Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Engin Yıldırım

Kayıtdışı Ekonomi

Kayıt dışı ekonomi, devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen/geçirilemeyen ve bu sebeple denetlenemeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Enformel ekonomi, illegal ekonomi, gayri resmi ekonomi, gizli ekonomi diye de adlandırılır


Genel olarak kayıt dışı ekonominin, mal ve hizmet üretimine konu olmasına karşılık ekonominin geleneksel ölçüm yöntemleriyle bütünüyle tespit edilemeyen ve GSMH hesaplamalarına yansımayan alanları kapsadığı kabul edilmektedir. Türkiye`deki kayıt dışı ekonominin giderek büyüdüğü ve ulaştığı boyut ile neredeyse kayıtlı ekonomi ile yarıştığı söylenmektedir. Kayıt dışı ekonominin ortaya çıkmasında ve boyutlarının genişlemesinde rol oynayan faktörler, toplumun ekonomik, mali ve sosyal sisteminin özelliklerinin bütünü tarafından belirlenmektedir. Ülkemizde vergi adaletsizliğinin ve vergi oranlarının yüksek olmasının en büyük nedeni, kayıt dışı ekonominin kontrol altına alınamamasıdır. Ülkemizde, özellikle kayıtlı işletmelere getirilen her yeni yükümlülük, kayıt dışı ekonominin gelişmesine neden olmaktadır. Faaliyetlerini kayıt dışı olarak sürdürenler, faaliyetlerini kayıtlı olarak yürütenlerin -kayıtlı olmaktan dolayı- ödemek durumunda oldukları maliyetleri ödemediklerinden dolayı haksız rekabet avantajı elde etmektedir.Kayıt dışı ekonominin olumsuz sonuçları öncelikle çalışma hayatında ortaya çıkmaktadır ve bu durum kayıt dışı istihdamdan kaynaklanmaktadır. Kayıt dışı istihdam, çalışanların gerekli vasıflara sahip olmaması ve asgari yaş haddi (çocuk çalıştırma), asgari ücret, fazla mesai, işyeri standartları, işçi sağlığı ve güvenliği gibi konulardaki düzenlemelere uyulmaması, gerekli sosyal güvenlik, vergi ve diğer fonların eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi anlamındadır. Türkiye`de sendikal örgütlenmenin önündeki en önemli engellerden birisi de kayıt dışı istihdamın yaygınlığıdır. Ekonomik kriz ve durgunluk dönemleri kayıtdışı istihdama uygun bir zemin yaratmaktadır. Böylesi dönemlerde işsizler, kayıtlı ekonomide bulamadığı istihdam imkanlarını kayıt dışı faaliyetlerde aramaktadır. Bazı işverenler de işçi maliyetlerini düşürmek ve istihdam-üretim açısından esnek davranabilmek için kayıt dışına yönelmektedir. Kayıtdışı faaliyeti girişimciler gözünde meşru kılan etkenler arasında rekabet dezavantajı da yer almaktadır. Özellikle küçük işletmeler açısından kayıtdışı alım satım ve kayıtdışı istihdam, rekabet dezavantajlarını vergi avantajıyla telafi etmenin kaçınılmaz bir yolu olarak görülmektedir. Evliya Çelebi, on büyük ciltten oluşan Seyahatnamesinin birinci cildinde esnafa 200 sayfa ayırır. 57 kümede 1109 esnaf türü sayar. Bunların içinde oyuncular, soytarılar, çeşitli hüner sahipleri, hatta toplum dışı ve suç sayılabilecek uğraşıları bulunanlarda vardır. Böylece her şey kayıt altındadır. Evliya Çelebi esnafı, gezici esnaf ile dükkanı, iş yeri olan esnaf diye ikiye ayırır. Bugün sokak satıcıları neredeyse hiç kalmamıştır. Ancak kayıt dışı ekonomi ciddi sorun olarak devam etmektedir. Dünyada ilaç, otomotiv, makine yedek parçaları, giyim, yazılım, oyuncak, mücevherat, kredi kartı, kozmetik, bebek mamaları gibi pek çok sektörde sahte ürün üretilmektedir. Bu sahte ürünler, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin imajını gelişmiş ülkeler nezdinde zedelemekte ve yabancı yatırımcıların yatırım yapmasını engellemektedir. Batı ülkelerinde, kayıt dışı ekonomi denildiğinde daha çok uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi yasadışı sektörler akla gelmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ise bunlar da dahil olmak üzere kayıt dışı ekonomi daha çok eşya ve hizmet alımlarının belgelendirilememesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bireylerin veya işletmelerin ekonomik faaliyet ve işlemlerini kamunun denetimi dışında tutmasının en önemli nedeni ise vergi kaçırma arzusudur. Büyük alışveriş merkezleri ve hipermarketler, kayıtdışı ekonomi ile mücadelede etkin bir araçtır. Büyük alışveriş merkezlerinde satılan mal ve hizmetler, üretim noktasından tüketiciye ulaşana dek, her aşamada kayıt içinde kalarak vergilendirilmekte, burada gerçekleşen alışverişlerde tüketicinin fatura, fiş almasına dair herhangi bir sorun yaşanmamaktadır. Oysa ki, bakkal, kuru temizlemeci, ayakkabı tamircisi gibi küçük esnaf ile kurulan alışveriş ilişkisinde, fatura veya fiş almamak pazarlık konusu yapılmakta, devlet zarara uğramaktadır.Sivrisinek mücadelesi verirken bataklıkla ilgili gerçekleri görmezden gelen idari anlayıştan vazgeçilmelidir. Kayıtdışı ekonomi ile mücadele konusunda herkes kendisine düşen görevi yerine getirmelidir. Kayıt dışı ekonomi konusunda alınacak önlemler ile sadece ekonomik sistemin iyileştirilmesi değil, çağdaş bir devlet olmanın da gereği yerine getirilmiş olacaktır. Özellikle Avrupa Birliği`ne uyum sürecinde kayıtdışı ekonomiyi minimuma indirme ve rasyonel bir biçimde çözüme ulaştırma konusunda gereken yapılmalıdır. Bu ise ancak ihtiyaçlara cevap verecek yasalara sahip olma , kapsamlı ve etkili bir denetimin yapılabilmesi ile mümkün olacaktır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive