ve nektarlardan daha düşük fiyatlı ve meyve oranlı aromalı içeceklere bir kayış gözlemleniyor. Bu nedenle yüzde 100 meyve suyunda düşüş, aromalı içeceklerde ise ciddi bir artış söz konusu. Nektarların büyüme hızı ise azaldı. Dünya meyve suyu pazarında genelde en çok tüketilen tat portakal ve bunu elma izliyor. İstisnai bir durum, en büyük pazarlardan Almanyada yaşanıyor. Almanyada tüketimde ilk sırayı elma, ikinci sırayı ise portakal alıyor. Dünya meyve suyu sektörünün en önemli pazarlarında genelde 3üncü sırada karışıklar yer alıyor ancak Japonya ve Rusya gibi ülkelerde bunun yerine domates geçiyor. Görüldüğü gibi bizde en çok tercih edilen tatlar şeftali ve vişne iken, büyük pazarlardaki seçim yelpazesi (daha çok yüzde 100 tüketiminin baskın olması ile doğru orantılı olarak) farklı bir seyir izliyor. Ancak İspanyada ikinci tat tercihinin şeftali olması dikkat çekici. Türkiyede olduğu gibi dünyada da krizin etkisi ile normal gidişat zarar gördü ve aromalı içeceklere yönelme ortaya çıktı.Meyve üretimi sektörün ihtiyacını karşılayabiliyor mu?Türkiye, sahip olduğu ekolojik özellikler, elverişli dikim alanları ve yüksek işgücü sayesinde meyve üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alması gereken bir ülke olmasına rağmen, bu potansiyelini tam olarak hayata geçirebilmiş değil... Bu konuma gelmemizi engellemiş olan başlıca etkenleri şöyle sıralayabiliriz:- Sürdürülebilir ve siyasi etkilerden korunmuş temel tarım politikalarının oluşturulamaması- Miras yolu ile tarım arazilerinin küçük parçalara bölünmüş olması. Dolayısıyla küçük arazi sahiplerinin, teknoloji, mekanizasyon, ileri tarım uygulamaları ve bilgi kullanmalarının maddeten mümkün olmaması- Ekolojik bölge özelliklerine ve avantajlarına uygun ürün deseni oluşmaması. Mevcut durum, daha ziyade, kulaktan kulağa ve/veya ticari alışkanlıklara bağlı olarak, çoğunlukla gelişigüzel gelişmelerle ortaya konulmuş bir yapıdan ibaret- Sadece taze sofralık ihtiyacı esas alındığı için sanayiye uygun meyve ve sebze türleri için üretimin olmaması- Ekilebilir arazilerin sulanabilir araziye dönüşmesinin, 1/3 oranından öteye geçememiş olması. Bu gibi temel ve yapısal kısıtlamalar nedeniyle ve ülkemizin çok büyük potansiyeline rağmen, maalesef meyve üretimi artık sanayiinin ihtiyacına cevap veremez duruma geldi. Tabii ki bu önemli sorunların kalıcı bir şekilde çözümlenmesi için, MEYED olarak çok yoğun çalışmalar yürütüyoruz.Sektörün en büyük handikabı nedir? Çözüm önerileriniz var mı? Türkiyenin meyve suyunda alacağı yol nedir sizce?Biz MEYED olarak sektörün sorunlarına çözüm bulmak, gelişimine katkıda bulunmak ve en verimli sonuçların alınacağı hedefleri belirleyerek planlı birer iş planı oluşturmak amacıyla, derneğimiz çatısı altında 5 ana çalışma grubu oluşturduk. Sektörümüzün öncelikli ihtiyaçları ve amaçları hedef alınarak oluşturulan bu çalışma grupları tanıtım ve iletişim, tarım, bürokratik ilişkiler, uluslararası ilişkiler ve teknik konularda çalışmalarına başladı. Çalışmalar olgunlaştıkça elbette yeni ihtiyaçlar ve beklentiler su yüzüne çıkıyor. Ancak genel olarak hedeflere değinmek gerekirse, tanıtım/iletişim çalışmalarımız kapsamında öncelikle meyve suyunun güvenilir gıda özelliğinin ve sağlıklı yaşam açısından öneminin ve gerekliliği ile kategoriler arasındaki farkların tüketicilere anlatılması yer alıyor. Sağlıklı nesillerin oluşması için doğru beslenmenin önemi açık. Ayrıca bilincin artırılması için gıda güvenliğinin ve ambalajlamanın öneminin de halka aktarılması gerekiyor. Bu nedenlerle 2009 yılında tüketicileri bilinçlendirmek, eğitmek ve yerleşmiş yanlış önyargıları yok etmek amacıyla projeler hazırlıyoruz. Meyveciliğin geliştirilmesi ve ülkemizin rekabet gücünün artırılması için en önemli hususlardan biri, kuşkusuz verilen devlet teşviklerinin artırılması ve Türkiye için en verimli getiriyi sağlayacak şekilde şekillendirilmesi. Bir tarım ülkesi olan Türkiye, her gün karşısına çıkan zorlu rekabet şartları ve dış baskılar ile mücadele ediyor. Elbette bu sorunların üstesinden gelmek ve kalkınmak için devlet desteği ve işbirliği şart. 2010 yılında yapılacak 16ncı Dünya Meyve Suyu Kongresi'ne ev sahipliği yapacaksınız. Organizasyon ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz?Kongrenin yetkili kuruluşu olan ve üyesi bulunduğumuz IFU ile MEYED arasında oluşturulan Kongre Çalışma Grubuyla, hiçbir aksamaya sebebiyet vermemek için, programlı, disiplinli, dikkatli ve istekli olarak çalışmaktayız. Şu anda kongrenin yeri, programı neredeyse tüm detayları ile belirlenmiş durumda. Tanıtım ve duyuru için web sayfamız devrede. Bunun dışında uluslararası sektör etkinliklerinde, ilgili tanıtım ekibimiz, bizzat oralarda bulunarak tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları yapıyor. Bütün amacımız, ülkemizin tanıtımına da katkıda bulunacak bu etkinliği en mükemmel biçimde başarmak.MEYED olarak her ay piyasa analizi yaptırıyorsunuz bildiğim kadarıyla... Standartlara aykırı çıkan meyve suyu markaları için bir müeyyideniz var mı?Uzun yıllar aksatmadan, başarıyla ve örnek teşkil edecek şekilde uyguladığımız piyasa oto denetim çalışmalarımız, analizleri yapan kuruluşun kapanması dolayısıyla, şu anda yapılamıyor. Bu süreçte, uygun ve güvenilebilir laboratuar arayışımız sonuçlanmak üzere. Bu analizler sonucu, standartlara uygunsuzluğu tespit edilen ürünlerin sahibi firma, durumdan haberdar edilerek uyarılıyor ve bu durumu düzeltmesi isteniyor. Ancak ikinci kez yapılan denetlemede bir düzelme görülmemesi halinde, durum Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına ve büyük süpermarket zincirlerine bildiriliyor.Meyve suyu firmaları kalite ve lezzet peşindeMeyve suyu sektörünün en önemli aktörleri, kuşkusuz meyve suyu üreticileri. Meyvelerin toplanması ve işlenmesinden market raflarına gelmesine kadar olan süreçte söz konusu firmaların hangi teknoloji ve hangi standartlarda üretim yaptığı önem arz ediyor. Sektörde faaliyet gösteren firmaların birkaçıyla faaliyetleri hakkında söyleşiler yaptık...Aroma Genel Müdürü Mahmut Atom DurukÜretim sürecinizden bahseder misiniz?Türkiyenin birçok yöresinden meyve alımı yapıyoruz. Üretim, meyvenin en bol olduğu mevsimlerin hormonsuz, taze, lezzetli meyvelerinden yapılıyor. Bu doğrultuda meyvenin doğal tadı, kokusu, lezzeti ve tüm besleyici değerleri meyve suyuna yansıyor. Meyvenin toplanmasından meyve suyu haline gelene kadarki süreci kısaca anlatırsak; öncelikle meyve işletmeye geldikten sonra yıkama, ayıklama işleminden geçirilir ve standartlara uygun olmayan meyveler ayrılır. Bu konuda toplumda hakim olan yanlış bir algılamayı da düzeltmekte fayda var, genel olarak meyve suyu üretiminde standarda uygun olmayan meyvelerin kullanıldığı düşünülüyor. Bu tamamen yanlış bir kanı. Bu şekilde üretim yapıldığı takdirde kalite ve tat olarak iyi bir ürün elde edilmesi mümkün değil. Meyve suyu üretiminde tamamen sofralık niteliklerde meyveler kullanılıyor. Sürecimize geri dönersek, ayrılan meyvelerin daha sonra tamamen mekanik yöntemlerle, el değmeden, kabuk ve çekirdekleri uzaklaştırılır, doğal meyve suyu elde edilir. Koruyucu katkı maddesi kullanılmadan, aseptik karton ambalaj ve cam şişe ambalajlara meyve suyu dolumu yapılır. Sezonda elde edilen meyve sularının bir kısmı meyvenin bulunmadığı dönemlerde kullanılmak üzere konsantre ve püre haline getirilir, meyvenin doğal tüm özellikleri korunacak şartlarda saklanır. Böylelikle tüketicilerin tüm yıl boyunca tüm meyve suyu çeşitlerini temin etmeleri sağlanır. Aromada üretim, bahçeden sofraya mantığıyla tamamen entegre tesislerde gerçekleştiriliyor. Aromanın tüm ürünleri, son teknoloji kullanılarak Türk Gıda Kodeksine, AB normlarına ve Uluslararası Hijyen Standartlarına uygun üretilip ambalajlanıyor. En çok hangi meyvelerin suyu tüketiliyor? Tüketim en çok hangi sezonda artış gösteriyor?Türkiyede en çok şeftali, ardından kayısı ve vişne tüketiliyor. Tüketim, kış sezonunda daha çok artış gösteriyor. Meyve suyu pazarında fark yaratan noktalar nelerdir sizce?Tüketicinin güvenini sağlamak ve sürdürmek, kaliteyi korumak, yenilikçi çalışmalar yaparak tüketicinin beklentisi doğrultusunda sağlıklı, farklı ve lezzetli ürünler sunmak fark yaratan noktalar... Ürünlerinizi son kullanıcıya ulaştıran perakendecilere önerileriniz var mı?Perakendecilere tüketici beklentilerini anlayarak, bu beklentileri karşılayarak, titizlikte hizmet vermelerini öneririm. Bu yapmaları için de ürünleri tüketiciye en doğru sunumla, en sağlıklı şekilde ulaştırmaları önemli bir faktör. Yeni ürün çalışmalarınız var mı?Aromanın Ar-Ge ekibi, tüketicilerimize sağlıklı, güvenli, lezzetli ve farklı ürünler sunma hedefiyle çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Aroma, 2007 World Juice Konferansında gerçekleştirilen İnovatif (Yenilikçi) Ürün Yarışmasında (World Juice Innovative Product Awards 2007), dünyada ilk kez üretilen, elma suyuyla tatlandırılmış, yüzde 95 meyve içeren Ice Tea (buzlu çay) ürününün en başarılı ilk dört ürün arasında yer almasıyla bu konuda önemli bir başarının sahibi oldu. Bugüne kadar pek çok yeniliğe imza atan firmamız, önümüzdeki dönemde de tüketicilerine yenilikçi ürünler sunmaya devam edecek. Aslanoba Gıda (Juss Meyve suları) Ürün Müdürü Yunus Elmas Üretim için tedariğinizi nereden yapıyor, nasıl depoluyorsunuz?Bildiğiniz gibi meyve suyu, meyve konsantresi ve püresinden üretiliyor. Bu konuda biz ağırlıklı Türkiyeden tedarikçiler ile çalışıyoruz. Ancak istediğimiz lezzeti elde etmek için bazı özel karışımları yurt dışından tedarik ediyoruz. Örneğin kırmızı karışık çeşidimiz, üzüm suyumuz yurtdışından temin edinen karışımlar ile üretiliyor. Bu ürünlerde oldukça iddialıyız. En iyi hammadde neredeyse biz onu arayıp bulmaya çalışıyoruz. Depolama içinse fabrika kurulu alanında özel bir depomuz var. Depolama şartları sağlıklı ve kaliteli bir ürün için oldukça önemli. Bunun bilincinde olarak hammadde depolamasını kendi depomuzda hassasiyetle gerçekleştiriyoruz. Ürünler nasıl hazırlanıyor? Ürünlerimiz son derece modern, Avrupanın en gelişmiş meyve suyu tesislerinden olan fabrikamızda üretiliyor. Gelişmiş otomasyon teknolojisiyle hammaddenin alımından kolilemeye kadar olan tüm süreç el değmeden en hijyenik ve sağlıklı koşullarda gerçekleştiriliyor. Dolum ise aseptik dolum teknolojisi ile yapılıyor. Uzun bir raf ömrü için öncelikle meyve sularında bozulmaya yol açan mikroorganizmaların öldürülmesi ve daha sonra da mikroorganizma bulaşmayacak şekilde ambalajlanması gerekiyor. Mikroorganizmaların ölmesi için meyve suyu 95-99 derecede 30-60 saniye tutuluyor, anında 20 derecede soğutuluyor ve aseptik bir bölmede steril ambalaja doldurularak kapanıyor. Ambalaj açılmadıkça koruma etkisi sürüyor. Ancak koruyucu katkı maddesi olmadığı için paket açıldıktan sonra birkaç gün içerisinde tüketilmeli. En çok hangi meyvelerin suyu tüketiliyor? Neden?Türkiyede şeftali başı çekiyor. Onu vişne ve kayısı izliyor. Neden bu şekilde bir tüketim tercihi olduğu konusuyla ilgili farklı araştırmalar mevcut. Bu araştırmaları da incelediğimizde ve genel gözlemlerimiz neticesinde oluşan düşünce; bu çeşitlerin daha besleyici ve doğal olarak algılanması... Tüketici nezdinde bu çeşitler meyve suyu içme hissini daha çok karşılıyor.Meyve suyu tüketimi en çok hangi sezonda artış gösteriyor?Meyve suyu tüketimi araştırmalara göre ve satışlardan görebildiğimiz şekliyle hava sıcaklıklarının yükseldiği yaz sezonunda artış gösteriyor. Bunun haricinde tüketimin başka dönemlerde farklı etkenler dolayısıyla dalgalandığını söylemek pek mümkün değil.Meyve suyu pazarında fark yaratan noktalar nelerdir?Meyve suyunda fark yaratan noktaları kalite, lezzet ve ambalaj özellikleri olarak sıralayabiliriz. Biz de bu doğrultuda Jussu diğerlerinden ayıran en büyük özellik olarak lezzeti ve kaliteyi hedefledik. Jussun iddiası en lezzetli meyve suyu olmak. Juss ayrıca paket yapısı ile de büyük yenilikler sunuyor. Piramit çatısı ile dökümü kolaylaştırarak sıçramayı, damlamayı ve paketin içerisinde meyve suyu kalma sıkıntısını büyük ölçüde önlüyor. Ürünlerinizi son kullanıcıya ulaştıran perakendecilere önerileriniz var mı?Ürünlerimizi tüketicilerimize sunan perakendecilerimizin zaten bu konuda gerekenleri oldukça başarılı şekilde uyguladıklarına inanıyorum. Son yıllarda oldukça popüler bir konu olan kategori yönetimi esasları gerçekten en başta tüketicilere olmak üzere, perakendeden üreticilere kadar büyük yararlar sağlıyor. Bunun haricinde benim ekleyebileceğim, zaten birçok perakendecimizin de dikkat ettiği bir husustur ama yine belirtmekte yarar görüyorum; kendilerinin güven duymadığı ürünleri tüketicilere sunmamaları. Ürün ancak bu şartı sağladıktan sonra diğer kriterler değerlendirmeye alınmalı. Bu güvenle hareket eden kuruluşlar her zaman uzun vadede kazanan olur inancındayım.Yeni ürün çalışmalarınız var mı?Yeni ürün çalışmalarımız elbette ki var ve bu çalışmalar bizim için sürekli olacak. Her zaman tüketici tercihlerini yakından takip ederek yeni çeşitlerimizle de tüketicilerimizin takdirini kazanmaya çalışıyor olacağız.Gülsan Gıda (Meysu) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir GüldüoğluMeyve suyu ambalajlama konusunda neler söylersiniz? Günümüzde aseptik ambalajlama teknolojisi sayesinde meyve suları tam bir besin güvenliği içinde tüketicilere ulaşıyor. Aseptik ambalajın katmanları meyve suyunu ışığın ve havanın olumsuz etkilerine karşı koruyarak C vitamini gibi ışık ve havaya hassas vitaminlerin kaybını önlüyor, doğallığını koruyor. Aseptik teknoloji ile ambalajlanan meyve suyu, nektar ve meyveli içeceklerin doldurulduğu 6 katmanlı karton kutular, hiçbir koruyucu katkı maddesi gerektirmiyor. Meysu meyve suyu ambalajlanmasında Tetra Pak ürünlerini kullanıyor. Aseptik ambalajlama teknolojisi ve Tetra Pak tarafından üretilen aseptik karton ambalajlar, sıvı gıdalar için uzun ömürlülüğün güvencesi. Vücudun sıvı gereksinimini karşılamak için karton kutuda her zaman her yerde içilebilen meyve suları iyi bir seçim. Türkiyede en çok hangi meyve suları tüketiliyor?Türkiyede en fazla şeftali suyu (yüzde 28) içilirken, onu vişne (yüzde 24) ve kayısı (yüzde 19) suyu izliyor. Bununla birlikte en hızlı büyüme ise karışık nektar tüketiminde gerçekleşiyor. C vitamini deposu olarak nitelendirilen portakal suyu ise beşinci sırada yer alıyor.Meyveyi yemekle suyunu içmek arasında ne fark var?Meyve suları şeftali ve kayısı nektarı hariç çok az posa içerirler veya hiç içermezler. Halbuki meyvelerin diyet/fonksiyonel posa içeriği yüksektir. Diyet/fonksiyonel posadan zengin bir diyet kabızlığı ve onunla birlikte oluşan rahatsızlıkları önler. Kanser, özellikle kolon kanser riskini azaltabilir. Ağırlık kontrolüne yardımcı olabilir. Kan şekeri seviyesinin kontrol altına alınmasına yardımcı olarak diyabet riskini azaltabilir. LDL kolesterol veya kötü kolesterol düzeyini düşürerek total kan kolesterol düzeyini azaltmaya yardımcı olabilir.Meyve sularının tazeliği nasıl anlaşılır? Saklama süreleri ne kadardır?Meyve suları elde edildiği meyvenin tipik renk, tat ve koku özelliklerini gösterdiği sürece tazedir. Taze meyve suları bekletilmeden tüketilmeli. Ticari meyve sularının ise son kullanma tarihleri ambalaj üzerinde belirtilir. Bilinçli bir tüketici, meyve suyu ve benzeri bir içecek satın alırken ürünün etiketini dikkatlice okumalı, alacağı ürünün raf ömrüne bakmalı, güvenilir bir ambalajdan meyve suyu içtiğine emin olmalı. Asla pastörize edilmemiş meyve suyu içmemeli. Zira bu ürünler ciddi rahatsızlıklara neden olabilen patojenler içerebilir.Kızıklı Gıda (Netto) Yönetim Kurulu Üyesi Funda KızıklıKızıklı Gıda meyve suyu ürünleri Netto ve Laida markaları altında toplanıyor. Netto ile meyve suyu ve meyve nektarı, Laida ile ise meyve aromalı içecekleri tüketicinin beğenisine sunuyoruz. Yüzde 100 meyve suyu grubu Netto Premium serisinde yüzde 100 nar, üzüm, elma, portakal, domates ve kuşburnu seçenekleri, Netto meyve nektarı grubunda ise şeftali, vişne, kayısı, portakal ve karışık meyve çeşitleri yer alıyor. Nettonun ürün gamına son olarak 8 Kırmızı Meyve Nektarını kattık. 8 Kırmızı Meyve Nektarının içeriğinde elma, üzüm, vişne, frambuaz, mürver, nar, çilek ve yaban mersini bir arada bulunuyor. Netto, Türkiye'nin ilk ve tek tam otomatik tesisine sahip meyve suyu markası. Yaptığımız bu yeni yatırım sayesinde, her ambalajdaki ürün aynı tatta. Ürünlerimizde hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Netto için ayrıca özel konik şişe tasarımı yatırımına gittik. Bu da sektörde bir ilk. 3 noktadan etiket uygulamasıyla estetiği, emniyet düğmeli çevir-aç kapak sistemi ile de ürün güvenliğini de garanti altına aldık. Pfanner Türkiye Ana Distribütörü insiderinvest CEO Yakup AltuntaşÜretim için tedariğinizi nereden yapıyor, nasıl depoluyorsunuz?Pfannerin Avusturyada bulunan fabrikalarında üretim gerçekleştiriliyor. Son teknoloji kullanılarak doğallığı bozulmadan üretilen meyve suları lojistik firmamız aracılığıyla İstanbula getiriliyor. Ekol Lojistik, sahip olduğu uygun depo şartları ile bizim için büyük avantaj sağlıyor. Buradan bayi kanalımız ve zincir marketler aracılığıyla tüketicilerimizle buluşuyor.Ürünler nasıl hazırlanıyor?Ürünlerin tamamı el değmeden hazırlanıyor. Pfanner, 150 yılı aşkın tecrübesini teknolojideki yeni gelişmelerin gücüyle birleştirerek neredeyse insansız üretim yapıyor. Bu da hem hijyen oranını artırıyor hem de hata payını azaltıyor. En çok hangi meyvelerin suyu tüketiliyor? Neden?Türkiyede en çok tüketilen ürünlerin başında şeftali, kayısı ve vişne suyu geliyor. Pfanner ürünleri arasında ise en çok yeşil elma ve kan portakalı tercih ediliyor. Elma ve portakal Türkiyede çok sevilen ve yoğun olarak tüketilen ürünler. Yeşil elma ve kan portakalı da bu iki güzel meyvenin farklı lezzetteki sularını içme imkanı sunan ürünler. Her ikisi de pazarda rakibi olmayan yeşil elma ve kan portakalı tüketicilerimizden büyük beğeni topluyor.Meyve suyu tüketimi en çok hangi sezonda artış gösteriyor?Sağlıklı bir tercih olması bakımından kış aylarında insanlar hastalıklardan korunmak için meyve sularını tercih ediyor. Yazın da sıcak havalarda serinlemek için tüketiyorlar. Yazın daha fazla tüketilmekle birlikte kışın da yoğun olarak tercih ediliyor.Meyve suyu pazarında fark yaratan noktalar nelerdir?En önemli unsur farklı ve yeni ürünler yaratmak. Türkiyede uzun yıllar kayısı, vişne, şeftali ve portakal suyu tüketildi. Pek çoğumuz farkında olmadan bu dört lezzetle meyve suyu tüketimimizi sınırlandırdık. Oysa son yıllarda artan çeşitlilikle insanların meyve suyuna bakışı değişti. Ev kullanımı arttı. Yeni lezzetler ilgiyle karşılanıyor. Bu sebeple pazarda fark yaratmanın yolu yeniliklerden geçiyor.Yeni ürün çalışmalarınız var mı?Bu yıl tüketicilerimizi yedi yeni lezzet ile tanıştıracağız. En çok fark yaratacak ürünlerimiz kuşkusuz diyet portakal suyu ve diyet multi-vitamin olacak. Pfannerın dünya çapındaki ürün çeşitliliğini bu yıl Türkiyede de hissettireceğiz.Cirolardaki meyve suyu payı artıyorMeyve suları için üretim yapan firmalar ne kadar önemliyse, o ürünleri son kullanıcıyla buluşturan perakende noktaları da bir o kadar önemli... Meyve suları, marketlerin toplam cirolarında ortalama yüzde 2 gibi bir yer tutsa da, bu payın son dönemlerde arttığı konusunda görüşlerini aldığımız perakendecilerin hepsi hemfikir.Biçen Yönetim Kurulu Başkanı İhsan BiçenMeyve suyunun cironuzdaki payı nedir? Bu payda yıllar içinde gözle görülür bir değişiklik var mı?Meyve suyunun toplam ciromuzdaki payı binde 7. Nielsen raporlarında bu oran yüzde 2.10 olarak görünüyor ancak bu raporlar sadece ambalajlı ürünlerin raporunu alabildiği için yanıltıcı olabilir. Ayrıca bu oran bölgesel değişim de gösterebilir. 2007 ve 2008 değerlendirmemizde meyve sularında yüzde 6 oranında bir büyüme mevcut. Son yıllarda gazlı içeceklerdeki düşüş meyve ve meyve suyu pazarını büyütüyor. Tuketicinin meyve suyuna olan ilgisi hangi sezonda artıyor?Genel verilerimizde Şubat, Mart, Nisan, Kasım ve Aralık aylarında artış gözleniyor.Sirkülasyonun en yoğun olduğu meyve suyu ambalajı ebadı hangisi?1/5 tetra ve 1/1 tetra ambalajlı ürünler.Yeni bir meyve suyu markasını rafınıza alırken hangi kriterlere dikkat ediyorsunuz?Türk Gıda Kodeksine göre meyve suyu içeriğinde hiçbir koruyucu maddenin kullanılmaması gerekiyor. Firmadan kullanılmadığına dair fermantasyon raporu isteniyor. Meyve suyu üretiminde kullanılan tonlarca meyve arasında çürük ve ham ürün bulunabileceği düşünülerek patulin analizi istenmesi de gerekiyor. Bu analize göre patulin miktarı litrede 50 mikrogramı aşmamalı. Ürünün mikrobik açıdan hava ile temas etmesini engelleyici fonksiyonda olması ve meyve oranlarının her meyvenin farklı olduğundan bu oranların ambalaj üzerinde bulunurluğunun sağlanması gerekiyor. Meyve sularının raf ömrü 12 ay. Dolum tarihinden sonraki 12nci ay meyve sularının ambalajında son tüketim tarihi olarak belirtilmesi lazım.Meyve suyu üreticilerine tavsiyeleriniz var mı ?Beslenme uzmanları ve çeşitli uzmanlıklara sahip tıp doktorları meyve suyu içmek için pek çok neden sıralıyor. Potasyum ve magnezyum gibi minerallerin deposu olması, A,C,E, folik asit ve benzeri vitamin yüklü olması, polifenol, karoten, antosiyanin gibi bileşikler sayesinde antioksidan özelliğinin bulunması, şeker miktarının düşük olması, sıvının enerjiye hızlıca dönüşmesi ve buna karşılık yağ içermemesi. Dünya Sağlık Örgütü, bu nedenlerle günde en az beş porsiyon meyve ve sebze sularının tüketilmesini öneriyor. Meyve suyu üreticilerinin de Türk tüketicisine meyve suyunun sağlıklı ve dengeli beslenmedeki rolünü hatırlatması ve bu konuda reklam ve basın aracılığı ile gerekli bilinçlendirmeleri yapması gerekiyor. Ayrıca ürün ambalajlarında da birtakım bilgilerin tüketiciye ulaşması sağlanmalı.Burda Gıda Satın Alma Müdürü Ahmet YıldızMeyve suyunun cironuzdaki payı nedir?Meyve suyunun ülkemizdeki toplam içecek pazarı içindeki payı yüzde 2. Kişi başına yıllık tüketim ise yalnızca 10 litre. Günde iki çorba kaşığı! Kişi başına tüketim 1970'de 0.4 litre, 1996'da 3.9 litre, 1998'de ise 4.0 litreydi. Almanya'nın 40, İspanya'nın 22, İngiltere'nin 21 litre olan tüketimlerini bir yana koyalım, bu rakam kapı komşumuz Yunanistan'da 16 litre... Burada önemli olan, verisel yaklaşımların bizim satışlarımıza olan etkisini görmemiz. Mart 2009 itibarıyla Burda Marketlerinin toplam cirosunda meyve suyunun ciroya etkisi yüzde 2.37. Burada da göründüğü gibi yapmış olduğumuz kategori yönetimi ilk yılında meyvesini vermeye başladı. Şu anda büyüyen bir kategori olan meyve suyu pazarı, bizim satışlarımıza paralel olarak artıyor. Ancak meyve suyu kategorisinin daha da büyümesi gerektiğini düşünüyorum. Peki neden böyle? Dünyada meyve ile bu kadar içli dışlı olan ülke sayısı çok fazla değil. İklimin sağladığı avantaj çeşitliliğe imkan tanımış. Bambaşka iklimlerin ürünü olan portakal ile şeftaliyi, muz ile vişneyi aynı sınırlar içinde üretebiliyoruz. Tüketiyoruz da. Acaba suyunu içmeyi mi sevmiyoruz? Deniliyor ki, meyve o kadar bol ve ulaşılması kolay ki, Türk halkı meyvenin suyunu içmektense, kendisini yemeyi tercih ediyor. Bir başka gerekçe ise meyve suyunun içindeki raf ömrünü uzatmaya yönelik katkı maddelerinin toplum tarafından sağlığa zararlı olduğu şeklinde algılanması. Bir diğeri ise meyve suyunun hala lüks tüketim malı olarak değerlendirilmesi. Meyve suyunun yeterince tüketilmemesinde, bu gerekçelerin her birinin belli bir oranda payı vardır kuşkusuz. Ancak yüksek sesle telaffuz edilmeyen çok önemli bir başka neden daha var gibi görünüyor. Bu da meyve sektörünün henüz sanayileşme aşamasını tamamlayamamış olması. Geçiş dönemi hala devam ediyor ve alınacak epey mesafe var. Bu alanda sanayileşme henüz tamamlanamadığı için, tüketimin yaygınlaştırılabilmesi çabaları da yeterince etkili olamıyor. Bu payda yıllar içinde gözle görülür bir değişiklik var mı?Geçtiğimiz yıl kişi başına meyve suyu tüketimi 10 litre olarak gerçekleşti ve bu tüketimde kişi başına 7.12 litre tüketim ve yüzde 70.3 pay ile meyve nektarı birinci oldu. Yüzde 100 meyve suyu tüketimi, yaklaşık 1 litre kişi başı tüketim ve yüzde 10 pay ile ikinci sırayı aldı. Türkiyede 2000 yılında 295 milyon litre olan meyve suyu üretimi, 2.5 kat artış göstererek 748.1 milyon litreye ulaştı. Üretimde ilk sırayı, tüketimi de ilk sırada olan meyve nektarı alırken, 525.9 milyon litre üretilen meyve nektarını, 73.4 milyon litre ile yüzde 100 meyve suyu, 25.7 milyon litre ile meyveli içecekler takip etti. Bu paralelde bizde artış sağlandığını son verilerde de görüyoruz. 2008-2009 yılı kategori değerlendirmesinde hem cirosal hem de miktarsal verilere bakıldığında Burdanın meyve suyu pazarı geçen süre içerisinde Türkiye pazarındaki artış ile paralellik gösteriyor. Tüketicinin meyve suyuna olan ilgisi hangi sezonda artıyor?Bu soruya geçen yıllara kadar sadece mevsimsel değişiklik göz önünde bulundurularak cevap vermek daha kolay olurdu. Ama rakamlar ve veriler ışığında konuşmak gerekirse; büyüyen pazarda firmaların sunmuş olduğu fırsatlar doğrultusunda sadece yaz ayı artış gösteren bu pazar artık Türkiyenin değişen ekonomik yapısı da göz önünde bulundurularak -çocukların beslenme çantalarına girerek- dikey artış yerine yatay artışta. Bunda meyve suyu üreticilerinin son dönemde yaptıkları sosyal sorumluluk projelerinin etkisi de büyük. Ancak netice itibariyle beşer ihtiyaç neticesinde yaz aylarında diğer aylara göre daha fazla içecek tüketimi yapılıyor. Sirkülasyonun en yoğun olduğu meyve suyu ambalajı ebadı hangisi?Satışa sunulan meyve sularında tüketicinin eğilimi büyük oranda 1 litrelik karton ambalajdan yana. Bu tercih, meyve suyunu ailece tüketen bilinçli tüketicinin arttığının ve ev sofralarında daha fazla tüketildiğinin en büyük göstergesi. Tüketici tercihinde 1 litrelik karton ambalajı ise şişe cam ambalajlar izliyor.Yeni bir meyve suyu markasını rafınıza alırken hangi kriterlere dikkat ediyorsunuz?Biz perakendeciler çok basit anlamda alıp-satma işi yapıyoruz. Türkiyede rekabete uygun bir şekilde firma çeşitliliği olduğu için piyasada fazla sayıda ürün ve firma çeşitliği mevcut. Perakendecinin bu ürün arzının tamamını taşıyabilme şansı yok. Böyle olunca, daha gerçeğe yakın kriterlerle iş yapmamız gerekiyor. Çoğunlukla yapılan bu, bize özel bir tarafı yok bunun. Ciro getirici ürünler herkes için önemli. Biz de ürünlerin piyasadaki gücüne bakıyoruz. Ürün devir hızı, ürünün katma değeri, üründeki kârlılık gibi unsurlar, çalıştığımız firmalarla ilgili kriterler. Tabii, hem ürün kriterine hem de firma kriterine bakmak gerekiyor. Kazan-kazan söylemine uygun hareket ederek, esnaf kültürüyle yoğrulmuş bir yaklaşımda bulunmak gerektiğini düşünüyorum. Büyük sermaye şirketleri ile rekabet edebilmek istiyorsanız, bu ilkenizden vazgeçmemeniz gerekiyor. Meyve suyu üreticilerine tavsiyeleriniz var mı?Meyve suyu üretiminde zorunlu olarak sofralık tip meyveler de kullanılıyor. Verim düşüklüğü doğal olarak yüksek fiyata yol açıyor. Meyve suyu üreticileri istedikleri nitelik ve fiyatta meyveyi iç piyasada temin edemedikleri için, zaman zaman meyve konsantresi ithal ediyor ve bunun üzerinden meyve suyu üretiyorlar. Özellikle elma suyu üretiminde konsantre ithalatı göze çarpıyor. Meyve cenneti olduğu söylenen bir ülkenin meyve konsantresi ithal etmesi ilginç... Buradan yola çıkacak olursak, ülkemizin temel kaynaklarının doğru kullanılması hem fiyat değerlerinin uygun oranlarda ayarlanmasını sağlayacak hem de rekabetçi olan global bir pazarda tüketimi etkileyecek bir satışın gerçekleşmesini sağlayacaktır. Meyve suyu pazarında son yıllarda görülen bir başka eğilim de, çeşitler arasına ananas, mango gibi tropikal meyveleri de almak. Bu çeşitlerin özellikle genç tüketiciler arasında etkili olduğu belirtiliyor. Gürmar Satın Alma Uzmanı Rahmi BağuçMeyve suyunun cironuzdaki payı nedir? Bu payda yıllar içinde gözle görülür bir değişiklik var mı?Meyve suyu, toplam ciromuzun yüzde 5ini oluşturuyor. Son yıllarda üretilen yüzde100 doğal meyve suları ile satışlarda ciddi bir artış yaşıyoruz. Daha eskiye bakılırsa, çalışan bayan nüfusun artışı da hazır gıdalara talebin temellerini attı. Tüketicinin meyve suyuna olan ilgisi hangi sezonda artıyor?Yaz sezonunda ciddi artışlar yaşanıyor.Sirkülasyonun en yoğun olduğu meyve suyu ambalajı ebatı hangisi?1 litrelik kutuların satışların toplamında önemli bir yeri var.Yeni bir meyve suyu markasını rafınıza alırken hangi kriterlere dikkat ediyorsunuz?Piyasadaki satış miktarlarına, ürünün bilinirliliğine, içindeki meyve oranına ve reklamının ne kadar sık döndüğüne dikkat ediyoruz.Onur Group İçecek Gurubu Satın Alma Yöneticisi Nihal GürleyikMeyve suyunun cironuzdaki payı nedir? Bu payda yıllar içinde gözle görülür bir değişiklik var mı?Meyve suyu kategorisi toplam ciromuzun yüzde 1,12sini oluşturuyor. Yıllar içerisinde meyve suyu pazarı, özellikle bilindik tatlar dışında müşterilerin değişik tatlardaki ihtiyaçlarını karşılamaya başladı. Öyle ki bundan 4 yıl önce nar suyunun medyada yayınlanan (kolesterolü ve şekeri dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir, C vitamini deposudur gibi) bazı özellikleri ile birlikte hiçbir tüketiciye ulaşmamış olan bilgi bir anda yayıldı ve bir satış patlaması meydana geldi. Hatta birçok meyve suyu üreticisi tarla satın almaya başladı. Fakat son yıllarda tüketici daha kolay ve daha hızlı bilgi edinebiliyor. Bu da meyve suyu pazarında fonksiyonel olan birtakım ürünlerin tercih edilmesine sebep oluyor. Hayatımıza son yıllarda giren yeni tatlardan bazıları ise mango, ananas, yüzde 100 ürünler, üzüm, nar, C vitamini yüklü içecekler ve saire... Yani meyve suyu pazarı her yıl büyümekte olan bir pazar..Tüketicinin meyve suyuna olan ilgisi hangi sezonda artıyor?Meyve suyu ürünleri yaz aylarında daha hızlı satılıyor. Fakat bu kategoriyi su ya da gazlı içecek gibi değerlendiremeyiz. Çünkü meyve suyu grubu kış aylarında su ve gazlı içecek grubuna göre daha çok satılıyor. Sirkülasyonun en yoğun olduğu meyve suyu ambalajı ebatı hangisi?1 ve 1,5 litre ambalajlarda sirkülasyon yoğun oluyor. Ancak 1,5 litre, yani 200 mililitre ürünler okulların kapanmasıyla birlikte hızlı bir düşüş yaşıyor. Raflarınıza yeni bir meyve suyu markasını alırken dikkat ettiğiniz kriterler var mı?Öncelikle özelliklerine (ambalaj, marka, meyve oranı ve saire), ticari anlayışımıza uygun olup olmadığına, hizmet anlamında sıkıntı yaşatıp yaşatmayacağına bakıyoruz.Meyve suyu üreticilerine tavsiyeleriniz var mı?Meyve suyu firmalarından özellikle fonksiyonel ürünlerinin yararları ile ilgili tüketiciyi bilgilendirmelerini istiyoruz. Özhan Market İçecek ve Bisküvi Satın Alma Sorumlusu İlknur KumaşGenel ciromuzda meyve suyu yüzde 1-2 arasında pay alıyor. 2006-2007 yılı kıyaslaması yaptığımızda meyve suyu satışında yüzde 19 gibi bir artış olduğunu görüyoruz. 2008 yılında ise bu artış yüzde 3 gibi oluyor. 2008 yılının düşük olmasının sebebini ise şu an popüler olan katı meyve sıkacağına bağlayabiliriz diye düşünüyorum. Artık tüketiciler sağlık ve doğal ürünler konusunda daha duyarlı. Meyve suyu satışı yaz sezonunda artıyor. Bu ürünlerde en çok tercih edilen ambalaj tetrapak grubu. Cam grubu, kırılma riski yüzünden daha az tercih ediliyor. Cam ve tetrapak ambalajlarında az da olsa fiyat farkı da mevcut.Yeni bir meyve suyu firması ile görüşme yaparken, istediğimiz bazı belgeler var. Bunların basında izin belgeleri gelir. Ürünün marka bilinirliği de önemli. Diğer meyve suyu firmaları ile fiyat kıyaslaması yapılır. Satışlarını bir önceki aya nazaran yüzde 15 artırmasını istenir. Diğer meyve su firmaları ile aynı kâr marjı ile satılır. Tüketiciye tattırım ile sunulur. Meyve suyu firmaları raflarda geçen yıllara oranla yeni çeşitleri ile yer alıyor. Şu an en popüler olan, yüzde 100 etiketli ürünler. Dolayısıyla normal çeşitlerin dışında yüzde 100 çeşitlerde de geniş müşteri kitlesi var. Üretici firmalar müşteriyi bir memnuniyetsiz bıraktığında, o müşterinin markaya karşı güvensizliği ortaya çıkıyor. Meyve suyunda kaliteden ödün vermemek gerekiyor. Uyum İcra Kurulu Başkanı Mehmet AkyüzMeyve suyunun ciromuzdaki payı yüzde 1,80. Bu payda zaman içinde gözle görülür bir artış söz konusu. Tüketicilerin meyve sularına ilgisi özellikle yaz sezonunda yoğunlaşıyor. En çok tercih edilen ambalaj ebadı ise 1 litre ve 200 mililitre. Yeni bir meyve suyu markasını rafımıza alırken özellikle ürünün kabul görür fiyatına dikkat ediyoruz. Bunun yanı sıra farklı ve zengin ürün çeşitliliği ile markanın gücünü de önemsiyoruz. Meyve suyu üreticileri, ürün çeşitliliğine önem vermeli, kaliteden ödün vermeden üretim yapmalı. Çeşit ve fiyat konusunda da istikrarlı olunmalı. Tetra Pak Ürettiği ambalajlarla tüm dünyada sıvı gıdaların tüketicilere güvenli ve sağlıklı bir şekilde ulaştırılmasını sağlayan Tetra Pak, Türkiyede faaliyet göstermeye başladığı 1971 yılından bu yana meyve suyu sektörüne hizmet veriyor. Tetra Pak teknolojisinin temeli aseptik ambalajlamaya dayanıyor. Aseptik terimi, septik yani sağlığa zararlı mikroorganizmaların varolduğu ortamın tersini, bu mikroorganizmalardan arındırılmış ortamı tanımlıyor. Aseptik ambalajlama, ambalaj malzemesinin önceden sterilize edilerek üzerinde muhtemel tüm mikroorganizmaların yok edilmesi, sterilize edilmiş bu ambalajların içine pastörize edilmiş meyve suyu gibi bir sıvının, yine sterilize bir ortamda doldurulması ve dolum seviyesinin altında ambalajların kapatılması olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 30 saniye süreyle 98 dereceye kadar ısıya tabi tutulan, yani pastörize edilen ve hemen ardından 20 dereceye soğutulan meyve suyu, nektar ya da meyveli içecek ışık, hava ve bakterilerden arındırılmış, steril ortamlarda karton ambalajlara dolduruluyor. Bu sayede ambalajın içindeki ürün, ambalaj açılmadığı sürece besin değerini ve doğallığın kaybetmeden tazeliğini aylarca koruyabiliyor. Yüzde 100 meyve suyu ve nektarların üretimine Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğince kesin kurallar getiriliyor. Yönetmeliğin meyve suyu ve benzeri içecekler tebliğine göre yüzde 100 meyve suları ve nektarların hiçbirine renklendirici gibi herhangi bir katkı maddesi ya da uzun ömürlü olmasını sağlayacak koruyucu madde konulamıyor. Meyve suları içerdikleri meyve konsantresi oranlarına göre meyve suyu, meyve nektarı ve meyveli içecek olarak birbirinden ayrılıyor. Meyve suyunun içindeki doğal meyve oranı yüzde 100dür. Portakal, üzüm, nar ve elmadan elde edilebilen yüzde 100 meyve suyu, elde edildiği meyvenin renk, tat ve kokusunu taşıyor. Yüzde 100 meyve suyu koruyucu ve renklendiriciler gibi katkı maddesi içermiyor. Meyve nektarı, meyve suyu veya pulpunun az da olsa su ile seyreltilmesi ile üretiliyor. Nektarın içinde en az yüzde 25-50 oranında meyve konsantresi bulunuyor. Şeftali, kayısı gibi meyvelerin suları koyu kıvamlı olduğu için bu meyvelerden nektar üretiliyor; kayısı nektarında en az yüzde 40, şeftali nektarında en az yüzde 45 oranında meyve bulunuyor. yüzde 100 meyve suları gibi nektarda da Gıda Kodeksi uyarınca koruyucu ve katkı maddesi bulunmuyor. Meyveli içecek ise, en az yüzde 10 oranında meyve içeriyor. Bu kategori altında son yıllarda aromalı içecekler de üretiliyor. Aromalı içecekler su, şeker, izin verilen katkı ve aroma maddelerinin karışımından oluşuyor.Ülkemizde meyve suyu tüketiminin artmasında aseptik karton ambalajların önemli bir rolü bulunuyor. Çünkü çok çeşitli meyve sularına aseptik karton ambalajlarda her zaman, her yerde ulaşmak mümkün. Bu ambalajlarda sıvı gıdalar uzun mesafelere güvenle ulaştırılabiliyor. Ambalaj açılmadığı sürece aylarca oda sıcaklığında korunabildiğinden, meyve sularının saklanması sürecinde de aseptik teknoloji önemli avantajlar sunuyor. Aseptik karton ambalaj altı katmandan oluşuyor. Aseptik karton kutunun altı katmanlı yapısı meyve suyunu ışığın ve havanın olumsuz etkilerine karşı koruyarak C vitamini gibi ışık ve havaya hassas vitaminlerin kaybını önlüyor, doğallığını koruyor. Meyve sularının zararlı mikroorganizmalardan korunmasını sağlıyor.Bu haber Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive