Sorumluluğunu bilen perakendeci fark yaratıyor (I)

Pazarlamanın bir parçası olmasıyla beraber en genel tabiriyle ticari hedeflerin dışında toplumsal fayda sağlama amacıyla yapılan çalışmalar bütünü olarak karşımıza çıkan sosyal sorumluluk, bir şirketin büyümesinde önemli rol oynuyor. Marka imajına pozitif değer katan doğru bir strateji üzerine kurulmuş sosyal sorumluluk uygulamaları, tüketicinin satın alma tercihlerini de doğrudan etkiliyor. Başarılı projeler geliştiren perakende zincirleri rakiplerinden bir adım öne çıkarken; uzmanlar, kurumsal sosyal sorumluluk kavramının önemine dikkat çekiyor

Eklenme Tarihi : 06 Ekim 2012 Cumartesi
sorumlulugunu-bilen-perakendeci-fark-yaratiyor-i

Uğur TATLI

Bir tüketicinin herhangi bir ürünü, markayı ya da firmayı tercih etmesinin altında birçok neden bulunurken, bunlardan en önemlisini o markanın topluma sağladığı fayda oluşturuyor. Harvard Üniversitesi’nin yaptığı araştırma, paydaş beklentilerini göz önüne alan şirketlerin sadece hissedarlara odaklı şirketlere göre 4 kat daha hızlı büyüdüğü gerçeğini ortaya koyuyor. Bir başka araştırmada tüketicilerin yalnızca iyi ve güvenli ürün istemediğini, aynı zamanda aldıkları ürünün sosyal ve çevresel sorumluluk içinde üretilip üretilmediğine de dikkat ettiğini gösteriyor.

Araştırma, tüketicilerin yüzde 70’inin bir ürünü tercih ederken şirketin kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) duyarlılığını önemsediği gerçeğine vurgu yapıyor. Anket katılımcılarının yüzde 20’si sosyal ve çevresel sorumluluk içinde üretim yapan şirketin ürününü satın almak için daha fazla para ödemeye razı olurken, satıcıların yüzde 17’si de şirketin itibarı kötü ise ürünü satmayı reddettiklerini belirtiyor.

Sosyal sorumluluk projeleriyle son yıllarda adından sıkça söz ettiren perakende zincirleri de gerçekleştirdikleri projelerle hem marka bilinirliğini güçlendiriyor hem de her şeyin sadece “para” olmadığını gösteriyor. Çevre, sağlık, eğitim başta olmak üzere birçok alanda sosyal sorumluluk faaliyetleri yürüten market zincirleri toplumdan aldıklarını topluma vererek kurumsal bir imaj çiziyor.

Uzmanlar, sosyal sorumluluğun bir süreç olarak ele alınması konusunda ortak görüş bildirirken, KSS kavramına dikkat çekiyor. KSS projelerinin, firmaların reklam ve halkla ilişkiler ile gerçekleştirdiği tanıtım faaliyetlerinden farklı bir yerde durduğunun önemine vurgu yapan yetkililer, KSS’nin kurumların kuruluş felsefelerinin temelinde olması gerektiği görüşünde birleşiyor.

“Sosyal sorumluluk kurum kültürüdür”
“KSS, kurum kültürüdür” diyen Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği Genel Başkanı Serdar Dinler, KSS’yi kurum içinde çalışan herkesin kabul ettiği ve sorumlu davranışlar sergilediği bir yapılanma olarak tanımlıyor. Şirketlerin KSS uygulamalarına başlaması ve bu uygulamaların sürekliliğini sağlaması için günlük operasyonlarına ve esas stratejilerine sosyal, çevresel, etik, insan hakları ve tüketici ihtiyaçlarını paydaşlarıyla işbirliği yaparak dahil etmeleri gerektiğinin altını çizen Dinler, “KSS’nin temelinde, şirketlerin hesap verebilir, şeffaf, etik, paydaşlara, hukuk devletine, uluslararası davranış kurallarına ve insan haklarına saygı duyması yatıyor” dedi.

Tüketicinin marka imajına duyduğu güvenin satın alma kararı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dinler, “Bir hipermarkete gittiğinizde, su reyonundan 1 litrelik su alacağınızı varsayalım. Reyonda 100’den fazla su markası göreceksiniz; hepsinin şişe boyları, üzerindeki tasarım aynı, kapağı mavi, hepsinin etiketi mavi ve beyaz, bazılarında kırmızı da var, hepsinin kimyasal analizleri ve fiyatları birbirine yakın. Ama siz gidiyor, aralarından bir tanesini seçiyorsunuz. Sizi o markaya, bilinçaltınızda markanın sizin üzerinizde bıraktığı olumlu intiba itiyor. Marka imajı bu durumda çok önemli oluyor. Marka imajının da temelini çok basit bir tabirle, güven oluşturuyor. Siz müşteriye güven veriyorsanız, tüketici sizi tercih edecektir” diye konuştu.

KSS alanında farkındalığı artırmak, şirketleri teşvik etmek için pek çok aktivite yürüttüklerini aktaran Dinler, bu aktivitelerden Türkiye KSS Çözümleri Pazaryeri’nin öne çıktığını söyledi. Dinler, Pazaryeri hakkında şu bilgileri verdi: “Pazaryeri, şirketlerin interaktif olarak KSS uygulamalarını anlattıkları, diğer şirketlerin uygulamalarını dinleme imkânı buldukları ve paydaşlarıyla bir araya geldikleri samimi ve keyifli bir etkinlik. Her yıl yaklaşık 700 ziyaretçinin katıldığı etkinlik, şirketlere KSS uygulamalarını anlatmaları için eşsiz bir fırsat sunuyor. Bu yıl 4’üncüsünü 9 Kasım’da Kadir Has Üniversitesi’nde yapacağımız etkinliğin temasını “İşletme 2023: Cumhuriyet’in 100’üncü Yılında Kurumsal Sosyal Sorumluluk” olarak seçtik. Bu temayla Türkiye’nin yüksek oranda istihdam, verimlilik ve sosyal dayanışmayı sağlamak amacı doğrultusunda oluşturulan 2023 stratejilerini desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu yıl ayrıca Türkiye’de bir ilk olarak KSS Pazaryeri’nde özel sektördeki başarılı uygulamalara İnsan Hakları ve Avrupa KSS Ortaklık Ödülü vereceğiz.”

“2012’yi sağlıklı beslenmeye adadık”
Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin toplumsal sorunlar ve toplumsal duyarlılıklarla paralel olması gerektiğini belirten CarrefourSA Kurumsal İlişkiler ve Hukuk Direktörü Merter Özay, yapılan araştırmaların bu tespiti desteklediğini söyleyerek kamuoyunu ilgilendiren eğitim, sağlık, çevre ve kadın hakları konularının bu anlamda öne çıktığını dile getirdi.

Özay, sözlerine şöyle devam etti: “CarrefourSA olarak tüm faaliyetlerimizde sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmeyi yönetim anlayışımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu çerçevede faaliyetlerimizin ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerini sorumluluk anlayışı içinde yönetmek ve toplumun gelişimine katkıda bulunmak stratejimizin ayrılmaz bir parçası. Sosyal sorumluluk stratejimizi ve bu konudaki önceliklerimizi toplum ve çevre için en iyi olanı dikkate alarak belirliyor, topluma karşı sosyal ve çevresel sorumluluklarımızı; hissedarlarımız, çalışanlarımız, kamu, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlarımız ile uyumlu bir iş birliği içinde yerine getirmeye özen gösteriyoruz. Ayrıca, tedarikçilerimiz başta olmak üzere tüm iş ortaklarımızın, sosyal sorumluluk alanında CarrefourSA standartlarında hareket etmelerinin sağlanmasına yönelik yaklaşımlar geliştirmelerine destek olarak, bu yaklaşımların uygulanmasını teşvik ediyoruz.”

Sosyal sorumluluk çalışmalarının markaya değer kattığını kaydeden Özay, “KSS çalışmalarını şirket ve toplum olarak iki taraflı incelemek gerekiyor. Bu çalışmaların en önemli sonucu ortaya çıkardığı toplumsal faydadır. Bununla beraber KSS projeleri; şirket bilinirliğine, imajına ve şirket kültürüne fayda sağlarken kuruma ruh katarak, markaya değer kazandırmanın yanı sıra tüketici ile marka arasında güven ilişkisi kurulmasına da katkıda bulunuyor” tespitinde bulundu.

Sağlıklı ve iyi beslenme konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını aktaran Özay, “Sağlıklı ve iyi beslenme, Türkiye’nin önde gelen gıda perakendecilerinden biri olarak  kurulduğumuz ilk yıldan beri bilhassa benimsediğimiz, sorumluluk aldığımız ve üzerinde çalışmalar yürüttüğümüz bir alan. Beslenme politikamız çerçevesinde her bütçeye uygun sunduğumuz geniş ürün yelpazemiz ile sağlıklı beslenme için gerekli ürünlerin herkes için ulaşılabilir olmasını sağlıyoruz. Bu misyonumuza ek olarak 2012 yılını sağlıklı beslenmeye adadık. Bugün artık görmezden gelemeyeceğimiz; genetik, metabolik kökenli olup akraba evlilikleri sebebiyle de tetiklenen, sayıları her geçen gün artan Fenilketonüri (PKU) hastalığı, yine aynı şekilde ömür boyu diyet gerektiren Çölyak (gluten intoleransı) ve Diyabet hastalıklarıyla ilgili farkındalığı artırmak adına Bakırköy’ün tüm ilköğretim okullarında ‘Sana da YASAK mı?’ sosyal sorumluluk projesini Bakırköy Kadın Meclisi, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve PKU Aile Derneği iş birliğiyle uyguladık.

Birden çok sosyal sorumluluk projesine imza attıklarının altını çizen Merter Özay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlıklı çocuklar ile diyetli çocukların ortak tüketebildikleri ve Sağlık Bakanlığı’nın da desteğiyle okullarda satılması zorunlu kılınan tek besin maddesinin meyve olması sebebi ile okullarda meyve tüketiminin artırılmasının kritik önemi, bir yıl boyunca uygulanan proje ile vurgulandı. Her hafta bir ilköğretim okulunu, Bakırköy Kadın Meclisi gönüllüleri ve CarrefourSA çalışanları tarafından hastalıklara ilişkin bilgi verilmek üzere ziyaret edildi. Bu ziyaretler sırasında projeye özel olarak diyetli çocuklarımızın hastalıkları hakkında doğru bilgiler verilmesi, farkındalık yaratılması ve diyetli çocuklarımızın yaşadığı sosyal sıkıntıların hafifletilmesi amacı ile hazırlanmış çizgi film ve hikâye kitapları öğrencilerle paylaşıldı. Sağlıklı beslenmenin yanında, Beyoğlu Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ve Kızılay Beyoğlu Şubesi ile birlikte yürüttüğümüz gıda bankacılığı projemiz kapsamında yaptığımız düzenli bağışlarla ülkemizde ekonomik başta olmak üzere birçok nedenden dolayı yeterince beslenemeyen insanların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Ayrıca, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de P&G ve Unicef iş birliğindeki ‘1 Paket = 1 Hayat Kurtaran Aşı Kampanyası’na destek vererek sadece CarrefourSA’larda yapılan satışlar ile 1,5 milyon aşının Unicef’e bağışlanmasına katkıda bulunduk. Sosyal sorumluluk konusunda toplumsal fayda sağlayabilecek projeler gerçekleştirmeye devam edeceğiz.”

DiaSA, 10 bini aşkın ağacın hayatını kurtardı
13 yıldan bu yana İspanyol-Türk ortaklığıyla hizmet veren DiaSA, 2012 yılı içerisinde farklı konularda sosyal sorumluluk çalışmalarını hayata geçirdi. DiaSA, geçtiğimiz Mart ayında gerçekleştirdiği, mağazalarında Philips LED tüp aydınlatma kullanımı projesiyle 3 bin 400 ton karbondioksit salınımını engelleyerek 10 bin 190 ağacın kurtarılmasını sağladı.

Konuyla ilgili konuşan DiaSA Genel Müdürü Fernando Gonzalez Somoza, “DiaSA olarak içinde bulunduğumuz çevreye karşı yerine getirmemiz gereken sorumluluklarımızın olduğunun farkındayız. Bu sorumluluklarımızı da böyle başarılı projelerle yerine getirmek bizim için memnuniyet verici. Gelecek nesillere temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakmak zorunda olduğumuzun bilincindeyiz. Bu nedenle çevreci projelere imza atmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

DiaSA ayrıca, toplumsal sorumluluklarını yerine getirme faaliyetleri çerçevesinde eski hükümlülerin ve suç mağdurlarının topluma kazandırılması adına yapılan çalışmalara da destek veriyor. 2006 yılından bu yana Denetimli Serbestlik Hizmetleri kapsamında oluşturulan, TC Adalet Bakanlığı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu başkanlığı üyesi olan DiaSA, eski hükümlü ve suç mağdurlarına iş imkânı sağlamanın yanı sıra topluma kazandırılmaları için gerçekleştirilen projelerde yer alıyor.

Öte yandan DiaSA, engelli çalışan istihdamına da ayrı bir önem veriyor. Bu konuyu sadece yasal bir zorunluluk olarak görmeyen DiaSA, engelli çalışan kadrosu için işe alımlar yapılırken adayların özelliklerini dikkate alarak ve sağlık durumlarını gözeterek işe yerleştirmesini yapıyor. Gıda Bankacılığı kapsamında açılan Sosyal Market’e ürün yardımında da bulunan DiaSA, ihtiyaç sahibi birçok ailenin temel ihtiyaçlarını ücretsiz olarak karşılamak amacıyla Beyoğlu Belediyesi Kızılay İstiklal Şubesi ve Beyoğlu Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işbirliğiyle kurulan Sosyal Market’e düzenli olarak ürün desteği sağlıyor.

Bu haber Market dergisinden alınmıştır (2’nci bölümü yarın…)

E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive