Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Doç.Dr. Kenan Aydın

Kültür Şoku

Kültür şoku, bir insanın kendini aniden, evet in hayır anlamına geldiği, sabit fiyatın pazarlık edilebildiği, ofis kapısında bekletilmenin aşağılanmak demek olmadığı, gülmenin kızgınlığı ifade ettiği bir yerde bulması sırasında olan şeydir.


Gelecek bilimcisi Alvin Toffler, kültür farklılıkları ve farklı algılamalar konusunda böyle demektedir. Doktora öğrencim Ayça Akdil bu bağlamda çok yakın bir akrabasının yaşadığı olayı aşağıdaki biçimde ifade etmiştir. Bir süre öncesine kadar kahkahalar yükselen salonda çıt çıkmıyordu. Herkes nefesini tutmuş bekliyordu. Çünkü kadın birden ciddileşmişti... Gözleri derinlerde bir yerlere daldı ve sessiz geçen birkaç dakika sonunda içini çekerek tekrar konuşmaya başladı: Fakat şaka yapmıyormuş... Meğerse bizim oğlan gerçekten de o Çinli kızla evlenme kararı almış. Bize de anne baba olarak kalkıp Amerika`ya gitmek ve düğüne katılmak düştü tabii... Kadın üzgün bir tavırla başını sallayıp tekrar içini çekti. Tam bu sırada sessizliği bozan, kadının karşısında oturmakta olan genç kız oldu: Peki Leyla Teyzecim, Amerika`da neler oldu? Leyla Hanım yine bir ah çekerek anlatmaya başladı: Valla kızım, neler olmadı ki... Bizim oğlan `evleneceğim ve düğün burada olacak!` deyince apar topar kalkıp gittik Amerika`ya. Gelin hanımla tanıştık ama fazla da konuşamadık, çünkü doğru dürüst İngilizce bilmiyoruz. Zaten kız bize yakın da davranmadı. Neyse, sonra kalkıp hep birlikte kızın ailesinin yaşadığı şehre gittik. Düğün gününe dek otelde kalacaktık ancak burada da ummadığımız işler geldi başımıza... Oda yüzünden sorun yaşadık gelinimizle. Neymiş, gelin olan oymuş ama güzel odayı ona değil bize vermişler!! Ben hayatımda hiç böyle bir şey görmedim! Aman sorun çıkmasın diye odaları değiştirdik... Bir süre işler yolunda gibi göründü, ailesiyle tanışmaya gittik. Düğün günü yaşadıklarımı ise hayatım boyunca unutmayacağım... Cam kenarında oturan esmer adam birden söze karıştı: Aman Leyla Hanım, düğünde ne oldu? Anlatayım da, şaşın kalın! Şimdi, düğün yapılacağı zaman bizim oğlan tek başına organizasyonu kontrol etmeye gitti. Akşam gelip alacaktı bizi otelden. Neyse, biz de başladık hazırlanmaya. Ben siyah abiye bir elbise giydim, kuaföre gidip saçımı makyajımı yaptırdım. İnci küpe ve kolye taktım, omzuma da siyah tülden bir şal aldım. Babası da smokin kiraladı. İkimiz şık şıkırdım giyindik, oğlanı bekliyoruz. Neyse, çocuk gelip aldı bizi, kiliseye gittik onlarda kilisede evleniliyormuş, bizdeki gibi değil yani... Arabadan inip kilise kapısına varana kadar her şey yolundaydı... Kapıya varınca ne oldu? Kapıda herkes bir arada bekleşiyordu, İngilizce az bildiğim için zaten anlamadım neyi beklediklerini ama kızın annesi ve babası bir an arkaya dönüp de bizi görünce gerçekten ürktüm. Adamla kadının yüz ifadesi birden değişti. Onların bu tavrını gören diğer akrabalar da dönüp bize baktılar ve aman Allah`ım!!! Kıyamet koptu sanki... Odadaki herkes şaşırmıştı: Neden? Ne yaptılar sizi görünce? Ay, hepsi birden bir ağızdan bağrışmaya başladılar. Sanırım Çince konuşuyorlardı, çünkü hiçbir şey anlamadık dediklerinden. Ama yüz ifadelerinden kızgın oldukları sonucunu çıkardık. Eşim de, ben de şaşırıp kalmıştık. Sonra içlerinden biri oğlumuza yaklaşıp kulağına bir şeyler söyledi yine kızgın bir ifadeyle. Çocuğun beti benzi attı, bayılacak gibi oldu. Biz hala köşeye sinmiş duruyoruz, her şey o kadar tuhaftı ki... Sonra oğlan bir şeyler söyledi onlara ve yanımıza gelip sorunu anlattı. Meğerse kılık kıyafetimizmiş gelinin akrabalarını o kadar kızdıran... Çinlilerin kültürüne göre evlilik töreninde siyah giyilmezmiş, çünkü siyah ölümü ve yası sembolize edermiş. Eşimle ben de baştan aşağı siyah giyindiğimiz için bu evliliğe karşı olduğumuzu ve evlendikleri için üzüldüğümüzden dolayı siyah giydiğimizi düşünmüşler, düğünü iptal ederiz diye de tehditte bulunmuşlar, zavallı oğlum neredeyse aklını oynatıyormuş, o yüzden rengi atıvermiş. Gerçi, böyle bir şey olsaydı kendi adıma hiç de üzülmezdim, ancak siyah rengin onlar için ne anlama geldiğini nereden bilebilirdik ki? Bizde siyah asalet, zarafet ve kibarlığı simgeleyen bir renk olarak nitelendirildiği için özellikle bu rengi seçmiştik. Halbuki onlar için üzüntü, yas anlamına geliyormuş. Gerçekten de hepsinin üstünde allı güllü, birbiriyle uyumsuz ve karmaşık renkli elbiseler vardı ve açıkçası onların bu kıyafetleri de benim gözümü tırmalamış, ne kadar zevksiz giyinmişler diye düşünmeme sebep olmuştu... Sonuç olarak siyahın onlar için anlamını bilmediğimizi söyledik ve ortamın biraz olsun yumuşamasının ardından düğün gerçekleşti.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive