Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Sinan Asılyazıcı

Perakende ve Ritim

Eski yoldan gitmeyelim, gelecek için hazırlanalım. Marcus Tullius Cicero


Perakende sektörü yılın bitimine girdiğimiz bu dönemde dahil olmak üzere oldukça hareketli bir yıl geçirmekte. Her gün yeni haberler ile gelişmeler birbiri ardına gündeme gelmeye devam ediyor. Ulusal zincirlerde yaşanan satın alma operasyonları ile ilgili haberlerin mürekkebi kurumadan yerel zincirlerle ilgili önemli bir satın almaya daha tanık oluverdik. Eğer geniş bir perspektiften perakendeye bakacak olursak önümüzdeki dönemleri analiz etmek daha kolay ve anlaşılır olacaktır. Türkiyenin ve perakende sektörünün iç ve dış dinamiklerini sadece uluslar arası yatırımcılar açısından görmenin yeterli olmayacağına dikkat çekmek istiyorum! Bir çok senaryo Wal- Martın gelmesi üzerine kuruluyor. Doğrudur ve muhtemelen gelebilir de yalnız bu konuda en çok etkiye veya işbirliğine açık kuruluşların başlıcaları olan CarrefourSA ve Migros yaptıkları operasyonlar ile gardlarını ya aldılar ya da ellerini güçlendirdiler. Wal- Martın rakibi Carrefour, Gima ile elini güçlendirdi ve Sayın Servet Topaloğlunun 26.11.05 tarihli Hürriyet gazetesindeki açıklamasında ChampionSA ların Gima adı ile yola devam edeceği Endilerin ise DiaSA olacağı şeklinde idi. Beklenen bir karar olan Gima adının kalmasına paralel ChampionSAların da Gima ismini alacak olması ilginç bir gelişme. Migros ise Tansaş operasyonu ile gündemdeki yerini ve liderliğini korurken Genel Müdür Sayın Aziz Bulgunun açıklamalarından Tansaş larda da isim değişikliği olmayacağını öğreniyoruz. Bu tip operasyonlarda büyük balık küçük balığı yutar.Ama her iki operasyonda da isimler korundu. Umarım bu isimleri marka yapan özellikler de korunur. Mağaza operasyonları ve müşteri memnuniyeti çalışmalarını başarı ile uygulayan bu kuruluşlar yüksek operasyon maliyetlerini yaptıkları firma satın alma anlaşmaları ile kapatmaktadırlar.Faaliyet dışı gelirlerin azalması, düşük seviyede stok maliyeti ve metrekare verimlilikleri ölçümleri, daha hassas uygulama ve kararlar almayı gündemde tutmaktadır.Pazar hacminin 60 milyar dolara ulaşmış olmasına paralel organize perakendenin de bundan aldığı pay giderek artmaktadır. Bu konudaki veriler en iyimser tahminle yüzde 25 ile yüzde 35 seviyelerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu paylar pazarın cazibesi ve yapılabilecekler açısından daha çok şeyler olduğunun göstergesi. Yerel zincirler ise önemli organizasyon ve başarılara imza atıyorlar. Pazar payı içerisinde önemli ciro ve paylara sahip oldular, oluyorlar ve olacaklar da. Önümüzdeki dönemlerde önemli satın alma operasyonları yapmaları beklenmelidir. Artan sayıda kuruluş alt yapılarını yeniledi ve sürekli de yeniliyorlar. Mağazacılık konusundaki gelişmelerde tüm standartları içeren yatırım sayısı yazmakla bitmeyecek boyutta. Bu tip konulardan sadece işletmeler ile müşterileri kazançlı çıkmakla kalmıyor, sektör de kazanıyor. Bu da sektöre geri dönüyor ve dönmeli de. Yerel zincirlerin sayısındaki artışa paralel, önümüzdeki dönemlerde kendi ulusal ve bölgesel liderlerini de daha belirgin bir şekilde gözlemleyeceğiz. Açık ara liderlik, geride kalanlar açısından önemli birleşmeler ile organizasyonları gündeme taşıyacaktır. Liderler ise pazar payını koruma ve büyütme amacıyla önemli operasyonlara karar verebileceklerdir. Tüm gelişme ve yapılanmalara kapalı olanları ise giderek zorlaşan bir süreç beklemektedir! Zaten organize perakende de yaşanan zorlu süreç, organizasyonuna hakim olanları bile yer yer zorlayan zaman zaman da düşündüren boyutlara gelmesi nedeni ile, uygulamaları ilham verici veya örnek olarak alınmalıdır. Yerel zincirlerin operasyonel olarak çabuk davranabilmekte oldukları önemli bir gerçektir. Yalnız konu artık bununla sınırlı kalmamakta verimlilik, eğitim, lojistik gibi konular gündemde daha çok yer almaktadır. Birbiri ardına açılan mağazalar ve yapılan onca güzel yatırımın başarısı ciroya odaklanmadan göz önüne de alınmaz, göz ardı da edilemez. Perakende de büyümek ve organize olmak artık neredeyse zorunluluk haline geldi. Şartlar, rakipler ve müşteriler bu süreçte zorlayıcı veya belirleyici olacaklardır. 2006 yılında birleşme ve / veya satışların gene gündemde olacağını öngörüyorum. Ulusal ve uluslar arası yatırımlar ise yasal bir engel olmadığı taktirde (ki uluslar arası açıdan olası görülmüyor) devam edecektir. AB süreci de belli dönem ve süreçlerde sektörel olarak ağırlığını arttıracaktır. Yurt dışında yapılan yatırımlar da giderek artıyor ve haklı olarak hepimizi gururlandırıyor. Birçok ülkede açılan bu mağazalarla sektörel olarak daha çok gündemde oluyoruz. Sektörün yakaladığı ritim artık her yerden duyuluyor.Ritmi yakalamak önemli ama hissetmek de şart. Zaten öyle yaşayan ve uygulayanların eserleri de aldıkları alkışlardan belli olmuyor mu? Alkışlar,cirolar, mutlu insanlar,organizasyonlar, açılışlar ve yeni bir yılın eşiğinde perakende sektörü ışıklı bir harita gibi gözler önünde...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive