Eklenme Tarihi : 18 Kasım 2008 Salı
Yılmaz Pekmezcan

Küresel Kriz ve Anatomisi

Son iki haftaya kadar kriz kelimesinin moral bozucu etkisine katılıyor olmam ve yerine belirsizlik sözcüğünün daha uygun olacağını düşünmeme rağmen, maalesef gelinen noktada etkisi Avrupadan başlayarak derinleşen ve her geçen gün ülkemizde de çok daha fazla hissedilecek olan bir küresel krizin içinde olduğumuzu üzülerek ifade etmek istiyorum


Bu yazımda öncelikle krizin başlangıç noktasına dönerek nasıl başladığını ve krize neden olan gelişmelerin başta Amerika olmak üzere nasıl dalga dalga yayıldığını anlatarak soruna yaklaşmak istiyorum. Çünkü teşhis tedavinin yarısıdır derler. Aslına bakarsanız yaklaşık beş yıl önce belirtileri baş gösteren bu krize karşılık ne gibi tedbirler alınmalıydı? Sorusunun da bugün için geç kalınmış bir süreci ifade ettiğini söylemek lazım! Ne yapılabilir? Bana göre bu yaklaşımlarla hiçbir şey! Herkes kendi başının çaresine bakacak anlaşılan. Bekleyip görmek gerekKrizin en temelinde 10 trilyon dolarlık Mortgate piyasalarındaki çarpık kredilendirme mantığı yatmakta. Sektör büyüklüğü itibariyle dünyanın en büyük para hacmine sahip piyasası konumunda. Kredibilitesi düşük kişilere geri dönüşü riskli olan bir kredilendirme politikası izlediler. Bir de bu sistem içerisindeki spekülatörlerin mevcut gayrimenkullerin yaklaşık 3 katı büyüklüğündeki suni artışları nedeniyle aslında değeri o kadar etmemesine karşın yüklü mali değerler biçilerek sade Amerikan vatandaşlarına yüksek rakamlarla krediler verildi. Bu tarzdaki kredilerin toplam tutarı yaklaşık 2 trilyon dolar civarında olduğu söyleniyor. Özellikle riskli grupta sayılabilecek kişiler o dönemlerdeki faiz oranlarının düşük seyretmesi sebebiyle değişken faiz oranlı kredileri tercih ettiler. Ancak ne zaman Amerikan Merkez Bankası (FED), faiz oranlarını artırdı işte o zamandan beri gayrimenkul sektörü büyük bir durgunluğa doğru giderek konut fiyatlarında ve kira gelirlerinde büyük bir gerileme yaşandı. İşte bu gerileme büyük umutlarla ve spekülatif değerlerle konut ve kredi sahibi olan Amerikalılar bırakın gayrimenkul satışlarından, kira gelirlerinden ve sahip oldukları ucuz kredilerle kar elde etmeyi, geri ödemelerini dahi yapamaz konuma geldiler. Bu durumda varlıklarını da elden çıkaramayınca ev sahipleri için sistem çöktü. İşte bu süreçte konut kredileri için gerekli olan finansmanı yatırım bankalarından tahviller alarak borçlanan Amerikan bankaları da mortgatedaki krediler geri dönmeyince onlarda mali açıdan krize dahil olmuş oldular.2007 yılında 13 banka, 2008'de 11 tane banka ya iflas etti ya da bir gecede el değiştirdi. Örneğin Amerikanın en önde gelen bankalarından Bear Stearns piyasa değeri 20 milyar dolarken iki günde 17 milyar dolar paranın çekilmesi ile birlikte bırakın piyasa değerini, defter değeri 84 dolar olan hisse başı ederi 2 dolardan JP Morgana devredildi. Batan bankaların toplam aktif büyüklüğü ise 200 Milyar doları bulmakta. FED in bazı bankalara müdahale ederek statülerini değiştirmesi aslında Amerikadaki yatırım bankacılığının da bir anlamda sonunu getirmişti. Benim açımdan tüm bu Amerikan finans piyasalarındaki gelişmelerin düşündürttüğü en önemli konu ise sevgili hocam Kenan Aydınında işaret ettiği gibi benim ülkeme kredi notu veren kuruluşlardan olan Lehman Brothers ve Merill Linchin hazin sonu. Bizim kredi notumuzu değerlendirecek olan kuruluşların kendi mali yapılarından bihaber ve yok olmaları ne kadar ilginç değimli! Başta yalnızca mortgate kredi krizi gibi düşünülen sorun; bankacılık, sigorta, borsa ve devamında inşaat ve gayrimenkul sektörlerindeki büyüme sorununun yaşanması ile birlikte aslında Amerikan halkının satın alma gücünün de yavaşlamasıyla tam bir Likidite krizine dönüştü. Her ne kadar Bush yönetimi konuyu örtbas etmeye çalışsa da aslında kriz yaklaşık 5 yıl öncesinden itibaren baş gösterdi. 11 Eylül ve Irak savaşı Amerikan basını ve halkı için gündemi tamamen değiştirdiğinden ancak bugüne kadar vaziyet idare edilebilmişti. Başlangıçtaki mortgate geri ödeme krizi finansal krize, finansal krizde piyasalardaki likidite sorunu ile birlikte genel ekonomik durgunluğa ve dolayısıyla psikolojik etkenleri de üzerine ekleyerek reel sektörün yavaşlamasına hatta gerilemesine neden olmuştur.Sanırım bu krizdeki bizi ilgilendiren en önemli kısım reel sektördeki yaşanan durgunluk ve bir süre sonra yerini terk edeceği gerileme ile bu gerilemenin başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyadaki reel sektör açısından yansımaları olacak. Kendi Gelecekleri ile İlgili Planları Olmayanlar, Başkalarının Planlarına Dahil Olurlar
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive