Eklenme Tarihi : 28 Temmuz 2009 Salı
Yasemin Sungur

Daha İyi Olmak İçin

Yıllardır, insanı anlamak, tanımak için uğraşıyor bilim. Ve elbette biz, kendimizi daha iyi tanımak, anlamak için uğraşıyoruz. Eşimizi, çocuğumuzu tanımak, anlamak için uğraşıyoruz. Neden? Daha iyi anlaşmak, daha iyi hissetmek, daha mutlu olmak için mi?


Mutluluğumuz veya sefaletimiz, içinde bulunduğumuz koşullardan çok, bizim bu duruma yönelik tavrımıza bağlıdır Martha WashingtonBu halimizden/tarzımızdan kim sorumlu? Çevre mi? Aile mi? Ne çevremizin basit bir ürünüyüz ne de anne babalarımızın genlerinin bir sonucuyuz. Bence durum daha karmaşık. Tarzımızı oluşturan şeylerden en önemlisi, düşünce kalıplarımız. Prof. Martin Seligman, dikkatimizi pozitif düşünce kalıplarına çekiyor. Dünyada 2 tür insan var: İyimserler ve kötümserler diyor Psikolog Seligman. Yaşadıklarımızı nasıl değerlendirdiğimiz ve nasıl yansıttığımızla ilgili başımıza gelen her şey. Çarpıcı değil mi? İşte, Psikolog Martin Seligmanın başlattığı pozitif psikoloji akımı; · Neyin yanlış gittiğine değil, neyin ya da nelerin doğru gittiğine,· Kişilerin zayıflıklarına değil, güçlü oldukları yönlere/zamanlara odaklanır. Aynı yeteneklere sahipmiş gibi görünen insanların, neden çok farklı karakterleri var? Bazıları her zaman bardağın dolu tarafını görürken, neden bazıları için her zaman boştur bardağın yarısı? Siz iyimser misiniz, kötümser mi? En yakın arkadaşınız, eşiniz iyimser mi kötümser mi? Haydi, birlikte bakalım.Bir şeyler kötü gittiğinde, iyimserler bunu bir talihsizlik anı olarak görürken; kötümserler genelleştirir, yani sürekliliğe bağlar. Bu tür şeyler hep bana oluyor ve etkileri de sonsuza kadar sürüyor. Bir şeyler kötü gittiğinde, iyimserler bunun özel bir durumdan kaynaklandığını fark eder; kötümserler ise bunun tüm hayatlarına yayılmış olduğunu düşünür. Bu tür şeyler hep bana oluyor ve hayatta yaptığım her şeyde böyle oluyor.Bir şeyler kötü gittiğinde, iyimserler kontrolü ele alırken; kötümserler herkesin kendisine karşı olduğunu düşünüp, depresyona girer. Bu tür şeyler hep benim başıma gelir, çünkü ben şanssızım, umutsuz ve aptalım. Siz ne diyorsunuz? Çevrenizdekiler? En yakın arkadaşınız ne diyor? Ya eşiniz?Peki, söyleyin bakalım, siz iyimser misiniz? Yoksa kötümser mi? En yakın arkadaşınız? Eşiniz? Ya onlar?Ben bir iyimserimMutluyum iyimser olduğum için. Sağlıklıyım, güler yüzlüyüm ve başkalarını da güldürebiliyorum. Yeniliğe ve değişime açığım. Kendimi seviyorum, kendime saygı duyuyorum, kendime güveniyorum. Güzelim, gencim Tamam, tamam, bu kadar yeter dediğinizi duyar gibiyim. Ha, unutmadan, yarım bardak su da yetiyor susuzluğumu gidermeye; daha fazlası için sürahi bulunduruyorum masamdaMerak ettiğinizi tahmin ediyorum. Bir şeyler kötü gittiğinde, iyimser ne der? Diğer iyimserleri bilmiyorum. Ama ben, bir şeyler kötü gittiğinde;Bu hatayı yaptığımda, çok yorgundum. Bir dahaki sefere iyice dinlenip, öyle başlayacağım,Seni yeterince dinlemeden karar verdiğimi anladım. Bir dahaki sefere dikkatle dinlemek için daha çok çaba göstereceğim,Geç kaldığım için üzgünüm. Bir dahaki sefere daha erken yola çıkacağım, farklı bir yol deneyeceğim, Bu ara, bireysel gelişim eğitimleri için istek azaldı. Yeni bir konuda kendimi geliştirmek ve yeni bir program hazırlamak için yeterince zamanım var diyorum.İyimser misiniz? Kötümser mi?Başınıza kötü bir şey geldiğinde, siz ne diyorsunuz?
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive