Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Yaman Özgün (Merhum)

Mal Vurmak ve Keşke

1980 yılların ortalarına doğru, ülkemizin o zamanda en büyük ve önemli olan süpermarket zincirine eğitim müdürü olarak işe başladığımda, doğal olarak mağazaları ve özellikle üretim merkezleri ağırlıklı bir oryantasyon programı yaşamıştım


Ürünün kaynağında ne tür sıkıntılar ve işlemler yaşandığını bilmeden, raflarda veya tezgahta pırıl pırıl ve albenili duran metanın değerini bilmek ve ona özen göstererek satışa sunmak karşılıklı eş faydalar yaratmıştır. Farsça bir kavramdan türemiş olan perakende, üretici ve tüketici arasında ürünlerin nakledilmesini sağlayan bir aracılık ve eş fayda hizmetidir. Bu mantıkla mağaza oryantasyonuma başladığımda, yıllarını mağazacılığa vermiş müdürümüz, programın bana o günkü jargonla raflara mal vurma işi ile başlayacağını söyledi. Raflara mal vurmak. İlk kez karşılaştığınızda, vurmak kelimesi ile başlayan sözcük insana itici gelmektedir. Bir süre sonra perakende ve mağazacılığın da kendi içinde yerel ve küresel tanımları ile karşılaşıyorsunuz. Artık günümüzde global kavramlar hem akademik olarak, hem de güncel kullanımda yer almıştır. Yerel uygulamalarda hatta bakkallarda dahi, ürün tedarikçileri arasında bu sözcüklerin kullanıldığını görmeye de başladık. Bugün bu sözcükler kurumsallaşmaya başlamış firmaların çalışmaları vasıtası ile bakkallara ulaştığını da kabul etmemiz lazım. Sadece İzmirde 11bin 800 olan bakkal sayısı tüm ülkede kayıtlı 122 bin 500 ise jargonun dağılım hızını da görebiliriz. Zaten uluslararası, ulusal ve yerel marketlerde bu sözcükler tamamen yerleşmiş durumdadır. Aksiyon denilince fiyat indiriminden bahsedildiğini, barcode ise üzerinde yer alan ürünün niteliği, fiyatı ve üreticisini gösteren elektronik çizgiler artık çocuklar tarafından bile bilinmektedir. Genç meslektaşlarımızın ve akademisyen arkadaşlarımızın hazırlayacağı çok kapsamlı bir perakende sözlüğü sektöre önemli katkıda bulunacaktır. Belki de Market dergisinin yayınladığı önemli hizmet, bütün perakendeci ve tedarikçileri kapsayan kataloğun devamı bu sözlük olabilir. Doğaldır ki genel perakende sözcüklerin dışında, her market ve kuruluşun kendi içinde yarattığı kavramlarda bulunmaktadır. Hatta coğrafi bölgeler, perakendenin kolları içinde yer alan uygulamaların da mutlaka kendi jargonları da bulunmaktadır. Ayrıca, bunlar sadece işin devamı sırasını, faaliyet karlarını değil, giriş bedeli tanımı ile faaliyet dışı karları da anlatabilmektedir. HCCP, CE, B2B, B2C, CRM gibi kavramlar artık satışın her evresindekilere öğretilmesi gerekir noktalara yaklaşmıştır. Depomuzda çalışanımız İlk giren, ilk çıkar ilkesini bilmektedir. Eğer uluslararası veya ulusal market pozisyonundaysak, LİFO: Last in, First Out tanımı ile karşılaştığında şaşırmamaktadır. Sektörde çalışanlarımız MERCHANDISING dediğimizde, ürünlerin sergilenmesi, tanıtılması, hazırlanması, paketlenmesi, sunulması, aksiyonu, raf düzeni ve temizliğini, P.O.P kullanımı dahil olmak üzere satışı arttırma faaliyetlerinin tümü olduğunu anlamaktadır. P.O.P ise Point of Purchase, point of sale. Satınalma ve satışın odaklandığı mağaza içi ilişkilendirmeler ve satış noktasına yerleştirilen raf sergilemeleri,vitrin sergilemeleri veya özel dönem sunumları olduğunu biliyoruz. Outlet. Rut, No name, Marj. Leasing, Lokomotif ürün, Promosyon, Retail, Segment,Show room, Süpervisor, İnsört, Gross market, Konsinye, Hipermarket, Emtia, Catering, Discount..Artık sektörde ve misafirimiz olan müşterilerimiz tarafından da kullanılmaya başlandı. Bu konuda fikrimi soruyor musunuz? KEŞKE Kalın sağlıcakla
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive