Eklenme Tarihi : 01 Mart 2009 Pazar
Ergün Güler

Değişmem!

İnsanoğlu değişimi sevmez!


Kimse kabul edemiyor değil mi değiştiğinizi?Hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını da anlamıyorlar...Issız Adam'daki gibi değil mi sonlar? Eski sevgililer hâlâ sevdalı?Düşünceler değişmez değil mi?Dostlar değişmez...Değiştiğinizi anlatmaya kalksanız, döndüğünüzü zannederler. Halbuki yaşamın kendisi değişim üzerine kurgulanmış değil mi? Aynı suda iki kez yıkanamazsın diyen Herakleitos'u yok mu sayacağız?Neden değişmiş olmanızın izahatını vermek zorundasınız ki? Kötü bir şey mi değişmek? Değişememekten kötü bir şey mi?Değişimin odağındaki insan değişir; arkadaşlar değişir, çevre değişir, yaşam değişir, algı değişir. İster kabul edin, ister etmeyin, değişim vardır ve iyidir.Kendi kontrolünde olmadığı sürece, insanoğlu değişimi sevmez!Hepsi benim olsun mu?Dünyanın ekonomik ve siyasi olarak değişimden geçtiği bir gerçek. Kimine göre kapitalizmin daha vahşi yüzüyle karşılaşacağız, kimine göre dünya, yaşamın öznesi insanı anlamaya ve kaynakları paylaşmaya yönelecek.Ben, ikinci beklentiyi hayal ediyorum. Dünyanın bugün geldiği noktayı düşündüğümde, kazanma hırsı içinde birbiriyle ölesiye rekabet eden insanoğlunun bu oyunu daha fazla sürdürmeyeceğine inanmak istiyorum.Vahşi kapitalizmi temsil edenlerin, sordukları tek bir soru var...Hepsi benim olsun mu?Bütün tartışmaların kaynağında bu talebi gördük. Siyaset ve medya arasındaki tartışmada da bunu yaşadık-yaşıyoruz. Ticari rekabetteki ayak oyunlarının arkasında yer alan gerçek de bu! Tümüyle bir iktidar savaşı...Dünya bu yükü daha ne kadar taşır bilemiyorum. Kaynakların azaldığı yeni dünyanın daha da vahşileşeceğini tahmin etmek zor değil ama insan ve paylaşım odaklı bir dünyayı hayal etmek istiyorum işte!Yalancı ÇobanYalancı Çoban'ın en büyük cezası, başkalarının ona inanmaması değil, onun herkesi kendi gibi zannedip, diğerlerine inanmamasıdır.Bu tespiti daha önce de duyduğumu hatırlıyorum ama bu hafta, Ankara'dan bir dostumla yaptığım telefon görüşmesinde, ilk kez duymuş gibi bir hisse kapıldım.Beşeri ilişkilerimizde ve özellikle iş dünyasındaki iletişimde, kişiler ya da kurumlar arasında güvensizlik yaşandığını gözlemliyorum. Şahit olduğum birçok gelişmeyi düşününce, yalancı çoban tezinin doğruluğunun altını çiziyorum.Tabii, böyle çobanlar var diye, kimse doğruluğundan vazgeçecek değil!KarizmaOfiste bir karizma tartışmasıdır gidiyor. Ona göre şu karizmatik, bana göre bu. Ortak bir karizma tanımlaması yapamıyoruz. Işık diyoruz, beden dili diyoruz ama olmuyor. Karizmanın sonradan kazanılmadığını biliyoruz. Kişiden kişiye değiştiğini de...Ben bu konuyu yine aynı noktaya bağlıyorum...Karizma insanın olduğu gibi görünmesi meselesidir diyorum. Her insanın kendine göre özel yetenekleri var. Farkında olan ve ifade edebilen, ışığını bu noktadan yansıtır. Vardığım sonuç, budur.Yüzünüz hep gülsün.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive