Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Yaman Özgün (Merhum)

Tepe Yönetimi Kalitesi ve Bir Satış Öyküsü

Geçtiğimiz günlerde perakende sektöründe bir şaşırma ve hızlı satış yaşandı. Bütün çevreler ve medya, Koç gurubunun yani Migrosun Gimayı aldığını konuşurken devreye giren Sabancı gurubunun ve Carrefourun satışı kendi taraflarına çevirdikleri ve Gimayı aldıklarını öğrendi


Uzun görüşmeler ve pazarlıkların ardından medyaya sızdırılan bilgilerle sektörün lider gücünün perçinlendiği haberleri ve satışın sonlarına doğru rahatlığı ile kamuoyuna ve medyaya verilecek açıklamaların bile hazırlandığı bilgileri sızdı. İşte satışın sonlandırılması işinin ve gücünün önemi, bu konuda akademik çalışmalar yapan öğrenciler için önemli bir case olarak yerini aldı. Bir tarafta, ben en güçlüyüm rahatlığı olan ve daha önceki yazılarımda belirttiğim; perakende kuruluşlarını yönetenlerin sırça köşklerde oturup, hayatında hiç pazara çıkmamış, otobüse binmemiş, pazarlık yaparak eve domates almamış kişiler olduğu koşullarda, doğru yönetilemeyeceği savım, tepe yönetimine ulaştırıldıkları taktirde dev kuruluşlar olan bu yapıların el değiştirme çalışmalarında da aynı hızı ve rahatlığı gösteremeyecekleri düşüncemi de olgunlaştırdı. Megaloman yapı içerisinde ticaret yapılamayacağı, alma ve satma becerisi içerisinde olunamayacağı bir kez daha ispatlanmış oldu. İşte cebinde bin dolarla Amerikaya giderek okuyan ve çalışarak yaşamı öğrenen, bankasını kuran, tepeye oturtabilen insanın beyin gücü ve sabrı, ekonomik gücü ve megalomaniyi böyle yendi. Bu arada Sabancı gurubunun yıllarca Güler Sabancıya yaptığı tepe yönetime hazırlık ve yaşam yatırımı, karar verme hızı ve beyin gücü kalitesi ile birleşince beklenenin dışında farklı alış veriş sonucu ortaya çıktı. Ayrıca herkese güzel bir ders oldu. Bu arada Fransız genel müdürün profesyonelce yaklaşımı ve partnerine güveni de işi kolaylaştırdı diye düşünüyorum. Ayrıca oyunu kaybedenin iddiası olan; bu davranış etik değildir yaklaşımına ticari yapı içerisinde katılmak mümkün değildir. Ayrıca biraz hafızalarımızı zorlarsak veya perakende tedarikçilerinin hatıralarını dinlersek etik olmayan çok hikayeler önümüze konulabilir. Belki bu biraz da, acaba sektörde liderim diyenlerin elinin altından bazı olguların kaymaya başlamasının telaşı da olabilir mi? Sektörde liderliği kendi tekelinde görme megalomanisi belki geçen yüzyılda ,yani isyankar XX. yüzyılda olası idi ama milenyumda her sektörün lideri, her gün, her ay, her yıl yeniden belirlenecek ve mutlaka değişecektir. Küreselleşen yapı içerisinde, uluslararası perakende şirketi olduğunu iddia edenlerin tepe yönetiminde, özellikle günümüzde insan ve hizmetin ilk sıraya oturduğu dünyada; uluslararası pazarlama ve satın alma eylemlerini yerine getirenlerin yanı sıra, insan kaynaklarını yöneten tepe yöneticisinin bir yabancı dili konuşamaz kişi veya kişiler olması, uluslararası platforma nasıl bir rekabet içinde olabileceklerinin kalitesi ve karizmasını da ortaya koymaktadır. Büyük olmanın, Uluslararası olmanın, Lider olmanın, Gücü temsil ediyor olmanın, Ülkeyi temsil ediyor olmanın, Sektörü temsil ediyor olmanın, Bilgiyi temsil ediyor olmanın, Tedarikçileri ile yaşıyor olmanın, Kurumsal müşterileri ile beraber mükemmelleşmenin, Sadık müşteriyi koruyor olmanın, Tüm tüketicileri koruyor olmanın, Sosyal sorumlulukların bilinde yaşamının, Burada yazamadığımız birçok başlığın bir bedeli var. İşte bu nedenlerle Wall - Mart bir dünya devi, Bu nedenlerle partner seçmeye çok özen gösteriyor. Rakamlarla konuşulduğunda, inanılmaz sayılarla karşılaştığımız Wall - Martın tepe yönetiminin çalışma odalarından çıkamaması hatta evlerine gidememesi gerekir diye düşünürken, genellikle insanların arasında olduklarını hatta sadece kendi ülke insanının ve müşterilerinin değil... Küreselleşen yapı içinde dünyanın her yerinde ve yanında müşterilerinin içinde olduklarını görüyoruz. İşte perakende tepe yönetici farkı. Kalın sağlıcakla.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive