Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2007 Perşembe
Doç.Dr. Kenan Aydın

Ekonomik Yapımız Dış Ticaret Açığı Üretiyor (II)

Ülkemizde özellikle 1980`li yıllardan beri ihracata dayalı kalkınma modeli benimsenmiştir. Bu modele uygun olarak ihracatın arttırılması yönünde yoğun çabalar gösterilmektedir


Son yıllarda da her yıl bir önceki yıla göre ihracat artışı gerçekleştirilmekte ve ihracat rekorları kırılmaktadır. Ancak; ihracat rekorları beraberinde ithalat rekorlarını da getirmektedir. İthalattaki artışının daha yüksek olması ise doğallıkla önemli dış ticaret açıklarına neden olmaktadır. Esasında ihracat ve ithalatın toplamından oluşan dış ticaret hacminin yüksek olması kötü bir şey değildir. Hatta finanse edilebildiği sürece ülkenin refahının, kalkınmasının göstergesi olarak kabul edilebilir. Bu nedenle dış ticaret açığının ya da buna bağlı olarak ortaya çıkan cari açığın finansmanı çok önemlidir. Türkiye Yapısal Bir Dönüşümü Sağlamalıdır Ekonominin kırılganlıktan kurtarılabilmesi için yapısal bir dönüşüme gereksinim bulunmaktadır. Taraf olduğumuz anlaşma ve organizasyonlar ile benimsemiş olduğumuz ekonomik model; içe dönük, kapalı, gümrük duvarlarının arkasına saklanan, korumacı politikaların uygulanmasına uygun değildir. Bu durumda; dış ticaret açığını finanse edilebilir duruma getirebilmek amacıyla; mevcut sektörlerin geliştirilmesi yanında döviz getirebilecek farklı alanlara yönelmek bir zorunluluk arz etmektedir. Yapısal Dönüşüm Sağlayacak Bazı Projeler Krizlerin yapısal bir sorun olmaktan çıkarılabilmesi ve ihracata dayalı kalkınma modelinin sürdürülebilmesi için; turizm gelirlerinin arttırılması, önemli rezervlere sahip olduğumuz bazı değerli madenlerimizden uç ürünler üretilmesi ve yazılım konusunda önemli sayılabilecek bir ihracat gelirine ulaşılabilmesi için büyük bir çaba gösterilmesi gerekmektedir. Tüm bunlar yapısal bir dönüşüm sağlayacak ulusal bir politika ekseninde bütünleşmelidir. Geçen sayı bu dönüşümü sağlayacak konu başlıklarına değinmiştik, bu sayı kaldığımız yerden devam edelim. Madenler ve İşlenmesi Türkiye`de önemli rezervlere sahip olduğumuz bor ve toryum gibi kıymetli madenlerin işlenmesi konusunda ileri bir teknolojiye sahip olunamaması potansiyelimizin tam olarak değerlendirilemediğinin açık kanıtıdır. Şöyle ki; 800 milyon ton ile dünya bor rezervinin yüzde 63` üne sahibiz. Bor uç ürünlerinin olduğu pazarda dönen paranın ise 1 trilyon dolar olduğu tahmin edilmektedir. Bor sadece bizim için değil, tüm dünya için önem arz eden ve geleceğin petrolü olarak değerlendirilebilecek bir madendir. 2 yüzü alternatifsiz olmak üzere 250`yi aşkın malzemede kullanılmaktadır. Bunların içinde enerji sektörü, tıp, uzay ve havacılık sanayi, elektronik ve bilgisayar, nükleer sanayi, askeri araç ve zırhlı araçlar gibi gelişmiş sanayiler de bulunmaktadır. Bor`dan ileri teknolojik ürünlerin, yani katma değeri fazla uç ürünlerin üretilmesi halinde artık Türkiye`nin cari açık sorunu kalmayabilecektir. Yazılım Sektörünün Geliştirilmesi Genç bir nüfusa sahip ülkemizde yazılım konusunda ülke çapında ortak bir organizasyonla yapılacak çalışmaların daha etkin ve verimli olacağı kuşkusuzdur. Halen her biri bağımsız bir biçimde çalışan teknopark ve benzeri kuruluş çalışmalarının etkin ve verimli olmadığı kanısındayım. Bu bağlamda Hindistan`ın başarısının bir model olarak alınması çok yerinde olacaktır. Buradaki başarının sırrının ülke çapında yapılan organizasyon ve güç birliği olduğuna inanılmaktadır. Türkiye`de IT sektörünün toplam pazar büyüklüğü 3 milyar dolar civarında olup, bunun sadece 300 milyon dolarlık kısmı yazılımdır. Bu durumda pazarda yapılacak çok önemli işler bulunmaktadır. Bu çalışmalar hem iç pazar hem de ihracat odaklı olmalıdır. Hindistan`da 2005-2006 döneminde yazılım sektörü ihracatının yıllık 36 milyar doları aşacağı beklenmektedir. Bir önceki dönemle karşılaştırıldığında bu yüzde 28`lik bir artışı ifade etmektedir. 2009-2010 dönemi için ihracatın yıllık 60 milyar doları aşacağı tahmin edilmektedir. Ülkemizdeki tüm ihracatın bu seviyelerde olduğu dikkate alınırsa; bunun anlamı daha iyi anlaşılacaktır. Türkiye`nin 10-15 milyar dolar dolayında bir yazılım ihracatına sahip olması hiç de zor olmasa gerektir. Bunun için; ulusal bir seferberliğin yaratılmasının gerekliliğine inanmaktayım. Bu seferberlikte hükümet, üniversiteler; araştırma kurumları ve tüm teknoparklar, iş dünyası, profesyonel IT uzmanları, yurt içinde ve yurt dışında bu konudaki insan kaynaklarımız bir araya getirilerek acilen bir çalışma grubu oluşturulması gerekmektedir.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive