Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Engin Yıldırım

Eski(me)yen Alışveriş Merkezleri

Dünyada günümüz alışveriş merkezlerine en yakın sistem, 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından kurulan Kapalıçarşıdır. O dönemin Kapalıçarşısında, her türlü ihtiyaç maddeleri yüzlerce, hatta binlerce dükkanda satışa sunulmaktaydı


Kapalıçarşı günümüzde de önemli işlevini hala sürdürmektedir. Ancak bu güzel konsepti dünyaya yeterince tanıtabildiğimizi söyleyemeyiz. Kapalıçarşı ile aynı yıl açılan Sahaflar Çarşısı ise, dünyanın her tarafından İstanbula gelen araştırmacı ve entellektüellere hizmet verirken, 1660 yılında açılan Mısır Çarşısı ile beraber günümüz ihtisas mağazacılığının ilk örneklerini oluşturuyordu. Bu merkezler geçmişte olduğu gibi günümüzde de işlevini ve önemini fazlasıyla devam ettirmektedir. Tarihe ev sahipliği yapmış, kültür, sanat ve ticaretin merkezi olan Anadolunun neresine giderseniz gidin, mutlaka tarihi çarşılara ve bedestenlere rastlarsınız. Türk tüketicisi modern anlamdaki büyük alışveriş merkezi ile 1988 yılında Gallerianın açılışı ile tanıştı. 90larda gümrük mevzuatı ve ithalatın kolaylaşmasıyla yabancı markalar Türkiyeye girmeye başladı. Bugün Türkiye genelinde, modern denebilecek büyük, küçük 102 alışveriş merkezi faaliyet gösteriyor. Ayrıca yapımı süren birçok alışveriş merkezi var. Bunların 26sı İstanbulda, 18i Anadoluda inşaa ediliyor. İstanbulda 9, Anadoluda 5 olmak üzere toplam 14 alışveriş merkezi proje aşamasında bulunuyor. Halen inşaatı devam eden ve planlanan alışveriş merkezleriyle, bu sayının 2010 yılında 150ye çıkması bekleniyor. Girişimciler, toplam nüfusun yüzde 82sine, milli gelirinse yüzde 87sine sahip. 35 ilimize yatırım yapmayı planlıyorlar. Türkiyede alıveriş merkezleri artmakla birlikte, hala 1000 kişiye 23 metrekare kiralanabilir alan düşerken; bu rakam, Norveçte bin kişiye 7yüz metrekareye, İsveçte ise 3 yüz metrekareye ulaşıyor. Avrupa Birliğindeki ülkelerle kıyaslandığında alışveriş merkezi sayısı açısından hala çok gerilerde olduğumuz görülüyor. İngiltere veya Fransada şu an 14 milyon metrekarenin üzerinde mağaza alanına sahip alışveriş merkezi potansiyeli var ve bu rakam henüz Türkiyede 1 milyon 800 bin metrekare seviyesine ulaştı. ABDde alışveriş merkezlerinin sayısının 42 bin olduğunu göz önüne alırsak daha alacağımız çok mesafe olduğunu görürüz. Alışveriş merkezleri lokasyona, hedef kitlenin beğeni ve beklentilerine, sosyo-ekonomik duruma, arazinin durumuna, mağaza karmasına, konsepte, mimarisine, mülkün değerini artırmak ve marka değerini oluşturmak adına yapılan her türlü marketing, reklamPR çalışmasıyla birlikte bir kimlik, bir ruh kazandırılarak hayat bulur... Burada alışveriş merkezi yönetimine önemli görevler düşmektedir. Bu planı, bu çizgiyi yaptığı çalışmalarla ve dirayetli yönetimle korumalıdır. Alışveriş merkezleri yaşayan merkezlerdir. Zaman içerisindeki değişimlere (beğeni ve beklentilerdeki, sosyo-ekonomik durumdaki, teknolojideki, alım gücündeki ve yaşam tarzındaki değişikliklere; Marka beklentilerine, modaya vs.) ve rakiplerin durumuna göre merkezin yeniliğe, yenilenmeye ihtiyacı vardır. Yenileme çalışmalarında en önemli unsurlardan biri ise alışveriş merkezinin ziyaretçilere kapatılmadan asli işlevini yani alışveriş yapılırken yenileme çalışmalarını yürütebilmektir. Türkiyede modern alışveriş merkezciliğinin tarihi çok eski değildir. Dolayısıyla ziyaretçiler, onları şaşırtan olumlu sürprizlerle, aktivitelerle beklenti içinde tutulmalıdır. Zaman içerisinde çeşitli nedenlerden ötürü mağaza karmasında da kısmi değişiklikler olacaktır. Bunun yanı sıra örneğin ilk beş yıldan sonra fiziksel yıpranmışlıktan kaynaklanan yenilenme ihtiyacı da doğar. Boya badananın renginin değişmesinden teknolojik gelişmelere paralel altyapı düzenlemelerine, ortak alandaki oturma gruplarından, binanın iç ve dış alanındaki peyzaj çalışmalarına, ışıklandırmadan eğer varsa sabit süslemenin değişmesine ve çeşitli ünitelerin ilave edilmesine kadar birçok yenilik hayata geçirilebilir. Onuncu yıldan sonra ise daha geniş çaplı değişiklikler hayata geçirilmelidir. Üstelik yeni rakiplerin gelmesi, var olan rakiplerdeki yenilikler de geniş çaplı değişiklikleri mecbur kılmaktadır. Son Söz: Alışveriş merkezleri yıllar geçtikçe oturur, belirli bir trendi yakalar, marka olur. Yapılan çalışmalar ve hizmetlerle mülkün değeri artar. Yeter ki yönetim ekibi her türlü gelişmeye ve yeniliğe açık olsun. Ziyaretçilerin alışveriş alışkanlıklarına, beğeni ve beklentilerine göre hareket edilerek yönettikleri merkezi diğer alışveriş merkezlerinden farklı kılmayı başarabilsinler...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive