Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Yaman Özgün (Merhum)

İntikam

Kelime olarak karşılaştığımızda, hemen herkesi ürküten, ebeveyn egosunda akıl verme süreçlerinde, Kaliteli ve kendine güvenen insanın uzak durması tavsiye edilen bu kelime, aslında her insanın fırsatını bulduğunda kendisine acı çektirene yapmayı hayal ettiği olgu olarak karşımıza çıkar


İnsanın insandan intikam alması kendi tercihleridir. Bireyin toplumdan, toplumun toplumdan intikamı hep davranış bilimcilerin araştırmalarında, laboratuvarlarında ilk sırayı almıştır. Gazetelerde ve görsel basında birkaç hafta önce dikkatimi çeken bir yazı intikamı aklıma getirdi. TÜKETİCİNİN İNTİKAMINI... Önemli ve dev bir otomotiv kuruluşumuz, Fransızlarla ve İtalyanlarla ortaklık kurma peşinde koşarak anlaşmaya çalışmış ve anlaşmış. Onların dünya pazarındaki güçleri ve isimleri ile bir ticari araç üretimi yapacaklarmış. Ülkem adına ve o kuruluş çalışanları adına çok sevindim. Aklıma tüketicinin intikamını da getirdi. Eğer tüketiciyi tekelcilik dönemlerinizde, fırsatlar elinizde iken müşterilerinizin de sizin insanınız olduğunu göz ardı ederseniz mutlaka koşullar tüketicinin kendi lehine döndüğünde o kuruluştan intikamını alır. Bunun her sektörde bolca örneğini görmekteyiz. Özellikle perakendede ilerideki yazılarımızda bundan bolca bahsedeceğiz. Bugün otomotivdeyiz. Yani bir üreten, satan ve alan var. Yıllarca insanlara sol aynayı verip, sağ aynayı para ile satarak, sıradan bir paspası vermeyerek para ile satan, kartel muhafazasını takmayıp para ile satan, servisimde taktırmazsan garanti süreni kullanmamış sayılırsın diye tehdit eden, paranı vereceksin ve sıraya gireceksin diye şart koşan ve peşin aldığı parayı faaliyet dışı kâr gören, zamanı geldiğinde fabrikadan bu üretim sürecinde bu renk çıktı ve bunu almazsan sıranı kaybedersin diye tehdit eden, rengi ve koşulları kabul eden alıcıya; Parayı verdiğinde araba şu kadar lira idi, yeni fiyatı bu oldu ver bakalım farkını diyen kuruluşlar, yıllardır zamanı geçmiş teknolojideki araçları sanki yeni ve son teknolojik gibi göstererek o fiyatlardan satanlardan, tüketici gerçek rekabet ortamı çıktığında daha iyi ürünler piyasaya girdiğinde geçmişin intikamını alır hem de çok acı bir biçimde. Sen bir dünya devi olma yerine, dünya devi olmuşların yanına yanaşmaya ve ayakta kalmaya çalışırsın. Artık her ülkenin, dev markalı ve teknolojik araçları bir plazada pırıl pırıl dururken, yanında da her an, her koşulda hizmete hazır servis olanaklarını sunarken. Ben bu ülkenin en büyüğüm diye kasılıp dururken yanından milenyum hızı ile geçer giderler. Biz de dünya devleri ile ortaklık kurduk övünmelerine kıs kıs güleriz. Bu gerçek anlamda Yıllarca eziyet edilmiş,tüketicinin intikam alarakArtık zorunluluk olmadığı için tercihlerini hemen değiştirerek kendisini üzenleri yalnız bırakmasıdır. Ben bu TÜKETİCİ İNTİKAMININ herkese ve her keseye ders olmasını diliyorum Artık globalleşen yapı içerisinde tüketici yani müşteri 30 saniyede servisten, 30 dakikada markadan vazgeçer hale gelmiştir. İşte bu nedenle her sektörde, dev olanlarda, ikincil olanlarda, sektörlerde yer alanlarda çok dikkatli olmak zorundadırlar. Unutmamalıdır ki müşterilerin satın alma kararlarını etkileyen nedenler içinde; *İhtiyacı *İstekleri *Beklentileri *Sunulacak hizmetin kalitesi *Kendi satın alma gücü *Fayda-Maliyet ilişkisi *Ödeme koşulları *Akıl,mantık ve duyguları yer alır. Tüketicinin yani müşterinin kuruluşa ve ürüne bağlanmasını nedenlerini de şöyle sıralayabiliriz. *Alışkanlık *Risk korkusu *Duygusal nedenler *Gurur/önerme *Saygınlık *Aidiyet duygusu *Hizmet kalitesi *Kendisine yapılan jestler *Kendisinin izlenmesi CRM İşte bunlar bir müşterinin her zaman beklediği ve istediği olgulardır. Eğer piyasada tek olmanın avantajını kullanarak bunların birinin veya birkaçının eksik yapılması, koşullar olgunlaştığında tüketicinin intikamını getirir. Kalın sağlıcakla
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive