Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Yılmaz Pekmezcan

Tüketerek Tükenmek

Son yıllarda televizyonlarda izlediğim sosyal içerikli mesaj taşıyan en anlamlı reklam filmlerinden bir tanesi de, şu günlerde tüm yazılı ve görsel medya da yayımlanan Fırat Şirketler grubuna ait reklam oldu


Reklamı, gerek yayınlanma zamanı itibariyle, gerekse içerik olarak çarpıcı mesajlarla dolu olması nedeniyle çok başarılı bulduğumu ifade etmek isterim. Emeği geçen herkesi kutluyorum. İzlemeyeniniz varsa internette bazı yerlerde videosu aynen yayınlanmakta. İzlemenizi tavsiye ederim. Reklam şu çarpıcı sözlerle başlıyor: Ya tükenerek tükeneceğiz, ya da üreterek varolacağız. Bu başlığın çarpıcı bir biçimde vurgulandığı esnada, bir marketten lüzumlu lüzumsuz alışveriş yapan bir tüketici cüzdanını açıyor ve parası yok! Kredi kartına sarılıp alışverişini yapıyor. Hemen devamında Mutluluğu tüketimde arayanlar, mutluluğu da tükettiğinde çaresiz kalır ifadesiyle mesajı zirveye taşıyor. Gerçektende şöyle bir düşündüğümüzde, her şeyi ne çok tükettiğimizin farkında mıyız? Aslında tüm insanların istediği tek şey mutluluk değil mi? Tüm çabalarımızın nedeni; kazanmaya çalıştığımız her maddi şeyi ya da elde etmeye çalıştığımız her mevkii en temelde kendimizi ve sorumluluğunu taşıyabildiğimiz insanları mutlu etmek için değil mi? Ve farkında mısınız; tükettiğimiz yalnızca maddi kaynaklarla da sınırlı değil. Değerlerimizi de bir bir kaybediyoruz. Arsız ekonomi denilen bu tüketim çılgınlığı insanlığın ve dünyanın varlık nedeni olan tüm kaynaklarını kurutarak yok ediyor. Şimdilerde adı küresel tehdit olarak ifade ediliyor. İnsanlık bu çılgınlığın önüne geçebilmek için ortak mücadele etmesi gerekirken, maalesef tek kutuplu dünyada gücün temsilcisi olanların algıladığı tehditler neyse bize de onlar tehdit olarak yutturulmaya çalışılıyor. Şu durumda Mutluluğu tüketmekten başka çaremiz yok mu? diye sormak istiyorum. Kaybolan değerlerin yerine nelerin enjekte edildiğini ibretle izlemekteyiz (sanki narkoz verilmişçesine). J. Navrana göre; Değerler, sahip olduğumuz temel inançlardır. Değerler, neyin doğru, iyi ve adil olduğunu tanımlamak için kullandığımız ilkelerdir. Değerler, doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü birbirinden ayırt ederken bize yol gösterirler. Bizim standartlarımızı oluştururlar ve bunların arasında ortak evrensel bir çok değerde bulunur. Değerlendirmek sözcüğünü ele alın. Bir şeyi değerlendirdiğimiz zaman, onu belirli bir standartla karşılaştırırız. Değerlendirilen şeyin o standarda uygun olup olmadığını, standardın kapsamına girip girmediğini belirleriz. Değerlendirmek demek, bir şey ya da bir davranışın değerini, belirli bir standarda oranla saptamaktır. Dürüstlük, doğruluk, merhamet, cesaret, onur, sorumluluk, vatanseverlik, saygı ve adil olmak tipik değerler arasında sayılabilir. Burada etik değerler ve ahlaki kuralların da ülkeler ve toplumların sağlıklı gelişimleri açısından ne denli önemli olduğu açık bir gerçektir. Aksini iddia edenler için sonuç tüm çarpıklığı ile gözlerimizin önünde durmakta!Üretmeye mecburuz. Tıpta, fende, ekonomide, Tarımda, siyasette, politikada, coğrafyada, edebiyatta, güzel sanatlarda, sporda vb. Her alanda üretmeliyiz... Büyüyen sektörlerimiz yalnızca hizmet sektörlerimiz olmamalı. Bir geçiş ülkesi olmamalı Türkiye, üretiminde merkezi olmalı Asya ve Avrupada. İnsanımıza, suyumuza, havamıza, toprağımıza, hayvanımıza, bitkimize sahip çıkarak... İkiye ayırıp tuzlayıp ekmekle afiyetle yediğimiz mis gibi kokan domateslerimize ne oldu? Ağaç gibi hepsi renk var tat yok , koku yok. Biberler ona keza Ne oldu Adana karpuzuna? Şimdilerde duyuyoruz kiloda ağır ve pahalı ve kabakla aşılanmış tuhaf karpuzlar giriyor evlerimize (kimsenin haberi yok). Ya meyveler... Hiç mi kimse merak etmiyor bu ülkede üretim kısmında neler oluyor? İlaçlar nasıl bilinçsizce ve acımasızca kullanılıyor tarımda ve hayvancılıkta! (Avrupaya asla giremeyen ürünler bunlar)Hepimiz duyuyoruz ve biliyoruz. Ama bir girdabın içerisindeyiz. Sonsuzluğa doğru tüm insanlık hep birlikte sessiz çığlıklar atarak dehlizlerden aşağı doğru gidiyoruz!!! Ya neyin doğru, iyi ve adil olduğunu tanımlamak için kullandığımız ilkelerimizi yani değerlerimizi, doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü birbirinden ayırt ederken bize yol gösterecek standartlarımızı yeniden mihenk taşı olarak kullanıp üreteceğiz ya da tüketirken tükeneceğiz İletişim : ypekmezcan@gmail.com
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive