Eklenme Tarihi : 28 Temmuz 2009 Salı
Yılmaz Pekmezcan

Şirketlerde Kalıcı Başarının Anahtarı: Kurumsal Sosyal Sorumluluk

Kâr, dün olduğu gibi bugün de işletmelerin varlığını devam ettirebilmesi için gerekli, ancak; sürdürülebilir başarı için yeterli değil


Her şirketin öncelikli hedefi, elbette kâr elde etmek. Ancak yönetim bilimine göre işletmelerin temel amaçlarından biri; topluma, çevreye yararlı çıktılar elde ederek insanlığa olumlu katkılar sağlamak... Bu ifade aslında sosyal sorumluluk bilincini öne çıkarmayı amaçlayan bir yaklaşım. Kâr, dün olduğu gibi bugün de işletmelerin varlığını devam ettirebilmesi için gerekli, ancak; sürdürülebilir başarı için yeterli değil. Günümüzde doğaya, çevreye ya da insan sağlığına olumsuz etkileri bulunan birçok işletmenin ifşa edilip, kamuoyu önünde küçük düşürülerek ticari faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldığını biliyoruz. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri, toplumda sosyal sorumluluk bilincinin artması, daha duyarlı ve bilinçli bir tüketici kitlesinin oluşması. Bu bilinç, işletmelerin ticari faaliyetlerinde sürdürülebilir başarıyı yakalayarak varlığını uzun süre devam ettirebilmesi için; tüm süreçlerinde sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etme zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler, 1999daki Küresel İlkeler Sözleşmesinin tüm ülkeler ve şirketleri tarafından imzalanması için çağrı yapmıştı. Bu çağrının altında şirketlerin daha insancıl ve yaşanabilir bir dünya için ekonomik, hukuki, etik ve sosyal unsurlarda sorumluluklarını çevreye duyarlı bir şekilde yerine getirmeleri yatıyordu. Bu durumda bireylerin ve yönetimlerin gündeminde olan sosyal sorumluluk kavramının, kurumların belirli plan ve stratejileri benimsemesi ve uygulaması halinde kurumsal sosyal sorumluluğa dönüştüğünü ifade edebiliriz.Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS), sadece derneklere ya da sivil toplum kuruluşlarına yapılan yardımlardan ibaret bir kavram olarak algılanmamalı. Sosyal sorumluluk, gönüllülük esasına dayanır. Bu gönüllük yalnızca maddi yardımlar değil; tüm çalışan ve yöneticilerin bilgi, beceri, tecrübe ve zamanlarını karşılık beklemeden başkaları için değerlendirmeleri şeklinde olmalıdır. KSS, bir markanın tercih edilmesine ya da bilinirliğine doğrudan etki eden bir faktör haline geldi. Örneğin, herhangi bir mağazadan yapılacak alışverişlerin bir kısmının sosyal amaçlarla değerlendirileceğinin söylenmesi, bir anda tüm dikkatleri o mağazaya çevirebiliyor. Bu da mağaza üzerinde kalıcı bir imaj oluşturabiliyor. KSS bilincinin gelişmesi aynı zamanda bu kurumların sivil toplum kuruluşları ile yaptıkları iş birliğini geliştiriyor. Bu açıdan bakıldığında sivil toplum kuruluşlarının etkin hale gelebilmesinin yolu, üyelerinin de aktif olarak kurumsal sosyal sorumluluk bilinci içerisinde hareket etmelerinden geçiyor. Gönüllük esasına dayalı olarak gerçekleştirilen KSS çalışmaları şirkete, şirket çalışanlarına, topluma-çevreye ve sivil toplum kuruluşlarına fayda sağlar. Şirketlerin itibarının, güvenilirliğinin artması, daha kalifiye insan kaynağının kazanılması ve sosyal konuların kurumsal kültüre aktarılmasına katkıda bulunur. Çalışanlar da sosyal sorumluluk projelerini sahiplenerek sürdürülebilir hale dönüştürebilir. Ayrıca sosyal, kişisel ve profesyonel anlamda gelişimlerine doğrudan katkı sağlarlar. Bu tarz projeler bireylerin liderlik özellikleri kazanmalarına, ekip çalışmasına, motivasyonlarına, iletişim becerilerine, hoşgörülü olmalarına ve daha duyarlı hale gelmelerine yol açar. Aynı zamanda sosyal girişimcilik özelliklerini geliştirerek toplumun üzerinde durduğu hassas konularda farkındalık sağlar. Toplumsal açıdan ise bütçelerde ciddi tasarruflara neden olur. Gönüllük bilinci artarak, toplumsal birleşme ve kaynaşma gerçekleşir. Özel sektör çalışanlarının bilgi, birikim ve tecrübelerinin topluma aktarılmasını sağlar. Toplum için gerekli olan sosyal hizmet ve faydanın nitelikli bir şekilde elde edilmesine yol açar. Toplum için önemli sorunların gündeme gelişini ve sorunun çözümünü hızlandırır, kolaylaştırır. Kurumsal sosyal sorumluluk bilincinin artması sivil toplum kuruluşlarına ise; kaynakların genişlemesi, gerçekleştirilmek istenen projenin daha geniş hedef kitleye ulaşması, güvenilirliğin, bilinilirliğin ve yönetimde kalitenin artmasının sağlanması gibi faydalar sağlar. Genel anlamda değerlendirildiğinde kurumsal sosyal sorumluluk, 21inci yüzyılın modern ve evrensel işletmecilik anlayışının bir yansıması olarak değerlendirilmeli. Temel amaçlar toplumsal ve çevresel yararlar üzerine odaklanarak gerçekleştirilmeli. Bu yaklaşım, işletmelerin küresel anlamda kabul gören faaliyetleri yerine getirerek dünyamızın ve insanlığın geleceğine katkıda bulunmalarını da sağlar. Yok ederek kazanmak, düşünen ve sorumluluk sahibi olan yönetimlerin benimsememesi gereken bir davranıştır!Kendi gelecekleriyle ilgili planları olmayanlar, başkalarının planlarına dahil olurlar
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive