Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Yılmaz Pekmezcan

En Önemli Kaynak: İnsan! - 2

Gelinen noktada en çarpıcı gelişmenin, başta Perakende sektörü olmak üzere tüm alanlarda İK (İnsan Kaynakları) Yönetiminin Klasik, rutin Süreç ve Prosedürler yerine doğrudan sonuca katkı sağlayacak yeni fikirler ve yaklaşımlarla, kurumsal yapının stratejik hedeflerine en uygun radikal yapılanmaları hızla hayata geçirmenin ne denli önemli olduğu gerçeğine olan inancımı ifade etmek istiyorum


Bu anlamda,İnsan Kaynakları Fonksiyonun İşin gelişimine yönelik stratejik önemi nedeniyle Perakende sektörünün iyileştirilmesine odaklanılarak tüm performansı etkileyebilecek en önemli verimlilik sürecini hayata hep birlikte geçirebiliriz. Bu bağlamda Türkiyede perakende sektörünün İnsan Kaynakları ile ilgili dönüşümünün 2 temel sürecinin olduğunu düşünüyorum: 1.Yapısal dönüşümler 2. Kurumsal (Perakendecinin İç Dinamiklerine yönelik) dönüşümler. Her iki dönüşüm içinde gerçek anlamda Üniversite-Sanayi İşbirliği ile Sivil İnsiyatiflerin güçlendirilmesi konusunu hayati öneme sahiptir. Perakende Dernekleri (PERDER) ile başlayan Federasyon ile noktalanan yapısal dönüşümlerin ülkemiz perakendesinin organize olabilmesi ve yapısal sorunların üstesinden gelinebilmesi açısından çok önemli bir süreç olarak gelişmektedir.Üniversite-Sanayi işbirliği ise hem yapısal dönüşümlerin önünü açabilecek olan Yasa Koyucular,Yök,Milli Eğitim Bakanlığı gibi bir çok kurumla işbirlikteliğinin geliştirilebilmesi açısından son derece önemlidir. Türkiye Perakendeciler Federasyonunun Kocaeli Üniversitesi Mağaza İşletmeciliği Programı ile yaptığı kapsamlı İşbirliği Protokolü bu adımın ilkidir. Buradaki en önemli konu kimle yapılırsa yapılsın, yapılan işbirlikteliklerinin hangi amaçlarla ve Ne için yapıldığının unutulmadan sonuç odaklı yapılması ve mutlaka atılan her adımın bizleri ve sektörü Modern perakendeye, dolayısıyla Modern Dünyaya biraz daha yaklaştırmasıdır.Yoksa birbirimizi ağırlamaktan başka bir şey yapmamış oluruz ki bu, hem kendi geleceğimize hem de kaliteli bir yaşamı hak eden güzel ülkemizin güzel insanlarına yapılmış en büyük haksızlık olur!... Yapısal Dönüşümlerle ilgili en önemli konuların başında Perakende sektörünü yakından ilgilendiren Büyük Mağazalar Kanun Tasarısıdır. Bu tasarı halen tartışılmakta, taraflar ayrı ayrı platformlarda konuyu enine boyuna değerlendiriyorlar. Benim bir diğer bahsetmek istediğim konu , sektörün en önemli sorunlarından birisini teşkil eden nitelikli işgücü temini ve sanayiye ara eleman istihdamı sağlamakla ilgili hayati öneme sahip olan Meslek Yüksek Okullarının durumu. Milli Eğitim Bakanlığı ve Y.Ö.K.ün bu konuda çok acil bir diyalog ve işbirliği içerisine girerek sorunun temellerine inip köklü düzenlemeler yapmak zorunluluğu vardır. Bugün Meslek liseleri ve Meslek yüksekokullarındaki öğrenci profili üzerine yapılmış bir çok rapor ve bildiriler konunun acil çözüm bekleyen en önemli konulardan birisi olduğunu Bilimsel olarak apaçık ortaya koymaktadır. Aksi durumda yetkililerin bu konudaki ciddi sıkıntıları görmezden gelmeleri önümüzdeki birkaç yıl içerisinde sorunun sosyal boyutlarıyla üstesinden gelinemez bir halde ve çok tehlikeli boyutlarda toplumun karşısına çıkması kaçınılmazdır. Meslek lisesine başlayan öğrenciler genellikle İlk ve Ortaöğretimde başarı açısından pek parlak olmayan öğrencilerden oluşmaktadır. Veliler okuyamacak oluğuna kanaat getirdikleri çocuklarını bari kısa yoldan bir meslek sahibi olsunlar diyerek meslek liselerine kayıt ettirmekte. Bu durumdaki bir öğrenci ise daha meslek lisesine başlar başlamaz Üniversiteye sınavsız geçebiliyorum psikolojisiyle dersleri tabiri caizse asmakta. Tam da bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı`nın sınıf-ders geçme kriterleri ile ilgili yapılan bana göre hatalı düzenlemeler devreye girmekte ve facia yavaş yavaş, göstere göstere kapımızı çalmaktadır. Eğer bu konudaki bildiriler ve raporlar yeterli gelmiyorsa acilen Sosyologlar ve Psikologlardan oluşan bir grubun değişik Meslek Yüksekokulları ve Meslek Liselerinde öğrenci ve öğretim elemanlarıyla yüz yüze görüşmelerini ve bu konuda Meslek okullarındaki öğrenci profili üzerine bilimsel bir araştırma yapmalarını öneririm hemde Kurtlar Vadisi`nin yeni versiyonu fazla ilerlemeden! Çünkü öğrencilerin yarısına yakını kendisini Polat Alemdar zannediyor!... En büyük yanlış, aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemektir. Eğitim insanlara yeni yollar deneme şansı verir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive