Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Yaman Özgün (Merhum)

Perakende Bakanlığı

Değerli meslektaşlarım, uzun bir süredir deneyimlerimizi ve bilgilerimizi sizlele bu sütunlar vasıtası ile paylaşıyoruz. Sizlerin yoğun tempolarınız nedeni ile sektörde izleyemediğiniz evrensel gelişmeleri fark ettikce, öğrendikce yada izlediklerimizi bilgi paylaşıldıkca çoğalır ilkesi ile hep paylaştım


Bazı gerçekleri yazdığımızda kızan, kırılan meslektaşlarımız olduğu gibi çoğunlukla tebrik ve teşekkürleri paylaştık. Deneyiminize, bilginize ve entelektüel birikiminize güveniyorsanız, evrensel gelişmeleri izliyor ve kendinize bilgi yatırımı yapmayı biliyorsanız, dünyanın öbür ucundaki meslektaşlarınızla kendinizi karşılaştırdığınızda onların önünde olabildiğinizi fark etmek büyük bir keyif vermekte ve mutluluk duymaktasınız. Bu konularda da mütevazı olmanın gereği yoktur. Tek sıkıntı bu söylemleri, kendi insanımızın ortaya koyduğunda bakılan açı ile, başka ülkenin insanının aynısını söylediğinde katma değer varmış gibi algılamaktır. Türkiyede büyük mağazacılığın ve isimlerinin gündemde olması, sadece büyüklerin başarılı olacağı düşüncesinin diğer ülke gerçeklerine de baktığımızda pek de doğru olmadığı görülmektedir. Burada ölçü, iyi perakendeci olma. Bulunduğu alanı doğru ve etkin, rekabetçi kullanma. Büyük olanların finansal gücü, satın almada ve satışta düşük fiyat uygulamaları, tedarik zincirlerini kendi yanlarına çabuk çekebilme politikaları tabiî ki etkindir. Ama büyüdükçe hantallaşan, yoğun bürokratik yapılanmaları dezavantaj. Küçük işletmeler, `Niche` pazarlama yöntemleri, müşteri odaklı yaklaşımlar, yakınlıklar, etkin ve çabuk çözülen şikayetler, daha seçilmiş ürünler, sürekli eğitilmiş bilgili ve özellikle ilgili çalışanları ile dev denilenlerle KASLARINDAN ÇOK KAFALARI İLE savaşabilirler. Bu dünyada da böyledir. Bu gün bir düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Milenyumda dünyada birinci sıraya oturan perakende, ülkemde de çok süratlı bir çıkış yakaladı. Ekonominin önemli kanalı haline geldi. 1998 yılında sayısı 2.135 olan zincir ve süpermarket sayısı 2006 yılında 5.600 sayısına ulaştı. Orta ölçekli olarak gördüklerimiz dahi 12.192 adetten 15.500 adetlere geldi. Sayıları azalmaya devam etmesine rağmen 2005 yılında 120.139 adet bakkal perakendenin içinde yer almışdır. Kuruyemişçi, eczane, büfe, parfümeri,fotoğraf stüdyosu, benzin istasyonundaki mini marketler toplamı 1998 lerde 55.497 adet olarak ifade edilirken günümüzde 142.000 civarında olduğu bilinmektedir. Hızlı tüketim ünleri pazarında oluşan toplam cironun (SİGARA HARİÇ) yarıdan fazlasını % 52 ile süper-hiper marketler gerçekleştirmiştir. Bakkalların payı % 31 civarındadır. İstanbulun toplam Türkiye pazarından aldığı pay ise % 26 civarındadır. Zaten Marmara bölgesi bu pazarın % 45 ii kullanmaktadır. Önümüzdeki perakende de pazar tahminlerinde Türkiyede toplam perakendeci sayısı 2008 yılında 205 binden 203 bine düşeceği tahmin edilmektedir(*) buradaki sayısal kayıp bakkalların kapanmasından kaynaklanacaktır. Aynı dönem içinde süper-hipermarket sayısında artışlar olacak bugünlerde 5.600 olan sayının, 2008 de 7.000 lerde, 2012 lerde ise 8.500 civarında olacağı öngörülmektedir. Tabidirki bu artışlar cirolarada yansıyacaktır. Sigara hariç tutulan ve %52 olan süper-hipermarket payı ,2008 lerde %56 lara 2012 lerde ise % 64 lere ulaşacağı öngörülmektedir. Tabi buda Pazar payının büyümesi anlamınada gelmektedir.(*) 2004 yılında 18 milyar dolar olan hızlı tüketim ürünleri pazarı 2006 başlarında 22.5 milyar dolara ulaşmıştır. Enflasyondan arındırdığınızda sadece bir yıl içinde bile %10 luk bir real büyüme görmekteyiz. Tabidir kı bu 22.5 milyar dolarlık Pazar payının en büyük pasta payını % 46.3 ile gıda almaktadır. ACNielsen in her yıl yaptığı Shopper-Trends araştırmalarında tüketiciler ayda ortalama 6 kez süper-hipermarketlere girmektedir. Bakkallara gidiş sıklığı ise aylık 18 kezdir. Perakende sektöründe Cumartesi günü tüketicilerin yoğun ve çılgın alışveriş günüdür. Tüketicilerin %44 ü cumartesi, %26 sı Pazar günleri yapıyorlar.Demekki hafta sonları alışveriş yapma oranı toplamda % 66 gibi iri bir rakamdır. En zavallı gün ise %3 ile Perşembe günüdür. % 10 luk bir oranla Cuma günü kendisine bir yer kapmıştır. Bu şartlarda Türkiyede; Para, üretim, çalışma yaşamı gelişim, değişim ,uluslararası ilişkiler ve ticaret gibi ülkenin temel politikalarını etkileyen perakende sektörünü, ağırlığını Sanayie vermiş bir Ticaret bakanlığı içinde düşünmenin yanlış olduğu inancındayım. Global yapılar içinde, bizi AB normlarının önüne geçirecek adımlardan birisi olarak gördüğüm, yasal prosedürlerin kolay çözümünü de sağlayacak,sektörü geliştirecek,rakip ülkelerin önüne geçirecek yapılanmanın kurulacak bir PERAKENDE BAKANLIĞI olduğu inancındayım . * Market Kataloğu Kalın sağlıcakla
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive