Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Sinan Asılyazıcı

Müşteri oyları sayılınca

Benim hayranlarım yok. Neyim var biliyor musunuz ? Müşterilerim var. Müşteriler de insanın en iyi dostudur. Mickey Spillane


Aslında yaz ortası, içinden tatil geçmeyen ama müziğin evrenselliğinin diz boyu olduğu bir yazı yazacaktım. Çünkü dönemin yoğunluğunu çok daha anlamlı kılan konserleri izlemeye devam ettim. Teknelerin dahi ablukaya aldığı Arenada ki efsane Roger Waters ve orkestrasında ki üyelerin ülkelerini sayarken çok ulusluluk karşısında o an anımsamakta zorluk çeken ve bunun çok da önemli olmadığı havasında konsere devam eden Dünya müzisyeni Goran Bregovıc. Onların hayranları var ve hep de olacak. Gel diyen, gel deyince gelen, gelince de gitmek istemeyen bir hayran kitlesi. Spillane ise hayranlarım yok ama müşterilerim var diyor ve ekliyor dostluğun iş içindeki tanımını. Yapılan ve yapılmakta olan yüzlerce yatırım. Her geçen gün hızla ilerleyen kadran sayılarını arttıran veriler. Artan ürün sayısı, mağaza metrekareleri, verimlilik hesapları, çalışan sayıları, iş gücü başına satışlar, saat başına satışlar, gün sonu, dönem sonu hesapları, envanter hesapları ve mağaza sayıları akla ilk gelenler. Donanımda bırakın birbirini uluslar arası rakipleriyle yarışan yatırımlar. Ve sonuçta karar veren merci ise müşteri. Bu renkli ve güzel tabloda hızla artan efekti ile rekabet. Analiz ve çalışmalar siz deyin onlarca, ben diyeyim yüzlerce. CRM, Alan yönetimi, kategori yönetimi, Merchandising, HACCP, İSO ve daha bir çok çalışma hep müşteri için. Her geçen gün daralan ve artan rekabet karşısında daha müşteri odaklı olan, olmak durumunda kalan perakende sektörü. Amaç müşteri sadakati, amaç verimlilik, amaç zorunlu olarak büyüme, amaç rakiplerden daha önde olmak. Nihai amacı hep daha iyi olmak ve daha iyiye gitmek isteyen perakendecilik. Çook ama çok şeyler yapmalıyız, sektörümüzde onlarca konu yüzlerce proje var. Alın teri ve emek dolu onlarca çalışma halen müşteri memnuniyetsizliğine takılıp kalmamalı. Kalanları en aza indirgeyecek çalışmalar yapılmalı. Ve bu amaçla yapılan çalışmalar korunmalı ve devam ettirilmeli. Müşteriler oy vermiyor! Her gün, gün sonunda alışveriş edenleri sayıyoruz. Amacımız o sayıyı korumak, çabamız bu sayıyı arttırmak. Çünkü yüzer gezer tabir edilen müşteri sayısı o kadar çok ki! Doğallıkla bu çalışmalar bazen zor olacak bazen de riskler içerebilecektir,ticaretin doğası gereği. Peter DRUCKER in risk üstüne bir sözünü anımsatmak istiyorum. Kuşkusuz yenilik risklidir. Fakat bir ekmek almak için süpermarkete gitmek üzere arabaya atlamak da aynı derecede risklidir. Her türlü ekonomik faaliyet tanımı gereği yüksek risk taşır.Ve dünü savunmak yani, yenilikçi olmamak-yarını oluşturmaktan daha risklidir. Evet, eninde sonunda müşteri memnuniyeti konusunda kendi içinde sandığa gidecektir! Bunun sonucu ise oy sandıkları değil, kapanan mağazalar olabilecektir.Ve eminim ki bu neticeleri saymak kimse için keyifli olmayacaktır. Cirolarınız yüksek, verimliliğiniz iyi, müşterileriniz daim olsun...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive