Evrensel Lezzet: Makarna - II

Dün başladığımız makarna sektörüne, bugün üreticiler cephesindeki gelişmeleri aktararak devam ediyoruz

Eklenme Tarihi : 31 Mart 2010 Çarşamba
evrensel-lezzet-makarna-ii
Özlem ELGÜNTürk makarna sektöründe halihazırda 22 firma faaliyet gösteriyor. Bunların toplam yılık kurulu kapasiteleri 1,3 milyon ton. Dosyamıza katkıda bulunan kimi üretici firmalardan çalışmalarını ve sektöre dair düşüncelerini öğrendikArbella Dış Ticaret Müdürü Gülçin Arslan Hazar Arbella ve Arbella Family markalarının üreticisi Durum Gıdanın tesisleri, 2006 yılında Mersinde kuruldu. 15 milyon euro yatırım yapılarak kurulan tesislerde üretim, son teknolojiyle yapılıyor. Dünyanın kabul ettiği kalite belgelerine sahip ender Türk firmalarından biri olan Durum Gıda, dünya bakliyat devi olan Mersin merkezli Arbel Grubu bünyesinde yer alıyor. 1980 yılında Mersinde kurulan Arbel Grubu, global oyuncu olmak adına 2002 yılında Kanadada, 2007 yılında da Amerika ve Avustralyada tesis yatırımı yaptı. 2007 yılında yurt dışı yatırımlarını Alliance Grain Traders (AGT) çatısı altında toplayan şirket, aynı yıl Toronto Menkul Kıymetler Borsasında halka açıldı. 2009 yılı Eylül ayında Arbel ve Durum Gıdayı da aynı çatı altına alan AGT gıda sektöründeki tüm yatırımlarıyla borsada işlem gören sektöründeki en büyük şirketlerden biri oldu.Arbel Grubu olarak geniş bir pazarlama ağına sahibiz ve bu pazarlarımıza Arbella Makarnayı da kalitesi ve tadı ile kabul ettirdik. Ürünümüzün kalitesinin yanında teknik ve pazarlama konusunda güçlü ve tecrübeli bir ekibe sahibiz. Global bir şirket bünyesinde olmanın yarattığı sinerjiyle gerek iç gerekse dış piyasada ciddi bir büyüme kaydettik. Türkiyenin en genç markalarından biri olmamıza rağmen, 2008 yılında makarna ihracatında lider olduk.2009 yılında da liderliğimizi sürdürecek kapasite ve pazar ağına sahibiz. 2007 yılında Arbella markasıyla tüketicilerle buluştuk. Kısa sürede yurt içi ve yurt dışında tüketicinin beğenisini kazanarak en büyük ihracatçı şirketlerden olmayı başardık. Arbella Makarna, yenilikçi ve eğlenceli vizyonuyla makarna sektörüne yeni bir soluk getirdi, önemli bir bilinirlik seviyesine ulaştı. Warner Bros ile yaptığımız anlaşma ile çizgi film karakterlerinden oluşan vitamin katkılı çocuk makarnaları ürettik ve bu segmentte lider konumundayız. Ülkemizde makarna, ana yemek olarak sofralarda yerini alamıyor. Bu nedenle Türkiyede makarna tüketimi diğer ülkelere nazaran az. Öncelikli görevimiz, makarna tüketimini artırmak için bilinçlendirme çalışmaları yapmak.Makarna hakkında bilinen yanlışları düzeltmek ve makarna yeme kültürünü oluşturabilmek için tüketiciyle buluşabileceğimiz her alanda reklam kampanyaları yaptık, tadım aktiviteleri ve seminerler gerçekleştirdik. Okulları tesisimizde ağırlayarak, çocuklarımıza sağlıklı beslenme ile ilgili bilgiler verdik, üretim aşamalarını gezdirdik. Arkamızdan bizi takip eden şirketler oldu, bizi model aldılar. Türk makarna sektörüne dinamizm kattık. Bundan gurur duyuyoruz, çünkü yapılan bu çalışmalar sektörü büyüttü. Makarna sektöründeki bu büyüme ivmesi, atıl durumda olan kapasitelerin değerlendirilmesinde, ekonomiye kazandırılmasında etkili olacak. 2009 yılı içerisinde büyük bir yatırımı tamamladık, yeni yatırımları değerlendirme kapsamına aldık.2010 yılında pazar çeşitliliğimizi artırmayı ve Arbella markasının bir dünya markası olmasını hedefliyoruz. Yeni pazarlar bulmak ve burada Türk makarnasını kabul ettirmek için sürekli arayışlar yapıyor, dünyadaki tüm gelişmeleri ve olanakları takip ediyoruz. Girilmesi en zor pazarlara girerek ve ürünümüzü kabul ettirerek, Türkiyedeki makarna sektörünün önünü açma misyonunu yüklendik. Yakın zamanda yurt dışı pazarlarda da reklam çalışmaları yapacağız. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmaları artırarak sürdüreceğiz. Dünyada makarna ürünlerine olan genel talep, bu ürünlerin lezzeti, ucuzluğu, besleyici olması, kolay hazırlanması, uzun süre muhafaza edilebilmesi gibi özelliklerinden dolayı istikrarlı bir şekilde artıyor. Kaliteli makarna durum buğdayından yapılır. Bu sert buğday türü, dünyanın belli bir bölümünde yetiştirilebiliyor. Bu nedenle bu buğday türü, üretimlerinin iç talebi karşılayamadığı ya da hiç üretim yapılamadığı ülkeler ithalatçı konumunda. Ülkemizde yetiştirilen durum buğdayı dünyanın en kaliteli durum buğdayından. Türk makarna üreticileri bu avantajdan yararlanmak, en büyük ihracatçı 10 ülke içine girmek için çalışma yapmalı. Dünyanın en büyük ithalatçı ülkesi olan ABD, İtalya, Çin ve Belçikadan sonraki en büyük ihracatçı ülke. Ülkemizdeki makarna üreticilerinin dünya pazarlarını daha yakından tanımak ve yeni pazarlar oluşturmak için, teknolojiden de yararlanarak araştırmalar yapması, elindeki gücü kendi lehine kullanması gerekiyor. Şirket olarak çok sevdiğimiz ve benimsediğimiz bir söz var: Çok gezen kurt aç kalmazBarilla Gıda Ülke Müdürü Güneş KarababaBarilla ve Filiz markaları altında farklı damak zevklerine hitap ediyoruz. Filiz markası ile geleneksel Türk damak tadına uygun ürünler üretiyoruz. 1974den beri Filiz markası, makarnada lezzet, kalite ve güven arayan tüketicilerin tercihi oldu. Filiz markası altında ayrıca, makarnada farklı tatlar arayanlar için yumurtalı, domatesli ve ıspanaklı karışık çeşitlerimiz var. Makarnasını yerken, günlük vitamin ihtiyacına destek sağlamak isteyenler için de Filiz Vitaminli serisi mevcut. TÜBİTAK ile beraber formülünü geliştirdiğimiz Fizi çocuk makarnası, eğlenceli paketleri ve küçük şekilleri ile keyifli bir sofra yaratırken, çocuk gelişiminde gerekli vitamin ve minerallerin de takviyesini sağlıyor.Filiz ve Fizi markaları altında 29 çeşit makarnayı tüketicilerin beğenisine sunuyoruz. Barilla markası altında ise ülkemizde ürettiğimiz ürünlerle makarnada İtalyan tarzını ve tadını arayanları hedefliyoruz. Barilla, 1877 yılında İtalyada doğmuş, şu anda da tüm dünyada makarnada pazar lideri bir marka. Türkiyede, sadece durum buğdayından üretilen 15 çeşidin yanı sıra, Barilla La Collezione serisi adı altında çok özel 7 çeşit daha mevcut. Bu seride yer alan peynir dolgulu Tortellini, Lazanya, Tagliatelle, Pappardelle gibi ürünlerle de makarnada İtalyan lezzetini arayanlara hitap ediyoruz. Barilla markası, makarnanın yanı sıra birbirinden lezzetli 8 çeşit makarna sosu ile de İtalyan restoranlarını evlerimize taşıyor. Tamamen doğal, katkı maddesi içermeyen, domatesli ve sebzeli soslar, evde şahane makarna yemekleri yapmayı kolaylaştırıyor.Tam buğdaydan yapılan Barilla Integrale serisi 2009 yılından itibaren raflarda yer almaya başladı. Ekmek, bisküvi gibi sektörlerde tam buğday ürünlerinin kullanımı giderek artıyor. Sağlıklı beslenmenin temel taşlarından birinin; lifli gıdalar tüketmek olduğu artık bilinen bir gerçek. Araştırmalar gösteriyor ki, vücudun günlük ihtiyacı olan enerjinin yarısı, makarna gibi sağlıklı karbonhidrat kaynaklarından karşılanmalı. Bu 2 sağlık ihtiyacına aynı anda cevap veren bir ürün olan Barilla integrale ile hem yüksek lif oranını hem de lezzeti bir arada sunuyoruz. Dünyada makarna ürünlerine olan genel talep istikrarlı bir artış içinde olmasına rağmen, ülkemizdeki makarna tüketimi beklenen düzeye ulaşmadı. Ayrıca bölgesel farklılıklar da gösteriyor. Bu arada ülkemizde makarna kültüründe henüz gerçek anlamda gelişmemiş olması da tüketimde beklenen artışların yaşanmasını engelliyor. Dünya makarna üretimi 11 milyon 876 bin 983 ton. Makarna üretimi birkaç ülkede yoğunlaşıyor. İtalya 3 milyon 100 bin 843 ton ve yüzde 32 pay ile dünyanın en büyük üreticisi. İtalyayı yüzde12 ile ABD, yüzde11 ile Brezilya ve yüzde 6 ile Rusya Federasyonu izliyor. Türkiye, dünya makarna üretiminde 5inci sırada. Üretimdeki payı ise yüzde 5.1. Dünyada kişi başı makarna tüketiminde 28 kilogramla İtalya ilk sırada yer alıyor. İtalyayı 13 kilogram ile Venezuella ve 11.7 kilogram ile Tunus izliyor.Türkiyenin kişi başına makarna tüketimi 6 kilogram. Sektörün hedefi, fert başına tüketimi yıllık 8 kilograma çıkarmak. Türkiye`de makarna tüketiminin arzu edilen seviyeye gelememesinde sos kültürünün Türk mutfağında yerleşik olmaması, makarna pişirme konusunda halkın yeterince bilgi sahibi olmaması, üretimde çeşitliliğin yeni başlamış olması ve makarnanın besleyici değerinin yeterince anlatılamamış olması gibi nedenler etkili. Günlük karbonhidrat ihtiyacını ekmekten karşılayan Türk halkı, makarnayı gerek bulgur gerekse pirinç pilavında olduğu gibi ana yemek kabul etmedi.Ancak son yıllarda hızlı nüfus artışı, makarnanın ekonomik olması, pazarlama ve ulaşım olanaklarının artması, hızlı kentleşme sonucunda çalışan kadınların hazırlaması çabuk gıdaları tercih etmelerinin makarna tüketimini artıracağı bekleniyor. Makarna sektöründe ise son dönemde yeni oyuncular ve artan üretim kapasitesini görüyoruz. Oysa sektörde mevcut kapasite bile verimli olarak kullanılamıyor ve çok yüksek oranda atıl kapasite var. Orta vadede, sektör oyuncuları arasında konsolidasyonlar ve satın almalar bir sektör dinamiği olarak ortaya çıkabilir. Hem sektöre hem de ülkemize katma değer yaratmak için ise tarım politikalarının ele alınması ve Türkiyeyi bir makarna ihracatçısı ülke olarak şekillendirilmesi gerekiyor. Bugün kurulu kapasite ile dünya dördüncüsü bir ülkeyken, makarna tüketiminde 17nci sırada yer alıyoruz.Beşler Makarna Genel Müdürü Kemal Çakmak Beşler Makarna, temel gıda ürünleri imalatı yapan Beşler Grupun ikinci sanayi yatırımı olarak, 2004 yılında kuruldu. Başlangıçta günlük 140 ton olan kapasite yapılan yeni yatırımlarla 300 tona yükseltildi. Birçok makarna çeşidi yüksek standartlarda üretiliyor. Beşler Makarna, yaklaşık 90 ülkeye gerçekleştirdiği ihracat sayesinde 2008 ve 2009 yıllarında sektöründe en fazla ihracat yapan firma olmayı başardı. Makarna çeşitleri ayrıca Türkiye çapındaki 70 distribütör aracılığıyla yurt içine de dağıtılıyor. Beşler, Santa Sophia ve Gonca markalarıyla makarna ile irmik üretimi gerçekleştiren Beşsan Makarna, İstanbul Sanayi Odasının Türkiyenin 1000 Büyük Sanayi Kuruluşu ve Türkiye İhracatçılar Meclisinin 1000 Büyük İhracatçı listelerinde yer alıyor.Öncelikle sektörün ihtiyaç duyduğu kaliteli hammaddenin dünya fiyatlarıyla sağlanabilmesi gerekiyor. Tarım arazilerinin yağmurlama sistemiyle sulanabilmesini sağlayacak projelerin üretilmesi, tohum ıslah çalışmalarının yapılarak çiftçilere kaliteli tohumluk temin edilmesi ve süne ile etkili bir mücadele yapılması, kaliteli buğday üretimi için gerekli şartlar. Türkiye makarna sektörü dış pazarlarla rekabet yeteneği gelişmiş bir sektör. Ancak bunun sürdürülmesi ve hatta rekabet gücünün artırılabilmesi için mutlaka doğru politikalar aracılığıyla devlet tarafından desteklenmesi gerekli. Sektöre kaliteli hammadde temini, üretim girdilerinin düşürülmesi ve dış piyasalarda sektörün önünün açılması gibi konularda verilecek teşvikler, mutlaka ihracat ve istihdam artışı olarak karşılık bulacaktır.Golda Makarna Genel Müdürü H. Hüseyin DemirözKaramanda kurulu tesisimizin günlük makarna üretim kapasitesi 250 ton. Tesisimizde üretilen ürünler Golda ve Melda markası ile tüketicilerin beğenisine sunuluyor. Türkiye makarna ihracatında söz sahibi olan Golda makarna, ihracat yaptığı ülke sayısını her geçen yıl artırıyor. Önümüzdeki yıllarda hem iç hem dış pazarda rekabet edebilecek projelerin çalışmaları devam ediyor. Makarna sektörünün en büyük çıkmazı, kurulu kapasitenin yüksekliğinin yanında makarna tüketiminin yetersiz olması. Bölgesel olarak değişiklik göstermekle birlikte Türkiye makarna tüketimi yıllık kişi başı 6 kilogram civarında. Bununla birlikte kurulu kapasite yıllık 1 milyon tonun üzerinde. Türkiye makarna sanayiinin ciddi problemlerinden biri de marka oluşturma konusundaki kısır döngü. Rekabet yoğun olduğu için üreticilerin kâr marjları düşük kalıyor, dolayısıyla markalaşmaya yatırım yapamıyorlar. Makarnanın dünyada en çok tüketildiği ülke olan İtalyadaki makarna algısı Türkiyede yerleşmemiş durumda. Makarnayı tüketicilerimiz tam olarak tanımıyor. Sektör aktörleri olarak bizler sos kültürünü artırır ve makarnayı öğünlerimizde ana yemek olarak yerleştirebilirsek, sektörümüzün gelişimi olumlu yönde ivme kazanacaktır. Makarna tüketiminin artırılması konusunda Dünya Makarna Örgütünün (IPO) bilimsel dayanağı olan iki projesi herkes için makarna ve çocuklar için makarna, Makarna Sanayicileri Derneğinin dikkatini çekti. Bu ve benzeri çalışmalar uygulanabilirlik kazanırsa, makarna üreticileri uzun vadede sektörün rahatlamasını görebilir. Kurulu kapasitenin büyüklüğüne ve tüketimin azlığına rağmen Türkiyede makarna sektöründe yatırımlar halen sürüyor.Selva Gıda Pazarlama Müdür Yardımcısı Ahmet Nurullah Güler Selvanın irmik değirmeni buğday kırma kapasitesi 350 ton/gün buğday, makarna üretim fabrikası 36 bin ton/yıl, un paketleme tesisi ise 27 bin ton/yıl. Selva Ziyafet Sofrası serisi ülkemizde ilk kez üretilen ürünlerle genişliyor. Türkiyede ilk kez üretilen Yassı Çubuk ve Kristal Kesme makarnalar ve zengin şehriye çeşitleri sofraların vazgeçilmezi olacak. Ayrıca Selva, Çorba Sefası serisiyle çocuklara çorbayı sevdirmeyi amaçlıyor ve çorbalar için özel üretilen Midye Şehriye, Kare Şehriye ve Kulaklı Şehriye tüketiciyle buluşturuyor. Selva, amber durum buğdayı irmiği ile zenginleştirilmiş mantı ve erişte çeşitlerini sofralara yeniden taşıyor. Selvanın yeni Anadolu Lezzetleri gurubu; Ispanaklı Mantı, Soyalı Mantı, Kepekli Mantı, Bol Kepekli Erişte ve Yumurtalı Erişte olmak üzere 5 farklı çeşitten oluşuyor. Ürünlerin her biri 400 gramlık paketlerde sunuluyor. İşleri ve dersleri çok yoğun, yemek yapmaya vakti olmayan, karnı çok acıkıp sabrı kalmayan öğrenci ve çalışanlar bunun yanında aniden misafiri gelen modern hayatın hızına ayak uydurmakta telaşa düşen birçok kişi için Şipşak Makarnayı ürettik. Normal makarnalar 8-12 dakikaya kadar pişerken, bu süre Şipşak Makarna ile herhangi bir kimyasal karışım olmadan 3 dakikaya iniyor. Tamamen kalıp özelliklerinin etkisiyle, kaynar su ile temas eden yüzey miktarının genişlemesi, makarnanın 3 dakikada pişmesine neden oluyor. Türkiyedeki makarna üretiminin fazlalığı birçok dezavantajı ortaya çıkarıyor. Rakamlara bakarsak, Türkiyede 1.3 milyon ton kurulu kapasite varken, üretilen makarnanın sadece yüzde 55i ihracatta ve tüketimde kullanılıyor. Geriye kalan yüzde 45 fazlalık ise sektörde haksız rekabete, atıl kapasiteye, bununla birlikte Türkiye ekonomisine kazanç sağlamayan ürüne dönüşüyor. Geçtiğimiz yıllardaki kuraklık, makarnalık durum buğdayının yüksek fiyatlarda satılmasına neden olmuş, bu da ekonomiyi etkilemişti. Bu yıl ise makarnalık durum buğdayının bol ama kalitesiz olması sektörü bir hayli sıkıntıya soktu. Bütün bunların üzerine Türkiyede makarna yeme kültürünün eksikliği, sosları çeşitlendiremememiz, yavan ve yabancı tatlar kullanmamız makarnada itibar eksikliğine neden oluyor, bu doğrultuda da fazla tüketilemiyor. Türkiyede ekmek çok fazla tüketiliyor. Bizim en büyük rakibimiz ekmek. Ayrıca makarna sektörü için en büyük dezavantajı da ekmek oluşturuyor. Biz bu dezavantajı sektörde farklılık yaratarak makarna tüketimine çevirmeyi hedefliyoruz. Son iki yıldır gerçekleştirdiğimiz iletişim çalışmaları ve yeni ürün dağılımıyla bunu başarıyoruz da... Yarın: Adese Alışveriş Merkezleri Satın Alma Müdürü Adil Uzun, Akyurt Satın Alma Uzmanı Mustafa Alkan, Akyüz Genel Müdürü Şuayip Çeşme, Beğendik Ticaret Müdürü Talat Topaç, CarrefourSA Kurumsal İlişkiler ve Hukuk Direktörü Av. Merter Özay, Groseri Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Levent Uğurses Hadim Satın Alma Müdürü Cengiz Küçükay ve Onur Group Gıda Satın Alma Müdürü Havva ÖzerBu haber Market dergisinden alınmıştır
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive