Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Yaman Özgün (Merhum)

Kocham Cie

Değerli okurlarım. Geçtiğimiz ay içinde yıllık periyodik Polonya ziyaretimi yaptım. Başkent Warszawa ve Wroclaw da perakendecileri izleme şansını tekrar yakaladım


Avrupa Birliğine ön sıralardan girebilmeyi başarmış Polonyayı 1974 yılından beri izlemekteyim. Birliğe katılımın ardından hemen üst sıralamalarda yerini alan perakendecilik ve özellikle alışveriş merkezleri içindeki marketler dahil olmakla birlikte, her büyük kentin çıkış noktalarında temel kurallara uygun olarak oluşturulmuş Marketler veya zincirler boşlukları hemen doldurmuş ve Avrupanın diğer ülkelerindeki yandaşları veya rakipleri ile aynı çizgiyi yakalamışlardır. Geçen ziyaretimde sizlere büyük alıveriş merkezleri ve içindeki marketleri veya perakendecileri anlatmıştım. O zamandan bu yana inanılmaz ataklar yaparak, özellikle AB fonlarından akan hibe veya kredi olanaklarını doğru kullanarak tipik tüketici alışkanlıkları yaratılmış ve cirolar inanılmaz boyutlara ulaşmıştır Ülkemizde de olduğu gibi kredi kartı kullanma alışkanlığı, senelerin özlemleri, Avrupada tam yerini alma hedefleri, etkin ama doğru ve eğitici televizyon reklamları ile marketler veya zincir sayıları artarak ve ağ gibi yayılarak dağılmaktadır. Uluslararası zincirler, mesleki eğitime açık, genel eğitimi kuvvetli olan bu ülke insanlarını iyi birer satıcı haline de getirmiştir. Konuştuğum bazı yöneticiler turnoverın düşük olması nedeni ile eğitimin uzun süreli kalıcı etkisinden bahsettiler. Bu zaten eğitimde hedeflerin arasında yer almaktadır. Bu seyahatim sırasında aldığım bir bilgi çok sevinmeme de sebep oldu. Meslekteki öğrencilerimden olan ve Metro Türkiyenin satın alma gurubunun başında bulunan Mustafa Kalkandelenin Polonya da çok önemli bir görevle işlerin başına getirilmesi bir Türk ve eğitimci olarak bana gurur verdi. Sayın Kalkandelene başarılar diliyorum.Umuyorum ve bekliyorum ki daha geniş alanlar ve sistemin tepelerinde de yer alsın. Warszawadan Wroklawa geçtiğimde perakendecilikte farklı bir fotoğrafla karşılaşmadım. Hatta küçük işletmeler kurarak farklı iş alanlarında perakendecilik yapan bir çok girişimci, cesur, oldukçada başarılı Türk gençleri ile de karşılaştım. Kentin uzun senelerdir pazarı gibi çalışan bir yerini çoktandır görmek istiyordum. Adeta bir Hal gibi çalışan ama toptan değil sadece perakende hizmeti veren, tarihi ve kapalı ama çok büyük bir alana sahip HALA TARGOWA yı sizin için gezdim. Yüzellinin üzerinde küçük tezgahlardan oluşan, meyvedan sebzeye temizlik ürünlerinden çiçeğe, giysiden gıda dışı ürünlere, minik bir döviz büfesinden güzel bir kafeye kadar her şeyin bulunduğu bu yerde bol ışıklı tezgahlar kışın ılık, yazın serin bir ortamda Wroklawlıllara hizmet veriyor. Tertemiz giysili satıcılar, hijyen kurallarından asla ödün verilmeden satış yapıyorlar. Bu arada bildiğimiz anlamda bir pazar olmasına rağmen hiç bağıran, feryatla müşteri yakalamaya çalışan veya malını öne çıkarmak için yol kesen kimse yoktu. Tabi biraz yadırgadım. Fark edilen bir konuda pazarlığın olmaması.sabah fiyatı, akşam fiyatı, son kalan üç kilonun, serisi kalmayan iç çamaşırının ucuzlatılması vb. pazarlanması gibi varyasyonlar yoktu. Ve tabiî ki herkes, her şey için fiş veriyor.Yani en zor ve basit sistem bile kayıt altına alınmıştı. İmrendim sadece. Bu tarihi bina neredeyse tüm gün çok kuvvetli bir lojistkle Wroclawlılara hizmet vermeye devam edıyor. Bu ay ın sonuna doğruda batıdan doğuya gideceğim. Azerbaycandan da anlatacaklarım olur diye umuyorum, Kalın sağlıcakla...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive