Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Yaman Özgün (Merhum)

Kültür & Kültür

Değerli okuyucularım, yazılarımda bir mantık sırası izlemeye ayrıca perakende kültürü ve dili ile ilgili gelişmeleri de sizlere aktarmaya çalışıyorum


Ancak bir iş kolunun kültürünü ve dilini o ülkenin yapısını oluşturan, yerel kültürden ayrı tutma şansımız yoktur. Eğer bir kültürü bozmaya çalışırsanız ortaya geleneksel sıkıntıların çıktığını hemen görebiliriz. Ama bir ulusun dilini ortadan kaldırırsanız kısa sürede ulusu yok edebilirsiniz. Perakendeci kültürü, ülkemizde evrenselden uzak yerel yaklaşımlarla oluşmuştur. Özellikle 2.Dünya savaşından sonra ortaya çıkan, çıkarcı perakendeci tipi bugünlere kadar geldi. Osmanlıda iş yaşamı için dünyaya örnek olabilecek kalitede ve güzellikteki Ahilik geleneği usta, kalfa, çırak unvanlarını alabilmek için uygulanan sınav ve ritüeli, dükkan işleten ve zanaat uygulayan erbabın kendi kültürünü ve dilini de oluşturmuştu. Bu kültürün yıkılmasına sadece bir cümle söyleyebilirim; -Yazık oldu. Ülkemizin, belki AB için en önemli kozu olabilecek glokal yapıyı da bozmuş olduk. Global kuralları uygulayan, bilimden en üst düzeyde yararlanan ve gelişimleri gününde izleyebilen insan veya sektörler, yerel gelenekleri ile küreselleşenlere yol gösterebileceği, yerleşmiş gelenekselleri olabilen sektörler veya insanlar milenyumda önde olacaktı. Yani Global ve Lokal yapıyı bir arada uygulayabilen bu yüzyılın özgün ve tercih edileni olabilecekti. Onu da kaçırdı, onun için de bir cümle söyleyebilirim; -Yazık oldu. Kültürü ana başlıkları ile ele alsak bile yazacak, söyleyecek çok lafımız olur. Bu konuda söyleyebilecekleri olmayan ve ömrünü öyle tamamlayanlar arkasından tekrar bir cümle söyleyebiliriz; -Yazık oldu. Kültürün ana başlıklarında dolaştığımızda, öncelikle insanın dünya görüşünü ele almalıyız. Önce aileden elde edilen ardından çevre ve okulla, yaşanmışlıklarla, deneyimin katkısıyla ortaya konulan dünya görüşü kolay değiştirilen bir yapı değildir. İnsanın doğası da kültürü oluşturan önemli boyutlardan birisidir.İnsanın kendi doğasının farkında olabilmesi işini kolaylaştırabilecektir. İnsanın kendisini fiziksel, psikolojik, anatomik tanıma çabası içinde olması, beynini kullanabilen varlık olması doğasını olumlu etkileyecektir. Bireyin toplumla ilişkisi, toplumun sıkıntılarına ortak olabilmesi veya yaşam merkezlerini doğru kullanabilmesi kültürün boyutları arasında yer alabilecektir. Karşımızdaki insanın eğitim, pratiklik, inanç anlayışları, kadın erkek ilişkilerine bakış açısı, ülke sorunlarına duyarlılığı, doğruyu taklit etme yerine, yanlış ve kötüyü taklit etmeyi tercih etmesi de kültürü ortaya koyacaktır. Sosyal değişimi takip etme, yeni olana ve değişime tepkiyi sınırlamayı bilenler, en azından pragmatik olmayı tercih edenler bile kültürlü sayılan ülkemizde kötüye yatkın değişimi çabuk kabul etme eğilimiyle bize çok zararlar verdi. Bunun içinde bir cümle söyleyebilirim; -Yazık oldu. Zamanı para olarak göremediğimiz için, ülkemin yaşayanlarının ve kurumlarının zamana karşı bir tutumları ve zaman politikaları olmadığı için bu konuda everenselliği hâlâ yakalayamadık. Bu da bize uluslararası boyutta puan kaybettirmektedir. Bireyler gibi toplumlar da üç egodan birisi baskın yaşadığı için ilişkilerde güç dengemizi de tam anlamı ile ortaya koyamamaktayız. Bu da bize orta ve uzun vadede sıkıntılar yaratmakta ve bizi tarih önünde de zor durumlara düşürebilmektedir. Haklı olduğumuz konuları bile yıllarca anlatamamaktayız. Şu anda ki Ermeni Meselesinde haklı olmamıza rağmen uygun bir kamuoyu oluşturamayıp, lobicilikte zayıf kalmamız gibi... Önemli sıkıntılardan birisi de; dünyayı olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz ve gördüklerimizi anlatırken de kendi paradigmalarımızı, kendi kültürümüzü, dünyaya olaylara ve insanlara bakış açımızı da anlatırız. Zaten; bizimle aynı fikirde olmayanlarda bir eksiklik veya bozukluk olduğunu düşünmemizin altında da bu kültürsüzlük yatar. Her bireyin, toplumun gelenek ve ananelerinin, yaşam beklentilerinin, yemek kültürlerinin danslarının, müziğinin, yaşam modellerinin, gelecekten beklentilerinin farklı olduğunu bilmemizin kültürü anlamamızda bize önemli katkısı olacaktır. Dünyanın öteki ucunda yaşayan, hiç bilmediğimiz, görmediğimiz ve yaşamımızda hiç karşılaşmayacağımız insanların, toplumların ve ülkelerin kültürlerinin kendileri için ne kadar önemli olduğunu kabul ederek ve kendi kültürümüze de sahip çıkma kültürlülüğünü gösterebilmek umudu ile, Kalın sağlıcakla
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive