Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Yılmaz Pekmezcan

Haziran

Yılın her ayının aslında yaşamımızda kendi içinde yüklediğimiz çok değişik anlamları vardır. Eylül örneğin; hüznün ve ayrılığın sembolü haline gelmiş,bir çoğumuz içinse okul başlangıcı olması nedeniyle heyecan demek


Aralık son ayı yılın ve en uzun gecelere sahip,bir koca yılın muhasebesi demek,hesap,kitap demekOcak ayı ilk ayı yılın yeni demek başlangıç demek,fırsatlar demek plan demek,proje demekŞubatsa karla beraber gelen tatil ve eğlence demek çoğumuz için Ülkemizde ki örgün öğretim kurumlarının tamamı Haziran ayında kapanır.Hepimiz okul yıllarımızı şöyle bir düşündüğümüzde haziran ayının bizim için aslında ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz Düşünün! Bu ayda karne aldık hep, eğitim hayatımızın her döneminin sonunda. Mezun olduk. ikmale (eskiler için) kaldık belki, yada bütünlemeye. Hasat mevsimi bir çeşit. Dönem içerisindeki gayretlerimizin doğru orantısıyla ya ödüllendirildik, ya da uyarıldık! anlamayanlarımız ise uyarılardan, cezalandırıldık. Ceza dedikse aslında yola daha donanımlı ve teçhizatlı gitme zorunluluğu olduğunun bir başka türlü anlatımıydıÖyle ya dünya hızlı değişiyor ve gelişiyordu.Bu gelişime ayak uyduracaksak bilgilerimizin eksiksiz ve tam olması gerekliydi. Geliştirmeliydik kendimizi;.sistem bunu düzenlemeliydi.Oysa şimdi!!! Mezun olma heyecanıdır haziran; ama birde başka telaşın ve asıl ağır işçilik döneminin başladığının habercisidir. Hayatımızı sırtlayıp,sorumlulukları omuzlama vaktidir.İş arama vaktidir,iş kurma vaktidir,eş arama vakti belki de, ve belki de aile kurma zamanını bizlere çağrıştırır. Gelecek demektir , hayata hoş geldiniz demektir haziran!!! Bir haziran daha geldi. Yüzbinlerce mezun verecek liseler, üniversiteler. Ve yüzbinler yaşamlarını haziran sonuna göre planlamaya başlayacaklar Öğrencilerimde mezun olacaklar bu ay (ama ondan önce zorlu sınavlar bekliyor onları J). Dedik ki onlara: siz meslek yüksekokulu öğrencilerisiniz, buradan bir meslek edinerek mezun olmalısınız.Ve mesleğiniz perakende üzerine olmalı.Mağaza işletmeciliği okudular ve mezun oluyorlar.Perakendeye yakınlar, mağaza ne demek, raf ne demek reyon ne demek,mağaza içi atmosferi ne demek , mağaza trafiği ne demek öğrendiler.Ve şimdi bu çocuklar iş arayacaklar. Perakende sektöründe hizmet veren yüzbinlerce iş yeri de eleman arıyor yada arayacak. Aslında bir ülkede faaliyet gösteren her kurumun ister ticari olsun isterse kar amacı gütmesin, sosyal sorumluluk bilinci içerisinde hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple başta İnsan Kaynakları yöneticileri olmak üzere tüm yöneticilere, iş başvurusuna gelen kişilere madde gözüyle bakarak değil yatırım yapılacak ve geliştirilecek birer kaynak gözüyle bakmalarını ve bu kaynakların en etkin ve verimli bir biçimde kullanılabildiği ölçüde makro anlamda ülkede ekonomik değer yaratılabileceği sonucunu hiç unutmamaları gerektiğini tavsiye ediyorum.Bu nedenledir ki işten ayrılan kişilerin neden işten ayrıldıklarını ve işe alınmayan kişilere de neden alınmadıklarını açıklasınlar.Her başvuru sahibine bir değer gözüyle bakılsın lütfen.Bu kadar sorunu olan bir ülkede bireylerin ruhsal kırılma noktalarını böylesi hassas bir dönemde daha da fazla kırılgan hale getirme konusunda katkıda bulunmasınlar.Gerçektende şu dönemde mezun olup iş arayan ve bir çok başvurusundan olumsuz sonuçlarla ayrılan gençler birde aile ve çevre baskısının etkisiyle psikolojik olarak çok zor bir dönem yaşamaktalar.Lütfen bu dönemde sorumluluk bilinci içerisinde hareket edelim.İlişkilerin ruhunu öldüren bu kapitalist sistemde nitelikli ve eğitimli insanlar bu değerlere sahip çıksınlar.Güzel değerleri ,insani duyguları sonunun nereye gideceğini bilmediğimiz bir sisteme kurban etmeyelim.İnsan isek, insanca yaşayalım ve insana değer verelim ve onu yaşatalımÇünkü çocuklarımızın da ihtiyacı var buna! Bu dönem mezun olacak öğrencilerime ve tüm mezunlara hayatlarında başarılar diliyorum. Kariyerlerini iyi planlasınlar.İşe kendilerini ve yeteneklerini tanımaktan başlayıp çok sevecekleri alanlarda iş arayarak başlasınlar.Yılmadan mücadeleye devam etsinler.Hiç bir başarı anlık elde edilmemiştir. Başarı: emek ister, özveri ister, bilgi ister, çalışma ister ve en önemlisi sabır ister...(doğruluksa, olmazsa olmazlardandır zaten). Bir not: Sevgili hocam Kenan AYDINın yeni çıkan Kategori Yönetimi kitabını okudum. Çok sade ve anlaşılır bir kitap olmuş.İlgililerine hararetle tavsiye ederim. Kendi gelecekleriyle ilgili planları olmayanlar, başkalarının planlarına dahil olurlar!..
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive