Teknosa İnsan Kaynakları Müdürü Asena Yalınız

Teknosa Akademi Sadık Çalışanlar Yetiştiriyor

Eklenme Tarihi : 08 Kasım 2007 Perşembe
teknosa-insan-kaynaklari-muduru-asena-yaliniz
Emre Durdu Teknoloji perakendeciliğinin Türkiyedeki en önemli markası Teknosa, yaklaşık 3 bin çalışanıyla dikkat çekiyor. Sirkülasyonun yüksek olduğu sektörde, üstelik teknoloji perakendeciliği gibi bir alanda kalifiye çalışan sıkıntısı yaşanması beklenir. Ancak iki yıl önce faaliyete başlayan Teknosa Akademi sayesinde şirketin böyle bir problemi yok. Operasyonun tüm detaylarını Teknosa İnsan Kaynakları Müdürü Asena Yalınız ile konuştuk Bize kendinizi tanıtır mısınız? Profesyonel iş hayatına bir araştırma ve dokümantasyon firmasında Araştırma Asistanı olarak başladım. İnsan Kaynakları alanına geçişim Rizede kurulu Çayeli Bakır İşletmeleri ile oldu. 4 yıl İnsan Kaynakları Müdürü olarak çalıştığım Kanada ortaklı bir maden işletmesi olan ÇBİden sonra bir Fransız kuruluşu olan Continent Alışveriş Merkezleri A.Ş.ye İnsan Kaynakları Direktörü olarak geçtim. Perakende sektörüne de bu şekilde adım atmış oldum. Continent, Carrefour Grubu ile birleşince bir süre bu kuruluşta devam ettim. Teknosaya geçişim bu dönemden sonra oldu. Teknosaya 2002 yılında Teknosa İnsan Kaynakları departmanı kurma göreviyle başladım. İnsan kaynakları departmanı yeni kurulduğuna göre, Teknosanın yapılandığı ve kurumsal kimliğini yeni oluşturduğu bir döneme denk gelmişsiniz. Teknosada göreve başlamamın amacı buydu. Grubun vizyonu doğrultusunda, Teknosada İnsan Kaynakları Departmanını oluşturduk. Teknosa olarak büyümeyi hedefliyorduk ve insan kaynakları operasyonunu kendi birimimizde yönetmemiz gerekiyordu. O dönemde 24 mağazamız vardı ve her ay bir mağaza açıyorduk. 400 personel istihdam ediyorduk. Bugün ise her hafta iki mağaza açan ve 3 bine yakın çalışanı olan bir kuruluşuz. Dolayısıyla o gün attığımız doğru adımların sonuçlarını bugün görüyoruz. İK departmanının kurulmasından sonra, teknoloji perakendeciliği gibi kendine ait kuralları olan bir alanda kalifiye çalışan bulmakta zorlandınız mı? Teknosa kurulduğunda teknoloji perakendeciliği henüz gelişmemiş olan bir sektördü ve nitelikli işgücü mevcut değildi. Dolayısıyla nitelikli eleman bulmakta zorlanıyorduk. Teknoloji perakendeciliği, satış danışmanlığının çok ön planda olduğu bir alan. Gıda perakendeciliğinde müşteri; rafların düzgünlüğüne, etiketlerin doğru yerde olmasına, mağazanın temizliğine bakar. Teknoloji mağazacılığında ise satış danışmanının teknoloji ürünlerini çok iyi tanıması ve ürünlerin özelliklerini müşteriye en doğru şekilde aktarması gerekiyor. Teknosa Akademinin kuruluşunda bunun etkisi oldu sanırım... Türkiyede teknoloji alanında kaliteli personel yetiştirmenin zorluğunu bildiğimiz için eğitim departmanını genişleterek Teknosa bünyesinde bir akademi kurmaya karar verdik. Departman kurulduğunda iki eğitim uzmanımız, bilgisayarlı 20 kişilik bir sınıfımız vardı. 2002 yılında Sabancı Üniversitesi ile ortak bir proje başlattık. Dünya çapında perakendeciliğin standartlarını inceleyerek kendi standartlarımızın nasıl olması gerektiğini belirledik. İşbirliği yaptığımız kuruluşlarla birlikte uluslararası eğitim programlarını önce Türkiyeye, sonra Teknosaya uyarladık. Mağaza yöneticilerimize ve satış danışmanlarımıza eğitimler verdik. Teknosa, bu süre zarfında yılda yaklaşık 60 mağaza açan bir konuma gelmişti ve nitelikli çalışana olan ihtiyaç hızla artıyordu. Dolayısıyla daha kapsamlı bir şeyler yapmanın gerekliliğini gördük. Teknosa Akademinin hayata geçirilmesi de bu gereklilikten doğdu.2008de 4 bin çalışanımız olacak Akademinin eğitimlerine 2005 yılında başladığını biliyoruz. Geride bıraktığımız iki yılda nasıl bir gelişim gösterdi? Teknosa Akademide bugün 120 civarında öğrenci var. Haftada 60 kişiyi iki haftalık programlar halinde eğitime alıyoruz. Teknosanın bu yıl sonunda çalışan sayısının 3 bin 200 olması planlanıyor. Şu anda 194 mağazamız var, yıl sonunda bu sayı 205 civarı olacak. Büyümemize paralel olarak 2008 yılı sonuna kadar ise 4 binin üzerinde çalışanımızın olacağını öngörüyoruz. Adaylar, çalışmak istedikleri pozisyona başvurarak ona göre bir süreçten geçerek başarılı olmaları durumunda eğitim programına alınıyor. Mesela satış danışmanı olmak isteyen bir kişi, satış danışmanı yetiştirme programına alınıyor. Bu program üç hafta sürüyor. Adaylar iki hafta akademide teorik eğitim alıp, bir hafta da mağazaya giderek staj dönemi geçiriyor. Başarılı olanlar mağazalarda işe başlıyor. Görev alanlarına göre eğitim süreleri değişiyor mu? Operasyon elemanı için 10 gün süren bir eğitimimiz var. Kasiyerlik için adayları bir haftalık bir eğitime tabi tutuyoruz. Pozisyona göre eğitimin süresi de değişiyor. İşe başlamak için ne gibi kriterler gerekli, belli bir not ortalaması istiyor musunuz örneğin? Eğitimlerimizi başarıyla tamamlayan herkes satış danışmanı, operasyon elemanı, müşteri hizmetleri elemanı veya Teknoasistan olarak mağazalarımızda işe başlıyor. Eğitim programımıza başvuru yapanlar mülakat öncesinde zihinsel beceri testine ve kişisel yetkinlik envanteri uygulamasına tabi tutuluyor. Bu aşamaları geçenler eğitimlerimize katılabiliyor. Eğitim alanların yüzde doksanı işe başlıyor. Çünkü eğitim sırasında eleme yapabiliyoruz veya öğrenciler kendi isteğiyle ayrılabiliyor. Eğitim programı dahilinde yaptığımız sınavlardan yeterli puanı alamayanlar, herhangi bir disiplin problemi olanlar, beraber oldukları ekiple uyum sorunu yaşayanlar programdan çıkarılıyor. Şirkete bağlılık arttı Merak ettiğim konulardan biri de Akademinin sirkülasyon üzerine etkisi. Teknosa Akademi, şirketteki sirkülasyonu azalttı mı, ya da nasıl etkiledi? Perakende sektöründe personel devir hızının yüksek olması normal. Sonuçta gençlerin yaptığı bir iş ve genç insanların eğitim, askerlik, evlilik gibi iş hayatını sekteye uğratan etkenleri var. Bunun yanı sıra şirketin tercih ettiği devir hızı var. Verim elde edilemeyen kişilerin sistem dışında kalması şirket için faydalı bir süreç. Dolayısıyla belli bir devir olması çok normal. Teknosa Akademi kurulduktan sonra sirkülasyon da yaklaşık yüzde 30 oranında azaldı. Bu iki taraflı bir memnuniyet. Teknosa olarak çalışanımıza emek veriyoruz ve o çalışanın nitelikleri artırınca performansı da artıyor. Çalışan ise kendisine harcanan emek ve zamandan dolayı mutlu oluyor. Bu durumda şirkete bağlılık da artıyor. Yöneticileriniz de eğitim alıyor mu Akademide? Mağaza yöneticileri ve bölge yöneticileri seviyesindeki eğitimleri Teknosa Akademide veriyoruz. Bu eğitim programları yaklaşık üç ay sürüyor. Üst düzey müdür veya direktör seviyesindeki eğitimlerin bir kısmını Akademideki uzmanlar kanalıyla, bir kısmını da Holding İK ile yapılan çalışmalar sonucunda belirlenen dış firmalar kanalıyla veriyoruz. Bu yatırımın uzun vadedeki geri dönüşünü nasıl aldınız? Örneğin Akademiden yetiştirdiğiniz satış kadroları uzun soluklu çalışıp yönetici pozisyonlarına gelebiliyor mu? Teknosada mağaza yöneticisi olmak için mutlaka satış danışmanlığı yapmış olmak gerekiyor. Kasiyer olarak işe başlayan bir kişinin mağaza yöneticiliği yapması için öncelikle satış bölümüne geçmesi gerekir. Adaylar kişisel yetkinlik testinden geçerek değerlendirme merkezi uygulamasına alınıyor. Değerlendirme merkezinde başarılı olanlar iki ay kadar süren aday mağaza yöneticisi programına tabi tutulur. Bu program dahilinde teorik dersler verilerek mağazada uygulamalı çalışmalar yapılıyor. Adaylar programı bitirdikten sonra da mağaza yöneticisi olarak atanıyor. Değerlendirmede başarısız olan kişi, tekrar satışa döndüğünde motivasyonu düşmüş olmuyor mu? Başarılı olma şansı yüksek kişileri değerlendirmeye alıyoruz. Bölge yöneticileri, mağaza yöneticisi adaylarını satış danışmanlarından, mağaza sorumlularından veya mağaza yöneticilerinin yardımcılarından seçiyor. Aday gösterilmek için dikkat çekici şekilde başarılı olmak gerekiyor. Aday gösterilen kişiler, yönetici olmak için değerlendirmeye alınıyor. Değerlendirme merkezinde başarılı olamayan bir adaya hangi alanlarda başarılı olamadığıyla ilgili bir geri bildirim yapılıyor. O konularda gelişmesi durumunda en az 6 ay sonra bir kez daha aday gösterilebiliyor. Mağaza yöneticilerini aday gösteren bölge yöneticilerini kim seçiyor? Burada da aynı sistem uygulanıyor. Onlar da kendi üst birimlerinden aday gösteriliyor ve eğitim süreçlerinde yine aynı program uygulanıyor. Eğitmenlerimiz de sahadan yetişti Binayı gezdiğimde, Teknosa Akademide sürekli bir hareket ve faaliyet olduğunu gördüm. Eğitmen kadronuz da çok genç görünüyor. Bu kadar öğrenciyi yetiştirecek, teknoloji perakendeciliğini bilen eğitimcileri nereden buldunuz? Eğitimcileri de kendimiz yetiştirdik. Eğitim departmanımızda 32 kişi var. Satış derslerine giren 16 uzmanımız, Teknosa mağazalarında çalışmış eski satış elemanlarımızdan. Aynı zamanda hepsi mağazalardan gelen ve şu anda mağazalarda birebir eğitim veren saha eğitim uzmanlarımız da var. İşe yetiştirdikleri insanlarla aynı dili konuşabiliyorlar çünkü aynı ortamdan gelen kişiler. Bir saha eğitim uzmanının sorumlu olduğu 15-16 mağaza var. Akademi dışındaki zamanlarında sürekli mağazaları dolaştıkları için, teoriye saplanıp kalma veya eski bildiklerini unutma gibi bir durumları da bulunmuyor. Gıda, giyim veya perakendenin başka bir alanında uzmanlığı olan eğitimciler, ne kadar konularına hakim olursa olsun, elektronik perakendeciliği alanında tam anlamıyla performans veremeyebilir. Doğru satış teknikleri kadar teknolojiyi de bilmek gerekli çünkü. Bizim satış danışmanlarımzın karşılaştığı sorular veya anlattıkları konular gıda perakendesinden çok farklı. Bu yüzden sahadan gelmiş eğitimcilerle çalışmak gerektiğine inanıyoruz. Teknosa Akademiye kabul edilmek için belirli bir yaş sınırı var mı? Yaş sınırı, bizim koymuş olduğumuz bir sınır değil, mesleğin yapısından kaynaklanıyor. Çünkü bu sektörde çalışmak isteyen, perakendenin hızına ayak uydurabilecek adaylara baktığınızda 18-25 yaş arası gençler karşınıza çıkıyor. Teknosanın olduğu her kente, çalışanlar buradan mı gidiyor? Örneğin İstanbula uzak bir kentteki nispeten küçük bir mağazada çalışacak kişi de Akademiye mi geliyor? Tüm çalışanlar Teknosa Akademiye geliyor. Eğitim sürecinde otelde kalıyor. Yiyecek, konaklama ve diğer ihtiyaçları Teknosa tarafından karşılanıyor. Daha sonra yaşadığı kente dönerek mağazadaki görevine başlıyor. Açıkçası ortamı gördükten sonra ayrılmanın da kolay olmayacağını düşünüyorum... Üniversite havası yakalamışsınız bu binada. Evet, biz de öyle olduğunu düşünüyoruz. Uzak kentlerden gelenler ayrılmakta oldukça zorlanıyor. Teknosa Akademide eğitim alan çalışanlarımız yeni bir aileye daha adım atmış oluyor. Sirkülasyonun azalması ve bağlılığın artması da bu durumdan kaynaklanıyor. Eğitim sonunda sertifika veriliyor mu? Eğitim programını başarıyla tamamlayan adaylara sertifika veriliyor. Bu sertifikanın verilmesi, şirketimize nitelikli çalışan yetiştirmenin yanında kişilere hayatları boyunca satış alanında kullanabilecekleri bir yetkinlik sağlıyor. Özellikle perakende gibi bir sektörde, bu sertifikalar ile önemli bir sosyal sorumluluk çalışmasına da imza atıyoruz. Akademi sektör için sosyal sorumluluk niteliği taşıyor Aklıma geleni siz de söylediniz aslında. Bu sertifikayı verirken rakiplere gidecek çalışanlardan, kendi rakiplerinize personel yetiştirdiğinizden çekinmiyor musunuz? Genelde eğitimden kaçan markaların başlıca bahanesi budur... Sabancı Holding gibi büyük bir kuruluşun parçası olmak ve Türkiyenin lider teknoloji perakendecisi olmamız dolayısıyla çekineceğimiz herhangi bir durum yok. Teknosa olarak eğitime sosyal sorumluluk bilinciyle yaklaşıyoruz. Teknosa Akademide eğitim aldıktan sonra gidenler de olacaktır. Ancak projenin şirketimize ve çalışanlarımıza kazandırdıkları, rakiplere giden personelden çok daha önemli ve çok daha fazla. Hazır konu da açılmışken biraz rekabetten bahsedelim. Şu son dönemde teknoloji perakendeciliği rekabet anlamında da çok hareketlendi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Teknosa olarak bizim rekabet avantajımız Türkiyenin birçok noktasında olmamız, eğitimli personelimiz, tüketicilere keyifli bir alışveriş ortamı sunmamız ve en yeni teknoloji ürünlerini uygun fiyatlara sunmamızdır. Pazara giren yeni oyuncuların, Teknosanın hizmet kalitesi ve liderliği ile rekabet edebilmelerinin zor olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanı sıra yeni oyuncuların pazardaki geleneksel bayilik sistemi ile de rekabet edebilmeleri gerekiyor, bu sistem de pazarın çok büyük bir kısmını oluşturuyor. Ayrıca, hızla büyüyen sektörün ihtiyacı olan nitelikli işgücünü yetiştirmeleri ve insan kaynaklarına yatırım yapmaları gerektiğini düşünüyoruz. Konseptlere göre eğitimin niteliği değişiyor Her yerde olmaktan bahsettiniz. Cep konsepti gibi yenilikler de herhalde bu çerçevede gerçekleşiyor. Akademinin eğitimlerinde yapısal farklılıklar oluyor mu değişen metrekarelere ve konseptlere göre? Teknosa mağazalarıyla karşılaştırdığımızda Teknosa Cep mağazalarının sistemi, eğitimleri ve uygulanan prim sistemi farklı. Teknosa Cep mağazalarında ürün grupları cep telefonu, MP3 çalar, dijital fotoğraf makinesi gibi cebe giren teknolojilere odaklı ve büyük mağazalarımıza göre daha az sayıda ürün var. Müşteri sirkülasyonu daha farklı. O mağazalarda görevlendirmeyi düşündüğümüz kişilere bu yapıyı da anlatıyoruz. Teknoloji duraklamaya müsait bir alan değil, sürekli yenilikler oluyor. Akademide uygulanan sistemi açıkladınız, sahadakilere yenilikleri kim öğretiyor, nasıl veriliyor? Teknoloji alanındaki yenilikleri, mağazalardan sorumlu saha eğitim uzmanlarımız çalışanlarımıza aktarıyor. Bunun yanı sıra ayrı bir uzmanlık sistemimiz var. Satış danışmanlarımız, ürün gruplarına göre üç ayda bir düzenlediğimiz sınavlara katılıp uzmanlık alabiliyor. Her bir satış danışmanının farklı uzmanlıkları olabiliyor ve o uzmanlıklara göre belli tazminatlar alabiliyor. Bir sene sonra da o uzmanlıklarını tekrar hak etmeleri gerekiyor. Teknosa Cep mağazalarında da aynı sistemi uyguluyoruz. Tüm satış danışmanları ürünleri tanıyor ancak bazı satış danışmanlarımızın belirli ürün gruplarını daha da iyi tanımasını, uzmanlık kapsamındaki ürünlerine çok iyi derecede hakim olmasını istiyoruz. Dolayısıyla bu şekilde bir bölümleme yapıldığında çalışanlar, kendi uzmanlığındaki ürün gruplarıyla ilgili yenilikleri zaten çok iyi takip eden bir konuma geliyor. Romanyadaki çalışan da Akademiye geliyor Teknosanın yurt dışı operasyonu da var. Romanyada insan kaynakları anlamında nasıl bir operasyon uyguluyorsunuz? Romanyada Primex şirketine ait Cosmo markasını bünyemize kattık. Bu mağazaların yapısı ve dizaynı değiştirilerek Teknosa çizgisine dönüştürülüyor veya yeni mağazalar doğrudan Teknosa konsepti ile açılıyor. Şu anda Romanyada 6 adet Teknosa mağazamız ve 65 adet Cosmo mağazamız var. Bu 6 mağazanın üçünün personeli Türkiyeye geldi ve Akademide eğitimden geçirilecek. Ancak Romanyada bir eğitim birimi kurularak eğitimlerin Romanyada, Romen dilince verilmesi çalışmalarımız da tamamlanmak üzere. Romanyada sahadaki sistemi nasıl yürütüyorsunuz? Romanyada bir eğitimciyi eğitim sorumlusu olarak işe aldık. Sorumlumuz, Teknosa Akademiye gelerek iki haftalık bir eğitim aldı. Teknosa Akademide verdiğimiz eğitimleri ve sistemimizi inceledi. Mağaza sayısının artmasına paralel olarak eğitimcilerin sayısı da artırabiliriz. Bu güzel sohbet için teşekkür ediyoruz. Finalde sektöre vermek istediğiniz mesaj nedir? Çeşitli üniversite ve meslek liseleri, sektöre nitelikli personel yetiştirmek için adımlar atıyor. Bu eksikliğin giderilmesi adına perakendecilere de önemli görevler düşüyor. Teknosanın çalışmalarının perakende sektöründeki tüm markalara örnek olmasını diliyoruz.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive