Eklenme Tarihi : 12 Aralık 2007 Çarşamba
Okan Aras

Görüyor musunuz

Tanık olmak... Özellikle gelişmekte olan ülkelerin perakende dünyasında hızlı değişimler yaşanıyor. Bildik profesyonel oyuncular, pazarda yerini alırken, ülke insanı hoş bir şaşkınlık içersinde


Ve bu yıl çok yoğun bir yurt dışı trafiği yaşıyorum. Perakende dünyası değişimlerine yakından tanıklık etmek büyük keyif. Üstelik, oluşan yemekte, bizim de tuzumuzun olması, gurur verici... Türkiye pazarındaki oyuncuların rekabetini de hep birlikte izliyoruz. Yeni katılımları ve sürprizleri de göreceğimiz günler yakın. Peki, dünya trendini dahi belirleyen bu profesyonel oyuncuların yanında siz, neler yapıyorsunuz? Yaptığınız tek şey, izleyici konumunuzda vayy bee! demek, değil sanırım. Minik hikaye! Yazıma ışık tutacak neden ise, Lokman Sandıkçının gönderdiği minik bir e-posta hikayesi. Bir çırpıda okuyunca, paylaşıp hatırlatmalarda bulunmak istedim. Önce hikayemize bir göz atalım : Kente gelen beyfendi, biraz gezindikten sonra park etmiş bir araca yaklaşarak, içindeki çocuğa sorar : - Buranın yabancısıyım, parkın yanında bir fırın varmış, bana yardımcı olur musun ? Çocuk, son derece sakin bir şekilde, kendisinin de yabancı olduğunu söyleyerek ama sağa doğru giderseniz hemen bulacaksınız der... Beyfendi, yabancı olmasına karşın niye böyle bir tarif verdiğini sorar çocuğa. Ama, yanıt hazırdır. - Ihlamur ağaçlarının kokusu o taraftan geliyor ! İyi ama, bu neyin kanıtı diye söylense de yabancı adam, aldığı yanıt ilginçtir yine : - Kuş sesleri de o taraftan geliyor, üstelik biraz daha derin nefes alırsanız, taze ekmek kokusunu duyabilirsiniz. Tarife göre hareket eden yabancı, teşekkür etmek için çocuğa baktığında onun kör olduğunu görür. Çocuk da, hisseder bu anlık iletişimi : - 3 yıl önce bir kazada kaybettim gözlerimi amca. O kadar özledim ki görebilmeyi. Sizinkiler sağlam öyle değil mi ? Artık emin değilim der yabancı adam ve ekler : - Emin olduğum tek şey, benden iyi görebildiğin... Kriz nedeni... Şimdi, yazarınızın hatırlatmasında fayda var : Perakendenin hızlı değişiminde, yeterince gördüğünüze, doğru analizler ortaya koyduğunuza emin misiniz ? Basit de olsa, mini bir kontrol listeniz var mı ? Müşterinizle empati kurabiliyor musunuz ? En büyük anahtar cümlem size armağanım olsun : - Çoğu zaman, krizlerin ana nedeni dış güçler değil, iç sistemin kendisidir. Verimliliğin , enformasyon üzerine kurgulu olduğu yalın bir gerçek. Çıktıların, girdilere oranı yükseldikçe, verimliliğin artması doğal bir sonuç olarak ortaya çıkar. Sözgelimi, ekibinize ulaştırdığınız ve onlaırın sahiplendikleri, her doğru bilgi akışı, strateji, size yol-su-elektrik olarak geri dönecektir. Nitekim, akşam x ve de z raporları bunu doğrulayacaktır. Sürdürülebilir bir kasa trafiği için ekibiniz nelere dikkat edecek ? Birkaç öneriye var mısınız ? Doğru Analiz... Sektörel analizin doğru yapılabilmesi için iyi bir ekip öncelikli şart. Bu durumda hazırlanan raporların niteliği tartışılmaz. Bu raporlama sistemi sayesinde, esnek bir yapıya geçebilir, pek çok alternatif yaratabilirsiniz. Bu da doğru zamanlamaya ne den olur ki, değmeyin keyfinize... Hepinizin-hepimizin bildiği KEFE (Kuvvetli yönler- Eksik yönler- Fırsatlar- Engeller) ) sayesinde, özel koşullara hazırlıklı olabilmek de büyük ayrıcalıktır kuşkusuz. Belirlenen hedef kitlede, kilitli kalmak, her zaman doğru değildir ki. Yeni müşteri profilleri yaratmak can simidi olabilir. Yeter ki, sisteminizi allak-bullak edecek bir yapıya geçmeyin. Büyük mağazacılık yapanlar, mekanlarında kategori köşeleri oluşturuyor. Görüyor musunuz ? Sözgelimi, kimse bu markette çekiç satılıyor diye serzenişte bulunmuyor. Tam tersi çekiç bile satılıyor cümlesine kilitleniyor. Ya da, çok katlı bir konfeksiyon alanında, butik olarak zeytinyağı ve beraberinde kitapları görücüye çıkabiliyor. Doğru zamanda hız... Doğru zamanda yapılacak kampanyalar iyi. İyi de, kampanya yapmayan grup yok ki. Bu koşulda en önemli unsur, etkin bilgi akışıdır. Sağlıklı yayılan bir söylem, satış noktanızda hareketlenmelere neden olacak kuşkusuz. Ve sizin en önemli noktanız, sepet cironun artmasına yönelik olmalı. Caddebostana gezmeye çıkmış gibi insanların güldür güldür gelip, boş dönmesi kimin suçu olabilir ? Fayda-fiyat dengesinde maksimum avantajı yaratmalısınız. Aksi halde, kusacak gibi olunan diğer kampanyalardan bir farkınız kalmayacak. Yaptığınız indirimler ile, harcadığınız emek ile, kaybettiğiniz zaman ile başbaşa kalacaksınız. Hoş mu ? Görebilmek için, genel hareket planını net bir şekilde özetleyelim : - Yolun başındaymış gibi, ilk günün heyecanıyla, nitelikli bir kontrol listesi, sizin baş ucu kaynağınız olmalı. Bu liste, işletme körlüğüne karşın en etkin ilacınızdır... Yeni katkılar için, perakende uzmanı kurumlar ile gizli müşteri anlaşması yapabilir, farklı raporlar elde edebilirsiniz. Doğru analiz yapabilmek ve aynı hızda pozisyon alabilmek ise, ekibinizin yetenekleriyle sınırlı... Yazarımıza ulaşmak için : okanaras@ekonomiyayinlari.com
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive