Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Doç.Dr. Kenan Aydın

Türkiye`de Perakende Sektörü ve AB Süreci

Türkiye de 1980li yılların başlarından itibaren; bir taraftan serbest piyasa ekonomisine geçiş yönünde gerçekleştirilen radikal değişimler, diğer taraftan sosyo-ekonomik yönden gözlenen gelişmeler perakende sektörünün de gelişimini hızlandırmıştır


Sektördeki bu gelişimin dinamikleri olarak; kişi başına gelir ve harcanabilir gelir seviyesindeki artışlar, çalışan kadın sayısındaki artışlar ile eşlerin her ikisinin de çalışması ve alışveriş için daha az zamana sahip olunması, iletişim ve ulaşım alanındaki gelişmeler nedeniyle tüketici tercihlerinde ortaya çıkan değişmeler ve diğer teknolojik gelişmeler sayılabilir. Sözkonusu sosyo-ekonomik gelişmelere bağlı olarak 1980li yılların ikinci yarısından itibaren sektörde bir hareketlenme gözlenmeye başlamıştır. Bu bağlamda; Fransız orijinli Prusinic firması ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, Türkiyenin ilk hipermarketi (Belpri) 1997 yılında İstanbul Merterde açılmıştır. Bir yıl sonra ilk modern alışveriş merkezi olarak İstanbul-Ataköyde Galeria açılmıştır. 1990lı yılların başlarından itibaren yerli ve yabancı yatırımcılar sektörde adeta yatırım atağına kalkmışlardı. Bir tespit yapmak gerekirse; Türkiyedeki bazı holdinglerin daha 1990ların başlarında stratejik planlarını yaparlarken 2000li yıllarda amiral gemilerinin perakende işi olacağını belirlemişlerdir. Bu onların vizyonunu göstermekteydi. 2000li yıllara kadar devam eden hızlı gelişim sürecinde bir taraftan ulusal zincirlerden Migros, Gima, Tansaş, Beğendik, BİM, Yimpaş, Kombassan gibi kuruluşlar, diğer taraftan, uluslar arası zincirlerden Carrefour, Metro, Real, Practiker, Tesco gibi kuruluşlar önemli yatırımlar gerçekleştirmişlerdir. Bu bağlamda bölgesel zincirlerin de Ankara, İzmir, Adana, gibi şehirlerde önemli yatırımlar yaptığını belirtmek gerekir. Böylece, 2000 li yıllara gelindiğinde; ülkenin birçok yerinde; süpermarket, hipermarket, departmanlı mağaza, indirimli mağaza ve alışveriş merkezleri gibi farklı formatların önemli bir sayıya ulaştığı söylenebilir. Tüm bu gelişmelere karşın, 2001 yılı başlarında yaşanan ekonomik kriz ve devam eden etkileri nedeniyle 2004 yılına kadar bir durgunluk sürecinin yaşandığı belirtilmelidir. 2002 yılı sonlarında yapılan seçimler sonucu ortaya çıkan siyasi istikrarın da etkisiyle 2004 yılı başlarından itibaren sektörde bir canlanma gözlenmiştir. 17 Aralık 2004 tarihinde AB ile müzakere tarihinin alınmış olması bu süreci hızlandıracaktır. 2005 yılından itibaren perakende sektöründe önemli yatırımların ve önemli gelişmelerin olacağını tahmin etmek hiç de zor olmasa gerektir. Bu gelişmelerin temel dinamikleri olarak; -AB ile müzakere sürecinin başlaması ve bu süreçte bazı düzenlemelerin (yabancı sermayenin gelişini kolaylaştırma, bürokrasinin azaltılması vb.) yapılacak olması, -AB üyesi ülkelerin birçoğunda yaşanan durgunluk, -AB üyesi ülkelerin birçoğunda kalkınma hızlarının en fazla % 2-3 civarında olması, -Gelişmiş ülkelerde geleneksel perakendecilerin toplam perakende içindeki paylarının %15-20 dolayında olmasına karşın, Türkiyede ise 60 milyar dolarlık toplam perakende pazarında organize perakendecilerin payının bu oranlarda (%15-20) olması, -Türkiyede kırsal nüfusun hala %35ler dolayında olması ve AB üyelik süreci de dikkate alındığında önümüzdeki dönemde bu oranın kentsel nüfus lehine azalacak olması, -Ülke nüfusunun genç, dinamik ve girişimci bir yapıya sahip olması, -AB üyesi ülkelerde yaşayan Türk insanının girişimci kişilikleri ve bu girişimcilerle yapılabilecek işbirlikleri, -Gelişmiş ülkelerin yüksek tüketim potansiyeline sahip yatırım yapılabilecek istikrarlı pazarlar aramaları, -Bugüne kadar ülkemizde yatırım yapan uluslar arası perakende zincirlerinin olumlu birikimleri, -Ulusal perakende zincirlerimizin gerek ulusal pazarda gerekse de uluslar arası pazarda göstermiş oldukları başarı, - Ulusal perakende zincirlerimizden bazılarının uluslar arası kabul gören performans kriterlerine ulaşmış olmaları, -Ulusal perakende zincirlerimizden bazılarının yıllık toplam cirolarının 1.5 milyar dolara ulaşmaları, bazılarının ise birkaç yüz milyon dolarları aşmaları ve uluslar arası işbirliği ve ortaklıklar için önemli birer perakendeci kuruluş haline gelmeleri, -Türkiye nin yakınında bulunan pazarlara Türk firmaları ile gidilmesinin sağlayabileceği avantajların bulunması, Sayılabilir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive